Nanny McPhee Büyük Patlama Prodüksiyon Notları
02 Haziran 2010 Çarşamba - 00:00

Sihirli Dadı filminin ikinci bölümü, Nanny McPhee and the Big Bang - Nanny McPhee Büyük Patlama 11 Haziran 2010'da gösterilmeye başlanacak...

 

 

 

?Size çalışma şeklimi anlatayım. Bana ihtiyacınız varsa ve beni istemiyorsanız? kalmak zorundayım. Ama beni istiyorsanız ve bana ihtiyacınız yoksa? gitmek zorundayım.?

 


 

 

Universal Pictures ? Working Title Films ortak yapımı ?Nanny McPhee and the Bing Bang?ın Türkiye sinemalarındaki gösterim tarihi 11 Haziran 2010 olarak belirlendi. 2006 yılında gösterime giren aile komedisi ?Nanny McPhee'nin devamı niteliğindeki filmin baş karakteri olan büyülü güçlere sahip dadı rolünde yine Oscar ödüllü oyuncu ve senaryo yazarı Emma Thompson oynayacak.


Yönetmenliğini BAFTA ödüllü Susanna White'ın üstlendiği filmin yapımcılığını bugüne kadar ?Nanny McPhee?, ?Stranger Than Fiction? ve ?Sense and Sensibility? gibi önemli yapımlara imzasını atan BAFTA ödüllü ve Oscar adayı yapımcı Lindsay Doran gerçekleştirecek. Bu film, ünlü yapımcının Working Title Films yapımcıları Tim Bevan ve Eric Fellner ile birlikte gerçekleştirdiği beşinci yapım olacak.


Oscar ödüllü aktris EMMA THOMPSON(An Education, Stranger Than Fiction, Nanny McPhee, Love Actually, Sense and Sensibility) Nanny McPhee rolünde yıldızlaşıyor.


Oscar adaylığı sahibi MAGGIE GYLLENHAAL(Crazy Heart, The Dark Knight, Stranger than Fiction, SherryBaby, ) canından bezmiş genç anne Bayan Green'i ve RHYS IFANS (Notting Hill, The Boat That Rocked) onun alçak kayınbiraderi Phil'i canlandırıyor. Diğer taraftan iki Oscar sahibi DAME MAGGIE SMITH (Becoming Jane, Harry Potter series) de filmin oyuncuları arasında.


Filmin yönetmeni iki kez Emmy ödülü adaylığı bulunan SUSANNA WHITE'a (Generation Kill, Bleak House, Jane Eyre). Senaryo ise CHRISTIANNA BRAND'in yazdığı çocuk kitabı Nurse Matilda'daki bir karaktere dayanıyor ve Oscar ödüllü senarist Emma Thompson'a ait. Filmin prodüktörleri LINDSAY DOHAN (Nanny McPhee, Stranger Than Fiction and Sense and Sensibility dahil olmak üzere Thompson ile beşinci işbirlikleri) ve Working Title Films'den TIM BEVAN ve ERIC FELLNER (Green Zone, Atonement, Bridget Jones's Diary).

 


 

 


DADI GERİ DÖNÜYOR


Nanny McPhee'nin başarısının ardından beş yıl geçtikten sonra, Emma Thompson ve prodüktör Lindsay Doran bir kez daha Working Title Films ile, her nesilden çocuğun sevdiği büyülü ve etkileyici masalı meydana getirmek için, güçlerini birleştirdi.


Emma'nın senaryosuna hayat vermek için yönetmen Susanna White seçildi. Prodüktör Eric Fellner şöyle diyor: ??Susanna'nın televizyon filmleri ve tiyatro oyunları muhteşem ve bizi ona bunlar götürdü. Projeye eşsiz bir hassasiyetle yaklaştı ve bu işte çok tutkuluydu. Bence bu film onun yetenekleri ve uzmanlığı konusunda çok şeyi ortaya koyuyor.??

 

White, senaryonun ilk eline geçtiği zamanı şöyle anlatıyor: ?? Generation Kill'deki Amerika'nın Irak İşgali için gün boyu Afrika'da büyük patlamalar yönetiyordum. Akşam döndüm, senaryoyu okudum ve o anda hikaye ile aramda bir bağ oluştuğunu hissettim. İlk filmi beğenmiştim ama sanırım beni yeni senaryoya çeken şey, işlerin üstesinden gelemeyen, çaresizce hayatını devam ettirmeye çalışan bir annenin hikayesiydi. Emma ve Kirk Jones'un ilk filmde yarattıkları hayali varlığı, sihirli dadı Nanny McPhee'yi çok beğenmiştim, korkunç ama korkunçluğu tehlikeli olmayan bir varlıktı. Bence bir ikon yarattılar.?? White aynı zamanda, The Railway Children and The Sound of Music gibi komedi ve duygusallığı birleştiren klasik aile filmlerinden de etkilenmiş ve ??Filme gerçek duygusallığı katabileceğimi düşündüm?? diye ekliyor.

 

 



PES ETME, SİLKELEN,HER ŞEYE YENİDEN BAŞLA


Yeni bir Nanny McPhee filmi yapma düşüncesi tamamen yeni bir hikaye oluşturulmasını gerektirdi. Doran şöyle anlatıyor: ?? Christianna Brand'in yazdığı Nurse Matilda kitaplarını okumayanlar, ilk filmi ilk kitap üzerine, ikinci filmi de ikinci kitap üzerine çektiğimizi düşünebilir. Ama Emma ilk filmin senaryosunu yazarken üç kitabında tüm karakterlerini çekip çıkardı ve açıkçası geriye pek bir şey kalmamıştı. Sıfırdan başlamak zorunda kaldı.?? Ama yeni hikaye ne olabilirdi? İlk düşünce Nanny McPhee'nin Brown ailesine dönerek yeni bir takım sorunları çözmesi, oldu. Doran anlatıyor: ?? Bir zamanlar bir yönetmen arkadaşım şöyle demişti, ?Sadece bir karakterin hayatındaki en önemli günün filmini yapmalıyız. Kim bir karakterin hayatındaki en önemli ikinci günü merak eder ki?? O arkadaşım bu söyledikleriyle karakterlerin aynı olduğu ve yaşadıkları sorunların ilk filmdeki kadar önemli ya da büyük olmadığı devam filmlerinden söz ediyordu.??


Çözüm Nanny McPhee'yi zaman ve mekanda seyahat ettirerek yeni bir aileyi ziyaret etmesini sağlamaktı. Thompson şöyle ekliyor: ?? Nanny McPhee'nin yaşı ve zamanı yok. Kaç zamandır aileleri ziyaret ediyor ve şimdiye kadar kaç aileyi ziyaret etmiştir kimse bilmiyor. Ona zamanda yolculuk yaptırmaya karar verdiğimizde, onu nereye götüreceğimi çok iyi biliyordum -- savaş zamanı. Babası savaşa gitmiş ve annesi her şeyin üstesinden gelmeye çalışan bir aileyi ziyaret etmesini istedim. Böylece çocuklar için yeni sorunlar, ebeveynler için yeni sorunlar ve Nanny McPhee için öğretecek yeni dersler olacaktı.?? Bir diğer karar da savaşı belirsiz kılmaktı. Zaman birçok yönden 1940'lara ve 2. Dünya Savaşı dönemine benzemekte ama bu tam bir tasvir değil, sadece bir benzerlik.
Nanny McPhee'yi başka bir yüzyıla götürme fikri başka yararlar da sağladı. Yeni filmde,  daha önce Nanny McPhee'den terbiye almış birden fazla yetişkinle karşılaşıyoruz. İlki Çavuş Jeffreys. Norman ve Cyril'in Savunma Bakanlığı kapısında rastladığı kocaman bir asker. Filmde bu askeri canlandıran Nonso Anozie şöyle söylüyor: ??Çavuş Jeffreys Savunma Bakanlığı'nda bir kapı muhafızı ve ilk bakışta çok korkutucu bir karakter. Ama Nanny McPhee sahnede belirince, onun filmdeki diğer çocuklar gibi bir zamanlar savunmasız biri olduğunu anlıyorsunuz. Ve tabii Nanny McPhee'yi görünce o eski haline geri dönüyor.?? Nanny Mcphee, Çavuş Jeffreys'i hazır duruşta gördüğünde ona, ??Görüyorum ki, Üçüncü Ders öğrenilmiş?? diyor. Thopmson şöyle açıklıyor: ??Birçok insan, Çavuş Jeffreys'in üçüncü dersinin ne olduğu konusunda tahminde bulundu ama cevap çok basit, ?Dik Durmak?. Bu, Çavuş Jeffreys'in hiç unutmadığı bir ders. Aslında o da kendini en fazla dik durması gereken yerde bulmuş tabii ki.?? Nanny McPhee'nin daha önce eğittiği çocuklardan biri de filmin sonunda ortaya çıkıyor. Bu da bizim Bayan Docherty olarak bildiğimiz karakter. Oyuncu Dame Maggie Smith tarafından canlandırılıyor. Tabii karakterin asıl ismi ilk filmden Baby Agatha Brown, ama yeni filmde büyümüş olarak karşımıza çıkıyor.

 

 


 

CANINDAN BEZMİŞ ANNE VE ORDU DADISI



Bayan Green rolündeki Maggie Gyllenhaal, karakterin filmin başındaki ruh halini anlatıyor: ??Bayan Green ?in gerçekten canına tak etmiştir ve durum giderek daha da kötüleşmektedir. Nanny McPhee'ye ihtiyacı olan biri varsa, o da kesinlikle Bayan Green'dir. Çocukların kavgalarına, eşyaları kırmasına ve birbirleri ile boğuşmalarına katlanmak zorunda kalıyor. Bir de gerçekten Bayan Green'in yardımına ihtiyacı olan Bayan Docherty var. Yani her şekilde, fazlasıyla çalışan bir kadın Bayan Green.??


Oyuncu sözlerini şöyle sürdürüyor: ?Green'in gerçek bir kişi olduğunu hissettim ve o bana oldukça tanıdık gelen bir anne tasvirine sahip. Onu zor durumda bırakan şeyler olduğu ortada ama bence başını su yüzüne çıkaracak bir saniye bile olmaması duygusunu her anne yaşar. Bence bu genel bir durum ve Emma Thompson'ın betimlemesinde merhamet fazlasıyla hissediliyor.??
Susanna White'a göre Bayan Green rolü hikayenin merkezinde: ??Aslında baktığımızda bu bir devam filmi ama benim senaryodan hissettiğim şey, bir devam filminden çok daha fazlası olduğuydu. Çünkü filmin tüm fikrini bambaşka bir yere götürdü. Bu hikayede baba eksikliğinin vurgulaması çok hoşuma gitti ancak benim için en önemlisi Bayan Green'in içinde bulunduğu durum oldu. Onlarda kalmaları için Londra'dan gönderilen kuzenler şöyle dursun, kendi çocukları ile bile zor başa çıkabiliyor. Köy dükkanındaki işini yürütmeye çalışıyor, çiftliği idare ediyor ve buna benzer daha bir sürü şey. Tüm bu şeylerle aynı anda uğraşıyor ki bu da hikayeyi oldukça günümüze uygun hale getiriyordu. Zaten Bayan Green de oldukça modern bir karakterdi.??  White şöyle devam ediyor: ??Maggie'nin samimiyeti ve mizacının, Emma'nın yazdığı karakterle çok iyi örtüştüğünü düşünüyorum. Emma, Bayan Green'i aslında garip biri olarak betimledi ki bence Maggie bunu kesinlikle oyununda yansıtabildi. Ve tabii ki kendi de bir anne olduğu ve annelik duygusunu iyi bildiği için çocuklarla çok iyi iletişim kurdu. Ben Maggie'nin oldukça doğal ve serbest bir oyunculuk sergilediğini düşünüyorum ki bu rolde kesinlikle işe yaradı.??

 

 


 


KÖTÜ ADAMLAR



Her iyi hikayede olduğu gibi, her zaman kötü olan birileri de olmalıdır. Rhys Ifans, Phil Green rolünü canlandırıyor: ?Phil, Isabel'in kayınbiraderi ve kardeşi Rory ülkesi için cesurca savaşırken, Phil savaşa gitmemek için düz taban numarası yapıyor. Yani aylak aylak dolaşıyor. Çiftliğin yarısı ona ait ama aynı zamanda bir sürü kumar borcu var ve borçlarından kurtulmasının tek yolu çiftliği satmak.? Şöyle devam ediyor: ?Benim için, Phil karakterindeki ayırt edici özellik, asker kaçağı ve eski tip bir korkak olması.?


Susanna White şöyle devam ediyor: ?Phil çok güçsüz biri. İyi biri olduğunu düşünüyor ama başı hep derde giriyor. Her zaman bir sonraki düşüncesinden para kazanacağını sanan iyimser biri ve Rhys da bu kötü adamın bu özelliğine hemen adapte oldu? Fiziksel komedide bir harika ama bunu yanında insanların farkına vardığı gerçekçi bir duygusallığı da var? Phil'i, Rhys Ifans'dan iyi kimse oynayamazdı. Değişik bir şekilde seksi görünen harika bir kötü adam oldu.?
Phil'in gizemli dünyasına Bayan Topsey ve Turvey de katılıyor. Onlar gizemli Bayan Biggles'ın(ya da Bayan Big) sağ kolu olan iki kadın. Bu ?kötü hanımlar? Phil'in peşinden gelir ve borcunu ödemesi için ona baskı yaparlar. Ifans şöyle açıklıyor: ?Tüm erkekler savaşta olduğundan, biz de bu güçlü, korkutucu kadınlarla kalmış bulunuyoruz ve Phil'de borcunu ödemezse böbreklerinden birini kaybedeceğini duyduğunda  çok korkuyor.?  Katy Brand (Bayan Turvey) şöyle ekliyor: ?Kumarhane sahibi Bayan Big'in adamları olarak çalışıyorlar. Herkes savaşta olduğundan bu işi Bayan Topsey ve Turvey üstlenmiyor. Kurutulmuş yumurtadan, yulaf lapasından nefret ediyorlar. Ve eğer Phil'in patronlarına borcu olan çiftliği alabilirlerle, Türk lokumu ile ödüllendirilecekler ve tıka basa yiyebilecekler.? Sinead Matthews (Bayan Topsey) şöyle devam ediyor: ?Onu flört yapar gibi ve kıkır kıkır gülerek tehdit ediyorum.? Katy Brand ekliyor: ?Ben de bir psikopatın aklına sahip güçlü karakteri canlandırıyorum.?

 

 



40'LARIN BİR TÜRÜ


 

?Bu bir fantazi filmi ve belli bir zamana ya da mekana sıkışıp kalmak istemedik.? diyor Doran. ?Özellikle İkinci Dünya Savaşı dönemine takılmak yerine, filmi daha leziz kılacak tüm savaşlara gönderme yapmayı seçtik. Bu, aileden bir ebeveynin savaşa katıldığı, klasik bir hikaye. Green ailesinin sorunları, ailesinden birileri savaşa gitmiş ve evden uzak kalmış insanlar için anımsanabilir olmalı. Geride kalan aile üyeleri, endişelidir;  normalde yüzleşmedikleri sorumlulukları taşımak zorunda kalmışlardır; finansal sorunları vardır ve ebeveyn olmak her zamankinden zordur.?


Bu filmin bir bakıma 40'larda geçeceği fikrine sadık kalarak, tasarım ekibi, hayal dünyasını istedikleri gibi kullanmaları için cesaretlendirildi. Emma Thompson açıklıyor: ?Ben yazarken, karakterler ve hikaye ile uğraşıyordum. Ve kafamda neler olacağını canlandırırken, Prodüksiyon Tasarımcısı Simon Elliott gelip yarattığı muhteşem bir şeyi gösterince, daha önce düşündüklerim tamamen silinip gidiyordu. Bu da senaryo yazmanın güzelliğidir; başka insanlar gelir ve sizin asla düşünmediğiniz bir şeyi eklerler.?

 

Susanna White, Elliott'un tasarımcı olmasına, senaryoyu ilk okuduğunda karar vermiş: ?Simon ve ben, fazlasıyla aynı frekanstayız.? Açıklıyor: ?Tasarım fikirlerini dünyanın dört bir yanından derliyor; dükkandaki dolaplar Fransa'daki bir dükkandan yola çıkılarak tasarlandı ve ot yığınları, Romanya'da hepimizin hoşlandığı bir biçimden yola çıkılarak yapıldı; ancak o, tüm bu alakasız şeyleri alıp tamamen İngiliz bir görünüme sokmayı başarıyor. Norman Parkinson'ın fotoğraflarını, Bloomsbury grubunun İngiliz dekorasyon tarzını yansıtması için seçtik. Hepimiz geleneksel İngiliz gerçeküstülüğü seviyoruz ? Stanley Spencer hepimizin aklının bir köşesinde vardı - kasabadaki garip çalılıklar gibi.?


Çiftlik evinin dış görünümü ve domuz yavrusu sahnelerinde kullanılan bazı yeşillik alanlar, Guildford yakınlarındaki Tilsey Çiftliği'nde çekilmiş. Tilsey'in konumu muhteşem; İngiltere'nin yeşil yuvarlak tepelerinin arasından uzanan muhteşem bir vadi, 21. yüzyıl gelişiminin küçük bir kanıtıyla duruyor. Neyse ki, çiftlik evi asırlar önce yapılmış gibi duruyor; hiçbir şey gerçekten öte olamaz. Elliott açıklıyor: ?Ahırın haricinde, burada bulabileceğiniz her şeyi inşa ettik; evi, dış binaları, bahçeyi ve göleti. Bu evi, tepelerin bu tarafına kurmak için inanılmaz toprak taşımak, sıralı evleri yapmak yapmak, bir kaç gölet kazmak, artı çalışanlar ve oyuncular için buraya bir yol yapmak zorundaydık tabii. Hepsi 11 haftada yapıldı ve herkes fazlasıyla çalıştı.?


Senaryoda bolca bulunan bir diğer element ise çamur ve yönetmen White, sanat departmanını, gerçekten yapışkan ve çikolata renginde görünecek özel bir çamur yapmaya yönlendirdi. Bir sonuç olarak Eros Vlahos, kas eğitiminin yeni bir yolunu keşfetti: ?Bu çamur, her şeyi yavaşlatıyor; yani bu, her şeyi ağır çekimde gibi gösteriyor. Ekip, ekipmanı, lastik çizmeleriyle balçığın üzerinden geçirmek zorunda; yani her şey daha uzun sürüyor. Lastik çizme giymek herkes için yeni bir egzersiz olabilir; çünkü bunlarla balçığın içinde yürümek hiç de kolay değil. Ama aynı zamanda oldukça eğlenceli.?


Çiftlik evinin dış mekan çekimleri Tilsey'de yapılsa da, bazı iç mekanlar da gerekliydi. Simon Elliott diyor ki: ?Senaryoya göre bir çiftlik evinin beş odasını göstermemiz gerekiyordu; bir mutfak, çocukların yatak odası, Bayan Green'in yatak odası, banyo ve salon. Bunlar, Shepperton Studios'da inşa edildi.? Şöyle devam ediyor: ?O dönemdeki gibi görünmesi için, 20'lerin, 30'ların ve 40'ların nostaljik İngiliz taşra görünümünü tercih ettik. Evin içinde gördüğünüz tüm eşyaları, ülkenin dört bir köşesinden toparladık; seyyar satıcılardan, bit pazarlarından ve hatta e-bay'den. Evin çok yaratıcı görünmesi lazımdı. Bayan Green kendi giysilerini kendi yapıyor ve çocukları için bir şeyler yapıyor; yani eşyalarının bir parça el yapımı görünmesi lazımdı.? Filmdeki çocuk oyuncular, setin dekore edilmesine yardım ettiler; provalar ve eğitim boyunca ellerine verilen pastel boyalarla, karakterleri neyi çizmek isterse onu boyamaları söylendi. Mutfak tezgahı üzerindeki sanat eserleri onlara ait. 


Belki de filmin en pastoral mekanlarından biri, eski tekniklerle ekilmiş ürünlerin, 1930'lardan kalma eski tip bir biçerdöver ile toplanabileceği arpa tarlası. Oxfordshire'ın kırsal kesiminde çekilen bu sahnelerde, tarla, vadiye yukarıdan bakan bir tepenin zirvesine ekilmişti.


120 dönümlük bu arazi tek başına muhteşemdi. Thompson şöyle anlatıyor: ?Ekin toplama işlemi, filmin ana karakteri gibiydi. Arpalar prodüksiyon ekibi tarafından bir yıl önce ekildi ve sekiz ay boyunca özenle ilgilenildi.Ve ben, daha önce hiç böyle muhteşem bir çevrede çalışmamıştım. Çünkü arpalar hareket ediyordu; sürekli hareket ediyordu. Rüzgarla birlikte hareket ediyordu ve CGI kullanmış olsaydık bu etkiyi asla elde edemezdik. CGI, muhteşem ve farklı olabilir ama arpa tarlası, başka bir şey; çünkü her bıçağın ağzı farklı işliyor ve sizinle konuşuyor ve rüzgarla ses çıkarıyor. Bu bir yaşam ve nefes alma meselesi. Ve tarımın neden böyle bir tutku olduğunu anlıyorsunuz; çünkü tarlanızla bir ilişki kuruyorsunuz. Biz gerçekten bunu yaptık.?


Kırsal kesimin pastoral şiir havasıyla çelişen bir şekilde, Norman ve Cyril, Nanny McPhee ile birlikte Londra'ya koşar; amaçları, Cyril'in babası Lord Gray'in yardımıyla, Bay Green'in izini bulmaktır.  White şöyle açıklıyor: ?Londra'nın kırmızı rengini koruduk. Kırsal kesim için sınırlı bir renk paletimiz vardı ve sonra Londra, kırmızıyla üzerinize geliyor; otobüslerden posta kutularına, telefon kabinlerinden korumaların giysilerine kadar, kırmızı tırnaklar ve rujlar, yan rollerdeki oyuncuların üzerini süslüyor. Londra'nın kırsal kesimin yumuşak hatlarıyla kıyaslanınca, çok yabancı görünmesini istedik. Estetiği,  Battersea Power Station ve War Office gibi sert hatları olan binalarla sınırladık; parlak kırmızıların dışında, şehrin renk paletini siyahlar ve grilerle sınırlı tuttuk. Benim için bunun bir savaş gibi hissedilmesi, özellikle İkinci Dünya SAvaşı gibi hissedilmesinden daha önemliydi. Ve kırmızı renk gelincikler gibi göze çarpmalıydı!?


Buckingham Palace ve Trafalgar Meydanı gibi, Londra'nın nefes kesen sembollerinin arasında bir turdan sonra, filmin bazı çekimleri birkaç farklı hafta sonunda Regents Park'a komşu Park Crescent, Senato Evi, Russell Meydanı gibi mekanlarda gerçekleştirildi.


Filmle ilgili bir diğer can alıcı tasarım unsuru da kostümler. Jacqueline Durran, filmin kostüm tasarımcısı,  ?Atonement? ve ?Happy-Go-Lucky? gibi filmlerde de çalışmıştı.White diyor ki: ?Kostümlerin zamansız ve klasik hissettirmesini istedim ve Jacqueline bu fikri son derece parlak bir biçimde değerlendirdi. Seyircilerin, kendilerini Bayan Green ile üzerinde çay elbisesi ve bez ayakkabılarıyla Notting Hill sokaklarında yürürken bugün bile karşılaşacakmış gibi hissetmeleri benim için çok önemliydi. Bunlar ona çok yakışıyordu. Jacqueline, klasik İngiliz tasarımlarının, Liberty baskılarının, Fair Isle süveterlerinin üzerine gitti ve Green ailesinin elbiselerinin el yapımı gibi durmasını sağladı; çünkü Bayan Green, sadece kendi elbiselerini nakışlarla süslemiyor; aynı şeyi çocuklarınınkilere de yapıyordu.  Megsie'nin tulumlarını yamarken, bunu son derece neşeli ve renkli bir yolla yapıyordu. Green ailesinin elbiseleri, Bayan Green'in evinin duvarlarını dekore ettiği tarza benzer bir dizayn ve estetiği yansıtır. Bunların hepsi bir dünyanın parçasıdır; bu dünya Celia'nın pahalı, fırfırlı elbisesi ve Cyril'in Saville Row takımından çok farklı bir dünyadır!?
Yorumları gör

Yorumlar

En Popüler Fragmanlar
The Peanut Butter Falcon Orijinal Fragman
112 gösterim
Ritüel Orijinal Teaser
136 gösterim
Anima Teaser
Little Monsters Orijinal Klip
106 gösterim
Doctor Sleep Orijinal Teaser Trailer
2.753 gösterim
Enzo: Yağmurda Yarış Sanatı Altyazılı Fragman
1.329 gösterim
Tüm fragmanları görüntüle