Beyazperdem
Zero Dark Thirty
facebookTweet
Zero Dark Thirty
Vizyon tarihi 8 Şubat 2013 (2s 37dk)
Yönetmen
Oyuncular: Jessica Chastain, Jason Clarke, Joel Edgerton devamı
Tür Gerilim, Aksiyon
Ülke ABD
Fragmanı izle
Basın
3,6 5 Eleştiri
Üyeler
3,034 Puanlama ve 7 Eleştiri
Beyazperde
2,5

Özet ve Detaylar

11 Eylül 2001'de Manhattan'daki Dünya Ticaret Merkezi kuleleri yerle bir edildikten sonra, yakın dünya tarihini değiştiren bu saldırıyı El-Kaide terör örgütü ve ABD'nin en azılı düşmanlarından biri olduğunu iddia eden Usame Bin Laden üstlenmişti. Önce Afganistan'da başlayan savaş, diğer Orta Doğu ülkelerine de yayıldı ve Pentagon saldırıların bir numaralı sorumlusu olarak gösterdiği Bin Ladin'i köşe bucak aramaktan asla vazgeçmedi. Pakistan'ın Abbottabad kentinde köşeye sıkıştırılıncaya kadar ABD'ye milyonlarca dolara mal olan bu arayış ve 'insan avı' operasyonu 1 Mayıs 2011'de düzenlenen gizli bir operasyonla nihayete ermişti.
Senaryosunu Mark Boal’ın gerçeklere sadık kalarak kaleme aldığı filmde, Bin Ladin'in saklandığı yeri tespit eden ve bu timin organizasyonunu yürüten Maya adlı CIA ajanı, böyle operasyon ve bölge için oldukça genç olmasına rağmen, kendisine olan güveni ve üstün istihbarat başarısıyla Bin Laden'in yakalanmasını sağlıyor.
Filmin yönetmenliğini Oscarlı sinemacı Kathryn Bigelow üstlenirken başrol Maya olarak yükselen yıldız Jessica Chastain yer alıyor. Kadrodaki diğer isimlerse Joel Edgerton, Chris Pratt, Mark Strong ve Jennifer Ehler...
Dağıtımcı Chantier Films
Daha fazla
Yapım yılı 2012
Metraj uzun metrajlı film
İlginç Detaylar 8 başlık
Bütçe 20 000 000 $
Dil İngilizce
Görüntü formatı 35 mm
Renk Renkli
Ses formatı DTS, Dolby Digital
Yapım formatı 1.85 : 1
Viza numarası -

Beyazperde Eleştirisi

2,5
Kötünün İyisi
Zero Dark Thirty

İyi işçilik her şey mi?

Ali Ercivan
Üç sene önce Ölümcül Tuzak (The Hurt Locker) ile Oscarları toplayan ve en iyi yönetmen kategorisinde Akademi Ödülü'nü kazanan ilk kadın olarak tarihe geçen Kathryn Bigelow, yine Ortadoğu ve 11 Eylül sonrası Amerika'nın terörle mücadelesi ekseninde bir filmle karşımızda. Senaryosunu yine Mark Boal'un yazdığı Zero Dark Thirty, Usame bin Ladin'in ölü olarak ele geçirilme sürecini anlatıyor. 5 dalda Oscar'a aday gösterilmiş olan yapımın en çok dikkat çeken yönü ise CIA'in bu süreçte işkenceyi bir bilgi edinme yöntemi olarak kullanmasını meşrulaştırdığı tartışması. Ölümcül Tuzak,  koyu Amerikan milliyetçiliği, ırkçı ve şoven bir yaklaşıma sahip olmakla suçlandığında belli ölçüde filmi savunmuştum. Çünkü o filmin özellikle Irak'ın işgaliyle ilgili olmadığını, dolayısıyla o konuda kelam etme derdi bulunmadığını, aslen bir savaş psikolojisini anlatmaya çalıştığını ve Irak'ı buna sadece güncel b...
Eleştirinin tamamı
Zero Dark Thirty Orijinal Fragman 1:14
Zero Dark Thirty Orijinal Fragman
2 643 gösterim

Oyuncular

Jessica Chastain
Jessica Chastain
Rolü : Maya
Jason Clarke
Jason Clarke
Rolü : Dan
Joel Edgerton
Joel Edgerton
Rolü : Patrick - Squadron Team Leader
Jennifer Ehle
Jennifer Ehle
Rolü : Jessica
Tüm oyuncular ve teknik ekip

Basın Eleştirileri

  • Empire
  • Total Film
  • Tersninja
  • Kültür Mafyası
  • Habertürk
5 basın eleştirisi

Üye eleştirisi

UGUR-TAZEGÜL
En popüler olumlu eleştiri

Yazar: UGUR-TAZEGÜL, Tarih: 02/01/2017

3,5İyi

ORTALAMA BİR FİLM OLMASINA RAĞMEN ÇOK BEKLENTİYE GİRMEDEN İZLENEBİLİR “Erkek filmleri çeken kadın yönetmen” olarak nam... Devamını oku

simulacra
Yapılan son negatif yorum

Yazar: simulacra, Tarih: 18/02/2013

1,5Kötü

Oyuncular iyi ama film olarak herhangi bir degeri yok. Ben cok SIKICI buldum filmi. Heyecan adina birsey yoktu, El Kaida... Devamını oku

Tüm üye eleştirileri
14% (1 Eleştiri)
43% (3 Eleştiri)
29% (2 Eleştiri)
0% (0 Eleştiri)
14% (1 Eleştiri)
0% (0 Eleştiri)
7 Üye eleştirisi

Fotoğraflar

38 Fotoğraf

Bunları Biliyor musunuz?

Basından Yorumlar...

Time'dan Richard Corliss film hakkında şöyle diyor: "Güçlü bir gerilim. Zero Dark Thirty, tempolu, ağırbaşlı, zekice ve zarif bir şekilde ilerliyor. Kathryn Bigelow, Hollywood’un cesur yönetmeni... Tarzı özgün ve kendinden emin."

Ödüller ve Adaylıklar

2013 Altın Küre Ödülleri Adaylıkları : En İyi Kadın Oyuncu : Jessica Chastain (Kazandı)En iyi Yönetmen :Kathryn Bigelow En İyi Film En İyi Senaryo2013 Akademi Ödülleri Adaylıkları : En İyi SenaryoEn İyi KurguEn İyi Ses KurgusuEn İyi Film En İyi Kadın Oyuncu : Jessica Chastain Kazandığı Ödüller AFI Yılın Filmi Austin Film Critics Association : En İyi FilmBoston Society of Film Critics Awards : En İyi Film ve En İyi YönetmenBroadcast Film Critics A... Devamını oku

Setten Detaylar...

Bin Ladin'in saklandığı yerde bulunuşu, tamamen gerçeğine uygun şekilde yeniden yaratıldı. bu set Ürdün'de kuruldu. Filmin diğer çekim mekanları arasındaysa Hindistan, Amman ve İngiltere yer alıyordu.
8 Başlık

Son Haberler

15 Filmde Beyazperdenin Özel Operasyonları!
HABERLER - Fotoğraf & Videolar
17 Ocak 2017 Salı

15 Filmde Beyazperdenin Özel Operasyonları!

Beyazperde Yazarlarından Oscar Tahminleri!
HABERLER - Özel Dosyalar
18 Şubat 2013 Pazartesi

Beyazperde Yazarlarından Oscar Tahminleri!

2013 Oscarlarında geri sayım devam ediyor! 85. Akademi Ödülleri bu pazar sahiplerini bulacak. Beyazperde yazarları olarak...
Bu Hafta Vizyona Girenler!
HABERLER - Özel Dosyalar
7 Şubat 2013 Perşembe

Bu Hafta Vizyona Girenler!

Mutlu Aile Defteri, Lincoln, ,Tepelerin Ardında, Zero Dark Thirty ve Penguen Kral bu haftanın yenileri...
11 Haber ve Özel Dosya

Bu Filmi Beğendiysen, Şunlara da Göz At:

Tüm benzer filmler

Yorumlar

  • Alp K.

    amerikan hükümeti destekli bir film daha. . bu tür filmlerle bilinçaltına mesaj yollayan amerika, dünyada estirdiği terörü legalize etmeye çalışıyor!!!

  • Gurkan

    .

  • ch?mera

    gerçek hayatta bi halt beceremeyen Amerika nın "bi film çekelim ve kendimize bi kaç oscar verelim de moralimiz yükselsin" konulu bi sosyal atağı daha..

  • ?nder Mert

    yine konuşma konuşma konuşma konulu bir american filmi

  • kayseri38

    Hadi bir film çekelim dünyaya reklam yapalım herkes duysun içerisinde gizli mesaj bulunsun sonrada kendime oscar verelim dedikleri 1 film daha söyleyecek söz bulamıyorum...

  • greendestiny

    aynen katılıyorum..izlemedim ama tahminimde yanılmamışım

  • Suayip A.

    Bu kadından ve sinemasından neftet ediyorum

  • Anılcan Yılmaz

    En azından terörist başını,Bin Ladin i, öldürüyorlar,bizim gerzekler gibi bir adaya koyup besleyip,müzakere etmiyorlar...

  • UGUR-TAZEG?L

    ORTALAMA BİR FİLM OLMASINA RAĞMEN ÇOK BEKLENTİYE GİRMEDEN İZLENEBİLİR

    “Erkek filmleri çeken kadın yönetmen” olarak nam salan Kathryn Bigelow sinemasını “1982 – 2000” ve “2002 – 2012” olarak iki farklı dönemde incelemek gerekiyor. 1982-2000 arası dönemde tür sineması konusunda “Near Dark” (1987), Point Break (1991), Strange Days (1995) gibi yetkin örnekler veren Bigelow, 2002’deki “K:19: The Widowmaker” filminden itibaren “siyasi” ve “milliyetçi” yapısı ön planda olan filmler çekmeye başladı. 2009 yılında daha minimalist tarzda olmasına karşın görece vasat filmi “The Hurt Locker” ile, “Avatar” (2009) ve “Inglouirous Basterds” (2009) gibi güçlü filmler karşısında “Film” ve “Yönetmen” Oscar’larına sahip olarak haksız bir galibiyet aldı. Zero Dark Thirty ise kuşkusuz Bigelow’un 2000 sonrası çektiği filmler içerisinde “sinema duygusu”, “teknik altyapısı” ve “siyasi tutumu” bakımından açık ara en iyi filmi.

    11 Eylül saldırılarının ardından yıllardır aranan Usame Bin Ladin’in öldürülüşünü ele alan film, bunu kendisini “dişli köpek” olarak tanımlayan kadın ajan Maya (Jessica Chastain) ‘nın mücadelesi ekseninde anlatıyor. Bigelow, sonunu başından bildiğimiz bu hikayenin 2003 – 2011 arasındaki “yakalama süreci”ne odaklanıyor ve Mark Boal’un gerçeklere ve gizli belgelere dayanan senaryosu ekseninde bir “operasyon filmi”ne dönüşüyor. Konusal bazda olmasa da kısmi olarak David Fincher’ın “Zodiac” (2007) ‘ıyla benzeştirmek mümkün filmi, çünkü ikisi de gerçek bir olaydan uyarlama. Birisi dedektif filmi konseptinde ilerlerken, diğeri CIA filmi tabanını eksen alıyor. Fakat Zero Dark Thirty’deki karakterlerin Zodiac’taki gibi derinlemesine ele alındığını söylemek mümkün değil.

    Zero Dark Thirty ile ilgili yakın zamanda yapılan eleştirilere baktığınızda “film eleştirisi” ve “ideoloji eleştirisi” olarak ikiye ayrıldığını göreceksiniz. Bunların büyük kısmı ise filmin içerisinde barındırdığı tüm başarıları görmezden gelip “İşkenceyi savunuyor, Amerika’yı yüceltiyor, Kahrolsun Bigelow!” türündeki cümlelerden oluşuyor. Açıkçası durumun bu noktaya gelmesinden epey rahatsız olmuş durumdayım. Örneğin, Robert Zemeckis’in bu yılki son filmi “Flight” (2012)’ı ele alalım. Gece boyunca alkol alıp ayağa kalkamayacak durumda olan Whip Whitaker’ın bir saat sonra mahkemeye çıkması gerekmektedir. Ve avukatı, Whip’i ayık duruma getirmek için ona kokain çektirir. Ki Whip zaten kokain kullanmaktadır. Ondan sonra kendine gelir ve mahkemeye çıkar. Şimdi bu noktada kokaini özendiriyor mu demeliyiz? Tabii ki hayır. O anki durum çerçevesinde “etik” olmasa dahi Whip’i kendine getirmek için yapılması gereken yapılıyor. Kaldı ki, Flight gerçek bir olay değil “bir senaryo”.

    Şimdi Zero Dark Thirty’nin çok konuşulan işkence sahnelerine gelelim. Karakterlerin Usame Bin Ladin’e ulaşabilmesi için onun örgüt militanlarını konuşturma amacıyla işkence yapılıyor. Yapılan işkenceler teröristleri konuşturuyor ve sonunda adım adım gerçekleşen operasyonlar sonucunda Ladin’i yakalamayı başarıyorlar. Bu gerçek bir olay olduğundan Ladin’i yakalayış sürecinde CIA’nin söylediği gibi gerçekte kimseye işkence yapılmadığını düşünmek elbette bir ütopya. Dünyanın en büyük teröristlerinden birini yakalamak için ona aşırı derece bağlı militanlarını kolay bir şekilde konuşturamazsınız. Peki bu noktada Bigelow işkenceyi mi savunuyor? Yine hayır. Kendisinin de dediği gibi “Ben olanı gösterdim.” CIA’nin ve filmi izleyen çoğu kişinin “Asla işkence yapmadık” diye şiddetle karşı çıkmalarına rağmen Bigelow aslında Amerika’yı eleştirmiş bile oluyor. Peki Bigelow teröristlere işkence yapmadan onları konuştursaydı, aynı eleştirmenler bu sefer gerçekleri yansıtmadığını, kahramanları sevimli hale getirmeye çalıştıklarını, olayları Amerika’nın kendi işine geldiği gibi yorumladığını iddia etmeyecekler miydi?

    İşkence sahnelerine gelirsek abartıldığı kadar “aşırı” olduğunu söyleyemeyeceğim. Bir insanı konuşturmak için yapılan işkenceler arasında “yüzüne gece boyu ışık verip uyutmamak”, “son ses metal müzik açmak” ya da “waterboarding” gibi yöntemlerin olduğunu zaten biliyoruz. Ki diğer işkence yöntemleri düşünüldüğünde bunlar “hafif” bile kalıyor. Bigelow zaten bu sahneleri mümkün oldukça “kansız” ve “pornografi” sınırlarında dolaşmadan yapıyor. Bu da Bigelow’un işkenceleri gösterirken “yumuşatma” yoluna gittiğini ve hatta yapılan çoğu işkence yöntemini de göstermediğini kanıtlıyor. Peki filmde “milliyetçi” dokunuşlar yok mu? Elbette var. Fakat bir Amerikan filminden bahsediyoruz. Elbette Amerika, “Argo”, “Lincoln” ve “Zero Dark Thirty” gibi filmler çekecek. Ama biz bunlara bakış açımızı “Amerika’yı övüyorlar işte. Çöp!” kıvamına getirip filmlerdeki tüm yönetmenliği, teknik altyapıyı ve oyunculukları görmezden geliyorsak “sinema” adına kendimizi sorgulamamız gerek diye düşünüyorum.

    Filme tekrar dönersek Kathryn Bigelow’un inanılmaz yönetmenliği filmin her karesinde gözümüze gözümüze çarpıyor. . Amerika’da Zero Dark Thirty hakkında büyük ihtimal kulisler açılıp yapılan “işkence” sahnelerine eleştiriler. Oysa Bigelow, herkesin dillerinden düşmeyen, son yarım saatteki olağanüstü “baskın sekansı”nın haricindeki ilk 2 saat içerisinde de “güçlü bir CIA filmi” tabanı yaratıyor. Üstelik kimseyi “şovenist bir kahraman”a dönüştürmüyor, “Yaşasın Amerika!” demiyor. Şahane kurgusunun altında hafiften sürekli kendisini devam ettiren Alexandre Desplat notaları da filme büyük güç katıyor. Özellikle yine Bin Ladin’in öldürülmesini konu alan bu seneki bir başka film “Seal Team Six: The Raid on Osama Bin Laden” (2012) ile karşılaştırdığımızda Bigelow’un yönetiminin ne kadar “büyük” olduğunu çok daha iyi anlıyoruz. Aynı baskın sahnesinin farklı ellerde nasıl “önemli” ya da “önemsiz” hale gelebileceğini görmek için diğer filmin de izlenmesi gerekiyor.

    Karakterlerinin çok derinlikli yazılmaması kuşkusuz filmde tek bir amacın olmasından kaynaklanıyor. “Usame Bin Ladin’i yakalamak!” Bunu yaparken en çok takdir ettiğim şey ise kendini “dişli köpek” olarak adlandıran “Maya”nın, bir kadın olarak kendini erkeklere sunmadan bu işi başarabilmesi. Bu noktada filmi “feminist” olarak niteleyenler da olacaktır. Jessica Chastain’in üstün performansının ise büyük payı var. “Silver Linings Playbook” (2012) ‘taki rolüyle bu yılki rakibi Jennifer Lawrence gibi “yüzüne odaklı” abartılı ve gösterişli mimiklerle oynamayı tercih etmiyor, aksine filmdeki 8 yıllık süreç içerisinde bakışlarının ardında barındırdığı bir sürü duyguyu aynı gerçeklikte yansıtıyor ve yürüyüşüne kadar kademe kademe kendini değiştiriyor. Filmin güçlü ve kalabalık oyuncu kadrosu da bir “Toplu Performans” adaylığını hakediyor açıkçası. Jason Clarke, James Gandolfini, Kyle Chandler, Jennifer Ehle, Mark Strong, Joel Edgerton gibi oyuncular yan rollerdeki performanslarıyla filmi “diri” tutmayı başarıyorlar.

    Zero Dark Thirty, “işkence” ve “ideoloji” tartışmalarıyla devam ededursun, Bigelow’un 2000 sonrasında çıkardığı “en iyi iş”. Yönetmenlik anlamında ise kariyerinin “en iyisi” bile diyebiliriz. Bize ise Bigelow’un böyle bir “yönetmenlik-oyunculuk-kurgu-sinematografi-müzik” bileşiminde “kusursuz” bir iş çıkarmasını takdir etmek ve böyle işler ortaya koymaya devam edecekse “inandığı yolda ilerlemesini” dilemek kalıyor.

Yorumları göster
Back to Top