Beyazperdem
  • Arkadaşlarım
  • Sinemalarım
  • Hızlı Puanlayıcı
  • Koleksiyonum
  • Hesabım
  • Yarışmalar
  • Çıkış
Ralph ve İnternet
BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ
3,0
Ortalama
Ralph ve İnternet

Arcade alemi Wi-Fi ile tanışıyor

Fatih Yürür

     "Bir kötü karakter, kahraman olmaya karar verir" ya da aşağı yukarı buna yakın bir şey... 2012 yılında sinema salonlarımıza damlayan Oyunbozan Ralph tamamen bu basit fikir üzerine inşa edilmiş ve dolgusunu da bol bol arcade kültürü referansı ile yapmayı başarmış, seyiri keyifli, 80'ler çocukları tarafından kredisi bol ama yarına kalmasına dair lüzumu da tartışmalı bir animasyon filmiydi.

      Aslında 90'lı yılların başında kendisine Simpsonlar gibi bir yapımın teslim edildiği düşünülürse, Rich Moore açısından öyle ahım şahım bir ileri adım değildi Ralph. 2000'li yıllara Futurama gibisinden bol yıldızlı bir seri de armağan etmiş olan Moore'un, doğrudan doğruya yetişkinleri hedef alacak bir mizah fikri inşa etmesi beklenirken; kendisi, çocuklarını filme götüren ebeveynleri de "esgeçmeyecek" referansları yeterli bulmuştu.

     165 milyon dolar gibisinden, hiç de mütevazi sayılmayacak bir rakamla hayata geçirilen proje, dünya çapında 500 milyon dolara yaklaşan bir hasılat elde edince; periyodik döngü tamamlandığında projelendirilecek olan devam halkası da müjdelenmiş oldu. Nihayetinde malzeme çok rahat bir şekilde serileştirilmeye müsaitti ve görüldüğü kadarıyla alıcısı da dünden hazırdı.

    Aradan geçen süreç içerisinde Moore, Byron Howard ve Jared Bush ile birlikte Zootropolis: Hayvanlar Şehri filminin de kamera arkasına geçti. Bu sefer yapımcıların yüzlerindeki gülümseme biraz daha yayılmış ve ekip, hem oscarı hem de 1 milyar dolara yakın hasılatı heybesine sıkıştırmayı başarmıştı. Tam da hareket kabiliyetinin arttığını düşündüğümüz noktada Moore'un yanına bu sefer Phil Johnston eklemlendi.  Fakat bu manevra esnekliğine rağmen ortaya çıkan sonuç izleyiciyi tatmin etmeye ne kadar yakın? Galiba yazının bundan sonraki kısmında da bunu tartışacağız.

    Ralph ve İnternet adından da anlaşılacağı gibi, kendi köhnemiş dünyalarına çekilerek, arcade salonundaki mesailerinin haricinde bir düzen kuran, bir nevi nekahatteki oyun karakterleri ile izleyiciyi yeniden buluşturuyor. Her biri ikonik arcade karakterlerimiz, database (çok doğru bir tanım bulamadım, oyunlarda mesai yapmak dışında takıldıkları ve oyun salonunda olup bitenleri gözlemledikleri yer. Bir güç kaynağının içi şeklinde tarif ediliyor... Ne çok açıklama oldu! Höf!) içerisindeki rutinlerine devam ediyor. Yaşadıkları, son derece standart ama muhafaza edilesi bir dijital hayattır fakat bu rutinin de sonunun geleceği aşikardır. Fırtına öncesinde yaşanan sessizlik uzun sürmez ve çoklu priz gözlerinden birine wi-fi fişinin takılması ile birlikte ilelebet bozulur. Artık birer retro figür haline gelen karakterlerimizin hepsi, bu yenilik ile tanışmak zorunda kalacaktır.

      Kabul edelim, fikir ilk etapta tıpkı arcade konseptinin kendisi misali "geriden geliyor gibi" görünebilir fakat bu fikrin işleyişi için bir şans vermek gerekir. Aynı zamanda eş yönetmenlerden birisi de olan Phil Johnston'un başı çektiği yaratıcı ekip, bu sefer "yetişkinleri de" cezbetmek için salt arcade vitrininin gücünden faydalanmak yerine, odağında "tükenmişlik sendromu" gibisinden, daha çok yetişkinlere yönelik bir de mıknatıs yerleştirerek bu fikri işler kılmış. Bunun da cazibe merkezine, kendisine sunulanı kabullenen Ralph ile rutin arasında boğulmak üzere olan Vanellope'u konumlandırmış. Bu sayede "yolculuk" temasına sarılmak için de fazla vakit kaybetmemiş ki, sanırım filmin en sevdiğim tarafı da bu!

    Her gün, kendisini arcade konsolunda kontrol etmekte olan başka bir kullanıcının parmakları ile yönlendirilen Vanellope, bir gün Ralph'in kendi oyun platformuna kaçak bir şekilde gelip de yaptığı ilginç sürprizi takip eder. Bu sırada kendinden geçer ve arcade konsolunun başındaki kullanıcı ile zıtlaşır. Hakimiyeti yeniden eline almak isteyen kullanıcı, konsolun kolunu kırar.  Eski eğlence merkezinin emektar sahibi Litwak, kolayca tamir edebileceğini düşündüğü direksiyonu iyice kullanılmaz hale getirir. eBay'de yapılan çok kısa bir araştırma sonrasında 200 dolarlık yeni direksiyonun, Arcade makinesinin bir yıllık getirisinden bile fazla olduğunu öğrediğinde, makineyi onarmak yerine fişi çekmeye karar verir. Bu hızlı gelişen kombine talihsizlikler silsilesi sonucunda Vanellope ve oyunundaki tüm karakterler de bu sebeple evsiz ve amaçsız kalırlar.

     Bu basit kayıp aslında bir çağın da kapanmaya başlamasının sinyalidir. Nitekim Litwak'ın oyun merkezinin müdavimleri zaten yeni teknolojiye hakim çocuklardan oluşur. Fakat Litwak'ın, tıpkı Ralph'in inadı gibisinden mutlak bir inatla yola devam etmek ile havlu atmak arasında bir tercih yapmasının da zamanı yaklaşmaktadır. Arcade dünyası da bu küçük kayıptan etkilenir ve Ralph ile Ven, tahmin edildiği gibi eBay'de aradıkları direksiyonu ilana koyan kişinin peşine düşerler.

      Oyunbozan Ralph nasıl ki, arcade jenerasyonunu ensesinden yakalayabilecek cazip fikirlere sahipse, Ralph ve İnternet de Silikon Vadisi'nin kodlarını eğlenceli bir biçimde kurcalayacak bir kısım ince detaylara yer veriyor. Özellikle devam filmlerinde ekürinin yanına eklemlenen yan karakterlerin parlaması klişesi, burada da sağlıklı işlenmiş. Taraji P. Henson'ın ses verdiği ve BuzzTube'un mimarı olan Yesss bu karakterlerden biri. Özetle, iki farklı jenerasyonun çarpışması ve karşı karşıya geldiklerinden yaşadıkları samimi dazlak şaşkınlığı görülmeye değer. Her halükarda; Ralph ve İnternet bana bu yıl izlediğim Kodachrome ve Gondry'nin Be Kind Rewind filmlerindeki vedaları anımsatan bir hüzün de yaşattı... Hafif ama etkili...

     Gençliğinin, çocukluğunun önemli bir kısmını arcade salonlarını hibe etmiş bir neslin neferleri için Ralph'in kitlesini doğru beslediği ortada. Filmin, konsol başında durmadan jeton harcayan bizler için su götürmez nostaljik bir tadı var tabi. Diğer yandan, son 20 yıl içerisinde dijital dünyada yaşadığımız baş döndürücü gelişmelere dair "neredeydik nerelere geldik" müzesi vitrini olmayı da kotarıyor. Tabi Ralph ve ekibinin çevirmeli ağ dönemini es geçip doğrudan wi-fi ile tanışması daha sağlam bir avantaj...

      Nihayetinde Ralph ve İnternet, ilk filminin cazibe merkezi haline gelen arcade kültürü ile izleyiciyi yakalama edimini biraz biraz terk etmiş gibi görünüyor. En büyük eksiği ise, salt Disney'in kendi bünyesinde izlediğimiz yolculuk hikayelerinin üzerine iki odun atmamış olması. Yani ister istemez sadece sağlam bir paket değişimi ile servislenen bir animasyon hissiyatından kurtulamıyorsunuz. Fakat her ne olursa olsun Ralph ve Vanellope, seyretmesi keyifli bir ikili... Yani koca yürekli kahraman irisi ile dünya tatlısı atarlı yarışçı bir şekilde kalpleri fethetmeyi başarıyor!

 

Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri

Yorumlar

Yorumları göster
Back to Top