Ev Filminin Yönetmenleriyle Konuştuk!
16 Haziran 2010 Çarşamba - 00:00

"Biz öncelikle iyi bir film yapmak istedik" diyen kardeşlerin ilk uzun metrajlı filmi Ev, geçtiğimiz haftalarda vizyona girdi. BBG evinden yola çıkarak, realite şovlarına eleştirel bir bakışla yazdıkları senaryo ve başarılı oyuncuları ile yarattıkları dünya bizleri her anında gerilim dolu bir evi izlerken sonunda şok etmeyi başardı.

  
 

Onlar X değil Özyurtlu Kardeşler

 

Caner'i, oynadığı dizilerden, filmlerden tanıyoruz. Alper Özyurtlu kimdir?

Alper: Temelde post prodüksiyondan geliyorum. Grafik tasarımı, motion graphics tasarımı, animasyon, kurgu, prodüksiyon direktörlüğü gibi şeyler yaptım ben de daha önce.

Ev filminin görsel tasarımı bir hayli güçlüydü, bunların tasarımı da size mi ait?

Caner: Aslında bir ekip çalıştı. Bir görsel tasarım direktörümüz var zaten, Koray Ekremoğlu. Afişi, Ev logosunun tasarımlarını da o yaptı. Ama Ev programının genelde animasyon jenerik tasarımcısı Erçin Tüfekçioğlu.

Alper: Bir kaç kişi çalıştı onun için. Filmin açılış ve kapanış jeneriklerini de biz yaptık.

Filmin vizyona çıkış tarihi önce 24 Aralık olarak belirlendi diye biliyorum.

Caner: 24 Aralık yanlış yazılmış, 4 Aralık vardı ama o da sadece yer alabilmek için alınmış bir tarihti, kesinleştirilmiş bir tarih değildi. Bizim kesin tarihimiz 26 Şubat'tı aslında, ama 26 Şubat'ta da girmek istemedik.

Neden?
 

Bir çok sebepten ötürü; çok ciddi bir kaos vardı, onun içinde girmek istemedik, yani Haziran'da girmeyi daha uygun bulduk.

Gerçi Haziran'da artık yaz geldiğinden insanlar  kapalı alanlardan açık alanlara yönelmeye başlıyorlar.

Alper: Biz ona pek katılmıyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde yazın film sokmamak gibi bir şey yok, Türkiye'de böyle birşey var.

 
 

Ama ne olursa olsun Türkiye'de böyle bir mantık var, yazın sinema sezonu daha bir kapanmış gibi görülüyor.

 

Caner : Biz onun yıkılması gerektiğini düşünüyoruz en başından beri, yani biz yazın sinemaya gitmek isteyip film bulamayan insanlarız sonuçta, böyle çok insan var.

 

Alper: Ayrıca ikisi de riskse, kışın o kaosun içinde girmektense, bu daha alınası bir risk. Daha mantıklı geldi bize yani. Gitmek isterlerse en azından film orada duruyor. Ama gitmek isteyip de filmi bulamamaları daha saçma olurdu, yani 130 tane filmin arasında bir tane salonda olması?

Birlikte klip çekimleriniz oldu, bu ilk uzun metrajınız.

Caner: Uzun metraj ilk, evet.

Peki bu senaryoya nasıl karar verdiniz?

Caner: Özetinde gerilim filmi yapmak istiyorduk, aklımızda da bu hikaye vardı. Türk sinemasını çok seviyoruz, her türünü; gerilim korku, komedi... Ama gerilim en azından giriş için yapmak istediğimiz bir film türüydü. Bu konu da ilgimizi çekiyordu, böyle bir hikayenin nerelere varabileceğini merak ediyorduk içimizde, o yüzden de böyle bir senaryo yazmak istedik.

Alper: Şey gibi olmadı aslında; ya hayatımızın fikrini bulduk, çok acayip bir şey bulduk tamamdır deyip? Zaten aklımızda dönen bir sürü şey vardı.

Caner: İlk film olarak bunu yapmak istedik.

Alper: Evet.

  
 

Film bana bir taraftan oylama yapılarak birinin hayatına son vermeye karar verilmesi açısından CSI gibi bir diziden bir bölümü, bir taraftan da Barda'yı hatırlattı.

 

Caner: Filmi seyrettikten sonra da çağrıştırdı mı?

Bir insanı bir yere toplayıp sıkıştırma fikri anlamında Barda'yı akla getirdi?

Alper: Türkiye'de o kadar az tür filmi yapıldı ki dolayısıyla benzer birşey görünce hemen o akla geliyor, ama başka bir ülkede yapılmış olsa, bu iki tanesi asla hiç kimsenin birlikte aklına gelmeyecek iki tane film.

Caner: Birileri dese ki Funny Games'e benziyor, evet benziyor derim. Ama Barda deyince alakası yok diyebiliyorum gönül rahatlığıyla.

Şu anlamda ben de zaten alakası olmadığını söyleyebilirim; Barda filminde kontrol edilemez bir güçle tamamen şiddete dayalı eylemler varken, Ev filminde tamamen eğitimli olup birşeylerin dersini verme amacında bir karakterle karşı karşıyayız.

Caner: Başrollerin amacından ziyade filmlerin türleri de, senaryo ilerleyişleri de benzemiyor. Bence arada tek ortak nokta varsa o da birilerinin rehin alınması.

Filmin en çok etkilendiğim tarafı oyuncu yönetimi oldu. Devamlı ağlayan, sinir krizi geçiren karakterler iğreti gelmiyor. Sizin yönetmen olarak üzerlerinde etkiniz olduğu çok açık. Onlarla nasıl çalışmalarınız oldu?

Caner: Biz gerçeğin peşindeydik en başından beri. Oyuncular sürekli BBG'leri, yurtdışı örneklerini izlediler, beraber izledik. Sürekli okuma provası aldık, bir tiyatro oyunu gibi çıkarıldı, yani hiç bir oyunculuğu tesadüfe bırakmadık filmde. Çünkü Türk filmlerindeki en büyük sıkıntı bu. Bir kere okursun, onda da çoğu oyuncu katılmaz. Okuma provaları genelde sadece basına, göstermeci bir şekilde otelde yapılır, bir daha da oyuncular birbirlerini sette görürler. O zaman da hiç kimse birbirini tanıyamaz. Dördüncü gün birbirini tanıdığın zaman zaten sahnelerin bitmiştir. Biz bütün oyuncular gerçekten birbirlerini çok iyi tanısın, birbirlerinin oyunculuk üsluplarını çok iyi anlasın ve filmin yararına göre değiştirsin istiyorduk. O yüzden de çok fazla prova yaptık.

Alper: Bütün oyuncularımıza söylediğimiz şey şuydu; bu film bittiği zaman hiç kimsenin oyuncu gibi görünmesini istemiyoruz, hiçbirinizin iyi görünmesini istemiyoruz.

Caner: Bu bir oyunculuk şovu değil, bu gerçeklik yakalamak için yapılan bir iş.

Alper: Dolayısıyla çok daha zor bir oyunculuk istedik onlardan aslında, onlar da muhteşem bir şekilde karşılığını verdiler.

Caner: Yani egolarına yenik düşmeden, hiç bir şekilde diksiyon şovu, performans şovu yapmadan tamamen rolün içine girerek.

Salya sümüğü bırakıp.

Caner: Aynen!

Alper: Kontrolünüzü kaybedin dedik zaten, kontrollü olmayın.

Caner: Biz sizi yakalarız kamerayla, dert etmeyin dedik.

Alper: Birbirlerininin üstüne binsin laflar replik kaçırın önemli değil.

Caner: Bizi de şaşırtın, istediğiniz gibi.

Alper: Elimizde bir taraftan çok kesin bir senaryo var, her şeyin minutaj olarak tutması gerekiyor, ama sadece şunu söyledik siz bir bakın.

Caner: Provalardan bahsediyoruz tabii ki.

Alper: Tabii provalar evde, dekorda yapıldı. Provalarda her şey çıkmıştı zaten, kelime kelime cümle cümle üzerinde durduk. Sonra girdik çektik. Ama önce bir herkesin kendini serbest bırakmasını istedik.

Caner: Bir taraftan garip bir workshop gibiydi.

Alper: Herkes için deneyseldi.

Çekimler nasıl oldu peki? 15-20 dakikalık bloklar halinde çekim yaptığınızı okumuştum gazetede.

Caner: Bir tane 15 dakikalık bloğumuz var, son blok 15 dakika, onu gerçekten kesmeden aldık.

Kameralar ortada yok yine, BBG evindeki gibi çekimlerle!

Caner: Evet tamamen o tarz programlar nasıl çekiliyorsa öyle çektik. Filmin öyle gözükmesi gerektiği için bir seçim yapmak zorundaydık ve bazen 15 dakika çok iyi aktı ama 1 dakikalık blokta istediğimiz gibi olmadı ve o kısımdan feragat etmek zorunda kaldık ki sonrasındaki 8 dakika bizim beklentimizin çok üzerinde olmuş. Biz tamamen doğala bıraktık.

Televizyon dünyasından tanıdığımız önemli isimlerden de destek aldığınızı görüyoruz, Okan Bayülgen gibi. Onları nasıl kattınız projeye?
 

Caner: Rica ettik böyle bir film yapıyoruz, olmanızı çok isteriz olur musunuz?  Hiç problemsiz, onların kendi stüdyolarında, kendi kameralarıyla, tamamen kendi ekipmanlarıyla çekip, kasetleri alıp geldik kurguya ekledik.

  
 

Filmin mottosu ?Oyunu kimin başlattığı değil, kimin bitirdiği önemli?. Filmin bir derdi var en nihayetinde, filmi bu amaçla yaptık derseniz nasıl dersiniz?Alper: Bizim derdimiz o dert mi onu bilmiyorum. Tabii ki filmin bir derdi var ve o bizim de derdimiz olduğuna göre filmin derdi olmuş.

Caner: Ama yanlış anlaşıldı!

Alper: Evet, filmin önüne geçti. Biz en temelinde iyi bir film yapmak istedik, bir derdimiz var bunu nasıl anlatırız?

Caner: Film mi çeksek, roman mı yazsak diyip filme karar vermedik.

Alper: Biz iyi bir film çekmek istedik ve bu, film için de iyi bir dokuydu, iyi bir materyaldi.

Türkiye'deki BBG evlerindeki bahçelerin üstü açık olduğunu hatırlıyorum, sizin filmin de önemli bir parçası, çünkü üstü kapalı, yapma çimli bahçe yalanın simgesi. Dışarıdaki versiyonlardan mı alınıp yapldı? Çünkü X ve yarışmacıların bahçede olduğu bu sahne, filmin çok önemli bir noktası aslında.

Caner: Ev programının bahçesinin çatısı var. Ev programı herhangi bir programın aynısı değil, Biri Bizi Gözetliyor değil veya orada bir laf sokuyorsa ya da öyle bir şey varsa bu filmin içindeki gerçekliğin bir parçası. Biz BBG'deki evin çatısı var, biz buna laf sokalım deyip yazmadık, bir dünya yarattık.

Simgelediği bir şey var açısından söylüyorum.

Caner: Simgelediği şey senin de söylediğin gibi, bir yalanın parçası olması. Dolayısıyla filmin içinde ufak yalanlar uydurduk tabiki.

Alper: Bu bir belgesel değil, dolayısıyla kendi içindeki gerçeklikle, kendi içindeki dertlerle sorunlu her sahne.

Bir oylama var ve 2000'i geçerse en çok puan alan birini öldürerek eleyecek. Ve X kişi 2000'i geçen bu oylamanın sebebini ?Vildan'ın göğüsleri için? olarak tanımlıyor. Burada filmi kendi gerçekliğinde toplumun sadece cinsellik görmek istemesi üzerinde mi duruyorsunuz?

Caner: Şiddet, seks, pornografi, hepsi. Vildan'ın memeleri orada bir çok şeyi temsil ediyor. Vildan'ın memelerini görmek için burada birilerinin ölmesine izin veriyorsunuz diyor. Vildan'ın memeleri orada Vildan'ın memeleri değil aslında, toplumun pornografi isteği.

Alper: Şöyle düşünmek lazım; oradaki bir karakterin sarfettiğinden yola çıkarak o karakteri incelemek lazım belki de. Sonuçta biz bir film yaptık, yönettik. Ama her karakterin kendi içinde bir tutarlılığı var ve dolayısıyla orada X denilen kötü karakterimizin yaptığı şey, televizyonu manipule etme çabasının bir parçası.

Caner: Oradaki her karakter bizim bilinçaltımızı temsil etmiyor. Bizim söylemek istediğimiz alt metnin o üst metin hali değiller. Bazı karakterler bizimle tamamen ters düşüyor, bazıları bizim normal hayat içindeki fikirlerimizi destekliyor. Ama film içinde olan fikrimiz bambaşka bir yerde duruyor.

Alper: Yani biz X değiliz.

Caner: Ve söylemeye çalıştığımız şey de X'in söylemeye çalıştığı şey değildir belki.


Bu söyleşi için teşekkür ederiz.


Funda Sularöz


Twitter: fundasuo

Yorumları gör

Yorumlar

En Popüler Fragmanlar
The Peanut Butter Falcon Orijinal Fragman
159 gösterim
Ritüel Orijinal Teaser
265 gösterim
Anima Teaser
Little Monsters Orijinal Klip
136 gösterim
Doctor Sleep Orijinal Teaser Trailer
2.916 gösterim
Enzo: Yağmurda Yarış Sanatı Altyazılı Fragman
1.367 gösterim
Tüm fragmanları görüntüle