Sex and the City 2 Geliyor!
26 Mayıs 2010 Çarşamba - 00:00

Eğlence, arkadaşlık, moda: "Sex and the City 2"de hepsi geri dönüyor. Bu bol ışıltılı devam filminde Carrie, Samantha, Charlotte ve Miranda sürdürdükleri hareketli iş ve aşk hayatlarıyla Büyük Elma*'dan -ve hatta ötesinden- bir ısırık daha alıyorlar.

 

 


 



?Evet? demenizden sonra neler olur?


Hayat bayanların diledikleri her şeyi getirmiştir ama söz konusu ?Sex and the City? ise hayatın bir kaç sürprizi daha vardır? Bu kez, gösterişli, güneşin kavurduğu bir yerde yaşayacakları macera onları New York'tan uzaklara, dünyanın en lüks, egzotik ve canlı yerlerinden birine sürükleyecektir. Burası her köşesinde gizem saklayan bir yerdir. Kendilerini evlilik, annelik ve daha nice geleneksel role karşı mücadele etmek zorunda bulan dört arkadaş için bu, tam da doğru zamanda gelen bir kaçıştır.


Ne de olsa, bazen tek ihtiyacınız kızkıza bir kaçamaktır.


?Sex and the City 2'yi Michael Patrick King yazdı ve yönetti. Filmin başrollerini Sarah Jessica Parker, Kim Cattrall, Kristin Davis ve Cynthia Nixon'la birlikte John Corbett, Chris Noth, David Eigenberg, Evan Handler, Jason Lewis, Willie Garson ve Mario Cantone üstlendi.  King, ayrıca, Sarah Jessica Parker, Darren Star ve John Melfi’yle birlikte filmin yapımcılığını gerçekleştirdi. Toby Emmerich, Richard Brener ve Marcus Viscidi'nin yönetici yapımcı olarak imza attığı ?Sex and the City 2? Darren Star'ın Candace Bushnell'in kitabına dayanarak yarattığı televizyon dizisini temel alıyor. 


Filmin kamera arkası ekibi, ?Sex and the City'nin deneyimli görüntü yönetmeni John Thomas, yapım tasarımcısı Jeremy Conway, kurgu ustası Michael Berenbaum, kostüm tasarımcısı Patricia Field ve bestecisi Aaron Zigman'dan oluşuyor.


New Line Cinema, Home Box Office'ın yanı sıra, Village Roadshow Pictures işbirliğiyle bir Darren Star yapımı olan Michael Patrick King filmi ?Sex and the City 2'yi sunar. Filmin dağıtımını bir Warner Bros. Entertainment kuruluşu olan Warner Bros. Pictures, seçili bölgelerde ise Village Roadshow Pictures gerçekleştirecek.

 

 


 

YAPIM HAKKINDA



Carrie
?Bu adaya, tam olarak, 11 Haziran 1986 Salı günü öğleden sonra
3:30'da geldim.
Sanki dünmüş gibi geliyor?.

On iki yıl, altı sezon ve muazzam başarılı bir sinema filmi. Yayına girdiği günden itibaren, ?Sex and the City? uluslararası bir fenomene dönüştü Dünyanın dört bir yanındaki izleyiciler kendilerini Carrie, Samantha, Charlotte ve Miranda'ya o kadar yakın hissettiler ki bu karakterleri kurgu ürününden çok kendi dostları gibi gördüler.



?İlk film gösterime girdiğinde,? diyor yazar-yapımcı-yönetmen Michael Patrick King, ?Sinema salonlarında filme gider gibi değil de partiye gidermiş gibi giyinmiş kadınlar gördüm.  Bana öyle geldi ki hanımlar hem koltuklardaki hem de beyaz perdedeki kız arkadaşlarıyla bu özel anı kutlamaktan heyecan duyuyorlardı. Dolayısıyla, devam filmini düşünürken onun partinin bir devamı olmasını istedim. Filmin parti olmasını istedim?.


Carrie Bradshaw rolünü tekrar üstlenmenin yanı sıra bu filmin de yapımcılığını üstlenen Sarah Jessica Parker şunları söylüyor: ?İnsanların gerçekten bağ kurdukları ve büyük yakınlık hissettikleri, her hafta evlerine konuk ettikleri sonra da gidip sinemada izledikleri bir şeyin parçası olmak son derece heyecan ve mutluluk verici. Bu nedenle, izleyicileri iki yıl aranın ardından bir sonraki aşamaya nasıl taşıyacağımızı enine boyuna düşündük?.


İlk filmde başlıca konular sonuca bağlanmış olsa da, bu dört kadın ve hayatlarındaki aşklar için daha söylenecek çok şey var. Yapımcı John Melfi'ye göre, ?Sırada neyin olduğunu görmek için bir sonraki bölüme geçmek heyecan verici?.


King karakterlerin hayatlarına ne kadar ileriye gittiklerini düşünmeye ve onları iki yıl önce gördüğümüzden bu yana neler yaptıklarını irdelemeye başladığında ortaya çıkan tema gelenekti.


King ?Sex and the City 2'nin geleneksel bir komedi olmasını istemese de, geleneğin çeşitli şekilleri ve kalıpları King'in ekmeğine yağ sürdü ve King komedi türünü şaşırtıcı ve heyecan verici biçimde ters yüz etti. ?Bu dört kadın geleneksel tipler değiller ve hiçbir zaman olmadılar. Miranda bebeğini evlilik dışı doğurdu ve daha sonra evlendi; ayrıca şimdi de evde baskın olan o. Charlotte Museviliği kabul etti, Asyalı bir kız evlat edindi ve bir kız çocuk sahibi daha oldu. Samantha farklı ilişkiler denedi ve her zaman bekar olacağına karar verdi. Carrie ise Big'le ilişkisini yürütebilmek ve hâlâ serbest yazar olabilmek için elinden gelen her şeyi yapmakta?.


Hatta, Parker'a göre, ?Carrie, bir ara evliliğin kendisine göre olmadığını düşünmüş olsa da, sonunda yetişkinliğinin büyük bir bölümünü peşinden koşarak geçirdiği hayatının aşkıyla evleniyor?. Parker, Carrie'nin bir yol ayırımına gelme konusunda yalnız olmadığını da sözlerine ekliyor: ?Bütün kadınlar, hayatlarının bu noktasında, istediklerini elde etmiş gibi görünürler. Ama, Michael Patrick'in yazarken zekice sergilediği gibi, yüzeyin altında ayrıntılar, katmanlar ve karışıklıklar vardır?.


King ise ana karakterler için şunları söylüyor: ?Bu filmin başlangıcında, dört karakterimizin her biri kendilerini tipik ?kadın? rollerinden birine hapsolmuş buluyor: Müzmin bekar Carrie Bradshaw şimdi üzerindeki eş yaftasıyla mücadele ediyor. ?Bay ve Bayan'ın ?Bayan'ı olmak, kimliğini, ve daha da önemlisi, yazar olarak kariyer çizgisi bekar olma fikrine dayanan bir kadını nasıl etkiler? Prestijli bir New York hukuk firmasının ortağı olan Miranda, onca yıl aksini kanıtlamış olmasına rağmen çalışan kadınlar için saydam bir duvar olabileceğini keşfediyor. Oldum olası sevgi dolu bir ailenin mükemmel annesi olmayı hayal etmiş olan Charlotte, şimdi sevgi dolu bir aileye sahip ama ?mükemmel? anne olmanın kendisine ne kadar uzak olduğunu anlıyor.  Frapan ve açık sözlü Samantha ise menopoz ve yaşlanma tabusunu ele alıyor ve bu ?değişim'i yaşayan bir kadının ?değişmesi gerektiği? düşüncesine karşı mücadele veriyor?.


Ellerindeki temalarla oynayan yapımcılar, yine de bu filmde fantezinin dozunu arttırmanın yolunu buldular: Dört arkadaşı dünyanın en egzotik, en popüler yerlerinden olan, hem tamamen modern hem de tamamen geleneksel Birleşik Arap Emirlikleri'ne tatile götürmeye karar verdiler.
Melfi bu konuda, ?Bu filmde, karakterlerimiz çoğumuzun sadece rüyasında görebileceği bir yaşam tarzı deneyimliyorlar. Ama filmlerin her zaman yaptığı şey budur zaten: Birkaç saatliğine kaçmamıza, başka türlü asla görme fırsatı bulamayacağımız şaşalı dünyalardaki güzel insanlar aracılığıyla bazı şeyleri yaşamamıza olanak tanırlar? diyor.

Carrie
?Hakkını teslim etmeliyim, Samantha; bizi bir erkek için ekmedin'çok klas bir davranış?.


Samantha
?Bir süre önce bir anlaşma yaptık. Erkekler, bebekler fark etmez.
Biz ruh eşiyiz.




 

Muhteşem kadınlar ?
 ?Sex and the City'yi herhangi bir şekilde hayata geçirirken, King, Parker ve diğer yapımcı ve oyuncular, özellikle Carrie, Samantha, Charlotte ve Miranda olmak üzere karakterlere karşı büyük sorumluluk hissettiler çünkü bu kadınlardan her birinin izleyicilerde yansımaları var. Dolayısıyla, dört kadın karakter ?Sex and the City 2'de günlük hayatlarından uzaklaşıp nefes kesici bir mekana doğru heyecan verici bir yolculuğa çıkmış olsalar da, son derece insana ve hayata dair gerçek kaygılar yaşamaktalar. Tüm bunları, her daim sorgulama halinde olan, günlük tutma meraklısı Carrie'nin sesinden dinliyoruz.
 ?Carrie gerçekten de her şeyin kalbi ve ruhu? diyor King ve ekliyor: ?Hikaye diğer kadınlara odaklandığı zaman bile, bir ölçüye kadar bunları Carrie'nin bakış açısından görüyoruz?.


Carrie ve Big'i evlerinde ilk kez birlikte gördüğümüzde, Carrie Bradshaw, ya da şimdiki adıyla Bayan John Preston yerleşik evlilik hayatında kendini biraz huzursuz hissediyor ve ?Evet? dedikten sonra neler olduğunu merak ediyor. Ayrıca, Carrie aynı zamanda bir yazar olduğu için, evlilik düşüncesiyle ilgili duygularını yeni kitabı ?Kabul Ediyorum, Ediyorum Değil mi??de dile getirecek kadar ileri gidiyor. Carrie komedi denemelerinden oluşan kitabında geleneksel evlilik yemini anlayışını hicvediyor.

?Carrie kariyeri boyunca bekar olmak üzerine yazılar yazdı. Şimdi ilk kez farklı bir konu üzerine yazıyor: Evli olmak? diyen Parker, sözlerini şöyle sürdürüyor: ?Gerçek şu ki evlilik hakkında henüz fazla bir şey bilmiyor. Ama bir düğün yaşamış olmak ile evli olmak arasında fark olduğunu öğreniyor. Çok kısa süredir evli ve şimdilik evlilik konusunda istediği kadar rahat değil?.


?Bu filmde Carrie ile Bay Büyük'ün hikayesini yazarken benim için heyecan verici olan şey ?sonsuza kadar mutlu yaşadılar? konseptinin bugün onlar için ne anlama geldiğini çözmeye çalışmaktı. Ne de olsa, son 10 yıla yayılan, tutkulu, heyecanlı ve çoğu zaman inişli çıkışlı bir ilişki yaşamışlardı? diyor King ve ekliyor: ?İlk filmde, insanların inanmasını istediğim şey Bay Büyük'ün mihraptayken evlenmekten cayarak az daha kaybetmek üzere olduğu mücevherin, yani Carrie'nin değerini anladığıydı. Böylece o filmin finalinde olağanüstü romantik, çoktan hak edilmiş bir ?mutlu son'a ulaşıldı. Şimdi aradan iki yıl geçtikten sonra ?evim güzel evim? gerçekte ne anlama geliyor keşfetmek üzereler. Carrie yeni dairelerini özenle dekore etmek, orayı bir yuva hâline getirmek için iki yıl harcamış durumda. Şimdi artık bu nikah yatağını yaptı ve girip içine yatmak zorunda. Carrie gibi ?şehrin her yerindeyim? tarzında bir kız için bu ?Büyük? bir değişim. Buradaki sözcük oyununu (cinası) bilinçli yaptım?.
Parker bu açıklamaya şunu ekliyor: ?Carrie dışarı çıkmayı seviyor; şehir hayatını yaşamaktan, izlemekten, ona katılmaktan hoşlanıyor. Evde oturma düşüncesiyle ve kendi kendine vurduğu prangalarla gizliden gizliye mücadele ediyor. Düşünce bazında bununla başa çıkabiliyor ama duygusal olarak, evlilikte olmak istediği noktada değil gerçekten. Partneri ve kendisiyle ilgili beklentileri hakkında kendini iyi hissettiğini söyleyebilmeyi istiyor. Dolayısıyla, Carrie için, konu dönüp dolaşıp, ?Evet, düğünüm gerçekleşti ama evli miyim? Ben evli miyim??e geliyor?.
Önceki filmde Steve'in sadakatsizliğini atlatmış olan Miranda Hobbes kendini evinde nihayet rahat ve güvende hissetmektedir. Ona sıkıntı veren şey işi. Gayet aşikar olan yeteneklerine burnu büyük ve şovenist patronu tarafından ket vurulduğu için iş hayatında gitgide daha büyük hayal kırıklığı yaşamaktadır.
?Miranda kendini her zaman kariyer insanı olarak tanımlayageldi? diyen Cynthia Nixon sözlerini şöyle sürdürüyor: ?Erkekler gelip gidebilir. Miranda belki bir gün anne olabilir ya da olmayabilir ama her zaman avukat olacaktır. Şimdi büyük bir firmada ortaklığa terfi etmiş durumda; fevkalade bir geliri var; ama yeni patronu, Miranda'yı görmeye ya da duymaya tahammül edemiyor. Hepimizin kırılma noktaları vardır. Miranda da işte o noktaya geliyor. Birden bire geriye bir adım atıp, düşünüyor: ?Eğer avukat değilsem, kimim? Benden geriye ne kalır?? Böylesi bir şey herkes için önemli bir konudur, hele hele yetişkinliğinin tamamı boyunca kendini kariyeriyle tanımlamış biri için?.


Miranda'nın iş hayatı onun açısından değişen tek şey değildir. Nixon bunu da şöyle açıklıyor: ?Sanırım bu karaktere geri dönmenin en heyecan verici yönlerinden biri Michael Patrick'in Miranda'yı sürekli olarak geliştiriş biçimi. Onunla ilk tanıştığımız zamanki hâline bakarsanız, kırgın, şüpheci, alaycı, çabuk öfkelenen ve savunmaya geçen biri olduğunu görürsünüz. Erkeklerle de çok sorunu olmuştu. Şimdi ise, Miranda için kariyeri hâlâ çok önemli olsa da, eş ve anne olarak oldukça mutlu. Bu filmde de, dört kadın arasında ortamı neşelendiren o; duygusal anlamda diğer üçüne o destek oluyor. Bu, onun ne kadar olgunlaştığının göstergesi?.


?Benim için Miranda'nın hikayesindeki en ilginç bilinçaltı düşüncelerden biri, filmin ilk yarısında işine gömülmüş ve BlackBerry'sinden başını kaldırmaz biriyken, telefonu elinden bırakmaya karar verir vermez dünyayı görmesi? diyor King.


Bir eş ve anne olan, Charlotte York-Goldenblatt de son iki yılı büyümekte olan ailesiyle geçirir ve şimdi ?korkunç iki yaş? dönemindeki kızı Rose'la uğraşmakla meşguldür. ?Charlotte için işler hiç de kolay değil? diyen aktris Kristin Davis, sözlerini şöyle sürdürüyor: ?Hâlâ her şeyin mükemmel olmasını istiyor; ve öyle olmadığı gerçeğini, tabi kendisinin de mükemmel olmadığı gerçeğini kabul etmekte zorlanıyor. Charlotte'ın yaşamı boyunca sürekli mücadelesini verdiği şey buydu: Kendini aşmak konusunda bitmek bilmeyen bir savaş içinde. Birazcık boşverip mükemmellik arayışını noktalandırması için yoluna birçok sürpriz çıkması gerekiyor. Şimdi de, Charlotte itiraf etmese bile, bebeği Rose meydan okumaların en büyüğü oluyor?.


Charlotte'un görmediği şey, (İngiliz aktris Alice Eve'in canlandırdığı) yeni dadısı Erin'in  ne kadar çekici olduğudur. Ama, Samantha'nın gözlemleri sayesinde, Harry'nin o yöne kayıp kaymayacağını merak etmeye başlar. ?Charlotte dadının güzelliğini takıntı hâline getirmeye başlıyor. Oysa önceleri bunu fark etmemişti bile çünkü Erin bebek bakımı konusunda harikaydı ve Charlotte'ın Erin'a umutsuzca ihtiyacı var? diyor Davis.


King ?in bu karakter hakkındaki yorumu ise şöyle: ?Charlotte'ın hikayesinde güvenin önemli bir yeri var. Anneliğin gereklerini yerine getirmenin yol açtığı yorgunluk yüzünden, dadı seçiminde kendi içgüdülerine, kocasının sadakatine ve hatta anne olarak kendi becerilerine güvenemeyecek kadar bitkin. Kızlarla bu küçük kaçamak fazlasıyla ihtiyaç duyduğu uyku uyuma lüksünü sağlıyor ve Charlotte içgüdülerine güvenme becerisini tekrar kazanıyor?.

Charlotte ebeveynliğin zorluklarıyla mücadele ederken, New York'a ve şehir turlarına geri dönen bekar karakterimiz Samantha Jones bir kez daha özgürlük abidesi olur. ?Samantha iktidar koltuğuna tekrar oturuyor, şehrine, arkadaşlarına ?ailesine- tekrar kavuşuyor? diyor Kim Cattrall. 


Samantha dört arkadaştan en dışadönük olanıdır ve akıllı, hayatı kendi kurallarıyla yaşayan bir hedonisttir. Ne var ki, bu kez hayat bu seksi sarışının önüne birkaç engel çıkarır çünkü artık yaşlanma fikriyle başa çıkması gerekmektedir. Ayrıca, serbest yaşam biçimi için menopozun ilk belirtileriyle mücadele etmenin ne anlama geldiğini çözmek zorundadır.  Cattrall hayatın bu gerçeğine komedi bakış açısıyla yaklaşmaya karar verdi. Aktris bu konuda şunları söylüyor: ?Benim için, komediyi menopoz içeren bir hikayeyle harmanlamak son derece ödüllendiriciydi çünkü kadınların hayatlarının o döneminde neler yaşadığına dair çok sayıda olumsuz hikaye duyuyoruz. Bu konuyu ele alıp insani, komik ve gerçekçi kılmak suretiyle ondan bir elmas yontmuş gibi hissediyorum. Samantha hayata muazzam bir iştah duyuyor ve cinselliği konusunda bir dinamo gibi; bundan keyif alıyor ve hayatının her alanına yayıyor. Dolayısıyla, kendisinin bu niteliğine meydan okunduğunda, elinde olan her şeyle karşı koyuyor?.


??Sex and The City? markasının başarılarından biri evrimleşme becerisi? diyor King ve ekliyor: ?Samantha'nın menopoza girmesi düşüncesi beni bir an bile korkutmadı çünkü hararetli bir menopoz hikayesini oynayabilecek biri varsa o da Kim Catrall'dur. Ayrıca, izleyicilerden bir kısmı da Samantha'nın yaşadıklarını yaşıyor. Samantha onlar adına da mücadele verip zafer kazanmış oluyor?.

 

Yönetmen sözlerini şöyle sürdürüyor: ?Bu dört aktris herkesin özdeşleşebileceği, çok özel bir şeyi hayata geçiriyorlar. İnsanlar ister Carrie ya da Miranda gibi olduklarını hissetsinler, ister Charlotte ya da Samantha gibi arkadaşları olduğunu, bu aktrislere, onların canlandırdıkları karakterlere ve yaşadıkları duygusal serüvenlere yakınlık duyuyorlar?.

Carrie
?Benimle evlenirken tarzımın ?coq au vin'den** çok Coco Chanel olduğunu biliyordun?.



 


 

Hayatlarının Aşkları?
Bu serüvenlerin birçoğunda kadınlara hayatlarına girip çıkan erkekler eşlik ediyor. Sonuçta, sekssiz bir ?Sex and the City? nasıl olur ki? Ayrıca, Carrie'nin yazılarının renkli ve tutarlı olabilmeleri, genç kadının hayatındaki kadınlar kadar erkeklere de bağlıdır. Öte yandan, hiçbir erkek Carrie'nin hayatında bir darılıp bir barıştığı erkek arkadaşı, dostu, sevgilisi ve nihayetinde de kocası olan Bay Büyük kadar derin bir etkiye sahip değildir. Adının John James Preston olduğunu artık bildiğimiz Bay Büyük onu son gördüğümüzde nihayet ?Evet? diyerek Carrie'ye onun için doğru erkek olduğunu kanıtlamıştı. 
Şimdi ikinci evlilik yıldönümleri yaklaşırken, çift hâlâ kendi benzersiz evlilik tanımları üzerinde hemfikir olmaya çalışıyorlar. ?Bu film nereye gidilebileceğini gösteren mükemmel bir örnek çünkü ilişkiler düğünle ya da arkasından gelen parti ve eğlenceyle birlikte sona ermiyor? diyen Chris Noth, sözlerini şöyle sürdürüyor: ?Bunun bir de ertesi günü var; sonrasında çiftler arasında yaşanan bir dizi olay ve bir dizi zorluk söz konusu. Birlikte bir hayat süreceksiniz; inişleriniz çıkışlarınız olacak. İşte filmde biz bunun üzerinde duruyoruz. Çok uzun zamandır istediğiniz şeyi elde ettiğinizi düşündüğünüz andan sonra ne olur? Yepyeni sorular ortaya çıkar. Bu hep süregiden bir durumdur?.
?Big ve Carrie önce baleye giden, ardından harika bir akşam yemeği yiyip bir gökdelenin çatısında Manhattan manzarasına karşı şampanya içen bir New Yorklu çift. Carrie ilişkilerinde bunu seviyor? diyor Parker ve ekliyor: ?Fakat evlilik yıldönümlerini evde kutluyorlar. Bay Büyük kendine özgü tarzıyla olabildiğince romantik davranıyor ve Carrie bunu da seviyor. Sonrasında ise birbirlerine hediyelerini romantik bir şekilde verirken Carrie kocasının onu hiç tanıyıp tanıyamadığını merak ediyor?.


İbrenin diğer tarafında, bir kereye mahsus sadakatsizliğin çalkantılarını atlatmış olan Miranda ve Steve'in evliliği ise olabildiğince sağlam bir zemine oturmuş durumdadır. David Eigenberg bu konuda, ?Miranda ve Steve birbirlerine karşı çok hakiki ve çok dürüstler. Ayakları yere basıyor; ilişkinin biraz inceliğe ihtiyacı olduğunu anlıyor ve birbirlerine destek oluyorlar ama birbirlerini yönlendirmiyorlar. Sadece ihtiyaçlarını dile getiriyorlar çünkü taviz vermeyi öğrendiler. Çok ama çok gerçek bir ilişki yaşıyorlar? diyor.

 

King ise şunu söylüyor: ?Steve Brady, bir zamanlar çok alaycı, çok kırılgan ve çok yalnız olan Miranda'yı yumuşatmak için yaratıldı. Steve bir tür panzehirdi çünkü sıradan bir adamdı ve yıllar içinde sanırım en güvenilir çift onlar oldular?.
Charlotte ve Harry'nin de sağlam bir evliliği vardır. Ama ilk kez, Charlotte sadık kocasından şüphelenmeye başlar. Evan Handler bunu şöyle açıklıyor: ?Charlotte çocuklarına bakması için harika bir İrlandalı genç dadı tutuyor. Bu kadın aynı zamanda çok güzel ve hayatı boyunca hiç sutyen giymemiş. Bunu gören Samantha, Charlotte'ın eve neden böyle baştan çıkarıcı birini aldığını sorguluyor ve böylece Charlotte'ı daha önce hiç duymadığı şüphelere sürüklüyor. Film şu soruyu soruyor: Harry güvene layık biri olmaktan uzaklaştı mı, yoksa Charlotte paranoyaklaşmaya mı başladı??

 


?Charlotte'ın hayattaki amacı uzun boylu, esmer, yakışıklı ve zengin bir beyaz Anglo-Sakson protestan bulmaktı. Karakter olarak gelişimi ise, hayal ettiği şeyin geçip gittiğini görmesi, gerçek insanların hissettiği şeyleri hissetmesi ve Harry Goldenblatt'e aşık olmasıyla gerçekleşti? diyor King ve ekliyor: ?Charlotte'ın asla Harry'nin duygularını sorgulaması gerekmedi. Şimdi bile bunu yapma dürtüsünün kaynağı Harry değil, ama aynı ölçüde etkili bir dış güç: En yakın dostlarından biri olan Samantha?.


Bayanları ceplerinden çıkaramasalar da, Stanford ve Anthony, yani Carrie ve Charlotte'ın en yakın gay arkadaşları da hayatlarının aşkını bulurlar. Carrie önceki filmde büyük bir düğünden vazgeçmişti. Ama bu filmde hiçbir şeyle kıyaslanamayacak bir gay düğünü göreceğiz: Takım elbise zorunluluğu olan büyük geceyi, kuğular, muazzam bir erkek korosu ve bizzat Liza Minnelli'nin kendisi süsler. Tüm bunları hazırlayan ise, Stanford'dır, düğün planlayıcısı olan nişanlısı Anthony değil.


Willie Garson, ?Pek çok film setinde bulundum ama böyle bir şey görmedim. Adeta 30'lu ve 40'lı yılların Busby Berkeley müzikallerinden bir esinti gibiydi: Yüzlerce figüran, bir orkestra ve iki kamera vinci. Muhtemelen parçası olacağım en büyük şeydi? diyor.

 


Mario Cantone bu fırsatı tam bir aile olayına dönüştürdü. Aktör bu konuda şunları söylüyor: ?Kız kardeşlerim Marion ve Camille mihraba giderken bana eşlik ettiler. Gerçekten çok duygusal bir andı. Canlandırdığım karakterin filmin başında böyle harika bir sekansta yer alması gerçekten heyecan verici ve büyülü bir şeydi; asla unutmayacağım?.

 


King'in açıklaması ise şöyle: ?Stanford Blatch ve Anthony Marantino zıt kutuplar.  Anthony inatçı, baskın, huysuz ve çok komik bir adam; Stanford ise tatlı, acınası derecede müşkülpesent ve duygusal; ama, derler ya, zıt kutuplar birbirini çeker. Dolayısıyla, onların da diğer çiftlerden bir farkı yok gerçekten. Şimdi de bu olağanüstü düğünü yapıyorlar. Anthony düğün geleneğinden biraz rahatsız; bu yüzden, düğünün getirdiği duygularla boğuşuyor? ta ki evlilik yeminini edene dek?.


Samantha karakteri bir daha asla bağlanmamaya yemin etse de büyük olasılıkla eski erkek arkadaşı Smith Jerrod tarafından bağlanmaya itiraz etmez. Son filminin galası için New York'ta olan Smith eski aşkını ve onun arkadaşlarını da galaya davet eder. Bol cümbüşlü kırmızı halı sahnesinde, yapımcılar konuk oyuncu olarak heyecan verici oyuncuları ikna etmeyi başardılar. Bu ünlü isimler arasında moda gurusu Tim Gunn'ın yanı sıra, Samantha'yla hiç beklenmedik şekilde paparazzi dolu bir anı paylaşan genç moda ikonu Miley Cyrus da vardı.
Elbette, böyle üst düzey kişileri çekim için New York'a getirmek çok ciddi bir zaman çizelgesi oluşturmayı gerektirdi. ?Miley bir konser turnesinin ortasındaydı ve bir geceliğine San Francisco'ya uçtu. 6-7 saatlik bir çalışma süresinden sonra tekrar uçağa binip dönmesi gerekiyordu? diyor Melfi.


Ne var ki, en şaşırtıcı sahne New York'taki kırmızı halı olayı değildir; dünyanın diğer tarafında, Carrie'nin geçmişiyle karşılaştığı andır. Gerçek bir çöl mucizesi gibi, Abu Dhabi sokak pazarının tam ortasında, evliliği hakkında karmaşık duygular yaşadığı anda, Carrie onu görür'Aidan'ı.


?Aidan'ın onu gördüğü anda aklından geçen ilk şey, ?Vay canına, ne kadar güzel! Ve onu görmek ne büyük mutluluk?? diyor John Corbett ve ekliyor: ?Evinizden uzakta, kimseyi tanımadığınız bir şehirdeyseniz, ?İki eski arkadaşın akşam yemeği yemesinin ne zararı var?? demeniz doğaldır. Öylesine bir geçmişleri ve aralarında çözümlenmemiş öyle duygular var ki, Aidan bu dürtüye karşı koyamıyor?.


?Sex and the City 2'de yeni yüzler de var: Anthony'nin, Samantha'nın bakışlarından fazlasını üstünde toplayan seksi erkek kardeşi rolündeki Noah Mills; bayanlarımızın Sahra kumlarında karşılarına çıkan Rikard Spirt adlı Hollandalı rolündeki Max Ryan; ve Carrie'nin çöl otelinde arkadaş olduğu uşak Garau rolünde Raza Jaffrey bunlardan sadece bir kaçı.


?Bu kadınlar, hayatlarını etraflarında kurmaya çalıştıkları düzgün adamlar olmasa sahte bir gerçeklik çemberinde dönüp dururlardı? diyor King gülümseyerek ve sözlerini sürdürüyor: ?Yani erkekler gerçekten önemliler. Konumuz her zaman bu dört bayan arkadaş oldu ama izleyiciler bir şekilde onların seçtikleri erkeklere -Aidan Shaw rolünde John, Bay Büyük rolünde Chris gibi- inanmasalar ve bağlanmasalardı bayanlarımızın hayatları gelişmezdi. Yıllar içinde bu bir bakıma sessiz kahramanları yazmak büyük keyif aldığım şeylerden biri oldu?.

Carrie
?Çok uzun bir zaman önce, bir ada vardı; üzerinde ise bir grup Hollandalı, bir grup yerli, ve bir miktar da boncuk??.



 

 

 Eğer bu kadınların hayatındaki erkekler kalp atışıysa, New York şehri de nabız. Her ne kadar bir şehri filmin karakterlerinden biri olarak sunmak klişe gibi görünse de, söz konusu benzetme hiç bu kadar doğru olmamıştı, zira filmin adı ?Sex and the City?, yani Seks ve Şehir.


Dizinin başroldeki dört kadını New York sokaklarında çekmek oyuncular ve çekim ekibi açısından her zaman fazladan bir çaba gerektirdi. Bu film de istisna değildi; özellikle de Fifth Avenue ile 59th Street'in köşesinde, Bergdorf Goodman ile Plaza Hotel'in kesiştiği yerdeki küçük parkta yer alan sahneyi çekerken. Her ne kadar Başkan Obama sadece birkaç blok ötedeki bir davete katılıyor idiyse de, binlerce meraklı yaya ve paparazziler çekimlerin yapıldığı yerde kalmayı, kaldırımları tıka basa doldurmayı seçtiler ve Carrie'nin New York'a ilk geldiği 80'li yıllara geri dönüşün çekildiği sahneye uygun giyinmiş aktrisleri izlediler.


Yapım ekibi, Bergdorf'un içinde de çekim yaptı. Bu ender görülen bir fırsattı çünkü mağaza sadece olağanüstü durumlarda çekime izin veriyordu; Barbra Streisand'in 1965 yapımı özel televizyon programı ?My Name Is Barbra? gibi. ?Sex and the City? dizisi yıllar önce mağazanın porselen bölümünde çekim yapmıştı. Yapımcı Parker'ın mağazayla ikinci kez anlaşma yapılmasına büyük yardımı oldu. Melfi, ?Sarah Jessica bürokrasiyi aşmayı herkesten iyi biliyor. Farklı günlerde, mağaza yöneticileri iş akışını kısmen keserek mağazanın belli bölümlerini kapatmayı kabul ettiler ki bunun için onlara gerçekten minnettarız? diyor. Lojistik açıdan zorlu olsa da, Bergdorf sahnesini çekmek için engelleri aşmaya değerdi çünkü bu sahne çok önemliydi: Carrie, Samantha, Charlotte ve Miranda çok özel bir amaçla, Stanford ve Anthony için mükemmel düğün hediyesini bulmak için mağazayı ziyaret ediyorlar.


Carrie ile Büyük'ün Belediye Nikah Dairesi'ndeki mütevazı nikah töreninin aksine, Stanford ile Anthony'nin düğünü, King'in ifadesiyle, ?gerçek bir fantezi?. Filmin yaklaşık 10. dakikasında gerçekleşen düğün, Connecticut'ta yapılıyormuş gibi görünse de, Brooklyn'deki Steiner Stüdyoları'nda çekildi. Muazzam seti yapım tasarımcısı Jeremy Conway ve ekibi yarattı. 


Conway set için şunları söylüyor: ?Michael sekansın beyaz ağırlıklı olmasının önemli olduğunu vurguladı. Yanılmıyorsam kullandığı cümle, ?Bir kar küresi patlamış gibi olmalı? idi. Bu hem komikti hem de bana çalışmam için harika bir başlangıç noktası oluşturuyordu; müthişti! Sonra bana kuğulardan ve suyla ilgili şeylerden söz etti. Ardından da koşuşturmaca başladı?.


?Neyin geleneksel olduğu neyin olmadığı üzerinde değerlendirme yaptık? diyen King, sözlerini şöyle sürdürüyor: ?Düğün hemen filmin başında. Bana göre bu düğün, gösterişli setlerden ışıltılı kostümlere, kuğulardan efsane bir sanatçının yer aldığı müziğe, büyük bir filmde yapmak istediğiniz her şeyin bir bileşimiydi; gerçekten oldukça önemli bir olaydı. Bu büyük Connecticut yaz düğününün komik ve beklenmedik olan yönü iki erkeğin evleniyor olması. İşte tam bu noktada geleneksel olan ile olmayan çakışıyor ki filmin temalarından biri de bu?.
Çadır, masa örtüleri ve beyazın çeşitli tonlarındaki çiçeklerden derlenen buketler de dahil olmak üzere setin neredeyse tüm öğeleri özel yapımdı. Çiçek tasarımcısı Tess Casey buketlerin öne çıkması için onlara kristaller bile yerleştirdi. ?Yaptığımız her şeyde olduğu gibi, ayrıntılar gerçekten çok ama çok önemliydi? diyor Conway.


Oyuncu kadrosu tasarımın muazzamlığı ve güzelliği karşısında şaşkınlığa uğradılar.  Tasarım, zarif yaya köprüleri ve beyaz smokinli dev bir erkek korosu gibi baş döndürücü eklentilerle zirveye ulaşmıştı. Yapacağı müzikal gösteri için sete gelen Minnelli, King'in kulağına, çocukluğunda babası Vincente Minnelli'yi görmek için MGM'e gittiğinden beri böyle bir şey görmediğini fısıldadı. Belki de ne kadar takdir ettiğini göstermek için, son çekimden sonra, piyanisti Billy Stritch'le birlikte tüm oyuncu kadrosu ve çekim ekibine Cole Porter'ın ?Ev'ry Time We Say Goodbye? şarkısıyla veda etti. Yapımcısından aksesuar sorumlusuna, herkesin tüyleri diken diken oldu ve gözleri doldu; hatta iki kuğu sudan çıkıp şarkıcının ayaklarının dibine sokuldular.


Bu düğün Stanford'ın rüyalarının gerçekleşmesi ise de, geçmişte Carrie ile Big'in ilişkisini neredeyse mahveden de büyük düğün ve büyük evdi. ?Işıltılı bir çatı katında yaşayan ?İmkansız şekilde New Yorklu çift? olmayı denediler ama bu onlar için erişilmesi imkansız bir idealdi? diyen King, sözlerini şöyle sürdürüyor: ?Bu dersi almış oldukları için, bana göre soru New Yorklu Carrie ile Büyük için gerçekçi ama aynı zamanda enfes yer neresiydi? Onları, Carrie'nin deyişiyle, ?daha az yükseklerde'tam olarak söylemek gerekirse 12. katta? bir eve yerleştirdim?.


Filmde, Carrie'nin, evliliğinin ilk iki yılını bir yandan kitabını kaleme almakla, bir yandan da evlerini yuvaya dönüştürmekle geçirdiğini görüyoruz. King bu konuda, ?Carrie evlerini Büyük'ü rahat ettirecek şeyleri düşünerek dekore ediyor. Artık o sadece renkli ve ışıltılı Carrie Bradshaw değil; evleri Big'in bekarlık hayatından izler de taşımıyor, yani minimal, modern bir bekar evini de anımsatmıyor. Tasarım ekibi, Sarah Jessica ve benim için tasarım anlamında eğlenceli olan şey, Carrie'nin onları bir çift olarak nasıl yorumladığını tahmin etmeye çalışmaktı. Sonunda güzel bir karışım elde ettik: Carrie kilimleri sevdiği için bunlarda onun zevkini görüyoruz; Büyük ise kendi büyüdüğü döneme ait 50'li yılların nostaljik mobilyalarına meraklı?.


?İlk filmdeki o apartman dairesi Büyük'ün Carrie'ye olan bağlılığını son derece açık biçimde gösteriyordu; hele o yeniden yaptırdığı dolap tam bir pırlanta yüzük niteliğindeydi.  Ama o ev onlar değildi? diyor Conway ve ekliyor: ?Bu kez, şık ama aynı zamanda onların yuvası olduğunu hissettiren bir yer yaratmak istedim; özellikle de, Carrie iki yılını buna harcamışken. Olgun bir ev olmalı ve onların bugünkü ilişkisini yansıtmalıydı?.


Parker'ın evle ilgili yorumu ise şöyle: ?Bir karışım. Bay ve Bayan John Preston'ın bir melezi. Üst Doğu yakasında tek yatak odalı bir daire; üstelik çatı katı da değil ama ilk katta da değil. Harika bir manzarası var ve şehrin etraflarında olduğunu gerçekten hissediyorsunuz. Manhattan'da geçen bir romantik komedi için büyüklüğü ve orantısı açısından inanılmaz gerçekçi?.
 ?Sex and the City 2'nin diğer New York set ve mekanları şöyle özetlenebilir: Samantha'nın ofisi (ki buradaki sahneler Marriot Renaissance New York Hotel Times Square'in içindeki Two Times Square restoranında çekildi); Steve ile Miranda'nın Brooklyn'deki kumtaşından evleri; Smith'in film galasının yer aldığı lüks Ziegfeld sinema salonunun dış cephesi; gala sonrası partisine ev sahipliği yapan, tadilattan yeni çıkmış olan Empire Hotel'in lobisi; ve elbette, Carrie'nin Greenwich Village'da Perry Caddesi'nde bulunan eski apartmanının önü. 
Filmin çok sayıda figüran ve iki müzikal gösteri içeren karaoke sekansı her ne kadar Abu Dhabi'deki bir gece kulübünde geçiyor olsa da, çekimler Conway tarafından Broadway Stages'da yapıldı. King bir araştırma gezisi sırasında bir kulüpte gördüğü yükseltilmiş, daire şeklindeki dans pistini bu set için ilham kaynağı olarak kullandı.


Filmde Carrie, Samantha, Charlotte ve Miranda birlikte bir karaoke şarkı söylüyorlar. Parker, Cattrall, Davis ve Nixon şarkının kaydını haftalar önce Manhattan'da bir stüdyoda gerçekleştirdiler ve filmde playback yaptılar.
Nixon bu konuda şunları söylüyor: ?Stüdyoda sadece siz ve mikrofon varken bile bir şekilde çok ürkütücü. Ben gerçekten şarkıcı değilim ama sahneyi çekerken birkaç yüz kişi vardı; bu yüzden playback için şarkı çalarken oldukça gergindim. Yine de dördümüzün de iyi bir iş çıkardığını düşünüyorum; kendimize göre iyiydi?.


Esasında, King bayanların ilk kaydını fazla iyi buldu. ?Onlara, ?Pekala, artık sizin nasıl şarkı söylediğinizi biliyoruz. Şimdi de karakterleriniz nasıl söylüyormuş onu duyalım. Bunu anladılar ve sonra bambaşka bir tonda söylediler? diyor yönetmen.

Carrie
?Toto, artık Kansas'ta olduğumuzu sanmıyorum?.


 


 

 

 

Belki de yapımcıların gelenekselden uzaklaşmayı seçtikleri en belirgin unsur, dizinin geleneksel mekanı New York şehriydi. Bayanlarımız daha önce beraberce Meksika'da tatil yapmış olsalar da, King bu sefer çok daha uzaklara, baş karakterlerimizin hem Amerikalı olarak hem de kadın olarak tamamen yabancı oldukları görüntüler ve seslerle buluşacakları bir yere gitmelerini istedi.  Melfi bu konuda, ?Michael onları rahat oldukları ortamdan çıkarıp bütünüyle farklı bir kültüre götürmek istedi. Bu doğrultuda Ortadoğu'yu, yeni Ortadoğu'yu seçti? diyor.


Birleşik Arap Emirlikleri, King'in ilgisini özellikle çeken bir ülkeydi. King bu konuda şunları söylüyor: ?Küreselleşmek istedim. Kadınlara dair daha büyük bir dünya görüşü sergilemek istedim çünkü filmi Londra, Berlin, Fransa, Tokyo gibi yerlerde ilk olarak gösterdiğimizde sadece Amerikalı kadınlara hitap etmediğimizi görmeye başladım. Dünyanın dört bir yanındaki kadınlar bu dört kadın karakter ve onların hikayesiyle özdeşleşiyorlardı?.


Uzaklara gitme fırsatını yaratan olay, Samantha'nın Smith'in galasında Şeyh Khalid adlı bir centilmenle tanışmasıdır. Şeyh bu yetenekli halkla ilişkiler uzmanının Smith'in kariyerinde yaptığı şeyi kendisinin Abu Dhabi'deki oteli için de yapmasını ummaktadır. Otelinin tüm Amerika'da tanınması için Samantha'nın bütün masraflarını karşılamayı ve otelinde ağırlamayı  teklif eder.
Sinema tarihinde 75 yıllık geçmişe sahip Fas, filmde Abu Dhabi'nin yerine geçti ve ülkedeki çekimlerin çoğu Marakeş'te yapıldı. Öte yandan, çekimlerin ilk birkaç günü yüzlerce kilometre ilerideki Sahra çölünün kıyısında geçti. Ne de olsa, çöle yapılan bir yolculuk deve üstünde kum tepeleri aşılmadan tam olmazdı. Kumulda öğle yemeği sekansı ?Lawrence of Arabia/Arabistanlı Lawrence'la aynı yerde çekildi.


?1930'lar tarzı, devasa setleri ve yapım nitelikleri olan bir romantik komediden bir David Lean destanına geçtik? diyor King gülerek ve ekliyor: ?Görüntü yönetmenimiz John Thomas bir ressamdan farksız. O kumulları görüntülerken yaptığı işi ilk gördüğümde, ?Kimse gerçekten orada olduğumuza inanmayacak çünkü mükemmel görünüyor? diye düşündüm?.


Bu sahne için Batı Afrika'daki Mali Cumhuriyeti'nden iki beyaz deve getirildi. Her bir deve iki kişi taşıyabiliyordu. Develer her ne kadar kolay öfkelenmeleriyle ünlülerse de, bu deneyimli profesyoneller kayda değer ölçüde sakinlerdi'en azından çoğu zaman.


King bu konuda, ?Develer benim açımdan mükemmel bir iş çıkardılar. Bir sahnede Charlotte'ın düşmesi gerekiyordu ve ilk kayıttan sonra deve bunu anladı. Ondan sonra Charlotte ne zaman düşmeden önce çizgiye gelse deve çılgınca bir ses çıkardı; sanki ne olacağını biliyordu ve bundan memnun değildi. Çok komikti? diyor.


Kristin Davis de gülümseyerek şunu ekliyor: ?Develer, genel olarak da hayvanlar, bebeklerden farksızlar. Bu filmde her iki grupla da bol miktarda çalıştım?.


Develerle gezintinin ardından, bayanlarımız bir gölgede zengin bir öğle yemeği yerler. Bu molaları otelin bir başka misafirinin aniden ortaya çıkışıyla kısa süreliğine kesintiye uğrar. Karşılarına çıkan bu yakışıklı Danimarkalı mimar hemen Samantha'nın ilgi odağı olur.


?Michael, fiziksel ve duygusal açıdan adeta kendi çölünde olan Samantha için bu yakışıklıyı çölde bir vaha gibi sunmayı başardı ki bu çok zekiceydi? diyor Kim Cattrall.


Marakeş'e geçen yapım ekibini yeni zorluklar bekliyordu. Filmin kilit sahnelerinden bazıları ?souq'ta geçiyordu. Souq, Müslüman şehirlerdeki pazar yerleri için kullanılan bir kelime. Eski bir şehirle hemen bitişiğindeki modern şehirden oluşan Marakeş, Fas'ın en büyük geleneksel souq'una sahip. Yapım ekibi, pazar yerinde geçen sahneler için, camilerle sarayların mütevazı evlerle yan yana yer aldığı, 1000 yıllık geçmişi günümüze bağlayan eski şehrin ana caddelerinde çekimler yaptı. Oldukça turistik olan eski şehir çok dar, sıkışık sokaklardan ve çıkmaz sokaklardan oluşuyor. Sokaklarda küçük dükkanlar, tezgahlar, el yapımı ürünlerin satıldığı köşeler bulunuyor. Bu sokak pazarlarında antik hazinelerden günümüz araç gerecine kadar her şeyi bulmak mümkün. Yapım tasarımcısı Jeremy Conway bölgenin bir kısmında Abu Dhabi'ye daha uygun hâle getirmek üzere düzenlemeler yaptı: Satılan mallardaki canlı renkleri kısmen matlaştırdı, Abu Dhabi'de kullanılan Arapça'yla yazılmış levhalar yerleştirdi.


?Eski şehirde çekim yapmak çok yoğun bir deneyimdi? diyor King ve ekliyor: 300 figüranın yanı sıra, kayıt almaya her ara verişinizde oradan geçen 300 kişinin olduğu daracık sokaklarda çekim yapmak çılgınca bir şeydi. Ama otantiklik sağladı ve bu atmosferin perdeye de yansımasına yardımcı oldu?.
Abu Dhabi'de oldukları süre içinde bayanlarımız lüksün zirvesinde yaşarlar: Kaldıkları geniş süit odalar türkuaz renkteki havuza ve zengin bir manzaraya hakimdir. Bu lüks, sokak pazarının tıkış tıkış sokaklarına tezat oluşturur. Şeyhin otelinin dublörlüğünü çok şık bir otel olan Mandarin Oriental Jnan Rhama Marrakech yaptı. Atlas Dağları'nın nefes kesici manzarasını sunan, saray tarzındaki bu otel, hayali andıran bir estetik anlayışıyla tasarlanmıştı. Üstelik, yapım ekibinin ilk ?misafirlerini? oluşturduğu otelin büyük açılışına daha birkaç hafta vardı.


?Mandarin Oriental konusunda şanslıydık? diyen King, bunu şöyle açıklıyor: ?Sanki biri bizim için otantik bir plato kurmuştu ama plato değil gerçek bir oteldi. Nefes kesici ve egzotikti. Bu sayede, her ırk ve milliyetten oyuncu ve figüranlarla büyülü, uzaklarda bir düş yaratmayı başardık?.

Bayanlarımızın yolculukları da son derece stilizeydi. Şeyhin havayolu Afdal Air'e (afdal Arapça'da pürüzsüz demek) ait birinci sınıftan da öte uçakları bir Air Emirates Airbus A380 örnek alınarak hazırlandı: Lüks kabin, kişiye özel locaları ve barı da dahil olmak üzere, her ayrıntısıyla bire bir kopyalandı. Kızlarımız, doğal olarak, barda birer Cosmos içtiler. 

Abu Dhabi'ye vardıklarında, havaalanından otele gidişleri de son derece stilizeydi: Dört adet özel tasarımlı, dokuz ayda hazırlanan fevkalade geniş ve lüks Daimler AG Maybachs 62'yle otellerine vardırlar. King araçları beyaz olarak düşündü ama bu araçların beyazı üretilmiyordu. Bu yüzden, orijinali siyah olan araçlar beyaz vinille kaplandı. Kaplama işlemi  Los Angeles'ta gerçekleştirildi ve arabalar uçakla Frankfurt-Almanya'ya gönderildi, oradan da Marakeş'e ulaştırıldı. Dünyada sadece 2.600 adet bulunan bu ultra lüks arabalar, koltuklardan bile serin hava üfleyen olağanüstü güçlü bir klima sistemine sahipler ve bu özellikleri Fas'taki çöl sıcağında çok işe yarıyor.


 Fas'taki çekimlerin sondan bir önceki haftası Şükran Günü'ne denk geliyordu. Bu durum, sevdiklerinden ve evlerinden uzak olan Amerikalı oyuncuları ve set ekibini biraz burktu ama ?Sex and the City'deki ikinci ailelerinin varlığı bunu telafi etti ve şirket bu tatili hep beraber kutlayabilmeleri için gerçek bir Şükran Günü yemeği verdi. 


?Oyuncularımızdan ve ekibimizin çoğu üyesinden ailelerinden uzunca bir süre ayrı kalmalarını istedik, ama bizler kendimizi gerçekten bir aile gibi hissediyoruz? diyor Parker.

Carrie
?Söylemem gerek, Abu Dhabi'nin Gerçek Evkadınları'nın payetli modellerini beğeniyorum?.


 Belki de kimse New York film modasında ?Sex and the City'nin kostüm tasarımcısı Patricia Field kadar iyi değildir. Ama ?Sex and the City 2? ona ve ekibine bambaşka şekillerde meydan okuyordu. Kültür şoku, çöl ikliminde Blahnik ayakkabılar ile burkanın buluşmasını anlatmaya yetmez.



 Field, ?İlhamımı büyük ölçüde senaryodan aldım? diyor ve ekliyor: ?Bu projede çok eğlendim çünkü uzaklara, büyülü yerlere gittik. Filmdeki fantezi öğesi gerçekten çok özeldi ve bize gerçekliğe daha az yakın, muhteşem şeyler yaratma olanağı sundu?.


 Field kostüm mağazasını Silvercup Stüdyoları'ndan birkaç blok ötede, Long Island City'nin muazzam büyüklükteki sanayi binalarından birinde açtı. Parker bu mağaza için, ?O yerde dünyanın dört bir yanından hem ünlü hem de yeni tasarımcıların sayısız kıyafeti mevcuttu. Sadece ayakkabılar için devasa bir oda vardı, mücevherler için, çantalar için de ayrı ayrı odalar. Alternatif bir evren gibiydi? diyor.


 Field ve ekibi (ki bu ekipte uzun süredir birlikte çalıştığı Molly Rogers da bulunuyor) araştırmalarına önce BAE'ye bir gezi yaparak başladılar. Tasarımcı bu konuda şunları söylüyor: ?Filmdeki ortamın nasıl olacağını bilmemiz gerekiyordu. Böylece, yöre insanlarından seçeceğimiz figüranlara, otel personeline, tatilcilere vs. ne tür kıyafetler giydireceğimizi belirleyebilecektik. Ama kızların kostümleri için sadece hayal gücümden yararlandım; onlar için birçok kostüm tasarlayıp, aralarından en doğru olan parçaları seçtim?.
 Anne babası Türk ve Yunan olan Field zaten bu stilin içinde büyümüştü: ?Ben bu stille büyüdüm. Ayrıca Mısır'da da akrabalarım var. Ortadoğu'da da benzer esintiler söz konusu olduğu için orada gördüklerime yabancı değildim. Ayrıntılarla ilgili çok şey biliyordum ve bunları oraya çok klas bir stille giden New Yorklu kızlarımız için yaratacağım kostümlere uyarladım? diyen Field, kızların nispeten karakteristik özelliklerinden sayılan, siyah gibi klasik renklerdeki dar kesimli kıyafetlerine tezat oluşturması için, çöl havasına uygun seçimler yaptı: Hafif ve havadar kumaşlar olan ipek, şifon ve sateni canlı altın ve mücevher renkleriyle, parlak beyazla ve zengin toprak tonlarıyla buluşturdu.
 Tasarımcı, özellikle Abu Dhabi gece kulübündeki sahneyi eğlenceli bir meydan okuma olarak gördüğünü söylüyor: ?Birleşik Arap Emirlikleri hakikaten ilginç bir yer. Toplumun her düzeyinde birçok kültürü bir arada barındıran bir ülke. Dolayısıyla, bir kulübe gittiğinizde son derece uluslararası bir ortamla karşılaşıyorsunuz. Otellerde kalan misafirlerin hepsi orada?.


 Field'in bulduğu şeyler arasında en çarpıcı olan parça karaoke sekansında kullanıldı:  Field'in değerinin milyonları bulduğunu tahmin ettiği Leviev pırlanta yüzük. Tasarımcının bu konudaki açıklaması şöyle: ?Bu yüzüğü vitrinde gördüğümde spot lambası gibi parlıyordu. Genelde mücevher dükkanlarının önünden yürür geçerim ama bu parça beni yolumdan çevirdi. Çoğu filmde yapay elmas ve kristal kullanırım çünkü kameralar farkı yakalayamaz. Ama bu mücevher olağanüstüydü, çok özeldi?. Field dükkanın yöneticileriyle konuştu ve yöneticiler yüzüğün yapımda kullanılmasına izin verdiler. ?Samantha'nın takacağı yüzüğü bana getirdiler. Doğal olarak, yüzükle birlikte silahlı bir güvenlik görevlisi de geldi? diyor Field gülümseyerek.


 İzleyicileri şaşırtabilecek bir başka kostüm de Carrie'nin Stanford ile Anthony'nin düğününde giydiği kıyafet. Stanny'nin ?sağdıcı? olarak, Carrie smokin giyiyor. ?Dior kadınlar için de smokin yapıyor? diyen Field, şöyle devam ediyor: ?Erkek kalıbında hazırlanıyor ama kadın vücuduna oturacak şekilde düzeltiliyor. Sanırım bu seferki şimdiye dek hazırladıkları en küçük smokinlerden biriydi. Burada söz konusu Carrie olduğu için, smokini kadınsılaştırmak amacıyla çok güzel, siyah bir dantel şapka hazırladık. Ona özel yapılan bu şapka adeta bir tacı andırıyordu?.


 Field ve Rogers düğünle ilgili seçimlerinin bir kısmı için ihtiyaç duydukları ilham kaynağını Paris'e yaptıkları bir yolculukta buldular. Ama ilham perileri podyumdaki mankenler değil bir otelin kapıcılarıydı. ?Beyaz, kuyruklu ceket giyiyorlardı ama bunlar görmeye alıştığımız kuyruklardan değildi? diyor Field ve ekliyor: ?Önden arkaya uzanan atkıları vardı ve gerçekten çok güzel duruyordu. Bu ceketleri kimin yaptığını bulduk, irtibata geçtik ve tüm erkek korosuna bu ceketlerden giydirdik. Ceketleri şapkalar ve Swarovski marka kristal aksesuarlarla tamamladık?.


 Nispeten daha az şık bir sekans için, ve ?Sex and the City? tarihinde ilk kez, King'in senaryosu, dört bayanımızın geçmişe, tam olarak söylemek gerekirse, günümüzde bazılarının moda faciası olarak gördüğü 1980'lere gitmesini gerektirdi. 


 ?80'li yıllar 60'lara duyulan nostaljinin uzantısı olarak New Wave akımıyla başladı ama sonra bambaşka yönlere saptı. Bir süreliğine o döneme gitmek gerçekten büyük zevkti? diyen Field buna da her zaman yaptığı gibi, her şeyden önce karakterleri göz önünde bulundurarak yaklaştı.


 ?80'lerde Charlotte mı? Şimdiki Charlotte gibi çok muhafazakar; günümüzde bunu klasik olarak niteliyorlar. Charlotte daha o zamandan derli toplu giyiniyor? diyen Field, bu karaktere bol etek, bluz ve kollarını boynun önüne bağladığı bir kazak giydirdi.


 80'lerdeki sahne için peruk takması gereken Davis, ?Büyük, korkunç bir peruk takmak zorunda kalmadığım için biraz rahatladığımı itiraf etmeliyim? diyor ve ekliyor: ?Taktığım peruk sadeydi ve sorun olmadı. 80'lerde pek öyle giyinmiyordum ama yine de giydiklerimin çok da farklı olduğunu söyleyemem?.
 Field, son yıllarda stilini ciddi ölçüde geliştiren Miranda için, karakterin başlangıç dönemine gittiğini belirtiyor: ?Dizinin ilk sezonlarında, Miranda'nın gerçekten de modaya hiç ilgisi yoktu ve berbat giyiniyordu. Dolayısıyla, 80'lerde geçen sahneler için onu zamanda biraz daha geri götürmem yeterli oldu?. Tasarımcı, kariyerinin ilk yıllarındaki avukatımıza dümdüz bir takım elbise ve spor ayakkabılar giydirdi.


 ?Çok komikti? diyor Nixon ve ekliyor: ?Tüm görünümü, özellikle de saçı gerçekten gülünç ama inandırıcıydı. Omuz vatkaları hoşuma gitti?.
 Stil yelpazesinin diğer ucunda yer alan, 80'lerin çılgın giyimli Samantha'sı bir metal grubunun üyesini andırıyor. ?Asi görünümlü? diyor Field gülerek ve ekliyor: ?Çıkış noktam, onun ?İnsanların ne düşündüğü umurumda değil? tavrıydı. Dördü arasında en sıradışı olan oydu; zaten şimdi de öyle?.


 ?80'ler Samantha için güzel yıllardı: CBGB'de barmaidlik yapıyordu ve bolca eğleniyordu. Görünümü de bunu yansıtıyordu? diyor Cattrall ve ekliyor: ?Bu öne mi çıktı? Evet, ama neden çıkmasın? Dizinin konusu bu, yasak zevklerden keyif almak?.


 Flashback sekansı Carrie'nin anıları aracılığıyla gösterildiği için, karakterin o döneme ait iki kostüme ihtiyacı vardı. Field, Carrie'nin ?Flashdance? görüntüsü için şunları söylüyor: ?Sarah Jessica'dan çok şey kattım. Onu günlük kıyafetleriyle işe gelirken görüyorum. Blucin, sweatshirt, altına da spor ayakkabı giyiyor. Rahat bir kız ama, tıpkı Carrie gibi, her şekilde stilinin bilincinde?. Carrie'nin ilk kostümü o yılların en büyük filmlerinden olan ?Flashdance'den geldi; ikinci kostümü ise 80'lerin modasını belirleyen kişilerin en önemlilerinden olan Madonna'dan esinlendi.


 ?Hepimiz bir dönem modaya uygun çılgınca giysilerin kurbanı olmuşuzdur? diyor Parker ve ekliyor: ?Ben de şahsen 80'lerde herkes kadar kötü seçimler yaptım ama şimdi geriye bakıp gülebiliyorum. Filmde de bu, bayanların nereden geldiğini göstermenin iyi bir yoluydu; özellikle de artık ne kadar ilerlemiş olduklarını bildiğimiz için?.

Carrie
?Sekiz farklı saat dilimi ve sonrasında bir kez kıyafet değiştirme?
Geleceğe geldik?.


 Kelimenin her anlamında geleneklerin dışında bir kadın olan Carrie Bradshaw için, ondan bekleneni yapmak asla onun normal davranışı olmadı; bu flmdeki duruşu da farklı değil. Michael Patrick King'in dediği gibi, ?gelenek sinsice hayatına girdi ve Carrie'nin ödünü kopardı?. Fakat ?Sex and the City 2'nin oyuncu kadrosu ve çekim ekibi için yıllardır birlikte çalışmak belki de geleneklerin en güzeli oldu.



 ?Sanırım benim için ?Sex and the City 2'nin çekimlerinde en ilgi çekici olan şey herkesle birlikte uzaklara gitmekti? diyor Sarah Jessica Parker ve ekliyor: ?Hepimiz hayatlarımızdaki en önemli insanlardan, ailelerimizden koparıldık ki bu çok zorluydu ama sanırım bu sayede ekip olarak birbirimizle her zamankinden çok yakınlaştık; zaten 12 yıldır birlikte çalıştığımız için oldukça yakındık. Muhtemelen grup halinde geçirdiğim en güzel zamandı. Bu deneyimi yaşamak harikaydı?.


 King ise sözlerini şöyle sonlandırıyor: ?İnanılmaz çok çalıştık ama bu aynı zamanda bir macera ve kocaman, eğlenceli bir tatildi. İşte izleyicilerin de bunu yaşamasını istiyorum, bir kaçamak, tam anlamıyla bir kaçamak?.


* New York şehrinin Amerika'daki takma adı
**Şarapla hazırlanan Fransız usulü bir tür tavuk yemeği

Yorumları gör

Yorumlar

En Popüler Fragmanlar
Asteriks: Sihirli İksirin Sırrı Dublajlı Fragman
13.916 gösterim
Aladdin Dublajlı Fragman
1.881 gösterim
Yesterday Altyazılı Fragman
423 gösterim
Tolkien Orijinal Fragman
1.068 gösterim
Düzenbazlar Orijinal Fragman (2)
741 gösterim
Ali Teaser
900 gösterim
Tüm fragmanları görüntüle