2. Malatya Uluslararası Film Festivali İzlenimleri...
01 Aralık 2011 Perşembe - 14:31

2010 yılında bugünlerde Malatya Film Festivali'nin ilki gerçekleşmekteydi. Tematik bir film festivali olacağının ipuçlarını verdikleri basın toplantısında, festival kapsamında uluslararası komedi filmleri yarışması ve Kemal Sunal’a onur ödülü verileceği konuşulduğunda heyecanlanmıştık. Bu yılsa bambaşka bir festival ile karşı karşıyayız. Genel yayın yönetmenimiz Melis Z. Pirlanti ve yazarlarımızdan Murat Tolga Şen festivali yerinden takip ettiler ve aralarında değerlendirdiler, işte izlenimleri…

Önceki Sonraki
1 / 4

MUFF 2011

 

Melis Z. Pirlanti: Geçen sene de beyazperde.com olarak sponsor olduğumuz fakat özel sebeplerle katılamadığım festivale yazarlarımızdan Funda Sularöz ve sen katılmıştınız Murat. Sizlerden dinlediğim kadarıyla geçen senenin en ümit vadeden festivaliydi Malatya, tematikliğiyle, amatör ruhuyla, film tercihleriyle…

Bu sene şahsen katılma fırsatı bulduğum festival içinse aynı sıfatları çok fazla kullanabileceğimi sanmıyorum. Her şeyden önce dikkatimi ilk çeken nokta, Malatya valisinin ve festivalin yapımında sorumlu olan diğer bazı konuşmacıların ısrarla, festivalin amacının Malatya’yı tanıtmak olduğunu söylemeleri, kayısıdan tekrar tekrar bahsetmeleri oldu. Bunda bir sakınca ya da hata yok. Film festivalleri ülkemizde her geçen gün artıyor ve film festivali düzenleyen her şehir, elbette kendi özelliklerini “tanıtmak” amacını da gütmelidir. Fakat açıkçası Malatya gibi yurdumuzun değişik ve çok da tanınmayan bu şehrinde ben, film festivali yapıyor olsam, sinema adını verdiğimiz bu büyülü görsel ortamı Malatya’yı da tanıtmak amaçlı daha faydalı ve ilgili şekillerde kullanır, ne bileyim mesela şehir temalı belgeseller, filmler ekler, kültürel faaliyetlere daha çok yer verirdim festivalde.

Gerçi diyeceksin ki bu her festival için geçerli, hangi festivalde yapıldı ki? E iyi ya işte? Hazır ikincisi gerçekleşmekte olan ve amacı biraz da şehrini, meyvesini tanıtmak olan bir festivalse bu, neden böyle bir işe soyunulmasın? Ki aslında bu sene Adana Film Festivali esnasında açılışı yapılmış olan Adana Sinema Müzesi de benzer ve olumlu bir kültürel çaba olarak örnek gösterilebilir. Veya bu yıl beşincisi düzenlenmiş olan Uluslararası Mimarlık ve Kent Filmleri Festivali’nden feyz alınabilir. Bu önerim, belki de gelecek yıllar için, Malatya olsun olmasın, herhangi bir şehirde gerçekleşecek herhangi bir festivalde geçerli olur. Gene Malatya’nın tanıtımı açısından düzenlenen geziler bana göre varolmaları açısından çok iyi fikir olmakla birlikte içerik açısından yetersizdi. Malatya’nın merkezini, insanını, kayısısını tanıyacağımız, kayısıya doyacağımız sokakları, pazarları çok fazla göremedik. Filmlerin çoğunu izlediğimiz Yeşil Sinemalarının çevresinde bulunan mekanları kendimiz keşfede keşfede zaman geçirdik ama keşke biraz yönlendirilseydik dedik açıkçası…

MUFF 2011

 

Murat Tolga Şen: Henüz emekleme aşamasındaki bir festivalin adının Altın Portakal ve Altın Koza'dan hemen sonra anılıyor olması bir başarı sayılabilir elbette. Fakat MUFF 2011'de ilk dikkatimi çeken şey festivalin geçirdiği metamorfoz oldu. İlk festivl daha bir halk festivali çizgisindeydi ve tema olarak da Türkiye'deki film festivallerinin pek yüz vermediği "komedi sineması"nı seçmişti. Çakallarla Dans gibi popüler Türk güldürüsü örneklerinin yanı sıra Süt Kardeşler, Tosun Paşa gibi Yeşilçam klasiklerini görme şansına erişmiştik. Özellikle yarışmasız bir festival olmasından ötürü oldukça olumlu bir festival yazısı kaleme almıştım. Türkiye'nin festival jürilerinin ödüllendirme kriterleri ya da “kritersizlikleri” düşünülürse ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır.

Senin de değindiğin gibi, Malatya Film Festivali bu sene kendi orijinalitesini yaratmak ya da korumak yerine Adana ve Antalya'nın hazır şablonunu kullanmaya niyetli görünüyor. Tamamının Adana ve Antalya'da yarışan filmlerden olması ve geçen yılın aksine gişe sinemasına kesin bir sırtını dönme hali ile hazırlanan ulusal yarışma seçkisi bunun en güçlü ispatı olacaktır. Belli ki valilik ve güçlü yerel sponsorlar desteğiyle yapılan bu festivalin asıl amacı, festivalde yarışan filmlerin üzerinden şehri tanıtmak veya pazarlamak... Fakat Altın Koza ve Altın Portakal'da neredeyse tüm ekiplerle röportajlar, söyleşiler yapılıp gazetelerde, TV'lerde yayınlanmışken hemen ardından yapılan ve aynı filmlerin yarıştığı bir festivalin PR gayreti dışında herhangi bir haber üretebilme kabiliyeti maalesef yok! Hatta iki basın mensubu arasında şahit olduğum bir diyalog geçti, Durumu daha iyi açıklayabilmek adına aynen aktarıyorum:

- Özcan Alper ile röportaj yapalım

+ Onunla Adana'da yapmıştık!

-  O zaman Eylül ekibini alalım

+ Onlarla da yaptık

- Kar Beyaz zaten geçen yılın filmi...

+ E o zaman...?

- Çay söyleyelim!

 

Önceki Sonraki
Yorumları gör

Yorumlar

  • F?rat Say?c?

    Harika bir görüş dosyası olmuş... Tebrikler...

En Popüler Fragmanlar
Dune: Çöl Gezegeni Altyazılı Fragman
25.060 gösterim
The Father Orijinal Fragman
4.471 gösterim
The Nest Fragman
2.373 gösterim
Ölmek İçin Zaman Yok Altyazılı Fragman (2)
2.489 gösterim
The Batman Altyazılı Fragman (2)
19.847 gösterim
Ammonite Fragman
1.801 gösterim
Tüm fragmanları görüntüle