Filmleri oyla!
Beyazperdem
    Game of Thrones
    Üye Eleştirileri
    Basın Eleştirileri
    Ortalama puan
    4,4
    2353 Puanlama ve 1160 Eleştiri
    dağılımı 1160 Eleştiri notla
    721 Eleştiri
    326 Eleştiri
    68 Eleştiri
    19 Eleştiri
    14 Eleştiri
    12 Eleştiri
    Game of Thrones hakkında görüşlerin ?
    TC Mustafa B.
    TC Mustafa B.

    Takip Et! 4 Takipçi 84 Eleştirisini Oku

    5,0
    10 Mart 2014 tarihinde eklendi
    3 sezonu da 1 ay içinde bitirdim şimdi 4. Sezonun çıkmasını sabırsızlıkla bekliyorum. Birde 2. Ve 3. Sezonun Türkçe dublajları olsa çok daha güzel olacaktı. Dizi muhteşem ona diyecek tek bir kelimem dahi yok. Oyunculuklar, senaryo, kurgu, fantastik öğelerin oluşu, aksiyon, her bir bölümün insanda ayrı bir merak uyandırışı, sürükleyiciliği… her her şeyiyle müthiş!!!! Ama senaryosunda olan iyilerin hep ölmesi , özellikle de Starkların soyunun neredeyse tamamının ölmesi çok üzücüydü.Kral Joffrey tam bir sadist umarım o tahttan terlar çok güçlü, hem hayatta kalma konusunda hemde ne isteseler elde ediyorlar. Şimdilik tuttuğum tek taraf Khalesee . Oldukça zeki bir kadın ve hep iyi şeyler yapıyor köleliği sonlandırmak gibi. Bence müthiş bir dizi. Mutlaka izleyin derim.
    Şamil Ö.
    Şamil Ö.

    Takip Et! 11 Takipçi 171 Eleştirisini Oku

    4,5
    25 Kasım 2015 tarihinde eklendi
    Mükemmel senaryosu, mükemmel görselleri, mükemmel replikleri ve mükemmel oyuncularıyla mükemmel bir dizi.
    ongun
    ongun

    Takip Et! 1 Takipçi 18 Eleştirisini Oku

    5,0
    31 Ağustos 2011 tarihinde eklendi
    konu derinliği var mütiş sürükleyici kusursuz bi yapıt başyapıt olma yolunda...
    Cihat A.
    Cihat A.

    Takip Et! 1 Takipçi 5 Eleştirisini Oku

    5,0
    5 Temmuz 2016 tarihinde eklendi
    İzlediğim en sağlam dizilerden biri, fantastik dünyayı oldukça muhteşem yansıtmışlar. Ayrıca cinsellik var diyip ağlayan ergenleri aldırmayın, yıl olmuş 2016, sırf cinsellik var diye böyle bir diziyi izlemeyecekseniz zaten hiç başlamayın.
    Engin Yüksel
    Engin Yüksel

    Takip Et! 2116 Takipçi 1 380 Eleştirisini Oku

    4,5
    22 Mayıs 2020 tarihinde eklendi
    hayal kırıklığına uğratan finaline rağmen kesinlikle izlenmesi gereken bir dizi 9/10
    Ceren S.
    Ceren S.

    Takip Et! 141 Takipçi 443 Eleştirisini Oku

    5,0
    13 Eylül 2011 tarihinde eklendi
    Muhtesem bir dizi, bu diziyi izlememek gerçekten kayip. 1 saatlik bölümlerin nasiil geçtigini anlayamiyor bile insan. Görselligi, kurgusu tam dozunda ve ayni konulari isleyen diger diziler içinden en kalitelisi. 2.sezonu büyük merakla bekliyorum.
    ozzy-badd
    ozzy-badd

    Takip Et! 402 Takipçi 831 Eleştirisini Oku

    4,0
    31 Ağustos 2011 tarihinde eklendi
    Ilk çiktigi günü hatirliyorum da ; inat edip izlememis , biriktirip 1-2 gün içinde izlerim demistim . Iyikide öyle yapmisim . Ard arda izlemenin verdigi keyfi anlatamam … Neyse ; Görsel açidan basarisinin yaninda ; güçlü karakterleri ve karakterlerin kisilik gelisimlerinin çok saglam oldugu senaryosu da dikkat çekiyor … Her bölüm karakterlerle degisiyor , gelisiyordum sanki … Sürekli aksiyonun olmamasi da ayri bir arti . Dizi ‘biraz da action olsun dimi ama’ diyerek gereksiz tempoyu yükseltmiyor . Temponun arttigi her yer hikayeyi besliyor , gelistiriyor … Her bir oyuncu da rolünün hakkini fazlasiyla vermis … Hikayenin oldukça önemli 2 karakterine erken veda etmek de , ileriki sezonlar da kimin ne olacagini kestiremememize neden oluyor … Ayrica kitaplarini da okumayi isterdim ama diziyi takip etmek daha çok isime geldigi için su an düsünmüyorum Ki serinin 2. , 3. ve 4. kitaplari da Türkçeye çevrilmemis sanirim … Bos bir heves yani … Izlemekte tereddütünüz olmasin , her bir bölüm 5 dakika gibi gelecek eminim … 5/4 …
    kemerlee
    kemerlee

    Takip Et! 219 Takipçi 693 Eleştirisini Oku

    4,0
    5 Eylül 2012 tarihinde eklendi
    Seğrettiğimiz hiçbirşeye benzemeyen bir eser en başta, Karakterleri bazılarını inanılmaz severken bazılarından ölesiye nefret ediyorsunuzki bunda ikahpelik ve şerefsizliğin diz boyu olmasının nedeni büyük bu insanı devamlı sinirinin bozulmasına hatta tv'ye birşeyler fırlatma hisiyatına sokuyor.Bir zamandan sonra nerde müziğini duysanız tüylerinizi diken diken ediyorki dizinin gerçekçiliğinin ve etkileyiciliğinin bir sonucu.
    Spike
    Spike

    Takip Et! 9 Takipçi 112 Eleştirisini Oku

    5,0
    12 Temmuz 2012 tarihinde eklendi
    Başarılı ve kapsamlı senaryosuyla, kaliteli oyuncularıyla kendini uzun süre seyrittircek bir dizi
    mehmet53
    mehmet53

    Takip Et! 2 Takipçi 126 Eleştirisini Oku

    5,0
    11 Haziran 2014 tarihinde eklendi
    mükemmel bir tarih dizisi her şeyiyle süper destansı kesinlikle izlemeyen çok şey kaçırır
    pruventa
    pruventa

    Takip Et! 2 Takipçi 15 Eleştirisini Oku

    4,0
    2 Aralık 2011 tarihinde eklendi
    Saray entrikalari üzerine dönen bir yapim olsa da görsellik ve kamera çekimleri üst düzey.Tamamen fantastik bir senaryo yerine gerçekçi çizgilerde kalmak tercih edilmis.Sansürsüz küfür dolu diyaloglar dizinin dogalligini artiriyor.Öldürme yaralama sahneleri çok profesyonel.Gördügüm tek hata ve bence büyük bir hata kullanilan figüran sayisi azligi.Mesela kralliga bagli büyük lordlar var..Yanlarinda asker yok..5-10 atli süvari.Kral drogo onbinlerce askerle istilaya geliyor diyorlar.Toplasan 100 kisi görünmüyor etrafinda.Sanirim maliyet hesaplari düsünülerek idare ediliyor.Genel anlamda sizi içine çeken bir yapim..
    Alp T.
    Alp T.

    Takip Et! 175 Takipçi 441 Eleştirisini Oku

    5,0
    24 Eylül 2017 tarihinde eklendi
    "Bu yazı Game Of Thrones serisi için yoğun spoiler içermektedir..." Game Of Thrones... Nihayet! Bu dizi hakkında konuşmayı uzun zamandır istiyordum. Fakat bu yazıya başlamadan önce şunu belirtmek isterim ki, ben bu dizinin en büyük hayranlarından birisi değilim. George R.R. Martin'in yazdığı kitapları hiç okumaya fırsatım olmadı ve bütün karakterlerin geçmişini veya bu dizide bulunan hikayelerin tamamını bilmiyorum. Ben sadece sıradan bir izleyiciyim. Bu diziyi izlemeye geçen yıl başlamıştım ve yalnızca 3. sezonun yarısına kadar gelebilmiştim. Fakat bu yıl neredeyse 1 ay içerisinde 7. sezona yetişmeyi başardım. Nasıl oldu bilmiyorum ama kendimi birdenbire bu dizinin içinde buldum ve hiç bırakmak istemedim. O kadar sürükleyiciydi yani. Ve 7. sezon yeni bitmiş olmasına rağmen sadece bu sezona değil, bütün sezonlara baştan sona kısaca değinmek istedim. Bu esnada da çok fazla detaya değinmeyeceğim (çünkü o zaman bu yazının bitmesi birkaç günü bulabilir), sadece sezon hakkındaki genel düşüncelerime ve beni etkileyen bazı olaylara değineceğim. Yani diziye bölüm bölüm değil de, genel itibariyle sezon sezon değineceğim. Çünkü bu dizide yaşanan olayların neredeyse tamamı çoktan tekrar tekrar açıklandı ve ben de konuyu uzatmamak için bunları biraz kısa kesmeye çalışacağım. O halde 1. sezondan başlayalım. SEZON 1 İlk bölümün adı "The Winter Is Coming" olduğu için daha şimdiden bu dizinin gidişatını rahatça görebildiğinizi düşünüyorsunuz. Yani bu dünyadaki ana karakterlerin Ak Gezenler ile olan savaşını. Ana karakterler bu düşman ile savaşmak için hemen eğitilecek ve bu sırada da bu dünyayı 1-2 tanıyacağız... Hayır! Her ne kadar dizinin genel amacı bu olsa da, gerçek düşman uzun bir süre boyunca ortalıkta gözükmüyor. Hatta 5. sezonun 8. bölümüne kadar büyük bir saldırı yaptıklarını da hatırlamıyorum. Her ne kadar hikayenin asıl amacı Ak Yürüyenler olsa da, dizinin bel kemiğini karakterler oluşturuyor. Ve eğer savaştan ziyade bu dizideki karakterlerin yolculuklarına odaklanırsanız, tüm zamanların en iyi karakter incelemelerinden birisine tanık olacaksınız. Bu ilk başta pek fark edilmese de son sezonlarda geriye baktığınızda rahatlıkla görülüyor ve geçirdiğiniz bunca zamana değiyor doğrusu. İlk sezonda Ned Stark ve ailesiyle, daha Khaleesi olacak olan Daenerys ile ve King's Landing şehriyle tanışıyoruz. Ayrıca King's Landing'de yaşanan sorunları görüyoruz ve bazı karakterlerin ölümüne tanık oluyoruz. Lafı uzatmadan direk söyleyeceğim, Ned Stark'ın ölmesine gerçekten üzüldüm. Daha GoT'u 1 sezon izlememe rağmen Ned Stark'ı gerçekten benimsemiştim. Bu yüzden Joffrey tarafından öldürüldüğü zaman gerçekten canım sıkıldı. Ve Joffrey'e karşı nefretimi de daha arttırdı. Üstelik gelecek sezonlarda olacakları düşünürsek, bu daha hiçbir şey sayılır. Bunun dışında bu sezonda o kadar dev olaylar olmasa da araya serpiştirilmiş olan ufak diyaloglar ve gelecek sezonlarda yaşanacak olayların ön görüleri, bu diziyi genel olarak daha da takdir etmemi sağladı. Ayrıca daha ilk sezonda olmamıza rağmen gerek prodüksiyon dizaynı, gerek görsel efektler, gerek kostümler, kısacası her şey bir televizyon dizisi için kusursuzdu, hatta gereğinden çok daha iyiydi. Bir sinema filmi olacak kalitede resmen. Ve oyuncu seçimleri de 10 numaraydı ayrıca. Daha ilk sezondan bu oyuncuların kendi karakterlerinde kayboluşunu görebiliyorsunuz. Dizinin hayranı olsanız da, olmasanız da, bütün bu şeyler gerçekten de bir takdiri hak ediyor. Bu arada olayları gerçekten kısa kesmeye çalışıyorum fakat her sezonda bu anlattıklarımdan çok daha fazlası var. Sadece nereden başlayacağımı tam olarak bilemiyorum, o kadar. SEZON 2 Bu sezonda Ned Stark'ın ölümü ardından Joffrey'in kral oluşunu, Jon Snow'un ayrılıp Yabaniler ile tanışmasını ve King's Landing içerisindeki kaos ortamını görüyoruz kısaca. Önce bu sezonun iyi yanlarından başlayalım. Jon Snow ve Ygritte arasındaki kimyaya bayıldım (hatta Ygritte, ölmeden önce dizide en çok sevdiğim kadın karakterdi). Ayrıca bu sezonun 9. bölümü inanılmazdı. Bence bu bölüm hakkında çoğu kişi konuşmuyor fakat 9. bölüm, GoT hakkında sevilen her şeyi içeriyordu ve ayrıca inanılmaz bir savaş sahnesine sahipti. Dizinin en iyi bölümlerinden birisiydi bence. Oyunculuklar her zamanki gibi çok başarılıydı, özellikle de Joffrey'i canlandıran Jack Gleeson'a buradan şapka çıkarmak istiyorum, herkesin nefret etmekten hoşlandığı bir karakteri olabilecek en sinir bozucu şekilde canlandırmayı başarmış. Ve her zamanki gibi prodüksiyon dizaynı kusursuzdu ve dizinin sezon finali oldukça güçlüydü. Fakat, Game Of Thrones'un 2. sezonu, dizinin açık ara en az sevdiğim sezonu. Nefret ettiğimden değil, sadece çok fazla akılda kalıcı şey yaşanmadığından ve biraz kendisini tekrara sardığı için. Bu sezonda bazı yeni karakterin tanıtımı ve son 2 bölümdeki olaylar dışında pek doğru düzgün bir şey hatırlayamıyorum doğrusu. Belki de bir şeyi kaçırdığım için sezonu yeniden izlemem gerekebilir ama yine de dizinin en az sevdiğim sezonu olduğu gerçeğini değiştirmiyor. SEZON 3 Daha çok gelecek sezonlar için bir hazırlık gibi hissettiren 2. sezonun ardından 3. sezon, işlerin ciddiye bindiği sezon olarak akılda kalıyor. Ve bu sezonda o kadar çok şey yaşanıyor ki, hangisini anlatacağımı bilemiyorum. Theon Greyjoy'un kaçırılıp işkence edilmesi mi, Beric'in ölümden geri dönmesi mi, Jamie'nin elini kaybetmesi mi, Gece Nöbeti içerisinde bir isyanın başlaması mı, Daenerys'in ejderhalarının büyüyüp daha fazla köleye sahip olmasını mı, Arya'nın The Hound tarafından ele geçirilmesi mi, yoksa Kırmızı Düğün mü? Hmm... Galiba Kırmızı Düğün'den bahsedeceğim. Bu sezonun 9. bölümü o kadar çılgındı ki, gerçekten bütün bunların yaşandığına inanamadım. Game Of Thrones tarihinin en şok edici olaylarından birisiydi. Ve bu sahneyi 10 dakika boyunca hareket etmeden, ağzım açık bir şekilde izledim. Ve bütün bu inanılmaz olayların yanı sıra, bu sezonda karakterlerin gerçekten gelişmeye başladığını görebiliyorsunuz. Jon Snow, hayatının aşkını buluyor ve yavaş yavaş gerçek bir savaşçıya dönüşüyor, Daenerys ise gerçek bir kraliçeye dönüşmeye başlıyor, Arya ise hayatta kalmayı öğrenirken iyice güçleniyor. Sırf karakterlerin bu yollardan geçmesini ve değişmesini görmek bile bu diziyi izlemek için yeterli bir sebep. Ve 3. sezon da bunun en iyi örneklerinden birisi. SEZON 4 Daha 4. sezonun ilk bölümünden itibaren, bu sezonun aşırı hızlı geçeceğini ve büyük şeyler olacağını hissedebiliyorsunuz. Çünkü şu ana kadarki sezonların ilk bölümleri bu dünyanın bir tanıtımı ve karakterleri bıraktığımız yerden devam etmek gibi bir hisse sahipken, bu sezon ise olaya hemen giriyor. Ve işler özellikle de 2. bölümde büyümeye devam ediyor. Bu sezonda kısaca şunlar yaşanıyor: En fazla köleye sahip olan Meereen adasına giden Daenerys, burada zorluklarla karşılaşacaktır. Joffrey'in ölümünün ardından Sansa ve Tyrion gibi King's Landing'de yaşayan ana karakterler birbirinden ayrılacak ve farklı yolculuklara atılacaktır. Bu sırada da Cercei, King's Landing'in yeni hükümdarı olmuştur. Ve bütün karakterler, epik olaylarla yüzleşecektir. Bu sezonda o kadar harika sahne var ki, hangisinden başlayacağımı bilmiyorum. Joffrey'in ölüm sahnesi çok tatmin ediciydi mesela. Daenerys'in Meereen'deki köleleri ele geçirdiği sahne çok başarılıydı. Tyrion'un yargılandığı sahne zaten kült sayılır (Peter Dinklage'in bu sahne ile Emmy kazanmasıyla bu anlaşılıyor zaten). Sezonun 9. bölümünde Yabaniler'e karşı yapılan savaş, epik kelimesinin tam karşılığıydı. Oberyn Martell'in Gregor Cleagne tarafından kafası ezilerek öldürülmesi bayağı iğrençti (bu sahneye bayıldığımdan değil, sadece unutmadan bahsetmek istedim). Ve sezon finalinin tamamı çok ama çok başarılıydı. Hatta bu sezon finalinin tamamı, bütün bu sezona bedeldi diyebilirim. Genel anlamda bu sezona bayıldım. Savaş sahneleri, karakterlerin yolculuğu ve bu dünyanın gelişmesi bakımından 4. sezon gerçekten de tahmin ediciydi. Bütün GoT sezonları gibi bu sezon da tam olarak kusursuz olmasa da, şahsen dizinin açık ara en iyi sezonlarından birisiydi. SEZON 5 Tıpkı 2. sezon gibi, 5. sezon da gelecek sezonlar için bir köprü görevi görüyor. Yani epik olaylar çok fazla yaşanmasa da bu sezonda karakterlerin yaptıkları tercihler ve söylenen diyaloglar oldukça önemli detaylar içeriyor. Her ne kadar bu sezon 2. sezonun gidişatına benzese de şahsen, bu sezonun daha iyi olduğunu düşünüyorum. Çünkü 2. sezonun aksine bu sezon, kendini çok fazla tekrarlamıyor ve oldukça önemli olaylar içeriyor. Bu sezonda Cercei'nin diğer oğlu Tommen, Margaery ile evleniyor fakat Cercei ile Margaery arasında ufak çatışmalar çıkıyor ve King's Landing'de güçlü bir dini topluluk kurmuş olan High Sparrow da bu olaylara dahil oluyor. Arya, Braavos'a varıyor ve orada Hiç Kimse ile tanışıyor. Tyrion, Jorah ile birlikte Daenerys'in yanına gidiyor ve onun buyruğu altında çalışmaya başlıyorlar. Ve Ramsay Bolton'un yarattığı tehdit giderek büyüyor. Her ne kadar 5. sezon biraz geçiş görevi görse de, bu sezonda hiç de iyi sahne yoktu desem yalan olur. Mesela 8. bölümdeki Ak Gezenler saldırısı oldukça iyi bir bölümdü. Ayrıca Cercei, günahlarını açıklayıp utanç yürüyüşüne dahil olması da çok akılda kalıcıydı. Arya'nın Hiç Kimse ile olan bütün sahnelerini izlemek ise çok keyifliydi. Kısacası, bu sezon hiç de fena değildi. Diğer sezonlar kadar epik değildi ama yine de bir sürü akılda kalıcı sahnesi ve sürükleyici bölümleri vardı. Genel anlamda bu sezon, beni 6. sezon için daha da meraklı bir hale getirdi. SEZON 6 4. sezonu mu yoksa bu sezonu mu daha çok sevdiğimi tam olarak bilemiyorum çünkü 4. sezon, genel anlamda çok sürükleyiciydi ve bölümleri çok güçlüydü. Bu sezon ise 4. sezon kadar sürükleyici olmasa da bazı bölümleri çok iyiydi ama özellikle de son 2 bölüm, GoT serisinin en iyi bölümleriydi kanımca. Kısaca olaylara değinelim. Geçtiğimiz sezon Gece Nöbeti tarafından öldürülen Jon Snow, bu sezon ölümden geri dönüyor ve Kuzey'in Kralı oluyor. Sansa, her zamankinden daha güçlü biri haline geliyor, Hiç Kimse ile olan eğitimini tamamlayan Arya Winterfell'e geri dönmek için yolculuğa çıkıyor. Bran, Üç Gözlü Kuzgun oluyor. Ayrıca Cercei, High Sparrow'dan intikam almak için bir hazırlık yapıyor ve Jon Snow, büyük bir savaşa hazırlanıyor. Bu sezon tek kelime ile harikaydı, özellikle de son 2 bölüm. Ama onlara geçmeden önce bu sezon hakkında bahsetmek istediğim bazı yaşanan olaylara değinmek istiyorum. Öncelikle Hodor'un ölümü, GoT'un en yürek burkan sahnesiydi. O sahneyi gerçekten çok iyi hazırlamışlar. Tommen'in Cercei ile yeniden buluşması ve Arya'nın Braavos'dan ayrılması da çok başarılı sahnelerdi. Fakat bu sezon hakkında en çok bahsetmek istediğim şey, 9. ve 10. bölümler. 9'dan başlayalım. Bu bölümün GoT tarihindeki en iyi savaş sahnesini içerdiğini düşünüyorum, özellikle Jon Snow'un savaşın içine direk atıldığı kısım inanılmazdı. Ramsay Bolton'un ölümü çok tatmin ediciydi ve Sansa'yı nihayet güçlü bir şekilde görmek çok iyiydi. 10. bölüme geçelim. Şahsen, bu bölümün GoT'un en iyi bölümü olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu bölümde oldukça tatmin edici bir gelişme yaşanıyor ve ana karakterler her zamankinden daha da önemli bir durumun içerisinde bulunuyor. Genel anlamda bu bölüm, bana GoT'dan istediğim her şeyi ve fazlasını verdi. Üstelik 7. sezon için her zamankinden daha da heyecanlı bir hale geldim. SEZON 7 İlk sezonun ilk bölümünden beri duyduğumuz "The Winter Is Coming" lafı nihayet bu sezonda gerçekleşiyor. Ve bu noktadan anlıyorsunuz ki, ana karakterlerimizin yolculuğu bir sona yaklaşıyor ve dizi, gerçek amacına odaklanmaya başlıyor: Ak Gezenler ile ana karakterlerimiz arasında yapılacak olan büyük savaş. Çoğu kişinin "bu olaylar birkaç sezon sonra yaşanabilirdi" ve "keşke sezonun bölüm sayısı daha uzun olsaydı" dediklerini duydum. Şahsen, bu sezonun zamanlaması ve bölüm sayısı mükemmel. Çünkü neredeyse anlatılacak bir şey kalmadı! Karakterler arasında yaşanan olaylar bittikten sonra geriye sadece Ak Gezenler konusu kalacak. Bu yüzden bu sezon, bu açıdan çok sürükleyiciydi. Hatta GoT'un en iyi sezonu olduğunu düşünüyorum. Hayır, bu sezondaki bölümler GoT'un en iyi bölümleri değildi, hatta bu sezon da tıpkı diğer sezonlar gibi kusursuz değildi. Ama sezon 7, dizinin gerçek amacının nihayet gerçekleşmeye başladığı sezondu ve şu anki gidişata bakılacak olursak, oldukça sürükleyici bir sezon ortaya çıkmış. Önce sezonun ana olaylarına değinelim. Jon, gelecek büyük düşmana karşı hazırlıklara başlıyor ve Daenerys ile tanışıp müttefik olmasını istiyor. Arya, Winterfell'e geri dönüyor ve Sansa ile buluşuyor. Sam ve Gilly, bazı gerçekleri öğreniyor ve Ak Gezenler, her zamankinden daha büyük bir tehdit oluşturuyor. Bu sezon ile diğer sezonlar arasında fark edilecek en büyük değişiklik, senaryodan kaynaklanıyor. Bu hem iyi, hem de kötü bir şey aslında. İyi bir şey çünkü bu sezon, diğer sezonlardan daha odaklı ve hızlı bir şekilde ilerliyor ve düşmanın büyüklüğünü hissettiriyor. Zaten sezon 7, diğer sezonlardan çok farklı bir tona sahip. Bu yüzden bölüm sayısı az olsa da izlerken hiç sıkılmıyorsunuz ve "keşke şu da olsaydı" demiyorsunuz. Ama aynı zamanda kötü bir şey çünkü konu karakterler olunca, bu sezonda biraz zayıf kalmışlar. Jon Snow, Daenerys, Arya, Sansa ve Cercei'yi ayrı tutarsak, bu sezon Bran'ı aşırı sıkıcı buldum. Ve George R.R. Martin'in en sevdiği karakter olmasına rağmen Tyrion, bu sezon çok arka plana atılmıştı. Bunun dışında diğer yan karakterler hakkında da büyük bir değişiklik göremedim. Jamie, Missandei, Brienne ve Theon, her zamanki gibiydi. Bunun dışında senaryoda bazı mantık hataları da vardı (6. bölümdeki ejderhaların hızı, senden bahsediyorum). Fakat yine de, GoT'un en iyi sezonunun bu sezon olduğunu düşünmemin bir sebebi var. O da ne kadar tatmin edici olması. İlk sezonun başından beri bize vaat edilen şeyleri bu sezon nihayet görebildik ve hepsi de bu sezonda oldukça başarılı işlenmiş. Jon ile Daenerys'in tanışması, Daenerys ile Cercei'nin tanışması, Duvar'ın Ak Yürüyenler tarafından yıkılması, Arya'nın Kırmızı Düğün'ü yapan kişilerden intikamını alması... Dizinin başından beri beklediğimiz şeyleri nihayet görebilmek gerçekten de güzel bir duyguydu. Fakat beni yanlış anlamayın, bu sezonun bölümleri diğer sezonların bölümleri kadar mükemmel değildi fakat bölüm azlığını ve konunun sürükleyiciliğini düşünürsek, bu sezon gerçekten de bir bütün halde çok başarılıydı. Dizinin nihayet beklenilen noktaya gelebilmesini görmek çok güzeldi ve beni 8. sezon için her zamankinden daha ilgili bir hale getirdi. SEZON 8 Bu sezon, dizi için gerçekten de büyük bir risk taşıyor çünkü eğer bu sezon doğru eller altındaysa, dizinin en iyi sezonu olabilir olabilir veya herkes için büyük bir hayal kırıklığı da yaşatabilir. Bu yüzden ben de bu sezona dair beklentilerimi ve endişelerimi listeledim: SEZON 8'DEN BEKLENTİLERİM - Dizinin ilk sezondan beri sürdürdüğü karakterlerin yolculuğunun tatmin edici bir noktada tamamlaması. - Gereksiz yan karakterlerin ve Ak Gezenler dışında gereksiz hisseden hikayelerin bir finale varması. - GoT tarihindeki en etkileyici savaşın gerçekleşmesi. - Olabilecek en mantıklı ve en tatmin edici finalin gerçekleşmesi. SEZON 8 HAKKINDAKİ ENDİŞELERİM - Bütün sezon boyunca büyük savaşa hazırlanıp sadece son bölümde Ak Gezenler ile savaşmak. - Ak Gezenler'in kolayca öldürülmesi ve bu esnada ana karakterlerin hiçbir şey olmamış gibi kurtulması. - "Hobbit: Beş Ordunun Savaşı" sendromuna düşüp "bu sezon çok daha sonra da yapılabilirdi" dedirtmesi (o film, keşke Hobbit üçleme değil de iki filmden oluşsaydı dedirtmişti). - Karakterlere gereken sürenin tanınmaması ve çoğunun arka plana itilmesi. - Finalin aşırı hızlı bir şekilde ilerlemesi ve karakterler hakkında düzgün bir şeyi cevaplamaması. - Bu sezonun Game Of Thrones gibi değil de, GoT karakterlerinin kendisini bir aksiyon filmi içerisinde bulmuş gibi hissettirmesi. Dizi bu noktaya kadar çok iyi ilerledi, umarım son sezonu bütün beklentilerimizi alt üst etmez. Çünkü eğer 8. sezon başarılı olursa GoT, belki de tüm zamanların en iyi dizisi olabilir. Bunu zamanla göreceğiz. Kısacası; Game Of Thrones, gerçekten de harika, eşi benzeri olmayan bir dizi. Eğer dizinin hayranı değilseniz başlarda biraz hikayeye ilgisiz kalabilirsiniz ama bir süre sonra karakterler ve yeni olaylarlar ile kendinizi dizinin içince bulacaksınız. Karakterlerin gelişmesi çok başarılı işlenmiş, prodüksiyon dizaynı harika, senaryo oldukça güçlü ve genel anlamda harika bir dizi ortaya çıkmış. Sevseniz de, sevmeseniz de, kesinlikle görülmeyi hak ediyor. İzlemenizi kesinlikle tavsiye ederim. Not: Game Of Thrones sezonlarını şöyle sıralayabilirim: 1-) Sezon 7 (9.4/10 - A) 2-) Sezon 4 (9.1/10 - A) 3-) Sezon 6 (9.1/10 - A) 4-) Sezon 3 (8.9/10 - A-) 5-) Sezon 1 (8.9/10 - A-) 6-) Sezon 5 (8.3/10 - B+) 7-) Sezon 2 (8.1/10 - B DİZİNİN İYİ YANLARI: + Mükemmel karakter tanıtımları ve gelişimleri. + İlgi çekici, sürükleyici hikaye. + Olay bakımı ve karakterler açısından güçlü senaryo. + Bütün oyunculuklar. + Savaş sahneleri. + Kurgu ve prodüksiyona verilen detaylar. DİZİNİN KÖTÜ YANLARI: - Birkaç yavaş geçen, fazla açıklama içeren bölümler. TOPLAM PUAN: A+
    Filozofbaci
    Filozofbaci

    Takip Et! 2 Takipçi 20 Eleştirisini Oku

    0,5
    25 Eylül 2015 tarihinde eklendi
    Toplumların değerlerini sarsan dizilerden biri daha.. Herkes ne bulup izliyor anlayabilmiş değilim. Vahşet, çirkin cinsel içerikler, çarpık ilişkiler, hırs, kin gibi olumsuz çok şey barındırıyor.. Tek beğendiğim şey müziği oldu..
    Suayip A.
    Suayip A.

    Takip Et! 14 Takipçi 57 Eleştirisini Oku

    5,0
    30 Haziran 2011 tarihinde eklendi
    harika bir dizi olmus çekimler kusursuz ordaki o havayi hissedebiliyorsunuz entrika çemberi etrafnda dönen bir krallik
    Tolga M.
    Tolga M.

    Takip Et! 2 Takipçi 22 Eleştirisini Oku

    0,5
    9 Aralık 2014 tarihinde eklendi
    nefret ettiğim bir dizi hobbit 3 çıkçak gidin onu izleyin bune yaa çok sıkıcı bi dizi bırakın taht kavgasını:) tahtın kralı TWD
    Back to Top