Dedemin İnsanları Setindeydik!
09 Haziran 2011 Perşembe - 00:00

Most Production ve Ay Yapım'ın yapımcısı olduğu, Çağan IRMAK'ın senaristliğini ve yönetmenliğini yaptığı DEDEMİN İNSANLARI filminin Gökçeada setinde beyazperde.com'dan Melis Zararsız da vardı.

Önceki Sonraki
3 / 6


Mert Fırat :İnsanların yaşadıkları çok trajik evet ama bu trajediden öfke çıkmaz. Çünkü bitik vaziyetteler. Kriz geçiremezler mesela, bitmiş artık, tükenmiş. Gidiyor adam. Herşeyi orada bırakıyor.


Çağan Irmak: Acıdan ziyade yumru var sanki boğazlarında.


Mert Fırat: Çünkü sanki şey duygusu var, son anda "vazgeçtik burada kalıyorsunuz" denmesini bekliyorlarmış gibi bir durum var.
Çağan Irmak: Mesela acı, ölenle ağlatırsan seyirciyi, tabii ki sömürü oluyor ama ölümü gösterirsen, yolculuğun ne kadar çetin olduğunu anlatmış oluyorsun, biz onu amaçladık. Bunu çok iyi ayırdetmek lazım. Ölümü sadece bunun için kullanmak.

Hastalıklar iki tarafta da olmuş mu?

Çağan Irmak: Olmaz mı... Özellikle yaşlılar hemen ölmüş tabii, onları hemen İzmir'de bırakmışlar mesela. Göç sırasında çok kayıp olmuş.


Kosta Kortidis: Yunan değil de Rum tarafından diyelim. Girit'ten ya da Yunanistan'dan küçük Asya'ya göç eden Türklerle küçük Asya'dan Yunanistan'a göç eden Rumlar arasında 10 katı fark var. 300 bin Türk geldiyse 2 milyon Yunanistan'a gidiyor.


Çağan Irmak: Bu çok büyük bir kültür dokusunu da kaybetmek demek aslında.


Kosta Kortidis: Misak'ı Milli hudutları içinde düşünürsek. Burası muhaf tutulmuş mesela, Gökçeada Bozcaada ve İstanbul muhaf. Onun dışında Trabzon İçanadolu, Konya, İzmir, İzmir'de Türk köyü bulmak zor mesela, o derece. Oraya gidenler o kadar çok ki yerleştirecek yer yok.


Çağan Irmak: Seferihisar'da çocukken hatırlarım her yaz 10-15 Yunan ailesi burası bizim evimizdi diye bakarlardı. Evlerin en çok birbirinden ayrılan özelliği, rum evlerinin pencereleri dar ve uzun ve tahta panjurlu, özellikle koyu yeşil ve mavi. Dar uzun kapılar rum mimarisi, daha yuvarlak hatlar Türk.Bir huzurevi gezisi vardı yunanistandan seferihisara. Bir adam başka bir adamı sordu, iki yaşlı adam birbirlerini buldular, bastonla ayakta zor duruyorlar. Gözlerimin önünde biraraya geldiler bir parkta. Bu adamlar Kurtuluş savaşında gırtlak gırtlağa gelmiş iki askermiş, öldürme beni demiş biri, insanlık namına vs. Beni görmedin demiş. Adlarını almışlar birbirlerinin vs. Gelip onu buluyor parkta. Adam keşke beni öldürseydin orada dedi. Oğlan beni huzurevine attı, yapayalnızım dedi. Ağlaşarak ayrıldılar.

İlk göçmenleri bir daha sokmamışlar. Siz buradan çıktınız bir daha buraya giremezsiniz demişler. Bütün mübadiller. 1980'e kadar bu sürmüş sanırım, sonra doğduğun yerin ismini, mesela benim dedem Resmo'da doğmuş, doğum yerini şimdiki latin ismi yaptırırsan girebiliyorsun gibi durumlar yapmışlar, bu var mesela senaryoda. Üç milyon kişiden bahsediyoruz, ülke nüfusu. Altı ay boyunca taşınmış. Gülcemal gemisi ve Sakarya gemisi sanırım. Önce Selanik falan derken yükleye yükleye getiriyorlar. Çok büyük zaiat var. Mimlenmek var,  fişlenmek var. Sonuçta anlaşma gereği, iki hükümetin ortaklaşa kararı ama işte.

Önceki Sonraki
Yorumları gör

Yorumlar

En Popüler Fragmanlar
Last Christmas Orijinal Fragman
1.545 gösterim
Parazit Orijinal Fragman (2)
339 gösterim
Zombieland: Double Tap Orijinal Fragman (2)
835 gösterim
Elektrik Savaşları Altyazılı Teaser
3.542 gösterim
Honey Boy Orijinal Fragman
429 gösterim
Sır Tutabilir Misin? Altyazılı Fragman (2)
1.697 gösterim
Tüm fragmanları görüntüle