Filmleri oyla!
Beyazperdem
    Tez
    Ortalama puan
    4,1
    258 Puanlama ve 65 Eleştiri
    dağılımı 65 Eleştiri notla
    11 Eleştiri
    34 Eleştiri
    9 Eleştiri
    9 Eleştiri
    1 Eleştiri
    1 Eleştiri
    Tez hakkında görüşlerin ?

    65 kullanıcı eleştirisi

    Ugur T
    Ugur T

    Takip Et! 83 Takipçi 666 Eleştirisini Oku

    4,5
    6 Ocak 2017 tarihinde eklendi
    GERİLİM FİLMLERİ İÇİNDE ELMAS GİBİ PARLAYAN GERÇEK BİR BAŞYAPIT 10/10 İspanyol sinemasının son yıllarda ki en büyük isimlerinden Alejandro Amenàbar’ın Tez’i ülkemize bir hayli geç gelsede yönetmenin genç yaşta çektiği bu film 1996 yılında onun ne büyük sinemacı olacağını müjdeler gibiymiş. Amenábar'ın tezi niteliğinde ki bu olağanüstü film hem baştan sona bitmeyen adrenalin dolu bir film, hem de kusursuz bir snuff filmi. Bu ilk filmi ile Tez korku sinemasının en iyi örneklerinden, gerçek bir başyapıt. Abre los ojos (1997), The Others (2001) ve Mar adentrö (2004) gibi önemli filmleri yöneten Alejandro Amenábar, İspanyol sinemasının önemli yönetmenlerinden birisi. İkinci uzun metrajlı filmi “Tesis” ile adından söz ettirmeyi başarmıştı. Alejandro Amenábar, bu filmi çektiğinde henüz öğrenciydi ve mekan olarak okulunu kullanmış. 1996 yılındaki bir film için oldukça cesur ve marjinal bir konuya değinilmiş. Şiddet üzerinden şiddet içerikli bir filme imza aran Amenábar, sinemada farklı bir yerde durmak istediğini daha o zaman belli etmiş. Angela üniversitede şiddet içerikli bir tez hazırlarken, araştırmaları sırasında acı bir gerçekle karşılaşıyor. Aynı üniversitede okuyan başka bir gencin vahşi bir şekilde öldürüldüğüne tanık oluyor. Hazırladığı tez sıradan bir konu olmaktan çıkıyor ve gerçek hayata adım atıyor. Şiddet bir şekilde boyut değiştiriyor. Sinemada şiddet sahneleri her zaman prim yapan bir konu olmuştur fakat şiddeti bu kadar farklı bir şekilde ele alan filmlere rastlamak oldukça zor. Tesis’in hikaye anlatımı, sinema dili ve korku kavramını ele alış biçimi dikkat çekiyor. Gerilim unsurları başarılı bir şekilde aktarılmış. Korkunun saf halini yansıtmaya çalışmış ve bu açıdan özgün bir çalışma olmuş. İspanya’nın Oscar’ı olarak bilinen Goya’da 8 dalda adaylık almış ve bunlardan 7 tanesini kazanmıştı. Ángela karakterini canlandıran (Ana Torrent) oyuncunun soyisminin “Torrent” olması beni gülümsetti. Eduardo Noriega yönetmenin bir sonraki filmi olan “Abre los ojos”un kadrosunda yer aldığını hatırlatalım.
    walkabout-2
    walkabout-2

    Takip Et! 35 Takipçi 107 Eleştirisini Oku

    5,0
    31 Aralık 2002 tarihinde eklendi
    bu film daha önce İstanbul Film Festivali’nde gösterildi. Ayrıca bir süredir, İstanbul’daki birkaç yerde DVD ve VCD’sini bulmak da mümkündü. Hiç de azımsanmayacak sayıda kişi bu filmi gördü. Umarım çok daha fazlası görür. Müthiş bir film.
    Ilknur K
    Ilknur K

    Takip Et! 33 Takipçi 1 110 Eleştirisini Oku

    4,0
    12 Haziran 2007 tarihinde eklendi
    Film gerçekten gerilim adına yapılan en güzel filmlerden. ortada kan yok vahşet yok ama sizi nasıl geriyor bunlara rağmen izlerseniz göreceksiniz. konu çok etkileyici ve izlenilmesi gereken zamanına göre güzel bir film.
    ozzy-badd
    ozzy-badd

    Takip Et! 35 Takipçi 831 Eleştirisini Oku

    4,0
    25 Nisan 2010 tarihinde eklendi
    gerçekten iyi,sürükleyici ve gerilim yüklü nefis bir amenabar filmi...izlerken epey gerildim...izlenmeyi hak eden bir yapım...10/8
    dolunay946
    dolunay946

    Takip Et! 22 Takipçi 106 Eleştirisini Oku

    4,0
    14 Ekim 2010 tarihinde eklendi
    Tesis-Tez (1996)Yönetmen: Alejandro Amenabar21.Uluslararası İstanbul Film Festivali'nde büyük beğeni toplayan,Amenabar'ın ilk filmi Tez?-spoiler-Filmin konusu kısaca şöyle; Angela Sinema-televizyon bölümünde okuyan bir üniversite öğrencisidir. Şiddetten nefret eden Angela nefretinin sebebinin üzerine gitmek istediğinden midir bilinmez ?Sinemada Şiddet? konulu bir tez hazırlamak ister. Ve bu konuda araştırma yapmaya başlar. Bunun için sınıf arkadaşı ve hastalık derecesinde korku filmi fanatiği olan arkadaşı Chema'dan yardım ister. İkili bu konuda birlikte çalışmaya başlarken ellerine snuff film geçer ve filmi izlediklerinde geçen yıllarda kaybolan sınıf arkadaşlarının öldürüldüğünü görürler. Kameranın seri numarasını bulmak için girdikleri yol onları aslında çok iyi bildikleri yerlere çıkaracak,katilin ya da katillerin aralarında olma ihtimali onları daha temkinli davranmaya,izleyiciyi ise daha dik oturmaya zorlayacaktır.Film tren sahnesiyle açılıyor; kana,şiddete dayanamayan Angela'nın trenin altında kalan birini görmek isteme dürtüsü, filmin ortalarında profesörün ?Şiddet insanın yaradılışında var.? cümlesini haklı çıkarıyor. Bir cinayeti izlemek için televizyon karşısına oturan Angela'nın korkudan elleriyle yüzünü kapatırken dayanamayıp parmaklarının arasından izlemeye devam etmesinin başka bir izahatı yok gibi. En narin yapıda insanın bile içinde şiddet eğilimi var aslında. Yeter ki gerekli ortam oluşsun. Tabi bu ortam tamamen kişinin içinde bastırdığı duygulara ve tehlikenin boyutuna bağlı?Filmi izlerken ?snuff? türüne değindiği için belki de aklıma Irak halkına yaşatılan vahşet geldi. Televizyonlara yansıyan şiddete dayanamamışken ya yansıtılmayanlar? diye sordum kendi kendime. Snuff türünün müptelaları azımsanmayacak ölçüde,bu işin ticareti de. Türün psikopatlarının sayısını ve Irak'ın aranıp da bulunamayacak bir pazar yerine döndüğünü düşündükçe kanım dondu. Kullanılmış mıydı bu pazar için oradaki insanlar? Kadınlar,çocuklar? Filmi izlerken kendimi bu bilinmeyeni hayal ederken yakaladığımı hatırlıyorum.Kansız bıçaksız bir gerilim filmi nasıl çekilir sorusunun cevabıydı Tez. Efektlerle seyirciyi gerilime sürükleme amacı güden filmlerden uzak bir yapımdı her şeyden önce. Bu ise benim nazarımda büyük bir artı. Filmin ayakları yere basan,hiçbir saniyesinde havada kalmayan senaryosu izleyeni etkilemeye yetiyor. Film sonuna kadar katil o mu'yok diğeri,yok yok kesin bu gibi cümleleri kurup duruyorsunuz. Korku-gerilim türünde genelde cinsellik ön plandadır. Seyirciyi bu unsurla yakalamak hedeflenir. Hatta bazen durum o kadar abartılır ki türünden şüphe duymaya başlarsınız:) bu filmde ise diğerlerinin aksine neredeyse hiç işlenmemiş bu durum. Angela'nın cinsel dürtülerine, dahası mantığıyla dürtüleri arasında yaşadığı paradoksa şöyle bir değinilmiş o kadar. Şiddet eğiliminin insan psikolojisindeki etkisini incelerken cinsellik dürtüsü de biraz daha derin incelenebilirdi belki. Ya da artık filmlerde görmeye alıştığımız için bana öyle geliyor. (?cinsellik ve şiddet? konulu bir tez hazırlamak da bana düştü böylelikle:) )Kısaca bu filmi gerçekten çok beğendim. Amenabar'ın ilk filmi olduğuna ve bu filmi 23 yaşında çektiğine inanamayan kaç kişiyiz?
    betyl
    betyl

    Takip Et! 22 Takipçi 87 Eleştirisini Oku

    4,0
    29 Aralık 2008 tarihinde eklendi
    İzlemekten büyük bir zevk almıştım. İspanyol sineması hakkında çok fazla bilgim yok o yüzden başrol oyuncusu olan bayanı başka filmlerde görmedim. Ama gayet iyiydi hem film hem konu hem oyunculuk...
    volkanick
    volkanick

    Takip Et! 15 Takipçi 679 Eleştirisini Oku

    4,0
    6 Mart 2008 tarihinde eklendi
    çok iyi bir yönetmenin ilk filmi ve bir ilk film için çok iyi bir yapım..yapıldığı yılda amerikan sinemasına gönderdiği eleştiriler bugün bugün amerikan sinemasının içinde yaşadığı gerçekliğe dönüşmüş..film ayrıca bu açıdan da ayrı bir öneme sahip
    kuzularynsessizli-i
    kuzularynsessizli-i

    Takip Et! 13 Takipçi 804 Eleştirisini Oku

    4,5
    12 Mayıs 2010 tarihinde eklendi
    İlk 60 dakika yerimden kalkmadan izledim, çok kaliteli bir gerilim. İlginç bir konuya değinmişler, mutlaka izleyin derim...
    beck31
    beck31

    Takip Et! 15 Takipçi 1 383 Eleştirisini Oku

    4,0
    6 Aralık 2009 tarihinde eklendi
    Sonuna dek süren sürükleyiciliğiyle sıkmadan izleten filmlerden.Alejandro Amenábar filmlerini izlemek oldukça tatmin edici.8/10
    -alp-
    -alp-

    Takip Et! 9 Takipçi 195 Eleştirisini Oku

    5,0
    8 Ekim 2009 tarihinde eklendi
    Mükemmel bir gerilim. İspanyollar seyirciyi nasıl gerip korkutacağının öğrenmiş gibi görünüyor. 10/10
    naked-soul
    naked-soul

    Takip Et! 7 Takipçi 561 Eleştirisini Oku

    4,0
    1 Ağustos 2005 tarihinde eklendi
    filmde her ne kadar konu sonlara doğru bulansa da kesinlikle izlenmesi gereken bir film. özellikle angelanın kamera kasetini ilk takıp izlemeye başladığı an gerçekten çok heyecan vericiydi.filmdeki tek kusur şüpheli sayısının çok az olmasaydı . onun dışında her şey şahane...
    Chev
    Chev

    Takip Et! 9 Takipçi 952 Eleştirisini Oku

    0,5
    4 Mayıs 2010 tarihinde eklendi
    Beni acayip sıktı bu film..Nesi bu kadar sevilmiş bilmiorum ama sonunu getiremedim..
    nskmourinho
    nskmourinho

    Takip Et! 6 Takipçi 998 Eleştirisini Oku

    3,0
    16 Eylül 2010 tarihinde eklendi
    Konu olarak çok başarılı diyebilirim tesis için.Çoğu tür filmden esinlenmeleri görmek mümkün eserin içinde.Hep aynı senaryoların ürediği bu yıllarda soluk almak için önereceğim bir film tesis.
    potasyum
    potasyum

    Takip Et! 4 Takipçi 531 Eleştirisini Oku

    5,0
    19 Ekim 2008 tarihinde eklendi
    Tırstığım ender filmlerden.İzleyin ve görün.
    kruvasan
    kruvasan

    Takip Et! 4 Takipçi 134 Eleştirisini Oku

    5,0
    5 Ocak 2003 tarihinde eklendi
    Alejandro Amenabar: Henüz iyi filmden anlamadığım dönemlerde Türkiyede gösterime giren ilk filmi olan Abre Los Ojos o sıralar sinema listemde son sıralarda bile değildi. ?Kim gider İspanyol filmine!? filmlerinden biriydi ama geçen senelerde de herhangi bir şekilde izleyebilmek için VHS-DVD-VCD aradığım yapımlardan biri haline geldi. Ama yönetmenle ilk başta ?Diğerleri? filminde tanıştım. Kanım donmuş bir biçimde filmi izlerken son dakikalarda tersyüz edilmiş bir portreyle karşılaşmam ?afallama? ya da ?dumur? sözcükleriyle ifade edilebilir belki... Sonra filmi irdeledikçe dramatik yapıdaki mükemmelliği keşfettim ve Amenabar beynimin kült yönetmenler köşesinde kendine yer edindi... Orjinal VCD'si çıkan Abre Los Ojos'u ise Vanilla Sky'dan sonra izlediğim için izlenmişlik hissiyle bakabildim olaya fakat Vanilla Sky filmini beğenmemin sebebi herhalde Amenabar'ın öyküsünden esinlenmiş olmasıdır. Filmografide sondan başa doğru gidiyorum ama Tez filmini dün izledim. Açıkça ifade etmeliyim ki bu gerilim başyapıtı aynı zamanda Amenabar'ın da en iyi filmi. Mükemmel bir öykü mükemmel yerleştirilmiş geliştirilmiş ve öyküye yedirilmiş tema son dakikaya kadar bir dakika bile sizi rahat bırakmayan muhteşem gerilim ve sorunun muğlak yanıt arayışı... Filme adını veren Tezin konusu gibi filmin de teması şiddet ve toplum.İlk ve son sahnelerle bir özetleme klasiği sunması da filmin en lezzetli kısmı. Tez filminde konu şiddet saplantısı değil.Şiddet ticareti. Evet ciddi bir şekilde arz talep dengesi bile kurulmuş olan bu sermayenin insanlar tarafından istenmiyor görünüp bilinçaltı dürtüleriyle en çok istenen görüntüler olduğunu itiraf ediyor yönetmen filmde...Öykünün gelişmesine en uygun tür olarak ?snuff? diye adlandırılan gerçek işkence sahneleriyle verilen bu durumu,siz hangi kategoriyle konumlandırırsanız konumlandırın sonuç aynı. Şiddetten hoşlanmam diyen Angela'nın bile parmaklarının arasından olayı takip etmesi neyle açıklanabilir ki... Gerçekten bir başyapıt ama dramatik yapının tam kurulabilmesi için bazı şeyler abartılı çoğu yer de klişe. Abartılı yerler eksi puan olarak gözümüze çok çarpıyor ama aynı şeyi klişeler için söyleyemeyiz.Çünkü Amenabar bunu bilerek yapıyor.?Diğerleri'nde de dikkat etmişsinizdir bu klişelerle biryerlere varmak hedefinde ve bunu başarıyor. Gerek ortalama izleyiciye hitap etmesi bakımından gerekse altmetinlerinin zenginliği ve dramatik yapısının sağlamlığıyla eleştirmenlerin de gözbebeği olması bakımından zor bir görevi hakkıyla tamamlayan Amenabar'ın bu klasiğini kaçırmamanızı tavsiye ediyorum.Zaten birçok kişiye festivalde ulaştı ama çok çok az sayıda salonda da olsa vizyona girmişken bu filmi kaçırmayın derim ben. İzleyenler için ikinci bir deneyim de abartılı durmaz herhalde... Bol sinemalı günleeeeeeer
    Soner Ç.
    Soner Ç.

    Takip Et! 4 Takipçi 126 Eleştirisini Oku

    3,5
    18 Eylül 2007 tarihinde eklendi
    çok harika bir gerilim filmi.sonunda ne olacagını gormek için cok meraklandım.
    odinhan
    odinhan

    Takip Et! 5 Takipçi 1 029 Eleştirisini Oku

    3,0
    14 Haziran 2009 tarihinde eklendi
    Film genel gerilim filmleri çerçevesinde izleyiciye çok bir şey vaad etmesede,Avrupa sinemasının iyi örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir.10/6
    ynarcin
    ynarcin

    Takip Et! 3 Takipçi 153 Eleştirisini Oku

    2,5
    12 Kasım 2006 tarihinde eklendi
    konu gayet güzel bir konu filmin atmosferi de hoş ama bir yerden sonra film bence film tuhaflaşıyor.yani kız şüphelilerle hem haşır neşir oluyor hem de onlardan korkuyor belki insani bir paradoks yansıtılmış gibi gözükse de bence bu daha çok sıradan korku filmlerindeki kurbanın , önlenemez merak duygusu gibi bir şeye benziyor.yani kendisinden şüphelendiği bir insanla 15 dk sonra çok izbe yerlerde yalnız kalmak pek mantıklı gelmiyor.yani senaryo aksayınca atmosfer ne kadar sararsa sarsın insan filmden ne kadar etkilenirse etkilensin film bittiğinde güzel bir film izlemiş gibi hissettirmiyor.ayrıca farklı katil adayları ve bunların kendi aralarındaki olası senaryo ilişkileri de kafa karıştırmaktan öte katille ilgili bir ipucu da vermiyor aynı zamanda film bitince vay be bu da böyleymiş de dedirtmiyor.yalnız son sahnelerde tvde yayınlanan görüntülerde hastanedeki insanların , ilk baştaki tren kazasında ve sonraki snufflarda başrol oyuncumuzun parmaklarının arasından ölümleri seyredişinin hiç birisini ölürken gördün mü diye soruşunun altındaki manalar çok önemli.aynı zamanda profesörün bir lafı da bence olaya yönetmen açısından noktayı koymuş:"şiddet , insanın yaradılışında var"
    zdilaver
    zdilaver

    Takip Et! 3 Takipçi 94 Eleştirisini Oku

    4,5
    4 Ağustos 2006 tarihinde eklendi
    korku filmlerini hiç sevmem çünkü hiç bir zaman mantık yoktur..yani genelde insanların zaaflarından yararlanırlar ve zaaflarını deşerler..ve az önce de söylediğim gibi bunu sadece seyirciyi kuru kuru korkutmakla yaparlar:sıfır mantık!genelde de doğaüstü şeyler olaylar, kahramanlar içeren bir senaryoya sahiptirler.hani küçükken çocuk aklımızla birini korkutmak için bööö derdik ya, korku filmlerinde korkunç(!) sahneler bana aynen öyle geliyo:ÖCü!! ama ama ama tez bambaşka bir korku filmi.bambaşka olmasının en büyük nedeni mantık barındırıyor olması hiç şüphesiz.ve de 'ahan da burda seyirciyi kokutcem ben' diye bi mantıkla hareket etmeyip, bööö! yoluna başvurmaması....... kısaca hayatımda izlediğim en iyi gerilim korku!aklıma hayalet gemi gibi salak flmler geldikçe tez gözümde daha bi büyüyor yahu:)
    bruceconrad
    bruceconrad

    Takip Et! 2 Takipçi 349 Eleştirisini Oku

    5,0
    17 Mart 2003 tarihinde eklendi
    o tüneldeki elektrik gittiğindeki an sinema tarihinde en korktuğum gerildiğim andır.. abartsız...
    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri
    Back to Top