Büyük Oyun Röportajı
17 Eylül 2010 Cuma - 00:00

Büyük Oyun filmi gösterime girmeden hemen önce filmin oyuncuları Serkan, Serdal ve Suzan Genç kardeşlerle keyifli bir söyleşi yaptık. Elazığ film festivalinde başlayan dostluğumuzun da etkisiyle bir arkadaş sohbeti havasında geçen bu samimi söyleşiyi beyazperde okurlarının İlgisine sunuyoruz.

 

 


 

Öncelikle, 3 kardeşin aynı filmde buluşması nasıl oldu?


Serdal: 3 kardeş aynı evde yaşıyoruz zaten, o yüzden aynı filmde buluşmak da çok kolay oldu. (Gülüşmeler...) Şaka bir yana, Atıl İnanç tarafından önce bana ve Serkan'a teklif geldi. Daha filmin senaryosu yazılmamıştı. Sinopsis vardı, sonra tretman çıktı. Bu aşamada Atıl filmden bize bahsetti ve ön çalışmayı yapmaya başladık, Ekibe ilk ben dâhil oldum daha sonra Serkan geldi. Bizim oynayacağımız karakterler belliydi ama bayan oyuncu seçimi daha yapılmamıştı. Atıl'la birlikte bayan oyuncu aradık ve birkaç gün boyunca bazı oyuncularla denemeler yaptık ama aradığımız gibi birini bulamadık ne yazık ki. O aşamada Atıl'a ?Acaba Suzan olabilir mi? diye teklif edince ve o da ?deneyelim o zaman.? deyince Suzan'ı denemelere soktuk. Kardeşimiz diye herhangi bir torpil yapmadık açıkçası... Gerçekten bu işi başarabileceğini hepimize ispatladı ve böylece ekibe dâhil olmuş oldu. Sonuçta üçümüz bir filmde buluşmuş profesyonel oyuncularız. Buna 3 kardeşin buluşması değil de 3 oyuncunun buluşması diye bakmak lazım.


Film tamamlanalı epey oldu diye biliyoruz.


Serkan: Evet, film aslında geçen mart'ta gösterime girecekti. Daha sonra Nisan, Mayıs derken bu ertelemeler devam etti. Biz de bu arada filmle birlikte epey festival dolaşmış olduk ve nihayetinde alınan bir kararla filmin gösterim tarihi olarak Eylül 2010 belirlendi.


Yeni moda bu galiba... Filmler önce festivallerde boy gösteriyor daha sonra gösterime giriyor. Bunun filme bir faydası var mı?


Serkan: Reklam açısından faydası var. Şu an afişimizde festivallerde aldığımız ödüller yüzünden fotoğrafa yer kalmadı!


Serdal: Bir de bizim yaptığımız işin izleyicisine asıl ulaşma yeri festivaller diye düşünüyoruz. Türkiye'de çekilen iyi filmler vizyonda seyirciyle buluşamıyor. Nuri Bilge Ceylan'ın filmlerinin bilet satışı ortada! Bu film siyasi bir film ve dünya çapında pek çok festivalden ödülle döndü. Ama siyasi olmasına rağmen hiçbir ideoloji ya da grubun taraftarlığını yapmıyoruz. O coğrafyada yaşayan insanların hikâyelerini anlatmak için yola çıktık ve başardığımızı düşünüyorum. Eğer ABD askerlerinin Türkmen köyünde katliam yaptıkları bir film gidip ABD'de yapılan bir festivalde en büyük ödülü alıyorsa samimiyeti ortadadır.  Bu yüzden ?Büyük Oyun? bizce rüştünü ispatlamış bir filmdir. Festivallerin böyle de bir faydası var. Artık bazı insanlar, bu tesciller yüzünden belki de, bu filmi ideolojik mastürbasyonlarına alet edemezler.


?Bu siyasi bir film?? derken?


Serdal: Bu film aslında insancıl bir film, insan odaklı bir film. Büyük Oyun, komşusu açken tok yatan adamın filmi değil. Bu film yanıbaşında çocuklar öldürülürken rahat uyuyan insanların filmi değil. Yalılarda oturup boğazı seyredenlerin filmi değil. Bizim bir meselemiz var ve bazı insanlar buna karşı çıkabilir.


Suzan: Ama bu meselenin ideolojik bir taraftarlığı yok. O coğrafyadaki insanların dertlerini olduğu gibi anlatmaya çalışan ve bunu düzgün yapan bir iş olsun istedik.


Serkan: Evet, filmimiz hiç kimsenin çığırtkanlığını yapmıyor. Yanıbaşımızdaki bir coğrafyada yaşanan gerçek bir hikâyeyi anlatıyoruz.


Konusundan biraz bahsetmek mümkün mü?


Serkan: Kuzey Irak, Telafer'deki bir Türkmen köyünü ABD askerleri bombalıyor ve herkesi öldürüyorlar. Bu katliamdan o esnada tuvalette olduğu için kurtulan tek kız çocuğu ise yaralı abisini bulmak üzere Kerkük'e gidiyor ve öğreniyor ki abisi tedavisi yapılmak üzere Türkiye'ye götürülmüş. Bunun üzerine o da illegal yollardan sınırı geçerek abisine ulaşmaya çalışıyor. Film de onun bu yolculuğu ve yolun çevresinde yaşananlarla ilgili?


 



 

Oradaki Türkmen'lerin sorununa eğilmesi açısından da önemli bir film bu o zaman...

Serdal: Kesinlikle... Erbil'de çekilen ilk film aynı zamanda bu. Bakın, Kurtlar Vadisi Filistin'i çekiyorlar, çatır, çatır adam öldürüyorlar, sahte kahramanlık destanları yazıyorlar ama o kadar ahkâm kesmelerine rağmen filmi Antep'de çekiyorlar. O kadar duyarlısın gitsene madem!


Serkan: İnternette şunu okumuştum. Iraklı bir Türkmen ?İnanamıyorum! Sonunda bizim farkımıza vardılar.? Diye yazmıştı. Amerika'da ne olsa hemen haberimiz oluyor ama yanı başımızda yaşananlardan çok uzağız.


Çekimler için izin almakta zorlandınız mı?


Serdal: Kerkük'te çekim yapmak için izin alamadık. Kuzey Irak hükümeti bölgenin çok tehlikeli olduğunu bahane ederek çekim izni vermedi ama Erbil, Kerkük'e göre daha sakindi. Ayrıca ekip olarak orada çok iyi karşılandık. Yine de oldukça gergin bir ortamdı. Serkan daha iyi biliyor gerçi? Ben orada değildim ama tüm yazışmaları takip ettim.


Serkan: Bir iki tehlike de atlattık. Normalde her yerin karartıldığı bir yerde gece çekim yaparken yaktığımız ışıklar yüzünden helikopterler bir anda tepemize dikildi. Oldukça neşeli olan mihmandarımızın gözlerinde bir anda ölüm korkusu belirdi. Ama sanırım film çektiğimizi anladılar ve gittiler. Biz çocukken helikopter, uçak sesi duyduğumuzda sevinir, hemen pencerelere, dışarı koşardık ama Irak'lı çocuklar helikopter sesi duyduğunda köşe bucak kaçıp saklanacak yer arıyor. Bu çok acı? Biz de gidip bunları filme çektik.


Orada yaşayanların oyunculara ve set ekibine yaklaşımı nasıldı?


Serkan: Hem Türkmenler hem de Kürtler tüm ekibi çok iyi karşıladı.


Suzan: O kadar misafirperverler ki? Bizim Türk olduğumuzu duydukları andan itibaren hep el üstünde tutulduk. İstediğimiz her şey oldu, her yere gidebildik, her kapı açıldı. Sanki yıllardan beri bizi tanıyorlarmış gibi samimiydiler. Türkiye'yi ve Türkleri çok seviyorlar. Bizi o kadar yakından takip ediyorlar ki, tanımadıkları oyuncu, şarkıcı yok.




 

Cennet karakterini, yani filmin odağındaki kişiyi siz oynuyorsunuz ve bu sizin ilk sinema deneyiminiz? Biraz ondan bahsedelim. İlk film, ilk başrol? Zorlandınız mı?

Suzan: İlk sinema deneyimim ve benim için çok gurur verici bir film çıktı ortaya? Aldığım tepkilerden dolayı da çok mutluyum ama çekimler sırasında çok zorlandım Daha önce de Serdal ve Serkan'la birlikte onların çekimlerine gidiyordum. Her şey güzel ve kolay olacak zannediyordum ama çekimlerden sonra ağladığım anlar oldu. Yine de her zaman içinde olmaktan dolayı müthiş mutlu olduğum bir film ?Büyük Oyun?. Çünkü kurulmuş setlerde çekilen bir romantik komedi değil bu? Ağabeylerimin bana verdiği müthiş destek sayesinde ayaklarımın üzerine daha sağlam bastım diyebilirim. Başarımda payları çok büyük?


Bir sonraki filmde yine birlikte oynamak ister misiniz, yoksa herkesin kendi yoluna mı gidecek?


Serkan: Biz filmde kardeş değildik. Profesyonel oyunculardık. Serdal'la birlikte Suzan'a oyuncu koçluğu yaptık sadece... Kardeşimiz olmasa da yapardık. Birlikte oynamayı elbette isteriz ama bunu kardeşinle birlikte oynamak gibi değil de anlaştığın bir oyuncuyla birlikte oynamak olarak değerlendiriyoruz.


Suzan: Settekiler bizim kardeş olduğumuza inanmadılar önce? Fiziksel benzerliğimiz de yok pek,  Filmde de kardeşleri de oynamıyoruz. Ben Türkmen kızıyım, onlar Türk?




 

Filmde çatışma sahneleri var mı?

Suzan: Bu öyle yalandan kahramanlık filmi değil, militarist bir film hiç değil? Sadece bir çatışma sahnesi var.


Serkan: Biz burada örgütsel mücadelenin, silahlı mücadelenin nelere sebep olduğunu göstermek istedik.


Serdal: Benim oynadığım militan Nebi karakterinin değişimi de ilginç mesela? Biz bu filmde insan hikâyeleri anlatmak istedik. Oradaki insan kaçakçısının da, teröristin de bir öyküsü var. Bu savaşın ortasında, savaş karşıtı bir filmdir.


Suzan: Büyük Oyun, San Francisco Tiburon film festivalinde ?En iyi film? ödülünü aldı. Üstelik filmde Amerikan askerlerinin yaptığı haksızlıklardan bahsediyoruz ama onlar da yaptığımız işin samimiyetinin farkına vardılar ve filmi ağlayarak izlediler, bittikten sonra da ayakta alkışladılar.


Son olarak eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?


Bizim de çok severek takip ettiğimiz bir site olan Beyazperde.com okurlarının filmimizi yalnız bırakmayacaklarına ve unutturulmaya çalışılan gerçeklere sahip çıkacaklarına inanıyoruz.


Teşekkürler...


 

Röportaj ve fotoğraflar: Murat Tolga Şen / twitter: murattolga
Yorumları gör

Yorumlar

En Popüler Fragmanlar
Seberg Orijinal Fragman
1.710 gösterim
Görünmez Adam Altyazılı Fragman
6.918 gösterim
Küçük Şeyler Fragman (2)
1.137 gösterim
Soul Orijinal Teaser
4.154 gösterim
Güzelliğin Portresi Teaser
4.430 gösterim
Lanetli Kardeş Orijinal Fragman
1.463 gösterim
Tüm fragmanları görüntüle