Beyazperdem
    Steve Jobs
    Ortalama puan
    3,3
    35 Puanlama ve 11 Eleştiri
    0% (0 Eleştiri)
    45% (5 Eleştiri)
    18% (2 Eleştiri)
    9% (1 Eleştiri)
    27% (3 Eleştiri)
    0% (0 Eleştiri)
    Steve Jobs hakkında görüşlerin ?

    11 kullanıcı eleştirisi

    Ilknur K
    Ilknur K

    Takip Et! 28 Takipçi 1 108 Eleştirisini Oku

    1,5
    3 Nisan 2016 tarihinde eklendi
    Biyografi başarılı değil. Daha çok Apple'ın biyografisini izledik sanki. Dialoglar çok hızlı ve anlamsız. Oyuncular güzel ancak yönetmen ve senaryo berbat.
    DthepYEK
    DthepYEK

    Takip Et! 21 Takipçi 233 Eleştirisini Oku

    3,0
    6 Şubat 2016 tarihinde eklendi
    Bu da olmamış. Sıradaki... Başta yönetmeni, oyuncu kadrosu, aldığı ödüller ve adaylıklar, izlemek için çok neden vardı. Zaten filmin kendisi ilgi çekici, lakin ben filmi hiç beğenmedim. Bu filmden sonra Steve Jobs'u daha bir sevdim mi hayır aksine daha da uzaklaştım kendisinden. Bir insanda en sevmediğim huylardan birisi olan kibir ve kendini beğenmişlik mevcut kendisinde. Tabi filmde gerçekten doğru anlatılıyorsa. Ki muhtemelen doğrudur. Ayrıca bu kadar çok konuşmayı seven biriyse çekilmezmiş arkadaş. Filmi ilk izlemeye başladım. Bir diyalog başladı gitti. Ha şimdi biter diye diye izledim ama bitmiyor. Yoruldum. Bakın diyaloglu filmleri severim ama bu gereksiz ve yorucu. Gerçekten söylüyorum, başım şişti. Bir başlıyorlar konuşmaya bitmek bilmiyor. Film boyunca aynı. Ben böyle diyaloglu filmleri seven biri olarak bunu söylüyorum. Ayrıca senaryosu farklı ama basit geldi bana. Oyunculuklara lafım yok. Eyvallah oynamışlar. Ama film sıkıcı. İyi seyirler... 6.0/10
    Amir Han
    Amir Han

    Takip Et! 12 Takipçi 449 Eleştirisini Oku

    2,0
    29 Aralık 2015 tarihinde eklendi
    Belgeselini izlemiş biri olarak bu yapım beni hayal kırıklığına uğrattı. Sinemaya verdiğim 21 liraya acıdım. 1984(Macintosh),1988(nexT) ve 1998'de(iMAC) Steve Jobs'un yaptığı lansmanları gündeme getirmenin dışında katma değeri olmayan bir film olmuş. Danny Boyle iyi bir yönetmen keza "facebook" filmi ile en iyi senarist dalında oscar alan Aaron Sorkin'de. Ama film bence fiyasko. Sorkinizm denemelerine maruz kalmış bir senaryo. Yürü-konuş tekniği o kadar hızlı ki İngilizce anlamayan biri filmin başından sonuna kadar altyazıları takip etmekten filmde kimlerin oynadığını hatırlamayacak. M. Fassbender bir nebze filmi izlenir kılıyor. Sinemada izlenilecek bir film değil. İnternete düşmesini bekleyin bence.
    rudeonerudeone
    rudeonerudeone

    Takip Et! 48 Takipçi 1 627 Eleştirisini Oku

    4,0
    7 Mart 2016 tarihinde eklendi
    Yaşadığımız dönemde teknolojinin öneminden, hayatları nasıl etkilediğinden uzun uzadıya bahsetmeye, Steve Jobs kimdir, ne iş yapmıştır, neyi başarmıştır, bunları irdelemeye pek gerek yok şu aşamada. Filmin ardından onunla ilgili pek çok şey öğreniyoruz, orası doğru, ancak Danny Boyle'un bu işi klasik anlamda bir biyografiden çok uzak. Yalnızca üç sahne, yoksa üç "sahne arkası" mı demeliyim, var filmde ve neredeyse hiç gün ışığına çıkılmıyor 2 küsür saat boyunca. Jobs ve ekibinin, ki bu ekibin bazı üyeleri kendisi kadar tanınmış ve önemli isimler, 1984, 1988 ve 1998 yıllarında yaptıkları ürün ve teknoloji tanıtımları üzerinden ilerliyor film. Her bir tanıtımdan önce iş ve aile ilişkilerinin ön planda olduğu, arka planda da ürünlerin yaratıcı süreçlerinden bahsedilen yaklaşık 40-45 dakikalık zaman dilimleri var. Film de gerçek zamanlı diyebileceğimiz bir şekilde tanıtımlardan önceki bu son 40-45 dakikaya odaklanıyor. Her şeyden önce filmin senaryosu muhteşem. Kurgusu muhteşem. Fassbender ve Winslet başta olmak üzere tüm ana ve yan karakterler oldukça başarılı. Steve Jobs'ın konu edildiği bir filmden beklenecek şekilde senaryo basit ve net cümleler yerine uzun, dolambaçlı, göndermeli, kısacası zeka kokan diyaloglardan oluşuyor. Geneline baktığınızda zaman ve mekan kullanımının darlığı, filmde kayda değer bir hareketin olmaması hususları nedeniyle tempo düşük gözükebilir, ancak senaryonun başarısı sayesinde aslında akıcı bir yapım ortaya çıkıyor. Arka planda ara sıra duyulan müzik de muhteşem bu arada. Filmin dokusuna uygun. Hele hele Jobs ve günümüz teknolojisine özel ilgisi olanların başucu filmi olması gerekiyor.
    Deniz O.
    Deniz O.

    Takip Et! 41 Takipçi 142 Eleştirisini Oku

    4,0
    30 Ocak 2016 tarihinde eklendi
    Herkesin gittiği yoldan gitmeyen, farklı düşünen ve farklı şekilde bir strateji izleyen, başkalarını da peşinden koşturan sıra dışı başarılar elde etmiş kişilere genel olarak baktığınızda, çocuklarının oldukça travmatik olduğunu görürsünüz. Bu travmalar onları ağır bir şekilde yaralamış olsa da onları tamamen güçlü, farklı, yaratıcı insanlar haline getirmiştir. Steve Jobs’un hakkında bir çok film, belgesel çekildi ve kitaplar yazıldı. En son Danny Boyle tarafından çekilen en başarılı bakış açısına sahip olanlardan bir tanesi. Bu filmde Jobs’ın hayatının tamamına bakılmasa da, geçmişe dönüş yapan sahneler ile önemli bir dönemi içeriyor. Onu ne ilahi, ne de berbat biri olarak gösteriyor. Filmde de belirtildiği gibi, Steve Jobs’ın annesi evlilik dışı olan ilişkiden 23 yaşında hamile kalmıştır. Tek başına büyütmek istemediğinden ve tahminen bu durumdan utandığı için oğlumu evlatlık verir. Onu alan aile bir şekilde onun geri verir. Daha sonra Paul ve Clara Jobs çifti onu evlat edinir. Steve henüz bir yaşında öz annesinden ve ilk üvey ailesi tarafından terk edilmiştir. Doğal olarak öz anne ve babadan alamadığı sevgiden dolayı, kendisi de sevgiden yoksundur. Ancak büyük bir ihtimalle derinden onlara büyük bir özlem duymaktadır. Belki de evlilik bir çocuk dünyaya getirmesinin ve uzun yıllar onu inkar etmesinin sebebi de bilinçaltından onlara ne kadar sadık olduğunu göstermektedir. Bu bilinçaltından ‘sizler gibi yaparsam beni seversiniz’ anlamına gelmektedir. Daha sonra yumuşaması, aile kurması gibi gelişmeler olsa da geçmişi, kaderi onun içindeki derin acı, kırgınlık ve belki de nefreti pankreas kanseri olarak ortaya çıkarmış olabilir. Pankreas rahatsızlıklarının temel sebebi genellikle hayattan tat alamamadır. Her ne kadar onun hayatının tam detaylarını bilemesek de bunlar izlediklerimiz ve okuduklarımızda yapılabilecek çıkarımlardır. Peki, Steve Jobs’ın sıra dışı yaşamından çıkarımlarım ne olabilir? Başarısızlıklar Onun hayatına baktığımızda bir peri masalı görmeyiz. Küçük bir garajda, ortağınızla Apple isimli bir şirket kuruyorsunuz ve bu şirket yarım milyar değerine ulaşıyor ve sonunda şirket sizi başarısız bir ürün lansmanından sonra, sizin işe aldığınız kişi sizi kovuyor. Siz gidip başka bir şirket kuruyorsunuz. Ve uzun bir süre sonra şirkete geri dönüyorsunuz. Devamı blogda...
    Alp T.
    Alp T.

    Takip Et! 16 Takipçi 301 Eleştirisini Oku

    4,0
    21 Aralık 2015 tarihinde eklendi
    Slumdog Millionare gibi filmlerden tanıdığımız ünlü yönetmen Danny Boyle ve en son The Social Network'ü yazmış olan başarılı senarist Aaron Sorkin bir araya gelerek daha önce yapılamamış, zorlu bir uyarlamaya kalkışıyor: Apple'ın kurucusu Steve Jobs'un hayatı. Duymuşsunuzdur, 2013 yılında yine Steve Jobs'un hayatını anlatan bir film ve bu yıl çıkan bir belgesel vizyona girdi fakat beklenileni alamadı. Mesela 2013 yılındaki Jobs filminin en büyük sorunu, senaryonun bir yere taşındıktan sonra konunun bir yere bağlanmadan filmin yarım kalarak bitmesiydi. O filmde, Jobs'un hayat hikayesi anlatılmaya çalışılmıştı. Aslında hangi birisi anlatılır ki? Yetim olarak doğduktan sonra üniversiteden atılıp derslere yabancı olarak girmesi mi? Yoksa Apple'ı kurup atıldıktan sonra 1986 yılında tüm zamanların en iyi animasyon şirketi olan Disney Pixar'ı kurması mı? Evet, Jobs Pixar'ın kurucusu ve benim de favori insanlarımdan biri açıkçası. Gerçekten de çok detay var ve saymakla da bitmez. Bu film bu yükün altından kalkamayacağını düşündüğü için hikayesini daraltmış herhalde. Bu yüzden bir yaşam biyografisi arıyorsanız yanlış yere geldiniz. Film, Steve Jobs'un hayatının 3 dönüm noktasına değiniyor: 1984 yılında ilk Apple ürünü olan Macintosh'un sunumu, 1988 yılında Jobs'un Apple'dan atıldıktan sonra NeXT adlı bilgisayarı çıkarması ve 1998 yılında Apple'a geri dönüp iMac'i çıkarması. Evet, film sadece bundan ibaret ve bu yükün altından başarıyla kalkıyor. Nasıl mı? İşte burada Boyle-Sorkin sihri devreye giriyor ve bu filmi bitmeyen, seyirciyi dinç tutan, zekice diyaloglar alıp götürüyorlar. Bu yüzden film 2 saatlik süresine sadece 40 dakikalık 3 konuyu içine alıyor. Filme bunun yanında Steve'in eşiyle ve çocuğuyla olan ilişkisi, işiyle ve arkadaşlarıyla olan ilişkisi de inceleniyor. Her 3 olayda da aynı kişiler yer alıyor ama olaylar daha da geliştiği için kişilerle bağlantı kurabiliyor ve sonucu merak ediyoruz. Film her ne kadar dar olsa da bu kadar çok şeyi sığdırıp iyi bir iş çıkartmayı başarmış. Sadece filmle ilgili tek bir eleştirim var. O da şu ki, Jobs'u biraz sert, mükemmeliyetçi ve tatmin olmayan bir insan olarak işlemeleriydi. 1984 ve 88 yılında geçen kısımlar Jobs'un bu yönüne biraz odaklanmış ve eğer film böyle devam etseydi daha düşük bir puan verirdim. Ama 98 kısmı her şeyi kurtarmış. Senaryo güzel bir yere bağlanmış, baba-kız ilişkisi, arkadaş ilişkisi ve iş ilişkisi sonunda bir neticeye bağlanıyor ve iyi bir yere bağlanıyor. Filmdeki ince detaylar da oldukça kayda değerdi. iPod'un yaratılması da öyle. Sonuç olarak, bu film her ne kadar yaşam biyografisi olarak beklentilerimi düşürmüş olsa da ve Jobs'u başlarda sert bir insan olarak çizmesine rağmen, sonuna doğru film kendisini toparlıyor ve akıllarda kalıcı bir iz bırakıyor. Michael Fassbender ve Kate Winslet özellikle çok iyi oynamış. Kimyaları çok iyiydi, filmin akıp gitmesine izin vermişler ve müthiş performanslar sergilemişler. Bu yıl Fassbender'ın bir Oscar adayı olacağını düşünüyorum, umarım aynı şey Winslet'in başına da gelir. İyi bir film ortaya çıkmış. SONUÇ: Beklediğinizden daha farklı noktalara, yönlere ve ince detaylara imza atan yeni Steve Jobs filmi, durmayan diyalogları ve başarılı sahne oyunculuklarıyla, son zamanların en akılda kalan filmlerinden birisi. Türünün sevenlerine tavsiye ederim. FİLMİN İYİ YANLARI: + Durmayan, zekice ve tempolu diyaloglar. + Basit bir filmin dolu dolu geçmesi. + Müthiş oyunculuklar. + iMac'in sunumunun yapıldığı, final kısmı. FİLMİN KÖTÜ YANLARI: - Steve Jobs'un başlarda sert ve mükemmeliyetçi bir insan olarak altının çizilmesi. - Konunun bazen tekrara sarması. - Bir hayat biyografisi değil. TOPLAM PUAN: 8.3/10
    Mert H
    Mert H

    Takip Et! 4 Takipçi 676 Eleştirisini Oku

    1,0
    3 Nisan 2019 tarihinde eklendi
    Aaron Sorkin'in ego tatmin için çekilmiş olduğunu düşündüğüm ve böyle düşünenlere katıldığım bir film. Danny Boyle, daha gerçekçi bir Steve Jobs portresi çizerek karşımıza çıksa da direkt olarak yalnızca ürünlerin tanıtımının perde arkasının gösterildiği ve Steve Jobs'un kişisel hayatından çok resmen iş hayatında ne kadar kötü bir adam fakat ağzı iyi laf yapan bir insan olduğu anlatılmaya çalışılmış. Evet, gerçekten öyle olabilir. Ancak CEO'su olduğu şirketi dünyanın en iyi şirketi yapan -günümüze kadar sürmese de- bir adam için böyle bir film çekilmesini ayıp olarak görüyorum.
    Şahin C.
    Şahin C.

    Takip Et! 10 Eleştirisini Oku

    3,0
    17 Aralık 2015 tarihinde eklendi
    Hayatımda izlediğim en kötü biyografi. Steve Jobs gibi yaratıcı adamın hayatın bir kısmını ele ala bu film böyle olmamalıydı. Kuru kalabalık diyaloglar o kadar çok ki. Hayal kırıklığı.
    Mertcan Ü.
    Mertcan Ü.

    Takip Et! 4 Eleştirisini Oku

    4,0
    28 Ocak 2016 tarihinde eklendi
    Steve Jobs hakkında çekilen ilk sinema filmi (Ashton Kutcher) çok fazla aceleye gelmiş görüntüsü veriyordu ve Ashton Kutcher daha hazır değil gibiydi. Senaryo ise çok dağınıktı. Burada ise senaryo, yönetmenlik, kurgu, oyunculuk her şey yerine oturmuş ve çok güzel bir kurguyla izleyicinin beğenisine sunulmuş. Ayrıca Steve Jobs daha olgun gösterilebilmiş. Ben kendi adıma beğendim ve öneririm ayrıca Kate Winslet Golden Globe bu oyunculukla fazlasıyla hakketmiş.
    hdfilmifullizle
    hdfilmifullizle

    Takip Et! Eleştirisini Oku

    4,5
    11 Aralık 2015 tarihinde eklendi
    Steve Jobs hayranları olanlar ve hayatını bilenler ve önceki filmi izleyenler bu filmden mutlu çıkacaklar.
    Marina A.
    Marina A.

    Takip Et! Eleştirisini Oku

    1,0
    24 Aralık 2015 tarihinde eklendi
    Fena sıkıcı. Filme gittik diye cok pisman olduk. Daha faylali bi sekilde zamaninizi gecirebilirsiniz
    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri
    Back to Top