Filmleri oyla!
Beyazperdem
    Into the Wild
    Ortalama puan
    4,3
    876 Puanlama ve 137 Eleştiri
    dağılımı 137 Eleştiri notla
    45 Eleştiri
    60 Eleştiri
    7 Eleştiri
    17 Eleştiri
    1 Eleştiri
    7 Eleştiri
    Into the Wild hakkında görüşlerin ?

    137 kullanıcı eleştirisi

    KaliteTAKİP
    KaliteTAKİP

    Takip Et! 175 Takipçi 872 Eleştirisini Oku

    4,5
    27 Nisan 2011 tarihinde eklendi
    cok once ızlemıstım ama fena fılm degıl bıraz duragan olsada sıkmıyo adamı tavsıye ederım
    Ugur T
    Ugur T

    Takip Et! 77 Takipçi 669 Eleştirisini Oku

    5,0
    20 Aralık 2016 tarihinde eklendi
    Tabiatın Kucağında Uyuyan İnsan McCandless... İlk önce şununla başlayayım; İnsanın hayata bakış açısını değiştirebilecek yapımlardan biri bana göre belkide en başta olanı.. Beton yapılar arasına sıkışmış insanoğlunun paradan başka birşeyi düşünmediği düşünmek istemediği daha güzel nasıl anlatılabilir..!! McCandless 20.yy eleştiren insan peki 21.yy görsen acaba nereye kaçmak isterdin..? Hiçbir zaman veremeyeceği bir cevap.. Normal olarak şuanda yaşayabilirdi ancak başına o talihsiz olay gelmeseydi.. Emile Hirsch.. Kademe atladığı bir film olarak görüyorum o zaman 22 yaşında olmasına rağmen.. Bir filme daha oyunculuk bakımından daha neler verebilirdi ki.. Gerçekten çok başarılıydı.. Etkileyici bir oyun çıkarmanın ötesinde, kendisini hikayeye çok iyi oturtmuş ve izleyenlere karakterin özelliklerini, gerçekleştirdiği bu kaçışın nelerden kaynaklandığını anlatmada kendine düşen görevi layıkığla yerine getirmiş.. Fiziksel olarakta bu film için acaip derecede kilo vermiş.. Tabiatta geçirdiği zamanda, bir ara sanırsam antilop sürüsüne yaşlı gözlerle baktığı yüz ifadesi ve tam bir başka hayvanı vuracağı zaman arkasından yavrusunu görünce vazgeçtiği sahneler harikaydı bana göre.. Başrol oyuncusundan girmişken filmdeki oyunculardan biri Kristen Stewart\'la ilk tanıştığım film idi.. Yönetmen ve Müzikler.. Aktör ve yönetmen Sean Penn bu filmde ustaca bir iş çıkarmış.. Müziklere gelicek olursak tek kelime ile Eddie Vedder.. Klişe ama gerçekten süperdi yaptığı her müzik.. Orjinal şarkı ödülüde kazandı film.. Ayrıca film Belgesel tadındaydı.. Harika doğa olaylarıyla, konu iyice harmanlanmış işte film budur denilecek halini almıştı.. Gerçekte yaşanması insanın hüzünlenmesine neden oluyor ancak sanatsal açıdan filmin çekilmesi çok iyi.. Son sahne filmin en can alıcı noktası.. Halen izlemeyenler için tavsiyem bu filmi mutlaka izleyin.. Gerektiği kadar bu gerçeklere kulak verin.. Mükemmel görüntüler eşliğinde değişik bir yolculuğa çıkmaya ve birkaç defa daha izleyeceğiniz bir yapıma hazır olun.. 8/10..!! ***Mutluluk sadece paylaşıldığında gerçektir...
    Ali Y.
    Ali Y.

    Takip Et! 5 Takipçi 343 Eleştirisini Oku

    1,5
    14 Haziran 2015 tarihinde eklendi
    izlerken istediğim duyguları bana vermedi beklediğim gibi değildi
    Ekrem Doydu
    Ekrem Doydu

    Takip Et! 91 Takipçi 263 Eleştirisini Oku

    5,0
    10 Kasım 2009 tarihinde eklendi
    Bp deki puanından etkilenip izledim ve iyikide izlemişim diyorum..Müthiş manzaralar içeriyor film..Bazende acaba bendemi onun gibi yapsam diyebiliyorsunuz10/8.5
    rudeonerudeone
    rudeonerudeone

    Takip Et! 49 Takipçi 1 637 Eleştirisini Oku

    4,0
    17 Kasım 2010 tarihinde eklendi
    sean pennin yönetmenlikteki becerisinin önemli bir kanıtı.hirschin genç yaştaki ustalığı.doğa ve insanın lirik ilişkisi.gerçekten yaşanmış bir olay,herkesin özendiği ama gerçekleştirmenin neredeyse imkansız olduğu bir yaşam tarzı,bir yaşama arzusu.rahatlıkla izlenebilir.
    Deniz O.
    Deniz O.

    Takip Et! 42 Takipçi 144 Eleştirisini Oku

    4,5
    12 Kasım 2019 tarihinde eklendi
    Yolu olmayan ormanlarda mutluluk vardır, Yalnız yürünen deniz kıyısında sevinç, Kimsenin bilmediği topluluklar vardır derin denizlerde, Tınısında da müzik, İnsanları sevmiyorum diyemem, ama doğayı daha fazla... [Lord Byron] Onları mezun oldukları okulun önünde görüyordu. Babasının ve annesinin okulun önünde görüyordu. Mezun olmak ve evlenmek üzereler. Yanlarına gidip dur demek istiyorum. Çocuklarınıza kötü şeyler yapacaksınız, hatta ölmek isteyeceksiniz. Onların yanında gidip onlara lütfen yapmayın demek istiyordu. Ancak bunu yapamazdı, yaşamak istiyordu... spoiler: Annesi ve babası onun hayatı için her şeyi düşünüyordu. Eğitimi; okuyacağı üniversite, alacak yeni araba... Oysa onun istekleri bunlar değildi. Kitaplarla beraber iç dünyasına yolculuk etmeyi daha çok seviyordu. Tostoy ve Jack London gibi... O aşırı korumacı bir aileden ve para odaklı bir dünyadan uzaklaşmak istiyordu. Okumak, sistemin içerinde çalışmak, evlenmek ve mutsuzluklarını çocuklarına yansıtmak ona göre değildi. Sistem para odaklıydı... Bu hayatın gerilimi eve yansırdı. Evde şiddet dolu bir tiyatro içerisindeydiler; oyuncular hem yargıç hem de sanıktı... Anne ve babası ilk milyon dolarını kazandıktan sonra daha açgözlü oldular. Bir ara boşanmaya bile karar vermişler sonra vazgeçmişlerdi. O sırada inanılmaz bir soru sormuşlardı: “Biz boşanınca hangimizde kalmak istiyorsunuz?” Bu onu ortadan ikiye ayırmıştı. 'Keşke boşansalardı' diye düşünmüştü. Üniversite parasını hayır kurumlarına bağışlayıp batıya doğru ilerlemeye başladı. Karşılaştığı insanlar ona ilginç bilgiler verir. Biri ona avlanmayı öğretir. Biri ona akıl verir, biri ona bilgelik verir. Hatta evlat edinmek isteyen bir yaşlı adama bile rastlar... Küçükken anne ve babasının kavgalarını, fiziksel şiddetlerini hatırlıyordu. Anne babasının arasında problemlerin yükünü kardeşiyle beraber taşıyordu. Lise çağlarında başka birilerinden aile sırlarını öğrenmişti. Babası annesi ile tanıştığında evli olduğunu öğrendiğinde dünyası başına yıkılmıştı. Hem de bir çocukları varmış. Anneleri o zamanlar bir metres konumundayken onun karısı olup onun suçuna ortak olmuştu. İlk çocuğunu da reddetmiş olan babasına öfkeliydi. Ailede herkesin ait olma hakkı vardı. Yarım kardeşinin dışlanması, belki de onun da kendisini dışlamasıyla sonuçlanıyordu. Tüm seyahatlerin sonunda kuzeye ve daha kuzeye gitti; Alaska’ya. Orada terk edilmiş bir otobüs buldu. Bu otobüste tek başına ancak yalnızlık hissetmeden yaşadı. Mutlu olmak için insanlara ihtiyacı yoktu, Tanrı her yerdeydi. Artık kaçtığı medeniyet tarafından zehirlenmeyecekti...Kaderi ne olursa olsun, o yaşamı, yaşayarak ölümü seçmişti. Doğanın içinde, doğa ile bir... Eğer insan hayatının mantık tarafından yönetildiğine inanırsak yaşama ihtimalini yok etmiş oluruz. Benzer yorumlar blogta: TuvaletKağıdınaNotlar.com
    Figen-Ay-e
    Figen-Ay-e

    Takip Et! 28 Takipçi 88 Eleştirisini Oku

    2,5
    5 Mayıs 2010 tarihinde eklendi
    Bir doğa tutkunu olarak, bu filmin gerçeğini yaşamak isterdim...
    JeanClaudeVanDamme
    JeanClaudeVanDamme

    Takip Et! 30 Takipçi 1 209 Eleştirisini Oku

    4,0
    5 Temmuz 2012 tarihinde eklendi
    Bazı filmler sizi kendine aşık eder,bazıları da hayatınızı ''öncesi ve sonrası'' diye ikiye böler.Hangi kategoriye girdiğini belirtmeye gerek yok herhalde.Bazen kelimeleri kullanmaktan korkarsınız,anlatmaya çalıştığınız şeyin hakkını veremeyecek olduğunuzdan...
    Ilknur K
    Ilknur K

    Takip Et! 28 Takipçi 1 110 Eleştirisini Oku

    3,5
    28 Eylül 2009 tarihinde eklendi
    Şu birşeyler amaçladığımız ve o amaç için didinip durduğumuz, kendimizi doğayı ve mutluluğu unuttuğumuz şu dünyada aslında yaşamanın o kadar da zor olmayacağını, güzelliği parada şöhret ve kariyerde değilde doğallıkta aramamız gerektiğini anlatan bir film.
    ozzy-badd
    ozzy-badd

    Takip Et! 28 Takipçi 831 Eleştirisini Oku

    4,0
    13 Nisan 2010 tarihinde eklendi
    bu tarz yol - macera - arkadaşlık konulu filmleri her zaman sewmişimdir...buda en kaliteli örneklerinden... sean penn in mükemmel oyuncu olmasının yanında mükemmelde bir yönetmen...bu filmdede hem senaryoda hemde yönetimde adı geçiyor...doğa manzaralarını ve adamımızın yanlızlığını çok iyi yansıtmış... ayrıa olağaüstü bir kurguya sahip olan film zamanında en iyi kurgu akademi ödülü adaylığı almıştı...gerçketen düz bir kurgu yerine parçalı bir kurgu tercih edilmesi filme merak katmış... sonu çok iyidi özellikle,filmin gerçek hayattan olduğunu öğrenince kafadan vurulmuşa dönmüştüm... oyunculuk olarakta;kaliteli bir kadroya sahip öncelikle film...bir çok popüler oyuncu yu bir arada görebilioruz...emile hirsch filmde gerçekten mükemmel bir perfomans sergilemiş...yakkını vermek gerekir ama yaklaşık 15 dakka görünen ama o 15 dakkalık zamanda ders niteliğinde bir perfomans çıkartan hal holbrook filmde en iyi perfomansı sergileyen oyuncu...usta aktör gerçekten mükemmel bir oyunculuk çıkartmış... genel olarak son zamanların en iyi filmlerinden olan bu filmi herkese öneririm...özgürlük ve yanlızlık temasını en iyi şekilde gösteren bir yapıt...izlenmeli...10/9
    Engin Yüksel
    Engin Yüksel

    Takip Et! 34 Takipçi 1 345 Eleştirisini Oku

    4,0
    5 Nisan 2015 tarihinde eklendi
    gerçek bir serüvencinin güzel işlenmiş öyküsü izlerken içinizden çekip gitmelere gark olacağınız bir yapım 8/10
    jamesbond-2
    jamesbond-2

    Takip Et! 17 Takipçi 1 684 Eleştirisini Oku

    4,0
    19 Ekim 2012 tarihinde eklendi
    Gerçek bir hikayeden alınmış olması filmin etkileyiciliğini kesinlikle arttırıyor bunu bilerek izliyorsunuz ve daha bir inandırıcı oluyor.Bazı yerleri sıkıcı olsada,değişik bir arayış içinde olan maceraperest bir gencin öyküsünü güzel bir şekilde yansıtmış sean penn.Belki de birkaç kez izlenip,değişik dersler çıkarılması gerekiyordur.Ama şu kesin ki hayatın anlamını sorgulayan felsefi ve iyi bir film..
    kuzularynsessizli-i
    kuzularynsessizli-i

    Takip Et! 12 Takipçi 804 Eleştirisini Oku

    4,0
    4 Temmuz 2010 tarihinde eklendi
    Aldığı yüksek puanı biraz uçuk buldum. Süresi biraz kısa olsaydı daha iyi olurdu ama Sean Penn için başarılı bir yönetmenlik yapmış diyebilirim...
    beck31
    beck31

    Takip Et! 11 Takipçi 1 383 Eleştirisini Oku

    4,5
    15 Şubat 2009 tarihinde eklendi
    Özgürlüğü elde etmek adına insanı kamçılayan mükemmel film. keşkeleri uyandırsa da, insanın içinde uzaklara gidebilmek için bile izlenesi, müzikleri ise her daim dinlenesi şaheser. biraz cesaretle belki aynı yolda yürünmese de insanlığın temel ihtiyaçlardan ziyade yaşamadığını gösteren, her karede yeni bir şey öğreten film.
    -alp-
    -alp-

    Takip Et! 9 Takipçi 195 Eleştirisini Oku

    5,0
    12 Haziran 2010 tarihinde eklendi
    Into the wild, herkesin içinde bir yerler de sakladığı, belki cesaret belki de beceremedikleri için ortaya çıkaramadıkları o büyük kaçışın öyküsü. Sığ, lezzetsiz, tüketim çılgını, savaşların kol gezdiği bozulmuşluklardan, -sessiz, alabildiğine doğal yerlere kaçışın öyküsü.. Etkileyici oyunculuklar, güzel bir konu ve iyi bir yönetmenin birleşimi ile meydana gelen değerli bir film, Into The Wild.. Eddie Vedder yorumu ile müzikleri büyüleyici. Adeta sizi koltuğunuzdan havalara kaldırıp, Chris McCandless ile birlikte, onun o ilerisini gerisini düşünmeden gittiği yerlere götürür.. Emile Hirsch, muazzam bir oyunculuk çıkartmış ortaya.. Sean Pennin yönetimi ise gerçekten usta işi, öyle kişilere uygun roller vermiş, müzik işini öyle kişilere emanet etmiş ki.. Gerçekten çok başarılı. Filmin sonunda verilen mesaj ise etkileyici; 'Mutluluk paylaşıldığında gerçektir.'Galiba en iyi tercih, tamamen doğaya ıssızlığa kaçmak değil de küçük bir dağ kasabasında ailenle birlikte müütevazi bir yaşam sürmekmiş...
    Meet-in
    Meet-in

    Takip Et! 8 Takipçi 253 Eleştirisini Oku

    5,0
    8 Ağustos 2013 tarihinde eklendi
    İnsanı şehir hayatından soğutan,insanın hayatta gerçekleştirdiği şeylerin (iş,aile vs.) aslında planlanmış,kurgulanmış bir senaryo olduğunu gösteren bir film ve aslının bu olmadığını bu filmle birkez daha görmüş oluyorum.Sonun ise beni biraz yıktığını söylemek zorundayım,sinemasal anlamda değil yanlış anlamayın,konu olarak.Çok etkileyici bir yapım.Birkaç gün aklımdan çıkmaz sanırım.
    seyma-542
    seyma-542

    Takip Et! 7 Takipçi 12 Eleştirisini Oku

    4,5
    31 Mayıs 2010 tarihinde eklendi
    filmden sonra insanın herşeyi bırakıp uzaklara gidesi geliyor. gerçek yaşanmış olması filmi çok daha etkileyici yapıyor. filmin müzikleri sadece bu film için hazırlanmış. tek kelimeyle mükemmel
    Chev
    Chev

    Takip Et! 6 Takipçi 952 Eleştirisini Oku

    5,0
    1 Nisan 2009 tarihinde eklendi
    İşte bu..!Hayatımın filmlerinden,favori filmlerimden..Kesinlikle etkileyici ve izlenmesi gereken,izlettirilmesi gerekenlerden..10/10 Favorim!
    throughout
    throughout

    Takip Et! 6 Takipçi 367 Eleştirisini Oku

    3,5
    12 Nisan 2011 tarihinde eklendi
    Bu filmin abartıldığını düşünüyorum.. "harika, çok etkili" şeklinde nitelendirebileceğim bir film değil.. ama tabiki kötü de değil.. ortalama bir film.. öncelikle görsellik harika.. müzikler yer yer abartılı olsa da iyiydi genel olarak.. fakat filmin süresi çok uzun.. yaklaşık 2 buçuk saatlik filmde genel olarak "söz" ile anlatılıyor ana karakterin geçmişinde yaşadıkları.. birkaç sahne dışında bu kadar uzun bir filmde, karakterin daha derin ve görsel bir anlatımı yapılmalıydı.. ayrıca ilk 60 dkdan sonra zaman zaman sıkıldım finale kadar.. çünkü sürekli birbirine benzer sahneler tekrarlamaya başladı.. ancak finale doğru karakter doğada zorlanmaya başladı.. bence bu çok geç kalınmış bir zaman.. çok daha öncesinden bu hissi izleyiciye yaşatmaya başlaması gerekirdi yönetmen.. 127 saat filminde karakterin doğadaki çaresizliği çok daha çarpıcı bir dille anlatılmıştı mesela.. bu filmde o etki yok.. filmin görselliği ve müziği dışında son olumlu şey de bazı sahnelerde geçen sözler.. çok anlamlı ve etkili sözlerdi.. sean penn yönetmen olarak iyi bir iş çıkarmış diyebilirim.. ama daha fazlası değil.. görüntüleri, müziği ve birkaç etkili sahnesi ile izlenebilir bir film.. 7/10
    gogola
    gogola

    Takip Et! 6 Takipçi 175 Eleştirisini Oku

    3,0
    11 Temmuz 2011 tarihinde eklendi
    Sean Penn gibi bir ustanin filmi oldugunu ve Penn in o orjinalite kokan havasini filme girer girmez hissediyorsunuz, sanki Penn in kameranin arkasinda oldugunu resmen hissediyorsunuz, film bu açidan bana ilginç geldi. Bana yönetmenini bilmeden izlettirseler Penn filmi diyecegim bir film olmus. Filmin gerçek hayattan alinmasi gerçekten izlerken sizi etkiliyor. Çok özgün ve güzel bir seneryosu var. Unutulmaz repliklerinden biri "Güçlü olmak önemli degildir, güçlü hissetmek önemlidir." sözü. Basrol oyuncusu filmin biraz altinda kaliyor, sanki baska biri olabilirmis havasini veriyor.. Ama bu özgürlük nereye kadar diye düsünmeden edemiyorsunuz. Beni etkileyen bir yani da özgür olsa bile geçmise duydugu özlemler ve göndermeler... Yalnizlik bir insana göre degil ve olmamali nereye kadar dayanabilirsiniz, izleyin görün..
    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri
    Back to Top