Filmleri oyla!
Beyazperdem
    Siyah Kuğu
    Ortalama puan
    4,1
    1377 Puanlama ve 867 Eleştiri
    dağılımı 867 Eleştiri notla
    262 Eleştiri
    342 Eleştiri
    129 Eleştiri
    92 Eleştiri
    22 Eleştiri
    20 Eleştiri
    Siyah Kuğu hakkında görüşlerin ?

    867 kullanıcı eleştirisi

    sinema
    1 ziyaretçi
    4,5
    6 Ağustos 2012 tarihinde eklendi
    Siyah kuğu olmak için elinden gelen her şeyi yapmaya çalışan ve bu durumun onda yarattığı psikolojik baskı. İzlediğim en iyi psikolojik durum yansıtan filmlerden. Natalie Portman muhteşem. Masum ama bazen kendini karanlık taraflara atan beyninin onunla oynadığı oyunlara karşı kendini savunmaya çalışan bir balerini çok iyi canlandırıyor. Kendi masum tarafını bir kenara atıp içindeki karanlık şehvetli, karakteri çıkarmaya çalışıyor. Senaryosunda hiçbir şey olmamasına rağmen yarattığı psikolojik durum ve görüntüsüyle izlenmesi gereken bir film
    Alp T.
    Alp T.

    Takip Et! 55 Takipçi 301 Eleştirisini Oku

    4,0
    21 Aralık 2015 tarihinde eklendi
    Black Swan, temposu yoğun, baş döndüren, heyecanlandıran, kafa karıştıran, Birdman tarzında bir sonra ve Whiplash'e benzer bir işleyişe sahip olan ve de en önemlisi, Mila Kunis ile Natalie Portman gibi 2 büyük oyuncuyu daha da büyüten bir film. Sürükleyici ve izlediğinize pişman olmayacağınız bir film. Kunis oldukça sade ve doğal oynamış (bir Oscar adaylığı iyi olurdu doğrusu onun için) ve Portman her ne kadar biraz durağan gözükse de aslında onun performansını daha yükseltmiş. Oyunculuklar ve işleniş konusunda bir sıkıntı yok filmin. Sadece senaryonun varmak istediği yeri ve verdiği mesajı pek gözüm tutmadı. Ama bunun dışında bu film, size heyecanlı ve sürükleyici dakikalar vaat ediyor. İzlenebilir. TOPLAM PUAN: 8/10
    dolunay946
    dolunay946

    Takip Et! 26 Takipçi 106 Eleştirisini Oku

    5,0
    28 Nisan 2012 tarihinde eklendi
    Black Swan (Siyah Kuğu) 2010 Yönetmen : Darren Aronofsky Siyahla beyazı ruhunuzda iç içe geçirdiğinizi,duygularınızdan baskın olanını bir kenara koyup karanlıkta kalan yanınıza ışık tuttuğunuzu "hissettiğiniz" zaman dilimleri oldu mu hiç ? Filmin konusu kısaca şöyle; Nina (Natalie Portman) hayatını baleye adamış oldukça yetenekli bir balerindir. Balede oyun yönetmeni Leroy (Vincent Cassel),yeni sezonda "Kuğu Gölü Balesi" ni yeniden sahneye koymak ister ve bunun için de hem saflığı,naifliği temsil eden Beyaz Kuğu hem de hırsı ve şehveti temsil eden Siyah Kuğu'yu canlandırabilecek bir balerine ihtiyaç duyar. Baş balerin Beth'i (Winona Ryder) değiştirmeye karar veren Leroy'un ilk tercihi kırılganlığı ve masumluğundan ödün vermeyen Nina olur. Beyaz Kuğu için oldukça uygun olan isim Nina'dır fakat Siyah Kuğu için ise Lilly (Mila Kunis) biçilmiş kaftandır. Nina'nın içinde büyüttüğü rekabet duygusu ve hırsı ikili arasındaki ilişkiyi ilginçleştirecektir. Nina,kendisi gibi balerin olan annesi ile yaşamaktadır. Annesi,Nina'ya hamile kalınca baleyi bırakıp,yarım kalan hayalini kızının omuzlarına yükleyerek biryerde kendi hayalini tamamlamaya çalışmaktadır. Bu yüzden her şeyin mükemmel olmasını istemekte, kızının mutlu olmak istemesinden çok kendi hayallerinin yıkılma ihtimaline karşı çabalamaktadır. Bu da anneyi dominant bir karakter yapmaya yeterli bir sebep tabi ki. Hayallerdir insanı ayakta tutan çünkü. Annenin dominantlığı Nina'ya resesiflik olarak geri dönüyor. Nina karakterine baktığımızda;ürkek, masum,baleden ve annesinden başka hayata kapılarını kapatmış birini görüyoruz. Tüm çıkıntı duygularını, aşırılıklarını sümen altı etmek zorunda kalan biri dış dünyasında kendini sadece biryere odaklar,bu da muhtemelen işi olur. Nina için kendini ispatlayabileceği,annesinin takdiriyle özgüven noktasında bir adım ileriye gidebileceği tek durum annesinin yarım kalan hayalini tamamlayacağı 'bale'. Aşk, baştan aşağı uçarılık,aklına eseni yapmak,bedenin kontrolünü kaybetmek,bu duyguyla kendinden geçmek demek. Bu da Nina için birkaç beden büyük bir hadise. Bu mükemmel duyguyu yaşamayı istemek bile onu korkutmaya fazlasıyla yetiyor. Yaşamaya korktuğu bu duygu aslında onu Siyah Kuğu rolüne sokacak olan duygu. Nina'nın iç dünyası daha karışık; içinden geldiği gibi davranamadığı için belki de sürekli bir sıkıntı ve stres halinde. Bazen öyle bir hale geliyor ki kendi vücuduna eziyet etmekten geri kalmıyor ama bunu öyle bir halüsinasyon haliyle yapıyor ki kendisi bile farkına varmıyor. Siyah kuğu rolüne adapte olma olayı tam olarak burada başlıyor. İçindeki şehvetin ortaya çıkması için ilk adımı Leroy atıyor. (Nina'nın Leroy'un dudağını ısırdığı an,Leroy içindeki siyahı çıkarabileceğini anlayıp onu seçmeye karar veriyor bence). Kendi vücudunu tanımasını istediğinde Nina mastürbasyonla adım adım bu yönüne eğiliyor. Korktuğu,görmeye çekindiği yanını en dişli rakibi Lilly ile keşfediyor ve Lilly'nin şehvet yönünün Nina'daki hırsı azami düzeye çıkarışı Nina'da daha fazla strese ve halüsinasyonlara neden oluyor. Nina'nın bastırdığı yönüyle ilgili halüsinasyonlar oyunun sahne alışı yaklaştıkça hat safhaya çıkıyor. Bu da kendisini psikolojik olarak Siyah Kuğu rolüne adapte edişinin göstergesi. Çünkü beyaz kendi,siyah bastırdığı kişiliği. Film afişi Aronofsky insan psikolojisindeki bölünmeyi andırırcasına göz kırparak film hakkında bir önbilgi veriyor bize. İnsanın kendisiyle mücadelesi,bastırdığı,gizil kalmış yanına eğilimi,hırslarıyla cebelleşmesi bu kadar sakin ve aynı zamanda keskin ifade edilebilirdi. Filmde her oyuncu rolünün hakkını fazlasıyla verirken Natalie Portman tapılası bir performansla seyirci karşısına çıkıyor. Özellikle Kuğu Gölü Balesi'nin sahne aldığı son 20 dakika tadından yenmiyor. Bakışlar,halüsinasyonlarla gerçeğin iç içe geçişi muazzam ! Film müzikleri Clint Mansell in elinden çıkma ve filmle 4-4 lük uyum içinde. Natalie'nin oscarı alması farz. Yönetmen Aronofsky birkez daha başımı ağrıtmayı ve insan psikolojisini nüanslarıyla irdelemeyi başarıyor. Görmezden geldiğimiz kaç yüzümüz var bizim ? Kaç kırılma noktasından sonra yüzümüz döner karanlıkta kalmış yanımıza ?İnsanın karanlıkta kalmış yanını hırsı ile nasıl keşfettiğini "rağmen"lerine rağmen nasıl gün yüzüne çıkardığını görmek istiyorsanız bu filmi kaçırmayın derim.
    sinema
    1 ziyaretçi
    5,0
    19 Nisan 2015 tarihinde eklendi
    New York'ta yaşayan Nina isimli balerinin psikolojik sorunlarının ele alındığı müthiş ötesi psikolojik gerilim filmi. Beyaz kuğuyu kusursuzca oynayan Nina, siyah kuğunun da üstesinden gelmek için uğraşıyor. Yönetmen Darren Aronofsky'in hareketli kamera kullanımı çok beğendiğimi söylemeden geçemeyeceğim. Natalie Portman daha önce alması gereken Oscar'a bu filmde ulaşıyor, gerçekten müthiş ötesi bir oyunculuk sergilemiş. Karanlık tarafını yüzleşerek keşfeden Nina izleyiciyi germekte çok başarılı. Başyapıt tadında bir film izlemek istiyorsanız kaçırmamanızı tavsiye ederim.
    BABA S.
    BABA S.

    Takip Et! 2 Takipçi 88 Eleştirisini Oku

    4,0
    20 Temmuz 2018 tarihinde eklendi
    Tek kelime."Sürükleyici".Bir sanat aşkı nasıl bu denli güzel işlenebilirdi ki? saplantılar,insan beyni,bilinçaltı ve daha niceleri var bu filmde.Süre harika,konu harika,oyuncular harika,"-" bulmaya çalışıyorum zorlanıyorum.Heh bir tane buldum.Sanattan korkar oldum artık.Bu güzelim filmi izlemenizi tavsiye ederim.Sözde "beyin yakan" film olarak değerlendirenler var fakat bu tür filmleri izlemeyi,aktif olarak seneryoyu anlamaya çalışan biriyseniz."Spoiler"Aaaa kız hayal görüyomuş demezsiniz ki bu filmde hayaller yüzümüze yüzümüze vurulmuş.Uzun lafın kısası aktif film izleyicisiyseniz,senaryo önemli diyorsanız mutlaka izleyin.
    Hilal S.
    Hilal S.

    Takip Et! 4 Takipçi 63 Eleştirisini Oku

    3,0
    9 Mayıs 2018 tarihinde eklendi
    Filmi izlerken çok gerildim.Annesinin ona bu kadar çok çocukca davranması bir süre sinirimi bozdu. Evet film güzel ki Natalie Oscar aldı bu filmde ki oyunculuğuyla harika dans etti... Sanki senelerce bale yapmışcasına efsane figürler sergiledi. Ama film başından sonuna kadar nedensizce sinirimi bozdu...
    sinema
    1 ziyaretçi
    5,0
    20 Ocak 2014 tarihinde eklendi
    Beğenmeyen bazı arkadaşların neyi beğenmediğini cidden anlamamış olsam da tam bir sanat eseri olduğunu düşünüyorum bu yapımın ki Portman'ın aldığı Oscar bunun kanıtı olsa gerek. 10 üzerinden 10 bütün oyunculara,yönetmene,senariste vs vs vs
    Demirtas
    Demirtas

    Takip Et! 620 Takipçi 888 Eleştirisini Oku

    2,5
    10 Temmuz 2012 tarihinde eklendi
    Natalie Portman'ın oyunuculuğu gerçekten çok iyiydi ama bu filmi bana sevdirmeye yetmedi. Bana göre anlatıldığı kadar iyi bir film değil. Beni çok cezbetmedi.
    Esirra
    Esirra

    Takip Et! 1 Takipçi 8 Eleştirisini Oku

    3,5
    31 Ağustos 2015 tarihinde eklendi
    Psikolojik filmleri izlemeyi her zaman sevmişimdir ama bu film bana bile fazla geldi. spoiler: Annesinin Nina ' ya hala bir bebekmiş gibi davranması , kızın odasında kullanılan pembe renk oyuncaklar , çok fazla çalışmaktan oluşan tırnak kırılmaları , kızın benliği ile çatışması. Tam bir psikolojik gerilim filmi. Cinsel sahneleri midem kaldırmadığı için oraları geçerek izledim . Gerilim filmi izleyemiyorsanız kesinlikle tavsiye etmem. Yusuf yusuf bir şekilde izlediğim doğrudur. Genel olarak mükemmel bir oyunculuk , mükemmel bir senaryo ve mükemmel bir baş yapıt olmuş . Ama izlemeden önce söylediklerimi dikkate alın derim .
    Ali Y.
    Ali Y.

    Takip Et! 55 Takipçi 416 Eleştirisini Oku

    1,0
    10 Aralık 2014 tarihinde eklendi
    beklentilerden çok ama çok uzak kalan bir film hiç mi hiç begenmedim
    Oylum K.
    Oylum K.

    Takip Et! 1 Takipçi 6 Eleştirisini Oku

    5,0
    10 Eylül 2015 tarihinde eklendi
    Darren Aronofsky'nin Requiem For a Dream'inden sonraki bir diğer başyapıtı olan filmde Natalie Portman, Vincent Cassel ve Mila Kunis gibi değerli oyuncuların da rol alması filmi mükemmelleştiren diğer ayrıntılardan sadece biri.
    l-i-l-a-H
    l-i-l-a-H

    Takip Et! 4738 Takipçi 2 129 Eleştirisini Oku

    5,0
    4 Nisan 2011 tarihinde eklendi
    Portman, Oscar hakk ile alm...
    jamesbond-2
    jamesbond-2

    Takip Et! 2158 Takipçi 1 684 Eleştirisini Oku

    4,0
    26 Şubat 2011 tarihinde eklendi
    Eleştirmenler tarafından çok beğenildiği bir gerçek ve oskar konusunda da iddialı yapımlardan biri kings speech ile birlikte iki filmi de izlemiş biri olarak kings speechi daha çok beğendiğimi ve daha fazla etkilendiğimi söyleyebilirim bu black swanın kesinlikle kötü olduğu anlamına gelmez bence gayet iyi ve etkileyici bir yapım hele hele portmanın oyunculuğu almış başını gitmiş ama öyle bir başyapt da değil izleyin ve kendiniz kararınızı verin benim notum 8/10
    Ilknur K
    Ilknur K

    Takip Et! 1879 Takipçi 1 141 Eleştirisini Oku

    3,0
    11 Mayıs 2011 tarihinde eklendi
    Sanat kokan başarılı bir film. Hırs ve bastırılmış duyguları bir arada yaşayan bir kızın hikayesi.
    Chev
    Chev

    Takip Et! 664 Takipçi 952 Eleştirisini Oku

    4,0
    17 Mart 2011 tarihinde eklendi
    Başarılı bir film fakat Natalie Portman ve performansı olmasaydı bu kadar değerli olur muydu bilmem..
    volkanick
    volkanick

    Takip Et! 269 Takipçi 683 Eleştirisini Oku

    4,0
    16 Mayıs 2011 tarihinde eklendi
    Böylesine bir hikayeyi bu kadar güzel anlatmak yönetmenlik başarısı değil de nedir.Özellikle final sahnelerinde ki o tutku, perdeden yüreğinize akıyor sanki..
    potasyum
    potasyum

    Takip Et! 131 Takipçi 531 Eleştirisini Oku

    4,5
    12 Temmuz 2011 tarihinde eklendi
    Mükemmeliyetçilik yolunda insanin nasil degistigini anlatan,Nina'nin özünün beyaz kuguyken sirf bu ugur yüzüne siyah kuguya nasil dönüstügünü gösteren,Natalie Portman'in resmen rolünü yasadigi,Fight Club filminin bir nevi bale versiyonuda diyebilecegimiz süper bir sey.
    yuzbasiyulaf
    yuzbasiyulaf

    Takip Et! 98 Takipçi 393 Eleştirisini Oku

    4,0
    24 Aralık 2010 tarihinde eklendi
    Kesinlikle nefes kesici sahnelerle dolu, çok etkileyici, çok başarılı bir görsel şölen olmuş film. Natali Portman çok çok başarılı ve filmi tek başına omuzlamış.
    Selcuk Genc
    Selcuk Genc

    Takip Et! 38 Takipçi 314 Eleştirisini Oku

    5,0
    5 Mart 2011 tarihinde eklendi
    Uzun zamandır böylesine sarsıcı bir film seyretmemiştim. Natalie Portman , Nina karakterine öylesine bir derinlik kazandırmış ki hayranlıkla izliyorsunuz.Aldığı oscar ile de bunu cümle aleme gösterdi zaten. Darren Aronofsky ın ise bale sahnelerinde kullandığı teknik parmak ısırtacak türden. Karşımızda bir şaheser var ve ne yapıp edip bu filmi beyazperde de izlemelisiniz. Çünkü inanılmaz bir sinema ziyafeti çekeceksiniz... Tchaikovsky nin swan lake eseri Finale doğru artan gerilimi o kadar çok desteklemiş ki tüyleriniz diken diken izliyorsunuz bale gösterisini. Ninanın black swana dönüştüğü sahne ise hale gözlerimin önünde... Oscar ödül törenini canlı izlemiş birisi olarak bu sene oscarların hakettiği kişilere ve yapımlara gitmesinden büyük bir mutluluk duyduğumuda belirtmek istiyorum. İyi seyirler...
    Figen-Ay-e
    Figen-Ay-e

    Takip Et! 29 Takipçi 88 Eleştirisini Oku

    2,5
    13 Ekim 2010 tarihinde eklendi
    Konusu ilginç, ama beni asıl çeken filmin afişi oldu, oldukça etkileyici...umarım filmde öyledir...
    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri
    Back to Top