Game of Thrones
  • Bölümler
  • Oyuncular
  • TV programı
  • Videolar
  • Fotoğraflar
  • İzleyici
  • Haberler
  • Yorumlar
0.5 ile 5 arası bütün puanlamalar
  • 0.5 ile 5 arası bütün puanlamalar
  • 38 eleştiriler   % 66
  • 11 eleştiriler   % 19
  • 5 eleştiriler   % 9
  • 1 eleştiri   % 2
  • 0 eleştiri   % 0
  • 3 eleştiriler   % 5
Bütün sezonlar (sezon 1 'dan 6 'a )
  • Bütün sezonlar (sezon 1 'dan 6 'a )
  • Sadece 1 (3) sezonlari
  • Sadece 2 (2) sezonlari
  • Sadece 3 (3) sezonlari
  • Sadece 4 (2) sezonlari
  • Sadece 5 (1) sezonlari
  • Sadece 6 (1) sezonlari
Ortalama puanı:   4,5 58 puanlarına göre

58 kullanıcı yorumu TV dizileri için

Sırala 
En faydalı eleştiriler
  • En yeniler
  • En çok eleştiri yazmış üyeler
  • En çok takip edilen üyeler
DevrimŞafak Kurnaz

0 takipçi | Onun 1 yorumunu gör |

   5 - Başyapıt

sürükleyici prçaları çok güzel şekilde bütünleştiriyor senarist görüntü kalitesi çok iyi sıkılmayı unutuyorsun bu dizide

Cihat A.

0 takipçi | Onun 5 yorumunu gör |

   5 - Başyapıt

İzlediğim en sağlam dizilerden biri, fantastik dünyayı oldukça muhteşem yansıtmışlar. Ayrıca cinsellik var diyip ağlayan ergenleri aldırmayın, yıl olmuş 2016, sırf cinsellik var diye böyle bir diziyi izlemeyecekseniz zaten hiç başlamayın.


DthepYEK

11 takipçi | Onun 231 yorumunu gör |

   5 - Başyapıt

Spoiler: Dikkat ağır spoiler içerir... Sezonun tamamını eleştirebilirdim lakin son iki bölüm itibari ile akılda kalan tek şey onlar oldu. Sürekli söylendiği gibi yine ilk 6,7 bölüm pek bir şey olmadan geçti gitti. En can alıcı ve etkileyici bölümler yine sondaydı. Bunu zaten artık herkes biliyor. Ve adamlar öyle 1,2 bölümler yapıyorlar ki gerçekten de geri kalan bölümleri unutturmayı başarıyorlar. Seneye Jon Snow noldu diye diye başladık. Aramıza döndü. Bir kaç bölüm o şekilde gitti. Sonra sessiz sakin bölümlerin arasında bir Hodor-Hold The Door efsanesi geçti gitti. Bir hayatını adamış, bir çocuk uğruna. Yiğit biriydi. Saygıyla anıyoruz. Yalnız o bölümdeki Eşekherif'in çeviri de top yapma durumunu da unutmadım. "Hold the door" anagram olark türkçeye orada dur diyerek Hodor bağladı ve gerçekten ne kadar başarılı bir çevirmen olduğunu bir kez daha kanıtladı. Ellerine sağlık dostum. Buraları okuyorsan belki ulaşır sana. Yaptığın işe saygı duyuyorsun. Biz de sana saygı duyuyoruz. Diziye dönelim. Daha sonra p.çlerin savaşı geldi çattı. Dizi tarihinin ( BB deki Hank'in öldüğü bölümün yeri ayrıdır.) en sağlam bölümüydü. Bir dizi için çok kaliteli savaş sahneleri izledik. Hatta LOTR bir kenara koyarsak en kaliteli savaş sahnelerinin olduğu yapımların başında gelir bu bölümdeki savaş sahneleri. Tam bir savaşın olması gerektiği gibi bir kaos hakimdi. Kim nereden geliyor, kim düşman kim dost belli değil. Kılıçlar havada uçuşuyor.Herkes delicesine birbirine saldırıyor.Aradan bir atlılar geçiyor kimden olduğu belli değil. Hayatta kalmak ise sadece bir şans. Şansın varsa hayatta kalırsın. En usta şövalye bile olsan o kaosta hiçbir ustalık dinlemez, ölür gidersin. Bir darbeye bakar. İşte savaş dediğin böyle olur. Bunu savaş filmlerinde pek göremiyoruz. İşte bu yüzden bu bölüm çok iyiydi. Daha da sebepleri var aslında mesela o pislik Ramsay'in sonu gibi. İçimizin yağları eridi adeta. Ve sezon finali ise en iyi sezon finali oldu, 6 sezon arasındaki. Tabi ki damga vuran Cersei oldu. En sinsi dizi karakterleri sıralaması varsa kesinlikle en üst sıralara yerleşir. Öyle kurnaz ve işgüzar ki, istediğini elde edebilmek için her şeyi yapar. Jon'un aslında ne kadar asil bir soyu olduğunu öğrendik. Pek bahsedilmemiş Arya intikamlara başladı, listedekileri temizlemeye niyetli. Kızıl kadın ne olacak bir soru işareti. Ama şu açık ki 7. sezonda efsane savaş sahneleri devam edecek. Savaş artık daha çetin geçecek. Hep birlikte göreceğiz. Ejderhaların annesi çok güçlü geliyor. Kraliçe Cersei ne yapacak bakalım şimdi. Seneye görüşürüz...İyi seyirler... 9.6/10

Elif A.

0 takipçi | Onun 2 yorumunu gör |

   5 - Başyapıt

Tüm bölümleriyle harika bir dizi. Türk dizilerinde olan, başrol ölürse dizi gibi biter gibi bir konu söz konusu değil. 5. sezonu heyecanla bekliyorum.

Şamil Ö.

2 takipçi | Onun 164 yorumunu gör |

   4.5 - Muhteşem

Mükemmel senaryosu, mükemmel görselleri, mükemmel replikleri ve mükemmel oyuncularıyla mükemmel bir dizi.

Göner G.

0 takipçi | Onun 1 yorumunu gör |

   5 - Başyapıt

kesinlikle izlemeyen çok şey kaçırır Spoiler:

thebestriff

0 takipçi | Onun 27 yorumunu gör |

   5 - Başyapıt

bu diziyi izlemeyenler çok sey kaçiriyor.yeni baslayacaklar için önce kitabi alip okumanizi tavsiye ediyorum.fazla geç kalmayin kis geliyor..

ongun

1 takipçi | Onun 18 yorumunu gör |

   5 - Başyapıt

konu derinliği var mütiş sürükleyici kusursuz bi yapıt başyapıt olma yolunda...

Can C.

0 takipçi | Onun 2 yorumunu gör |

   5 - Başyapıt

Fantasik dizi katagorisinde gelmiş geçmiş en iyi yapım. Senaryonun sürprizleri sahnelerin kalitesi harika müzikleri... her şeyiyle bir numara ve uzun süre de zirvede kalacak ve unutulmayacak.

Alp T.

21 takipçi | Onun 316 yorumunu gör |

   5 - Başyapıt

"Bu yazı Game Of Thrones serisi için yoğun spoiler içermektedir..." Game Of Thrones... Nihayet! Bu dizi hakkında konuşmayı uzun zamandır istiyordum. Fakat bu yazıya başlamadan önce şunu belirtmek isterim ki, ben bu dizinin en büyük hayranlarından birisi değilim. George R.R. Martin'in yazdığı kitapları hiç okumaya fırsatım olmadı ve bütün karakterlerin geçmişini veya bu dizide bulunan hikayelerin tamamını bilmiyorum. Ben sadece sıradan bir izleyiciyim. Bu diziyi izlemeye geçen yıl başlamıştım ve yalnızca 3. sezonun yarısına kadar gelebilmiştim. Fakat bu yıl neredeyse 1 ay içerisinde 7. sezona yetişmeyi başardım. Nasıl oldu bilmiyorum ama kendimi birdenbire bu dizinin içinde buldum ve hiç bırakmak istemedim. O kadar sürükleyiciydi yani. Ve 7. sezon yeni bitmiş olmasına rağmen sadece bu sezona değil, bütün sezonlara baştan sona kısaca değinmek istedim. Bu esnada da çok fazla detaya değinmeyeceğim (çünkü o zaman bu yazının bitmesi birkaç günü bulabilir), sadece sezon hakkındaki genel düşüncelerime ve beni etkileyen bazı olaylara değineceğim. Yani diziye bölüm bölüm değil de, genel itibariyle sezon sezon değineceğim. Çünkü bu dizide yaşanan olayların neredeyse tamamı çoktan tekrar tekrar açıklandı ve ben de konuyu uzatmamak için bunları biraz kısa kesmeye çalışacağım. O halde 1. sezondan başlayalım. SEZON 1 İlk bölümün adı "The Winter Is Coming" olduğu için daha şimdiden bu dizinin gidişatını rahatça görebildiğinizi düşünüyorsunuz. Yani bu dünyadaki ana karakterlerin Ak Gezenler ile olan savaşını. Ana karakterler bu düşman ile savaşmak için hemen eğitilecek ve bu sırada da bu dünyayı 1-2 tanıyacağız... Hayır! Her ne kadar dizinin genel amacı bu olsa da, gerçek düşman uzun bir süre boyunca ortalıkta gözükmüyor. Hatta 5. sezonun 8. bölümüne kadar büyük bir saldırı yaptıklarını da hatırlamıyorum. Her ne kadar hikayenin asıl amacı Ak Yürüyenler olsa da, dizinin bel kemiğini karakterler oluşturuyor. Ve eğer savaştan ziyade bu dizideki karakterlerin yolculuklarına odaklanırsanız, tüm zamanların en iyi karakter incelemelerinden birisine tanık olacaksınız. Bu ilk başta pek fark edilmese de son sezonlarda geriye baktığınızda rahatlıkla görülüyor ve geçirdiğiniz bunca zamana değiyor doğrusu. İlk sezonda Ned Stark ve ailesiyle, daha Khaleesi olacak olan Daenerys ile ve King's Landing şehriyle tanışıyoruz. Ayrıca King's Landing'de yaşanan sorunları görüyoruz ve bazı karakterlerin ölümüne tanık oluyoruz. Lafı uzatmadan direk söyleyeceğim, Ned Stark'ın ölmesine gerçekten üzüldüm. Daha GoT'u 1 sezon izlememe rağmen Ned Stark'ı gerçekten benimsemiştim. Bu yüzden Joffrey tarafından öldürüldüğü zaman gerçekten canım sıkıldı. Ve Joffrey'e karşı nefretimi de daha arttırdı. Üstelik gelecek sezonlarda olacakları düşünürsek, bu daha hiçbir şey sayılır. Bunun dışında bu sezonda o kadar dev olaylar olmasa da araya serpiştirilmiş olan ufak diyaloglar ve gelecek sezonlarda yaşanacak olayların ön görüleri, bu diziyi genel olarak daha da takdir etmemi sağladı. Ayrıca daha ilk sezonda olmamıza rağmen gerek prodüksiyon dizaynı, gerek görsel efektler, gerek kostümler, kısacası her şey bir televizyon dizisi için kusursuzdu, hatta gereğinden çok daha iyiydi. Bir sinema filmi olacak kalitede resmen. Ve oyuncu seçimleri de 10 numaraydı ayrıca. Daha ilk sezondan bu oyuncuların kendi karakterlerinde kayboluşunu görebiliyorsunuz. Dizinin hayranı olsanız da, olmasanız da, bütün bu şeyler gerçekten de bir takdiri hak ediyor. Bu arada olayları gerçekten kısa kesmeye çalışıyorum fakat her sezonda bu anlattıklarımdan çok daha fazlası var. Sadece nereden başlayacağımı tam olarak bilemiyorum, o kadar. SEZON 2 Bu sezonda Ned Stark'ın ölümü ardından Joffrey'in kral oluşunu, Jon Snow'un ayrılıp Yabaniler ile tanışmasını ve King's Landing içerisindeki kaos ortamını görüyoruz kısaca. Önce bu sezonun iyi yanlarından başlayalım. Jon Snow ve Ygritte arasındaki kimyaya bayıldım (hatta Ygritte, ölmeden önce dizide en çok sevdiğim kadın karakterdi). Ayrıca bu sezonun 9. bölümü inanılmazdı. Bence bu bölüm hakkında çoğu kişi konuşmuyor fakat 9. bölüm, GoT hakkında sevilen her şeyi içeriyordu ve ayrıca inanılmaz bir savaş sahnesine sahipti. Dizinin en iyi bölümlerinden birisiydi bence. Oyunculuklar her zamanki gibi çok başarılıydı, özellikle de Joffrey'i canlandıran Jack Gleeson'a buradan şapka çıkarmak istiyorum, herkesin nefret etmekten hoşlandığı bir karakteri olabilecek en sinir bozucu şekilde canlandırmayı başarmış. Ve her zamanki gibi prodüksiyon dizaynı kusursuzdu ve dizinin sezon finali oldukça güçlüydü. Fakat, Game Of Thrones'un 2. sezonu, dizinin açık ara en az sevdiğim sezonu. Nefret ettiğimden değil, sadece çok fazla akılda kalıcı şey yaşanmadığından ve biraz kendisini tekrara sardığı için. Bu sezonda bazı yeni karakterin tanıtımı ve son 2 bölümdeki olaylar dışında pek doğru düzgün bir şey hatırlayamıyorum doğrusu. Belki de bir şeyi kaçırdığım için sezonu yeniden izlemem gerekebilir ama yine de dizinin en az sevdiğim sezonu olduğu gerçeğini değiştirmiyor. SEZON 3 Daha çok gelecek sezonlar için bir hazırlık gibi hissettiren 2. sezonun ardından 3. sezon, işlerin ciddiye bindiği sezon olarak akılda kalıyor. Ve bu sezonda o kadar çok şey yaşanıyor ki, hangisini anlatacağımı bilemiyorum. Theon Greyjoy'un kaçırılıp işkence edilmesi mi, Beric'in ölümden geri dönmesi mi, Jamie'nin elini kaybetmesi mi, Gece Nöbeti içerisinde bir isyanın başlaması mı, Daenerys'in ejderhalarının büyüyüp daha fazla köleye sahip olmasını mı, Arya'nın The Hound tarafından ele geçirilmesi mi, yoksa Kırmızı Düğün mü? Hmm... Galiba Kırmızı Düğün'den bahsedeceğim. Bu sezonun 9. bölümü o kadar çılgındı ki, gerçekten bütün bunların yaşandığına inanamadım. Game Of Thrones tarihinin en şok edici olaylarından birisiydi. Ve bu sahneyi 10 dakika boyunca hareket etmeden, ağzım açık bir şekilde izledim. Ve bütün bu inanılmaz olayların yanı sıra, bu sezonda karakterlerin gerçekten gelişmeye başladığını görebiliyorsunuz. Jon Snow, hayatının aşkını buluyor ve yavaş yavaş gerçek bir savaşçıya dönüşüyor, Daenerys ise gerçek bir kraliçeye dönüşmeye başlıyor, Arya ise hayatta kalmayı öğrenirken iyice güçleniyor. Sırf karakterlerin bu yollardan geçmesini ve değişmesini görmek bile bu diziyi izlemek için yeterli bir sebep. Ve 3. sezon da bunun en iyi örneklerinden birisi. SEZON 4 Daha 4. sezonun ilk bölümünden itibaren, bu sezonun aşırı hızlı geçeceğini ve büyük şeyler olacağını hissedebiliyorsunuz. Çünkü şu ana kadarki sezonların ilk bölümleri bu dünyanın bir tanıtımı ve karakterleri bıraktığımız yerden devam etmek gibi bir hisse sahipken, bu sezon ise olaya hemen giriyor. Ve işler özellikle de 2. bölümde büyümeye devam ediyor. Bu sezonda kısaca şunlar yaşanıyor: En fazla köleye sahip olan Meereen adasına giden Daenerys, burada zorluklarla karşılaşacaktır. Joffrey'in ölümünün ardından Sansa ve Tyrion gibi King's Landing'de yaşayan ana karakterler birbirinden ayrılacak ve farklı yolculuklara atılacaktır. Bu sırada da Cercei, King's Landing'in yeni hükümdarı olmuştur. Ve bütün karakterler, epik olaylarla yüzleşecektir. Bu sezonda o kadar harika sahne var ki, hangisinden başlayacağımı bilmiyorum. Joffrey'in ölüm sahnesi çok tatmin ediciydi mesela. Daenerys'in Meereen'deki köleleri ele geçirdiği sahne çok başarılıydı. Tyrion'un yargılandığı sahne zaten kült sayılır (Peter Dinklage'in bu sahne ile Emmy kazanmasıyla bu anlaşılıyor zaten). Sezonun 9. bölümünde Yabaniler'e karşı yapılan savaş, epik kelimesinin tam karşılığıydı. Oberyn Martell'in Gregor Cleagne tarafından kafası ezilerek öldürülmesi bayağı iğrençti (bu sahneye bayıldığımdan değil, sadece unutmadan bahsetmek istedim). Ve sezon finalinin tamamı çok ama çok başarılıydı. Hatta bu sezon finalinin tamamı, bütün bu sezona bedeldi diyebilirim. Genel anlamda bu sezona bayıldım. Savaş sahneleri, karakterlerin yolculuğu ve bu dünyanın gelişmesi bakımından 4. sezon gerçekten de tahmin ediciydi. Bütün GoT sezonları gibi bu sezon da tam olarak kusursuz olmasa da, şahsen dizinin açık ara en iyi sezonlarından birisiydi. SEZON 5 Tıpkı 2. sezon gibi, 5. sezon da gelecek sezonlar için bir köprü görevi görüyor. Yani epik olaylar çok fazla yaşanmasa da bu sezonda karakterlerin yaptıkları tercihler ve söylenen diyaloglar oldukça önemli detaylar içeriyor. Her ne kadar bu sezon 2. sezonun gidişatına benzese de şahsen, bu sezonun daha iyi olduğunu düşünüyorum. Çünkü 2. sezonun aksine bu sezon, kendini çok fazla tekrarlamıyor ve oldukça önemli olaylar içeriyor. Bu sezonda Cercei'nin diğer oğlu Tommen, Margaery ile evleniyor fakat Cercei ile Margaery arasında ufak çatışmalar çıkıyor ve King's Landing'de güçlü bir dini topluluk kurmuş olan High Sparrow da bu olaylara dahil oluyor. Arya, Braavos'a varıyor ve orada Hiç Kimse ile tanışıyor. Tyrion, Jorah ile birlikte Daenerys'in yanına gidiyor ve onun buyruğu altında çalışmaya başlıyorlar. Ve Ramsay Bolton'un yarattığı tehdit giderek büyüyor. Her ne kadar 5. sezon biraz geçiş görevi görse de, bu sezonda hiç de iyi sahne yoktu desem yalan olur. Mesela 8. bölümdeki Ak Gezenler saldırısı oldukça iyi bir bölümdü. Ayrıca Cercei, günahlarını açıklayıp utanç yürüyüşüne dahil olması da çok akılda kalıcıydı. Arya'nın Hiç Kimse ile olan bütün sahnelerini izlemek ise çok keyifliydi. Kısacası, bu sezon hiç de fena değildi. Diğer sezonlar kadar epik değildi ama yine de bir sürü akılda kalıcı sahnesi ve sürükleyici bölümleri vardı. Genel anlamda bu sezon, beni 6. sezon için daha da meraklı bir hale getirdi. SEZON 6 4. sezonu mu yoksa bu sezonu mu daha çok sevdiğimi tam olarak bilemiyorum çünkü 4. sezon, genel anlamda çok sürükleyiciydi ve bölümleri çok güçlüydü. Bu sezon ise 4. sezon kadar sürükleyici olmasa da bazı bölümleri çok iyiydi ama özellikle de son 2 bölüm, GoT serisinin en iyi bölümleriydi kanımca. Kısaca olaylara değinelim. Geçtiğimiz sezon Gece Nöbeti tarafından öldürülen Jon Snow, bu sezon ölümden geri dönüyor ve Kuzey'in Kralı oluyor. Sansa, her zamankinden daha güçlü biri haline geliyor, Hiç Kimse ile olan eğitimini tamamlayan Arya Winterfell'e geri dönmek için yolculuğa çıkıyor. Bran, Üç Gözlü Kuzgun oluyor. Ayrıca Cercei, High Sparrow'dan intikam almak için bir hazırlık yapıyor ve Jon Snow, büyük bir savaşa hazırlanıyor. Bu sezon tek kelime ile harikaydı, özellikle de son 2 bölüm. Ama onlara geçmeden önce bu sezon hakkında bahsetmek istediğim bazı yaşanan olaylara değinmek istiyorum. Öncelikle Hodor'un ölümü, GoT'un en yürek burkan sahnesiydi. O sahneyi gerçekten çok iyi hazırlamışlar. Tommen'in Cercei ile yeniden buluşması ve Arya'nın Braavos'dan ayrılması da çok başarılı sahnelerdi. Fakat bu sezon hakkında en çok bahsetmek istediğim şey, 9. ve 10. bölümler. 9'dan başlayalım. Bu bölümün GoT tarihindeki en iyi savaş sahnesini içerdiğini düşünüyorum, özellikle Jon Snow'un savaşın içine direk atıldığı kısım inanılmazdı. Ramsay Bolton'un ölümü çok tatmin ediciydi ve Sansa'yı nihayet güçlü bir şekilde görmek çok iyiydi. 10. bölüme geçelim. Şahsen, bu bölümün GoT'un en iyi bölümü olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu bölümde oldukça tatmin edici bir gelişme yaşanıyor ve ana karakterler her zamankinden daha da önemli bir durumun içerisinde bulunuyor. Genel anlamda bu bölüm, bana GoT'dan istediğim her şeyi ve fazlasını verdi. Üstelik 7. sezon için her zamankinden daha da heyecanlı bir hale geldim. SEZON 7 İlk sezonun ilk bölümünden beri duyduğumuz "The Winter Is Coming" lafı nihayet bu sezonda gerçekleşiyor. Ve bu noktadan anlıyorsunuz ki, ana karakterlerimizin yolculuğu bir sona yaklaşıyor ve dizi, gerçek amacına odaklanmaya başlıyor: Ak Gezenler ile ana karakterlerimiz arasında yapılacak olan büyük savaş. Çoğu kişinin "bu olaylar birkaç sezon sonra yaşanabilirdi" ve "keşke sezonun bölüm sayısı daha uzun olsaydı" dediklerini duydum. Şahsen, bu sezonun zamanlaması ve bölüm sayısı mükemmel. Çünkü neredeyse anlatılacak bir şey kalmadı! Karakterler arasında yaşanan olaylar bittikten sonra geriye sadece Ak Gezenler konusu kalacak. Bu yüzden bu sezon, bu açıdan çok sürükleyiciydi. Hatta GoT'un en iyi sezonu olduğunu düşünüyorum. Hayır, bu sezondaki bölümler GoT'un en iyi bölümleri değildi, hatta bu sezon da tıpkı diğer sezonlar gibi kusursuz değildi. Ama sezon 7, dizinin gerçek amacının nihayet gerçekleşmeye başladığı sezondu ve şu anki gidişata bakılacak olursak, oldukça sürükleyici bir sezon ortaya çıkmış. Önce sezonun ana olaylarına değinelim. Jon, gelecek büyük düşmana karşı hazırlıklara başlıyor ve Daenerys ile tanışıp müttefik olmasını istiyor. Arya, Winterfell'e geri dönüyor ve Sansa ile buluşuyor. Sam ve Gilly, bazı gerçekleri öğreniyor ve Ak Gezenler, her zamankinden daha büyük bir tehdit oluşturuyor. Bu sezon ile diğer sezonlar arasında fark edilecek en büyük değişiklik, senaryodan kaynaklanıyor. Bu hem iyi, hem de kötü bir şey aslında. İyi bir şey çünkü bu sezon, diğer sezonlardan daha odaklı ve hızlı bir şekilde ilerliyor ve düşmanın büyüklüğünü hissettiriyor. Zaten sezon 7, diğer sezonlardan çok farklı bir tona sahip. Bu yüzden bölüm sayısı az olsa da izlerken hiç sıkılmıyorsunuz ve "keşke şu da olsaydı" demiyorsunuz. Ama aynı zamanda kötü bir şey çünkü konu karakterler olunca, bu sezonda biraz zayıf kalmışlar. Jon Snow, Daenerys, Arya, Sansa ve Cercei'yi ayrı tutarsak, bu sezon Bran'ı aşırı sıkıcı buldum. Ve George R.R. Martin'in en sevdiği karakter olmasına rağmen Tyrion, bu sezon çok arka plana atılmıştı. Bunun dışında diğer yan karakterler hakkında da büyük bir değişiklik göremedim. Jamie, Missandei, Brienne ve Theon, her zamanki gibiydi. Bunun dışında senaryoda bazı mantık hataları da vardı (6. bölümdeki ejderhaların hızı, senden bahsediyorum). Fakat yine de, GoT'un en iyi sezonunun bu sezon olduğunu düşünmemin bir sebebi var. O da ne kadar tatmin edici olması. İlk sezonun başından beri bize vaat edilen şeyleri bu sezon nihayet görebildik ve hepsi de bu sezonda oldukça başarılı işlenmiş. Jon ile Daenerys'in tanışması, Daenerys ile Cercei'nin tanışması, Duvar'ın Ak Yürüyenler tarafından yıkılması, Arya'nın Kırmızı Düğün'ü yapan kişilerden intikamını alması... Dizinin başından beri beklediğimiz şeyleri nihayet görebilmek gerçekten de güzel bir duyguydu. Fakat beni yanlış anlamayın, bu sezonun bölümleri diğer sezonların bölümleri kadar mükemmel değildi fakat bölüm azlığını ve konunun sürükleyiciliğini düşünürsek, bu sezon gerçekten de bir bütün halde çok başarılıydı. Dizinin nihayet beklenilen noktaya gelebilmesini görmek çok güzeldi ve beni 8. sezon için her zamankinden daha ilgili bir hale getirdi. SEZON 8 Bu sezon, dizi için gerçekten de büyük bir risk taşıyor çünkü eğer bu sezon doğru eller altındaysa, dizinin en iyi sezonu olabilir olabilir veya herkes için büyük bir hayal kırıklığı da yaşatabilir. Bu yüzden ben de bu sezona dair beklentilerimi ve endişelerimi listeledim: SEZON 8'DEN BEKLENTİLERİM - Dizinin ilk sezondan beri sürdürdüğü karakterlerin yolculuğunun tatmin edici bir noktada tamamlaması. - Gereksiz yan karakterlerin ve Ak Gezenler dışında gereksiz hisseden hikayelerin bir finale varması. - GoT tarihindeki en etkileyici savaşın gerçekleşmesi. - Olabilecek en mantıklı ve en tatmin edici finalin gerçekleşmesi. SEZON 8 HAKKINDAKİ ENDİŞELERİM - Bütün sezon boyunca büyük savaşa hazırlanıp sadece son bölümde Ak Gezenler ile savaşmak. - Ak Gezenler'in kolayca öldürülmesi ve bu esnada ana karakterlerin hiçbir şey olmamış gibi kurtulması. - "Hobbit: Beş Ordunun Savaşı" sendromuna düşüp "bu sezon çok daha sonra da yapılabilirdi" dedirtmesi (o film, keşke Hobbit üçleme değil de iki filmden oluşsaydı dedirtmişti). - Karakterlere gereken sürenin tanınmaması ve çoğunun arka plana itilmesi. - Finalin aşırı hızlı bir şekilde ilerlemesi ve karakterler hakkında düzgün bir şeyi cevaplamaması. - Bu sezonun Game Of Thrones gibi değil de, GoT karakterlerinin kendisini bir aksiyon filmi içerisinde bulmuş gibi hissettirmesi. Dizi bu noktaya kadar çok iyi ilerledi, umarım son sezonu bütün beklentilerimizi alt üst etmez. Çünkü eğer 8. sezon başarılı olursa GoT, belki de tüm zamanların en iyi dizisi olabilir. Bunu zamanla göreceğiz. Kısacası; Game Of Thrones, gerçekten de harika, eşi benzeri olmayan bir dizi. Eğer dizinin hayranı değilseniz başlarda biraz hikayeye ilgisiz kalabilirsiniz ama bir süre sonra karakterler ve yeni olaylarlar ile kendinizi dizinin içince bulacaksınız. Karakterlerin gelişmesi çok başarılı işlenmiş, prodüksiyon dizaynı harika, senaryo oldukça güçlü ve genel anlamda harika bir dizi ortaya çıkmış. Sevseniz de, sevmeseniz de, kesinlikle görülmeyi hak ediyor. İzlemenizi kesinlikle tavsiye ederim. Not: Game Of Thrones sezonlarını şöyle sıralayabilirim: 1-) Sezon 7 (9.4/10 - A) 2-) Sezon 4 (9.1/10 - A) 3-) Sezon 6 (9.1/10 - A) 4-) Sezon 3 (8.9/10 - A-) 5-) Sezon 1 (8.9/10 - A-) 6-) Sezon 5 (8.3/10 - B+) 7-) Sezon 2 (8.1/10 - B DİZİNİN İYİ YANLARI: + Mükemmel karakter tanıtımları ve gelişimleri. + İlgi çekici, sürükleyici hikaye. + Olay bakımı ve karakterler açısından güçlü senaryo. + Bütün oyunculuklar. + Savaş sahneleri. + Kurgu ve prodüksiyona verilen detaylar. DİZİNİN KÖTÜ YANLARI: - Birkaç yavaş geçen, fazla açıklama içeren bölümler. TOPLAM PUAN: A+

Önceki Sonraki
Bu dizinin hayranları
Fotoğraf : Game of Thrones

Yönetmen: D.B. Weiss, David Benioff

Oyuncular: Peter Dinklage, Nikolaj Coster-Waldau

Fotoğraflar

Fotoğraf : MINDHUNTER

Yönetmen: Joe Penhall

Oyuncular: Anna Torv, Jonathan Groff

Fotoğraflar | TV yayını

Fotoğraf : The Handmaid’s Tale

Oyuncular: Elisabeth Moss, Joseph Fiennes

Fotoğraflar

 Tüm diziler