Beyazperdem
ParaNorman
BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ
4,0
Çok İyi
ParaNorman

Zombi de olsa, insan insandır!

Melis Zararsız
Dikkat, yazı filme dair bazı küçük sürprizleri ele vermektedir.

İtiraf edeyim, Paranormal Activity filminin devamlarının da çekilmesinden sonra "ParaNorman" isimli bir animasyona önyargı ile yaklaşmıştım. Bu kadar kaliteli ve keyifli bir iş çıkacağını bilmiyordum doğrusu. Tim Burton ismiyle birbirine adeta yapışmış olan "stop-motion" tekniğiyle yaratılmış 3D bir animasyon filmden sözediyoruz (bu filmin hiçbir yerinde Burton imzası yok, onu da belirtelim).

Norman isimli 11 yaşındaki çocuk, büyükannesi de dahil olmak üzere tüm ölüleri görebilmekte, onlarla konuşabilmektedir. Bu yeteneği elbette ki aile fertleri dahil diğer tüm insanlar tarafından garip karşılanmakta, Norman'ın  " tuhaf, deli, uçmuş" bir tip olduğuna kanaat getirilmektedir. Halbuki "garip" olan yalnızca Norman değildir, yaşadıkları kasabada bir cadı laneti bulunmaktadır, tarih kitaplarına bile geçmiş olan bu hadise dolayısıyla kasabada zaten adeta bir cadı konsepti hakimdir. Kasabayı zombiler bastığında ise onlarla konuşup yerlerine geri yollayacak olan tek kişi elbette ki Norman olacaktır.

Filmin hikayesini böyle kısaca özetleyebiliriz ama yapımla ilgili bahsedecek çok detay var. Herşeyden önce filmin yaratıcılarından bahsedelim. 2009'da Koralin ve Gizli Dünya (Coraline) gibi kendine has bir 3D stop-motion ile karşımıza çıkan Laika adlı şirketin ikinci 3D stop motion animasyon işi ParaNorman... Filmin senarist ve yönetmeni ise Coraline ve meşhur Tim Burton filmi olan Ölü Gelin (Corpse Bride) filmlerinin storyboard sanatçısı olan Chris Butler. Laika da 3D stop motion animasyon filmlerinde ne kadar başarılı olduğunu, teknik açıdan yapabileceklerini bize bu iki filmle göstermiş oldu, onlara da Pixar gibi başarılı bir gelecek dileriz. Coraline ve ParaNorman'ın ortak bir atmosfer yapısı olduğunu söyleyebiliriz, farklı yönetmen ve senaristlerden çıksa da, sonuçta teknik anlamda aynı mutfaktan çıkmanın verdiği bir ortaklık vardır diye düşünüyorum zira örneğin iki film de karanlık atmosferler yaratmakta oldukça başarılı. Üstelik kendine özgü bir dünya yaratma konusunda da aynı kaderi paylaşıyorlar, sokaklar, evler, dükkanlar, caddeler, kesinlikle özgün! Fakat ParaNorman'ın yönetmeninin hem storyboard geçmişinin olması hem de senaryoyu yazmış olması, bu film için Laika'yı ne kadar öveceksek, Chris Butler'ı da o denli övmemiz gerektiğini işaret ediyor bana sorarsanız. Zira bu tarz – daha çok teknik başarıları ve farklılıklarıyla övünen- animasyon filmlerde yönetmen, senarist ve animatör sanatçılar birbirinden farklı isimler olur ve sonunda tüm övgüleri de teknik başarıdan dolayı şirketin kendisi alır, bu kez böyle değil ama. Filmin bir diğer yönetmeni ise animasyon yönetmeni Sam Fell, onun da hakkını yemeyelim elbet, belli ki başarılı bir ikili olmuşlar.

Film için yaratılmış karakterlere geçecek olursak, bu sevimli hamur adamlar inanılmaz sahiciler! Hatırlayacağınız üzere Kutup Ekspresi (The Polar Express)'nde "performance capture" isimli teknik ile Tom Hanks gibi gerçek oyuncuların animasyon karaktere birebir yansıtılmasıyla çizgi karakterleri aslında insanlar oynamıştı, sinema tarihinde bir ilkti bu ve izlemesi de enteresandı. Beowulf: Ölümsüz Savaşçı (Beowulf) ve Avatar da aynı yoldan ilerlemiş fakat "çizgi film" tadından epey uzaklaşmış, gerçeğe birkaç adım daha yaklaşmış, artık animasyonu çocukları hedef almak için kullanmak amacından fersah fersah uzaklaşmış örneklerdi. ParaNorman ise, gerçek oyuncular ile ilerlemiş değil. Tamamen çizim olarak üretilmiş, üstelik abartılı (kalın kaşlar, garip saçlar, upuzun burunlar) hamur adamcıklardan oluşan, gerçekte varolmayan karakterler yaratılmış ama buna rağmen o kadar sahici olmuş ki, bir yetişkin olarak izlerken bile karakterlerin mimiklerinden, hareketlerinden etkileniyorsunuz...

Gelelim filmin hitap ettiği kesim konusuna. ParaNorman, korku filmleriyle dalga geçen yapıda bir film gibi başlıyor, üstelik eğlenceli, hayalperest ve maceracı bir film. Bu yönleriyle çocuklara hitap eder gibi gözükse de, bana sorarsanız 11-12 yaşından küçük çocuklara göre değil. Bu yaşlarda çocukların arasından, korku temasından hoşlananlar bu filme bayılacaklardır, geri kalan kitle için ise karanlık bir film olduğunu söylemekte yarar var. Yetişkinlere gelecek olursak, korku filmi sever yetişkin izleyici de bayıla bayıla izleyecek bu filmi, üstelik esprilerde Dr. Caligari'nin Muayenehanesi (Das Cabinet des Dr. Caligari)'den tutun da Sleeping Beauty'ye, hatta 13. Cuma (Friday the 13th) ve Cadılar Bayramı (Halloween) filmlerine kadar müthiş göndermeler mevcut. Filmdeki komik karakterlerden eşcinsel ağabey de cabası! Yani evet, bu film daha çok büyüklere göre sanki.

İşte filmi  - daha doğrusu senaryoyu- eleştireceğim nokta da burada peydah oluyor. Hikayede alışık olduğumuz canavarlı-zombili-kötü adamlı filmlerden farklı bir yapı var. Aslında filmde korkunç olan, kasaba halkının ta kendisi. Zombiler, sadece "ölmüş" olan iyi insanlar. Cadı ise haksızlığa uğramış zavallı bir küçük kız. Yani burada aslında güzel bir eleştiri var, topluma, insana, önyargılarımıza, içimizdeki şeytana, bizden olmayana duyduğumuz tepkiye karşı... Fakat bu kadarla kalmış. Ve filmin ikinci yarısı, gereksiz ve sıkıcı şekilde uzamış da uzamış. 11 yaşındaki zavallı Norman, zorlanmış da zorlanmış, pes etmemiş olmasının altı çizilmek istenmiş olabilir ama o kadar gereksiz yere uzamış ki, artık inandırıcılığı da kalmamış.  Oysa çok daha ağır ve sert eleştiriler yapabilirdi bu film. Toplum ve insanlığın gidişatı üzerinden, esprileriyle, ince mizahıyla, hoş göndermeleriyle, çok daha dolu bir senaryo yazılabilirdi. Filmin tonunun bunu kaldıracak bir yapısı var çünkü. Aklıma hemen kişisel olarak tüm zamanların en güzel filmi olduğunu düşündüğüm – gene bir stop motion olan- Mary ve Max (Mary and Max) geliyor. Çok daha cesur ve sert eleştirileri vardı filmin, hatta  onun da karanlık ve kendine has, ciddi bir atmosferi olduğundan, bu tavrı kendisine yer bulabilmişti filmde.

Teknik anlamda ParaNorman'da stop-motion tekniğinin CGI efektleriyle birleştirilmesi, bu tarz filmlere yeni sınırlar çizecek kadar başarılı. Üstelik bir animasyon film için ışık, kamera açıları ve sahne kompozisyonları da mükemmele yakın. 3D meselesine ise hala alışamıyorum, bu filmde de derinlik duygusu dışında ekstra bir tat vermiş değil yapıma.

12-60 yaş arası, yeniliklere açık, korku-komedi temalarını beyazperdede birlikte görmekten hoşlanan, zevk sahibi sinemaseverlerin kaçırmaması gereken, kaliteli bir yapım ParaNorman. Filmin Türkçe dublajının da hem çeviri hem de ses anlamında çok başarılı olduğunu eklemek isterim.

twitter: @blossomel
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri

Yorumlar

Yorumları göster
Back to Top