Beyazperdem
    Star Trek
    BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ
    4,5
    Muhteşem
    Star Trek

    Star Trek

    Murat Özer
    Uzayın derinliklerinde turlayarak yeni medeniyetler arayan, bu arada bağlı bulunduğu Federasyon'un kuralları doğrultusunda dengeleri koruma görevi de üstlenen uzay gemisi Atılgan'ın (Enterprise) acar mürettebatıyla 1970'lerde TRT aracılığıyla tanıştığımızda tam anlamıyla dibimiz düşmüştü. Nasıl bir şeydi bu böyle! Işınlanma başta olmak üzere bu dizide gördüğümüz her şeyden fazlasıyla etkileniyorduk. Çocukluk çağımızın hayal dünyasının baş kahramanları haline gelmişti Bay Spak, Kaptan Körk, Doktor, Skati, Uhura, Sulu ve diğerleri... 'Adalet' duygusuyla hareket eden bu kahramanlar, uzayın dengesinin bozulmaması için ölümü bile göze alıyor, kötülere aman vermiyordu. Sonrasında yapılan sayısız devam dizisindeyse aynı ton nedense yakalanamadı ve üç sezonluk orijinal "Uzay Yolu"nun anıları her daim taze kaldı.

    Bu arada, başarının tadını alan yapımcıların bu diziyi sinema filmi haline getirme çabaları da meyvelerini verdi ve 1979'dan başlayarak 10 filmlik bir seri de hayranları tatmin etmeyi başardı, belli oranda da olsa. Türkiye'nin bu akıma ayak uydurmaması da mümkün değildi tabii. Bizden bir kahramanın, Turist Ömer'in bu kulvara akmasını sağlayan "Turist Ömer Uzay Yolunda" 1973'te gösterime girdiğinde benzer bir başarıyı yakaladı ve işin parodisini yapmanın keyfini yaşattı sinemaseverlere.

    'Meyve veren ağaç', bugün de aynı görevi üstlenmeye devam ediyor. Televizyon dünyasının yıldız isimlerinden, efsaneleşen dizi "Lost"un da yaratıcısı olan J.J. Abrams'ın ikinci sinema filmi yönetmenliğine vesile olan "Star Trek", orijinal diziye saygıda kusur etmeyen ve oradaki kahramanların çömezlik günlerine el atıp efsaneleşen isimlerin bu noktaya nasıl geldiklerini deşifre etmeye çalışan bir yapım kimliğiyle karşımıza geliyor. Bu çabasını eğlenceli bir yapıyla da buluşturan ve dizinin mizahî tonlarını iyi kavramış bir senaryo çalışmasının göze çarptığı film, özellikle orijinal dizinin Türkiye gösterimini günü gününe yaşamış bizler gibi hayranları keyifli bir serüvene ortak etmeyi başarıyor.



    Kaptan Kirk'ün doğumuyla başlayan filmin hikâyesi, Bay Spock başta olmak üzere mürettebatın diğer üyelerinin de gelişimini mercek altına alıyor ve onların 'efsane ekip' olarak bir araya gelişlerinin aşamalarını resmediyor. Delişmen yapısıyla tam bir 'asi' tiplemesi çizen Kaptan Kirk, mantığın bir numaralı temsilcisi Vulkanlı Bay Spock, hastalıkla ve sağlıkta her daim yanınızda olmasını isteyeceğiniz Doktor McCoy, ışınlama teknolojisini geliştiren mühendis Scotty, güzelliğiyle de dikkat çeken Uhura, acemiliğini iyi niyetiyle kapatan Sulu ya da acil çözümler önerme ustası Chekov gibi kahramanların 'olgunlaşma' günlerine tanıklık etmek, gerçekten de değeri ölçülemeyecek anları getiriyor peşi sıra. Bu isimlerin arasına 'akıllı bir senaryo numarası'yla katılan 'yaşlı Bay Spock' da işin tuzu biberi oluyor filmde. Bu rolde orijinal dizinin Spock'ı Leonard Nimoy'u görmekse heyecanların en büyüğünü yaşatıyor bizlere.

    "Star Trek" (biz ona hâlâ "Uzay Yolu" demeyi yeğliyoruz), sinema teknolojisinin her geçen gün büyüyen gücünden de destek almakta herhangi bir sakınca görmüyor ve zaman zaman bir tür efekt bombardımanı haline geliyor. Bilimkurgu sinemasının olmazsa olmazı gibi duran efektlerin yoğunluğu, kimi bölümlerde 'duygu'nun zedelenmesine yol açıyor, ama bu durumun bütünü etkilediğini söylemek yanlış olur. Genel görünümde efektlerin 'olumlu katkı maddesi' etkisi yaptığını söyleyebiliriz rahatlıkla.

    Filmin genç oyuncu kadrosunun doğru seçimler olduğunu ve Leonard Nimoy'u kadroda görmenin heyecan vericiliğini vurguladıktan sonra, diğer rollere seçilen isimlerden özellikle Eric Bana üzerinde durmak gerek diye düşünüyoruz. Hikâyenin 'kötü adam'ını canlandıran Bana, kendisini tanınmayacak hale getiren makyajın altında usta işi bir oyunculuk gösterisine soyunuyor ve dengeleri her an saptırabilecek bir 'gerilim' yaratmayı başarıyor. Öte yandan Bay Spock'ın annesini oynayan Winona Ryder için aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Neden böyle bir seçim yapıldığını anlamak da aynı oranda zor. Kadronun deneyimli isimlerinden Bruce Greenwood'un kendinden bekleneni verdiği, Ben Cross'un da işini yapmaya çalıştığı "Star Trek", oyunculuk konusunda da sınıfı geçmeye başarıyor anlayacağınız.

    Bir fenomenin her dönemde nasıl beslenebileceği üzerine etkili bir ders aynı zamanda J.J. Abrams'ın filmi. Dizinin (ya da dizilerin) DVD ve televizyon satışlarının artacağı, önceki filmlerin de aynı durumla karşılaşacağı, oyuncak ve hediyeliklerin kapış kapış gideceğiyse şimdiden öngörülebilir. Kısacası, fenomen olmanın yan etkilerini ardına kadar açacak bir film "Star Trek". Mükemmel değilse de 'duygu'yu korumayı başarıyor, ki belki de "Uzay Yolu" hayranları için en önemlisi bu...
    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri

    Yorumlar

    Yorumları göster
    Back to Top