Filmleri oyla!
Beyazperdem
    Bir Zamanlar Amerika’da
     Bir Zamanlar Amerika’da
    Vizyon tarihi belirsiz / 4s 11dk / Dram, Polisiye
    Yönetmen Sergio Leone
    Oyuncular: Chuck Low, Robert De Niro, James Woods
    Ülke ABD, İtalya
    FRAGMANI İZLE
    Puanım :
    0.5
    1
    1.5
    2
    2.5
    3
    3.5
    4
    4.5
    5
    İzlemek İstiyorum

    Özet ve Detaylar

    Bir Zamanlar Amerika’da filminde, David "Noodles" Aaronson, Manhattan'ın banliyölerinden birindeki yahudi mahallesinde hayatta kalmaya çalışan yoksul bir çocuktur. Kendisi gibi arkadaşlarından oluşan ve Noodles'ın liderliğini yaptığı ufak çaplı suç çetesi, zamanla yükselişe geçer ve sonunda 30'lu yılların en azılı gangsterleri haline gelirler. Ancak bu ün, ekibin dağılmaya başlamasıyla sona erer. Yaklaşık 30 yıl sonra New York'a dönen Noodles, burada eski günlere geri dönüp geçmişiyle başbaşa kalır.
    Sinema tarihinin en önemli yapıtlarından biri olan film, İtalyan yönetmen Sergio Leone tarafından yazılıp yönetilmiştir. Harry Grey'in 'The Hoods' adlı romanından uyarlanan filmin başrollerinde Robert De Niro ve James Woods gibi usta isimler yer alıyor.
    Orijinal adı

    Once Upon a Time in America

    Dağıtımcı -
    Daha fazla
    Yapım yılı 1984
    Metraj uzun metrajlı film
    İlginç Detaylar 1 başlık
    Bütçe 30 000 000 $
    Dil İngilizce
    Görüntü formatı -
    Renk Renkli
    Ses formatı -
    Yapım formatı -
    Viza numarası -

    Fragmanlar

    Bir Zamanlar Amerika’da Orijinal Fragman 2:32
    Bir Zamanlar Amerika’da Orijinal Fragman
    8 778 gösterim
    Öneriler

    Oyuncular

    Robert De Niro
    Rolü : Noodles
    James Woods
    Rolü : Max
    Elizabeth McGovern
    Rolü : Deborah
    Tüm oyuncular ve teknik ekip

    İzleyici eleştirisi

    rudeonerudeone
    rudeonerudeone

    Takip Et! 2304 Takipçi 1 695 Eleştirisini Oku

    4,5
    30 Haziran 2016 tarihinde eklendi
    Sahip olduğu tüm unsurlarıyla bir sinema tarihi klasiği. Özellikle tarihin belli dönemlerinde oldukça popüler olmasına karşın, gangster filmleri arasından ilk anda çok fazla klasik sayılamıyor. Tabii ki "Godfather Üçlemesi", "Scarface", "Goodfellas" ilk akla gelenler. Daha az seyircinin bildiği ancak müthiş bazı başka filmler de var kuşkusuz. "Once Upon a Time in America" bu klasiklerin arasında ve yerini sonuna kadar hak ...
    Devamını oku
    Engin Yüksel
    Engin Yüksel

    Takip Et! 1898 Takipçi 1 378 Eleştirisini Oku

    3,5
    13 Şubat 2015 tarihinde eklendi
    uzun süresine rağmen sonuna dek kendini izletebilen bir yapım bundaki en büyük etken Robert de Niro ve James Woods'un harikulade oyunculukları olsa gerek 7/10
    volkanick
    volkanick

    Takip Et! 152 Takipçi 679 Eleştirisini Oku

    3,5
    23 Mart 2008 tarihinde eklendi
    ben filmin 230 dk tam versiyonunu izledim..haliyle yer yer sıkıcı oldu..ama önemli bir film..özellikle mafya filmlerini seviyorsanız..belki baba serisine yaklaşamamış ama fena değil..
    üsstad
    üsstad

    Takip Et! 6 Takipçi 187 Eleştirisini Oku

    4,0
    5 Ocak 2011 tarihinde eklendi
    çok güzel bir film.
    117 İzleyici eleştirisi

    Fotoğraflar

    17 Fotoğraf

    Bunları Biliyor musunuz?

    Ölmeden Önce İzlemeniz Gereken 1001 Film (1970-1985)

    Yapım, "Ölmeden Önce İzlemeniz Gereken 1001 Film" listesinde yer alıyor.

    Son Haberler

    Zamanınıza Değecek En Uzun Filmler!
    HABERLER - Özel Dosyalar
    21 Haziran 2018 Perşembe
    En İyi 5 Performansıyla Robert De Niro!
    HABERLER - Özel Dosyalar
    22 Eylül 2015 Salı
    Beyazperdenin en önemli aktörlerinden Robert De Niro'nun 5 unutulmaz performansı!
    "Bir Zamanlar Amerika'da" Yenilenmiş Versiyonuyla Geliyor!
    HABERLER - Gündemdeki Filmler
    11 Mart 2011 Cuma
    Kült film 40 dakikalık ek görüntülerle ve restore edilen versiyonuyla yakında gösterime girecek...

    Bu Filmi Beğendiysen, Şunlara da Göz At:

    Tüm benzer filmler

    Yorumlar

    • Ayten Akar
      çok seneler evvel izlemiştim yine seyretmek istiyorum ama ancak fragmanını izliyebiliyorum çok sevdiğim ve herkesin izlemesi gereken bir film ben bu tip filmleri çok severim şimdi tv veriyor babayı izliyorum onuda kaç defa izledim ama yinede zevkle seyrediyorum haziranın 16sında salı günü trt birde saat 22de
    • UGUR-TAZEG?L
      Bu film için ne söylense az. Bir film nasıl olmalı sorusuna, Sergio Leone noktayı koymuş. Gerçek anlamda bir sanat eseri. Ben sinema severim diyen herkesin mutlaka en az bir kere izlemesi gereken bir şaheser. İyi Kötü Çirkin efsanesinden sonra en iyi ikinci Sergio Leone filmi olarak benim zihnime kazınmıştır.Filmin süresi bakımından bakarsanız iki film süresi kadar ama içeriğini ele alırsanız belki 5,6 filmde işlenebilecek konunun hepsi bu filmde var. Bu film hatta zamanında eleştirmenler tarafından o yılın en kötü filmi seçilmiş. Neden mi ? Çünkü adamlar filmin 2 saatlik kısa bir versiyonunu izlemişler ve haliyle tabi hiçbir şey anlamamışlar. Daha sonra ayn eleştirmenler film 4 saat'e yakın gerçek versiyonunu izledikten sonra 80 lerin en iyi filmi demişler bu filme. Dediğim gibi bir sanat eseri. Ama her saniyesi değerli bir sanat eseri. Nakış gibi işlenmiş bir eser.Buradan sonrası spoiler içerebilir...Filmi tek sefer de bitirmiş olanlar olabilir. Ben bölerek izledim. Benim gibi izleyenler belki bazı şeyleri unutmuş ve tam kavrayamamış olabilirler. Bu bakımdan bitirdikten sonra tekrar en başını açıp ilk 15 dakikalık bölümü bir defa daha izlemelerini tavsiye ederim. Olayları daha iyi kavrama ve bağdaştırma açısından. Çünkü bildiğiniz gibi film, düz bir şekilde ilerlemiyor. 3 farklı zamanı karışık ve iç içe geçmiş şekilde anlatıyor. Hem dostluğu, hem ihaneti, hem aşkı, hem vefakarlığı bir arda işlemiş bir film. Her türlü duyguyu size yaşatıyor. Üzülüyor, seviniyor, şaşırıyor, sinirleniyorsunuz. Bazen kızıyorsunuz. Onlara dostuna bu yapılır mı be diyorsunuz. Acıyorsunuz, daha çok gençken sönen hayatlara üzülüyorsunuz. Seviniyorsunuz, mutlu oluyorsunuz onlar gülünce, eğlenince. O denizde ilk işlerini başarıyla tamamladıklarında, bankaya gidip paraları kasaya koyduklarında.Ben en çok çocukluk zamanında geçen bölümleri beğendim. O saf arkadaşlık ve kardeşlik duygusu, gençliğin verdiği heyecan ve bazı saçmalıklar, o küçük çete ve onların şapşallıkları çok hoşuma gitti. Bir de bazı şeyler gençken güzel oluyor. Yaşlanınca bir kıymeti kalmıyor. Yaşlanınca bazı şeylerin anlamı kalmıyor. Ve işler artık eskisi gibi kolay olmuyor. Ve o saf yüreklerin yerini hırs duygusu, istekler, arzular alıyor. Filmde aynı zamanda boşa geçmiş bir ömrü anlatıyor. Önce bir arkadaşı uğruna kendini feda ediyor. Daha sonra ise arkadaşı tarafından ihanete uğruyor. Çok kolay değil bu filmi sindirebilmek. İzlerken bazen hiç bitmese diyorsunuz. Aslında başlarda biraz sıkılmıştım ama film bittikten sonra anladım ki filmin en önemli kısımları başlarda anlatılıyormuş.Daha oyuncu performanslarına değinmedim bile. Ama onlardan önce bir konu daha var ki, müzikler. Efsane yönetmen ve efsane müzik adamı, Ennio Morricone bir daha bir araya gelmişler ve yine çok dokunaklı ve kulaklardan gitmeyecek müzikler, tınılar oluşmuş. Hala daha zihnimde dönüyor müziği. Dram yönünden insanı derinden etkileyen bir yapısı var aynı zamanda müziğin.Robert De Niro için ne söylenebilir ki olağanüstü bir performans. Hepsi öyle aslında. Bütün performanslar çok çok iyi. Hayattan bir kesit gibi adeta. Çocuk oyuncusundan, figüranına kadar. Ben Joe Pesci ismini duyunca daha fazla süre alır diye düşünmüştüm. O da sevdiğim oyunculardandır. Ama o pek rol almamış.Filme alakalı farklı bir yorum; Film Robet De Niro nun bir afyon batakhanesinde afyon çekmesiyle başlar ve hikaye anlatılır, tüm senaryo zamanın içinde gidiş gelişler üzerine kurulmuştur, zira bu yüzden montaj sırasında kısaltılması filme çok zarar vermiştir. Filmin bitiş sekansı Robert De Niro'nun bir yere uzanması ve pis pis sırıtmasıdır. İlk gösterimden çıkan bir seyirci sinemanın karşısında çıkanları izleyen Sergio Leone'yi tanır ve yanına giderek tebrik eder, hemen peşi sıra bir soru sormak istediğini söyler ve Robert De Niro'nun sonunda öyle pis pis sırıtmasının anlamanı sorar. Yönetmen gülümser ve filmin başlangıç sekansını hatırlatır sözünü bitirmeden izleyici onu susturur ve sorusunu geri alır, zira bütün hikayenin afyon çeken bir adamın kabusundan ibaret olmasından korkmuştur. Gerçekten öyle midir? Kim bilebilir ki..! İyi seyirler... 9.1/10
    Yorumları göster
    Back to Top