Hollywood'un Karanlık Yüzü
02 Şubat 2009 Pazartesi - 00:00

"Ama bu tamamen farklı bir öykü, gerçek bir öykü ve sinemaya ait değil..."


 

Hollywood’u nasıl bilirsiniz? Dünyanın en büyük sinema endüstrisi. Yıldız sistemiyle, Oscar ödülleri ve galalarıyla bitmeyen bir gösteri. Bu gösteri 20. yüzyılın başından bu yana devam ediyor. Halbuki ünlü modacıların hazırladığı şık giysilerin ve gösterişli filmlerin ardında her zaman işler yolunda gitmeyebiliyor. 20. yüzyılın ekonomik bunalım yıllarından bu yana en büyük ekonomik krizi yaşıyor Amerikan ekonomisi ve haliyle bu durum sinema sektörünü de etkiliyor. Fakat stüdyoların beyin takımları, akıllı yapımcıları ve danışmanları bu durumu sistemin lehine çevirmenin yollarını arıyorlar. Ve son yıllarda endüstri ile bağımsız sinemanın da yaklaşmasını bilen yapımcılar, ultra düşük bütçeli, sahici filmlere ağırlık vermeye başlıyorlar.

 

Belki bu filmler baba filmler kadar kazanamıyor, ama bütçeleri düşünüldüğünde stüdyoların küçük filmleri mucize gibi görmesinin sebebi daha iyi anlaşılabilir. Hollywood’un belki de en büyük başarısı eksikliğini ve sıkıntılarını kolayca kapatabilme becerisindedir. Orijinal senaryo eksikliğini, remake ve uyarlamalarla kapatması da bunun göstergelerinden biri. Sonuçta Hollywood’un kendisi de her zaman kendini göstermeye çalışan, hırslı bir yıldız gibi. Öte yandan bazen yabancılar Hollywood’un içine dalıp, bu yıldızın saklanan yönlerini keşfedilir ve bunu tüm dünya ile paylaşabilir. 'Kral Çıplak' diye bağırarak, o sinema cennetinin, sinemanın kâbesinin aslında cehennemi hatırlatan bir kaostan oluştuğunu yazabilirler.

 

Gözüpek Fransız gazeteci ve edebiyatçı Blaise Cendrars 1936 yılında bir Paris gazetesi adına Hollywood’a gidiyor ve gördüklerini sansürlemeden gazetesiyle paylaşıyor. Eski tarihli ama son derece çarpıcı bu notlar yakın zamanda bizde de yayımlandı. Cendrars’ın Hollywood’unda insanlar ikiye ayrılıyor: arabası olanlar ve arabası olmayanlar. Polis o yıllarda yayan gezenlere serseri gözüyle bakıyor ve muhabir de havanın tadını çıkardığı için polisin dikkatini çekebiliyor. Hollywood polisini kentte en çok rahatsız eden ise işsizler ve aç göçmenler. Yakın kentlerdeki insanlar filmlerdeki gibi bir yaşama sahip olmak için Hollywood’a gelmeye kalktıklarında, henüz yaklaşmadan bir barikatla karşılaşıyorlar. İçeri girmeyi başaranlar için ise sanıldığı gibi taşı toprağı altın değil buranın. Herhangi bir stüdyonun önünde iş, fırsat ve kariyer için beklemeye kalkarsanız haftalarca, aylarca bekleyebilirsiniz. Hollywood’da bazıları daha trajik deneyimler yaşıyorlar ve yaşamları dayanılmaz olabiliyorlar. Yazar 1936 yılında Hollywood’daki intihar oranı karşısında hayrete düşüyor. Kariyer, yeni bir hayat hayalleri bazıları için farklı ve radikal bir şekilde gerçekleşiyor...

 

Hollywood, okurken bunlar eskide kaldığı demeyeceğiniz, dünyanın en büyük sinema endüstrisinin tıpkı sinemanın kendisi gibi sadece mutlu hikayelerden değil, son derece trajik, akıl olmaz olaylardan da oluştuğunu daha iyi kavrayacağınız bir kitap. Blaise Cendrars’un usta bir kara mizahçı diliyle yazdığı bu kitabın belki de tek problemi, kitabı olduğundan farklı gösteren kapağı. İçeriğinin tersine masalsı bir Hollywood portresine açılıyor izlenimi yaratıyor. Kitabın son cümlesini hatırlayalım: 'Ama bu tamamen farklı bir öykü, gerçek bir öykü ve sinemaya ait değil.

 

Serdar Kökçeoğlu
Yorumları gör

Yorumlar

En Popüler Fragmanlar
Little Women Orijinal Fragman
Last Christmas Orijinal Fragman
2.595 gösterim
Parazit Orijinal Fragman (2)
638 gösterim
Zombieland: Double Tap Orijinal Fragman (2)
1.106 gösterim
Elektrik Savaşları Altyazılı Teaser
3.919 gösterim
Honey Boy Orijinal Fragman
507 gösterim
Tüm fragmanları görüntüle