Karamel
    • Seanslar
    • Fragman ve Videolar
    • Oyuncular
    • Eleştiriler
      • Beyazperde eleştirileri
      • Basın eleştirileri
      • Kullanıcı yorumları
    • Resimler
    • Biliyor muydunuz?
    Ortalama puan:   3,4 1359 notu için, 21 kritik,  | 
    •     0% - 0 kritik
    •     38% - 8 kritik
    •     0% - 0 kritik
    •     52% - 11 kritik
    •     10% - 2 kritik
    •     0% - 0 kritik

    21 Kullanıcı yorumları

    Sırala 
    En yeniler
    • En çok eleştiri yazmış üyeler
    • En çok takip edilen üyeler
    dolunay946
    dolunay946

    12 takipçi | Onun 106 yorumunu gör |

      4 - Çok iyi

    Sukkar Banat / Karamel 27.Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin açılış filmi olan ve 2008 Lübnan Oscar adayı olan Nadine Labaki’nin ilk uzun metraj denemesi Karamel (bildiğiniz karamel değil yine bildiğiniz ağda) huzurlarınızda :) NOT:İş bu yazı kritik olmaktan çıkıp duygularımı döktüğüm cümleler silsilesine dönüşmüştür bilginize… Filmimiz 5 Beyrut’lu kadının hayatı üzerinden şekilleniyor. Layale (Nadine Labaki); dertlerin bir kenara atıldığı yada çözüm yolu bulunduğu kuaförün sahibidir. Ve (evli, mutlu olup olmadığı bilinmez,çocuklu) bir adamla ilişki yaşamaktadır. Adamın ilişkiye yön veren halleriyle savrulup durmakta,tam olarak nerede duracağını bilememektedir. Nisrine (Yasmine Elmasri),kuaförün Müslüman çalışanıdır. Onun derdi ise çok farklıdır. Çok yakında düğünü vardır ve bakire değildir. Ve en kısa sürede bu sorunun giderilmesi gerekmektedir. Rima; kuaförün erkeksi çalışanıdır. Filmde eşcinselliği göze sokulmasa da bu yönü onu diğerlerinden ayıran özelliği… Jamale, sürekli deneme çekimlerine giden,yaşlandığını bir türlü kabullenemeyen, öyle ki menopoza girme halini kendine yediremeyip kırmızı boya yardımıyla muayyen günü imajı yaratmaya çalışan kuaförün müdavimlerinden biridir. Ve Rose..Sevgili Rose…Sanırım en çok içimi burkan karakter…Hayatını felç eden hasta annesine bakmakla ayrıca para kazanmakla yükümlüdür. Bununsa bedeli ağır…Çünkü annesi yüzünden hayatı zindan olmuştur ve her şeyi bir kenara bırakmak zorunda kalmıştır,aşkı bile… Bu filmden öyle gelişigüzel bahsetmek yerine beni mest eden sahneleri ağda gibi uzata uzata anlatmak,içimi dökmek istiyorum bu sefer. Evet evet bu film beni mest etti ! Hem de başlar başlamaz ! Muhteşem müzik eşliğinde öyle bir sahneyle başlıyor ki film,gözünüzü ekrandan alamıyorsunuz,sonra kendinizi müziğe veriyorsunuz. Sahnede görünen aslında karamel yani ağda…Yapılışı,hatta kadınların iştah kabartan yiyişleri…Ama usta ellere geçen kamera basit bir görüntüde bile mucizeler yaratabiliyor işte. Gelelim otel odası sahnesine; Layale’in amansız hazırlığı ve heyecanının boşa çıkmasının ardından akşam otele gelen arkadaşlarıyla yaptığı o kısacık konuşma unutulmaz ! Birini çok seviyorsunuz,onun da sizi sevdiğini sanıyorsunuz. Kurduğunuz hayallerin pembesi gidip de tozu kalınca gerçeklerle yüzleşmeye,düşünmek istemediklerinizi düşünmeye başlıyorsunuz. Mesela en çok, sevdiğinizin yanında olan kişinin nasıl bişeye benzediğini… Kokusunu… Nasıl baktığını…Hayal kurarken bile onu bir başkasıyla paylaşmaya korkuyorsunuz aslında. Kendinizi enayi gibi hissetmek zorunuza gidiyor ama Layale gibi kimi kadınlar ezile ezile güçleniyor. Ayağa kalkıncaya kadar onun sevgisine yaslanmayı tercih ediyor. Yalnızlık ağır geliyor bir süre… Telefon sahnesi de unutulmazlardan…Layale sevdiği adamla konuşurken,Layale’i seven polis, kadını izliyor ve sanki kendisiyle konuşuyormuş gibi cevap veriyor. O cevaplar,mimikler cuk! diye oturmuş yerine,izlenesi bir keyiflik. Rose…Aşka kanat çırpan yüreğiyle aşık olan her kadının yaptığını yapıp önce kuaföre koşuyor. Yıllar sonra belki de ilk defa tadıyor bu duyguyu. Annesine inat yüreğinin sesini dinliyor bir süre…Taa ki buluşmak için hazırlandığı akşama kadar. Annesine boyun eğip ayna da makyajını temizlemeye başladığı sahne unutulmaz ! Aşk insanı ne kadar güzelleştiriyor…Bence dünyada çirkin insan yok,aşkı tatmayan,henüz aşık olmayan,aşkından yeni ayrılan insan var. Güzeli güzel yapan aşktan başka bir şey değil ! Yönetmen ilk filmiyle insanlara sağlam bir mesaj veriyor;savaş bile yaşansa insanın ölmedikten sonra duygularının ölemeyeceğini,ne yaşanırsa yaşansın buradayız ! Aşk var ! çığlıklarını duyabiliyoruz. Arap kültürüne öyle ya da böyle yakınlığımızdan mıdır bilinmez müzikler ekstra güzel geliyor kulağıma. Filmin müzikleri Khaled Mouzannar’ın elinden çıkma. (Film gösterime girdikten bir süre sonra yönetmenle bestecimizin de dünya evine girmiş olduğunu ekleyelim.) Pedro Almodovar tarzı,kadınların ruh hallerini,gel-gitlerini,sorunlarını yansıtan bana göre mükemmel bir seyirlik… Sözlerimizi Nisrine’nin annesinin, kızına düğünden 1 gece önce söylediği cümlelerle bitirelim. Forrest Gump’a selam olsun buradan ;) “Ne olacağını Allah bilir. Karpuz gibi düşün. Kelek olup olmadığını kesmeden bilemezsin.”

    Eklenme Tarihi 24 Mar 2012, saat 09.12
    Kurallara uymuyor ise tıklayın
    ramizdesica
    ramizdesica

    0 takipçi | Onun 59 yorumunu gör |

      2.5 - Eh işte

    kadınların iç dünyasına derin bir yolculuk yapmak istiyorsanız Karamel tam izlenilebilecek bir yapım olmuş

    Eklenme Tarihi 03 Eyl 2010, saat 16.51
    Kurallara uymuyor ise tıklayın
    Karamel i gördünüz mü?
    mydreams04
    mydreams04

    0 takipçi | Onun 53 yorumunu gör |

      2.5 - Eh işte

    Batı penceresinden tam bir Lübnan filmi.. Değişik bir film, vakit varsa izlenebilir.. 6/10

    Eklenme Tarihi 05 Mar 2010, saat 09.50
    Kurallara uymuyor ise tıklayın
    Eski Üye
    Eski Üye

      1 - Çok kötü

    Filmin DVDsini sonunda izledim.Lübnanın ' Sex and Citysini ' yapmaya çalışmışlar ama çok başarılı oldukları söylenemez.Ülkemizde yakın zamanda Show Tvde yine Karamel isminde aynı konudan alınmış dizisi yapıldı ama tutmamıştı ve sadece 3 bölüm yayınlanmıştı hatırlarsanız.Müzikleri bile çok benziyordu.Filmin doğal bir havası olsa da bence hikaye yarıda kalmış.Süreyi daha uzun tutup daha güzel bir senaryo ve final olabilirdi.Film birden bitiyor ve birçok şey havada kalıyor.Sonuçta bayanların sevebileceği bir yapım,pek erkeklere göre bir film değil.Not: Bu arada bu film Lübnanın nasıl yozlaştığının en açık göstergesidir.Lübnan yıllarca Osmanlı toprağı olmasına rağmen günümüzde sadece Batı özentisiyle yaşayan bir devlet,filmde yarı Fransızca yarı Arapça yani günlük hayatta ne dil konuştukları belli değil.Zaten Lübnan 'Türkler Ermeni Soykırımı' yapmıştır diyerek bunu resmi olarak tanıyan tek Müslüman Arap ülkesidir.Bunların filmle pek alakası yok ama filmde geçen diyalogların arasında sürekli bir Fransızca olması çok garip cidden,nasıl etkisi altındalar ve bunu benimsemişler ki kendi dillerini bile konuşamıyorlar.

    Eklenme Tarihi 23 Kas 2009, saat 13.13
    Kurallara uymuyor ise tıklayın
    rudeonerudeone
    rudeonerudeone

    7 takipçi | Onun 987 yorumunu gör |

      2.5 - Eh işte

    genel olarak baktığımızda su gibi akan bir film diyebiliriz.süresi de zaten çok uzun değil,beyrutta her biri farklı karakterde ve kısmen farklı hayatların farklı sorunlarıyla uğraşan bir grup kadının yaşantısından bir kaç gün izliyoruz.tabii ki kadın gözünden bakıldığı için tipik bir kadın filmi diyebiliriz fakat bir erkek de çok rahat izleyebilir.feminist yanları var gibi gözükse de aslında bağıra çağıra yapılan bir şey değil bu,dediğimiz gibi hayattan kesitler sunuyor sadece,belli kadınlık sorunları üzerine çok fazla yoğunlaşıp da işi abartmıyor.yönetmen ve aynı zamanda başrol oyuncusu nadine labaki filme ayrı bir hava katıyor kesinlikle.baştan çıkarıcı,kendine has bir havası olan modern arap kadını karakterine çok yakışmış.diğer oyuncular da çok inandırıcı,zaten aşina olmadığımız için gerçekten de böyle karakterlerin yaşadığına ve var olduğuna daha rahat ikna oluyoruz filmi izlerken.kadınların dünyası üzerine yapılmış onlarca filmden biri,fakat arap kültürü ve beyrut sıcaklığı harmanında,bazen komik bazen hüzünlü güzel bir örnek daha izlemek istiyorsanız buyurun.

    Eklenme Tarihi 19 Kas 2009, saat 09.14
    Kurallara uymuyor ise tıklayın

    0 takipçi | Onun 1 yorumunu gör |

      2.5 - Eh işte

    ben 6 ay kadar lübnanda çaliştim bu süre içerisinde işim geregince bütün lübnanı gezdim 10. dakikadaki gibi bir otobüse rastlamadim :) şehirler arasindaki otobüslerde bile o konfor yok :D

    Eklenme Tarihi 18 Kas 2009, saat 02.00
    Kurallara uymuyor ise tıklayın
    kalpsiz
    kalpsiz

    0 takipçi | Onun 252 yorumunu gör |

      4 - Çok iyi

    Beyrut kadınlarının yaşantısından bir kesit aktarılmış. Temel bir konu bulamayız tabi ama her karakterin bir derdi var filmde. Yalnızlık yaşlılık sendromu bunaklık kıskançlık gibi kavramlar kadınlar üzerinden anlatılmış ve bence başarılı da olmuş...

    Eklenme Tarihi 04 Haz 2009, saat 17.45
    Kurallara uymuyor ise tıklayın
    hypnotize-su
    hypnotize-su

    0 takipçi | Onun 1 yorumunu gör |

      4 - Çok iyi

    bence çok hoş bir film... belli bir konusu yok ama kendını ızlettıren ve muzıklerıyle hoş bır ortam yaratan bı fılm olmuş!...tavsıye ederım dınlenmek için birebir bi film :D

    Eklenme Tarihi 05 Nis 2009, saat 20.40
    Kurallara uymuyor ise tıklayın
    rvfrv
    rvfrv

    0 takipçi | Onun 1 yorumunu gör |

      4 - Çok iyi

    Farklı mezheplere bile hiç bir dinin tahammülü olmadığı bir dönemde dinlerin kardeşliği çok ütopik görünüyordu.Çok güzel bir film olmuş...

    Eklenme Tarihi 17 Oca 2009, saat 22.28
    Kurallara uymuyor ise tıklayın
    sugarly-2
    sugarly-2

    1 takipçi | Onun 85 yorumunu gör |

      1 - Çok kötü

    çağdaş(!) lübnan kadınları..pes doğrusu..kesinlikle izlemeyin..

    Eklenme Tarihi 25 Eyl 2008, saat 00.08
    Kurallara uymuyor ise tıklayın
    Önceki Sonraki

    Filmle ilgili fikirlerin

    İzlemek istiyor musun?

    Evet Hayır

    İzledin mi? Puan ver

    0 : Berbat
    0.5 : Boş
    1.0 : Çok kötü
    1.5 : Kötü
    2.0 : İyi değil
    2.5 : Fena değil
    3.0 : Kötü değil
    3.5 : İyi
    4.0 : Çok iyi
    4.5 : Müthiş
    5.0 : Başyapıt
    Kaydediyor…
    Kaydedildi
    Eleştiri
    Daha fazla yorum görmek istiyor musun?
     Facebook'ta Beyazperde'nin hayranı olun.