Beyazperdem
    Baskın 2
    BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ
    4,5
    Muhteşem
    Baskın 2

    Güzelliği şiddetinde...

    Fırat Ataç

    Hikaye, Gallerli genç bir adamın, aşık olduğu Japon kadının peşinden Endonezya'ya gidip orada “pencak silat” adlı dövüş sanatına tav olmasıyla başlar. Dizler, dirsekler, yumruklar, ayaklar kullanılarak, tekme, vuruş, atışlar, eklem kırışları, savurma ve yere yıkma teknikleri uygulanması esasına dayalı silat, Gallerli'yi oldukça etkilemiş olacak ki; yakın çevresi bu sanatın yetenekli adamlarıyla dolar taşar. Sinemaya olan ilgisini yeni arkadaşlarını konu alan belgeseller vasıtasıyla basamak basamak ilerleten adamın bir sonraki adımı, silat virtüözü Iko Uwais'le çektiği Merantau olur. Çok düşük bütçeyle ve bir nevi imece usulü çektiği ilk filmi biraz çiğdir ama bir sonraki filmi için gereken her şeyi elde etmesine yeter...

    2011'in önce festival festival dolaşan sonra vakit kaybetmeden kült statüsüne ulaşan The Raid'inin yönetmeni Gareth Evans'tır bu Gallerli. Ana kahramanın, kötü adamlarla dolu bir binanın altını üstüne getirdiği The Raid'te daha önce görmediğimiz bir çılgınlığa imza atan Evans, bir aksiyon filmi alt türü olarak 'kıç tekmeleme'yi resmileştirmiştir. Zaten çoktan vasiyetini imzalamış olan Hollywood aksiyonlarına 2011'den beri aynı gözle bakamamamızın da nedeni budur. 

    Üç senelik özlem dolu bekleyişin ve Sundance Film Festivali'nde filmi görenlerin coşkulu ilk yorumlarının ardından beklenti tavanda izlediğimiz The Raid 2: Berandal, devam filmlerinin olmazsa olmazı ve olması gerekeni 'daha'yı özümsüyor öncelikle. 150 dakikaya varan süresinde daha çok karaktere ve içine girebileceğiniz daha kabul edilebilir bir hikayeye sizi davet ediyor. 

    İlk filmin bittiği andan iki saat sonrasını başlangıç noktası olarak alan The Raid 2'de Rama (Iko Uwais), teşkilattaki kirli polisleri ortaya çıkarmakla uğraşan bir birim tarafından tenhaya çekiliyor. İçinde esip gürlediği bina ona çokça düşman kazandırmış ve önüne sunulan seçenekler pek de hoş değil. Ailesinin güvenliği için Endonezya'nın en büyük mafya ailesinin oğlu Uco (Arifin Putra) ile tanışıp onun güvenini kazanması gerek. Sonra gelsin o aileyle iyi ilişkiler, düşşün mafyayla iş yapan kötü polisler. 'Bu' planın işlemesi gereken hali tabii ki. İşin içine girecek ortalık karıştırıcılar ve Yakuza aileleri var.

    Son derece eski usül bir konu değil mi? Olması gereken de bu. Evans'ın yapmak istediği şey için fazlası zarar, hatta bu kadarı bile zarar. Ortada alıştığımız sinema kalıplarının dışına çıkan bir yapı var, tanımı için seçebileceğimiz en doğru kelime ise 'gösteri'. The Raid 2 bir pencak silat gösterisi. İçine bir sürü arketip dağıtılmış, bu arketipler mümkün mertebe  amaçlandırılmış ve her biri birbirinden değerli olan aksiyon sekanslarının malzemesi konumuna getirilmiş. Hemen ardından devreye sokulan ve filmin tamamına başarıyla yedirilen 'daha fazlası' olma iddiasını da layıkıyla yerine getiriyor haliyle.

    Karşımızdaki çok sert bir film. Aksiyon sinemasının en büyük iki yönetmeni olarak anmaktan çekinmeyeceğim John Woo ve Johnnie To'dan farklı olarak melankoli ve duygusallığa izin vermiyor. Rama'nın bile acıması yok bu sefer. Etkisiz hale getirdiği düşmanlarını yerde koymuyor, kemiklerini kırıyor, boğazlarını kesiyor, yüzlerini yakıyor. Kendimizi fazlaca zorlayıp yaşadıklarının onu bu hale getirdiğini düşünmemiz ise iyi niyetlilik olur. Perdede olanlar kimileri tarafından 'dövüş pornosu' olarak küçümsenebilir ama The Raid'in iki filmle kendine kurduğu evrenin doğası bu. 

    Uwais ve ilk filmde Mad Dog'u bu filmde ise Prakoso'yu oynayan Yayan Ruhian'ın koreografilerini bizzat kendileri yaptıkları, kimi zaman 50 kişiyi kimi zaman 2 kişiyi derbeder eden kaotik dövüş sahneleri o kadar kusursuz ki...Evans'ın kamerayı dans ettirerek bizi içine dahil ettiği hapishane kavgası, kar üstündeki hesaplaşma, akıl almaz araba takibi, mutfak sekansı ve daha niceleri ufak nefes alma aralıklarıyla sırasını bekliyor. İçinde 'kendini aksiyon sineması örneği olarak tanımlayan' en az dört filmi dolduracak malzeme barındıran The Raid 2, karakterleri arasındaki 'hırs' odaklı beylik lafları biraz daha aza indirgeyip filmin süresini kısabilse kusursuzluğa erişebilirmiş. Tıpkı Hammer Girl (Julie Estelle) ve Baseball Bat Man (Very Tri Yulisman) ikilisinin sessizliklerine rağmen çağlayan manga estetikleri gibi...

     

    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri

    Yorumlar

    Yorumları göster
    Back to Top