Beyazperdem
Son Umut
facebookTweet
Son Umut
Vizyon tarihi 26 Aralık 2014 (1s 51dk)
Yönetmen
Oyuncular: Russell Crowe, Olga Kurylenko, Yılmaz Erdoğan devamı
Tür Dram, Savaş filmi
Ülke Avustralya, Abd, Türkiye
Fragmanı izle
Üyeler
3,8290 Puanlama ve 68 Eleştiri
Beyazperde
3,5

Özet ve Detaylar

Avusturalyalı bir çiftçi olan Connor, üç oğlunu da Çanakkale Savaşı'na göndermiştir. Çanakkale Savaşı'nın ardından Türkiye'ye gelen Connor'ın tek hedefi uzun süredir haber alamadığı oğullarının izini bulabilmektir. Connor'ın İstanbul'da başlayıp Çanakkale'ye ve oradan da ülkenin çeşitli yerlerine uzanan bu arayış yolculuğunda en büyük destekçileri Türk subayları Hasan ve Cemal olacaktır. 
Yönetmenliğini ünlü oyuncu Russell Crowe’un üstlendiği filmin senaryosu Andrew Anastasios ve Andrew Knight ikilisine ait. Filmin oyuncu kadrosunda Russell Crowe, Olga Kurylenko, Jai Courtney ve Isabel Lucas gibi isimlerin yanı sıra Türkiye'den de Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan yer alıyor.

Orijinal adı

The Water Diviner

Dağıtımcı Mars Dağıtım
Daha fazla
Yapım yılı 2014
Metraj uzun metrajlı film
İlginç Detaylar 3 başlık
Bütçe -
Dil İngilizce, Türkçe, Yunanca, Rusça
Görüntü formatı -
Renk Renkli
Ses formatı -
Yapım formatı -
Viza numarası -

Beyazperde Eleştirisi

3,5
İyi
Son Umut

Barıştan yana, önyargısız bir Çanakkale hikayesi...

Melis Zararsız
Açıkçası Son Umut/The Water Diviner ilgili ilk bilgiler gelmeye başladığında Skyfall’da Türkiye’nin ya da The International filminde Haluk Bilginer’in yer alması gibi bir durum zannediyordum Çanakkale ve Cem Yılmaz/Yılmaz Erdoğan meselesini. Bilgiler akmaya başladıkça filmin konusunun gerçekten de Çanakkale Savaşı olduğu, Son Umut’un bir Hollywood yapımı olmadığı ve Cem Yılmaz ile Yılmaz Erdoğan’ın filmin ana ekseninde olduğu iyice aşikar olmaya başladı ama izleyene dek bu denli “bizim hikayemiz” olduğunu farketmemiştim. Elbette sadece bizim hikayemiz değil Son Umut’ta anlatılan. Avustralyalı bir çiftçi olan Connor’ın (Russell Crowe) Çanakkale Savaşı döneminde cepheye gönderdiği üç oğlunu ölü ya da diri bulmak istemesi, bu sebeple Türkiye’ye gelmesi ve savaşın gerçekleriyle yüzleşmesi, aslında meseleyi başlatan ve çevreleyen hikaye. Döneme ait bir mektuptan öğrendiği gerçek bir yaşam öyk...
Eleştirinin tamamı
Son Umut - Türkçe Dublajlı Fragman 2:38
Son Umut - Türkçe Dublajlı Fragman
155 444 gösterim
Son Umut - Orijinal Fragman 2:45
19 839 gösterim

Ekstra Videolar

Son Umut - Dust Storm (Klip) 1:33
Son Umut - Dust Storm (Klip)
3 226 gösterim
Son Umut – The Only Father Who Came Looking (Klip) 1:01
Son Umut – The Only Father Who Came Looking (Klip)
3 720 gösterim
Son Umut - Kamera Arkası 6:48
Son Umut - Kamera Arkası
7 878 gösterim
Tüm ekstra videolar

Oyuncular

Russell Crowe
Russell Crowe
Rolü : Joshua Connor
Olga Kurylenko
Olga Kurylenko
Rolü : Ayshe
Yılmaz Erdoğan
Yılmaz Erdoğan
Rolü : Major Hasan
Cem Yılmaz
Cem Yılmaz
Rolü : Cemal
Tüm oyuncular ve teknik ekip

Üye eleştirisi

Rıdvan A.
En popüler olumlu eleştiri

Yazar: Rıdvan A., Tarih: 26/12/2014

5,0Kusursuz!

Filmi Sürekli takip edip merakla bekledim.nitekim bugün izleme fırsatı buldum ve çok beğendim.Bu tarz Filmler genelde daha... Devamını oku

Simge Ö.
Yapılan son negatif yorum

Yazar: Simge Ö., Tarih: 29/12/2014

0,5Berbat

Çanakkale Savaşı nın nasıl kazanıldığı konusunda zerre kadar fikri bilgisi ve zikri olmayan bu insanlar ne cürretle Türk... Devamını oku

Tüm üye eleştirileri
26% 18 Eleştiri
18% 12 Eleştiri
24% 16 Eleştiri
16% 11 Eleştiri
6% 4 Eleştiri
10% 7 Eleştiri
68 Üye eleştirisi

Fotoğraflar

78 Fotoğraf

Bunları Biliyor musunuz?

Yönetmen Hakkında

"Son Umut", Oscarlı aktör Russell Crowe'un yönetmen koltuğuna oturduğu ilk film.

Çekim Detayları

Filmin Aralık 2013'de başlayan çekimleri Avustralya ve Türkiye'de tamamlandı.
3 Başlık

Bu Filmi Beğendiysen, Şunlara da Göz At:

Tüm benzer filmler

Yorumlar

  • Mehmet B.

    Russell Crowe , cem yılmaz ve yılmaz erdoğan , bu filmin kötü olma ihtimali neredeyse sıfır.

  • tayfun v.

    Paramamı üzüleyim zamanımamı; yine bir para basma filmi, film fragman kadar.

  • Mehmet B.

    bizim tarihimizi bizden daha iyi anlatabiliyorsunuz ya uyuz oluyorum size

  • cagatayhan b.

    Güzel bir filmdi başyapıt diyemem ama Türkiye'de geçmesi hele kurtuluş Savaş'ı yıllaırını yansıtması çok guzel keyifle izledim ve tavsiye ederim Yılmaz Erdoğan ve Cem Yılmaz başrolde değildi çok Baskın bir rolleri yoktu ama her ikisinin de yansıttığı Karakterler çok güçlü ve etkileyici

  • The-Erinch

    Öncelikle çok sıkıldım..ve bulunduğum şehirde türkçe dublajlısı vardı ki..rezalet..hele türkçe dublajda ingilizce altyazılar vardı falan ingilizce altyazılı türkçe film gibi... kim türk,kim yabancı belli değildi....filmin tek iyi yönü,,russel crowun gelipde türkiyede bu filmi çekmesi ve filmi türk gözle anlatması.....başkada kayda değer birşey göremedim açıkçası...Russel abiyi Gladyatör,Elga ablayıda James bondla hatırlamaya devam edelim bence.

  • can a.

    Filmi merakla bekleyip, hüsranla filmden ayrıldım. Filmde kopuk sahneler çok fazla, bir bütünlük yok. Karakterler çok abartı, türk islam tarihini ve çanakkale savaşını film gerçekçi yansıtmıyor. Filmde ayrıca tarafsızlık yok; örneğin yunan çete üyelerinin hepsi barbar ve her türlü aşağılığı yapacak şekilde çizilmiş. Senaryo malesef yaratıcı değil. Akılda birsürü soru işareti ve çelişki bırakıyor. Mesela Ayşe müslüman; ama otelde başka insanlara karşı başı açık; hatta sünnet düğününde abartı bir şekilde erkeklerle dans ediyor; ama dısarı cıkarken peçeli. Bu son derece çelişkili bir durum. Mustafa Kemal'in hareketine katılmadan sığınakta içki sahnesi de hoş olmamış. Sanki o dönemde bu harekete katılanların hepsi içiyor! Gizli bir karalama var! Russel Chrowe'u hem senaryo, hem yönetmenlik hem de oyunculukta başarısız buldum. Bu film bana kalırsa gerçek tarihi anlatmıyor; filmi izlerken cok sıkıldım ve filmden çıkmak istedim! Filme gitmeyin derim!

  • TC K.

    Filmi seyrettikten sonra önce acımasızca eleştirmek yerine objektif olarak bakmak gerekirse;
    Avustralyalıların binlerce kilometre uzaktan niye ülkemizi işgal etmeye geldiğini alaycı bir şekilde defalarca eleştirilmesi Yeni Zellendalı bir bakıma avustralyalı olan Russell Crowe 'un için gerçekten cesurca olduğu için Avustralyada bu film eleştri alıyor.
    Yunan çetelerinin gerçekte olduğu gibi acımasızca gösterilmesi kadar doğal bir şey yok.
    Filmin en başındaki Meslevi ayaklarının filmin sonuna doğru anlam kazanması güzel fakat filmde gerçekten bir kopukluk var anlam veremediğim şekilde.
    Sonuç olarak film bence kattığı duygu olarak güzel fakat tam anlamıyla bütünlük kazandıramadığı için arada filmden kopuyorsunuz. Türk dirilişinin ve bu ülkenin kurulmasını daha ayrıntılı olarak işleseydi daha çok puan kazanabilirdi. Defalarca işgalci kuvvetleri eleştirmesi oldukça gerçekçi ve objektif. Yılmaz Erdoğan ve Cem Yılmaz'ın aman aman oyunculukları yok fakat izlenilebilesi bir film 10/6 benim puanlamam.

  • TC K.

    Özellikle Dipnot olarak Cem Yılmaz'ın karakteri çok sönük. Aslında dahada sönükmüş karakteri fakat Cem Yılmaz birşeyler katarak daha aktifleştirmiş karakteri yoksa rolü kabul etmiyormuş gerçekte

  • csrs

    Bu film tarihsel gerçeklerden çok, insani duyguları anlatıyor bence...Savaşlar hangi dilde, hangi dinde, hangi ırkta olursa olsun insanlara çok acı şeyler yaşatıyor....istese de istemese de....izlerken duygulandım.....

  • volkanick

    Filmin iyi veya kötü yanlarının ötesinde,yaşananlara biraz da bizim gözümüzden baktığı ve biraz da bizim dertlerimizi anlattığı için Russel Crowe'a teşekkür ederim.

  • gulsaher67

    Filmde mantık aramadıktan sonra beğenilmeyecek yeri yok.Bence güzeldi. Yılmaz erdoğanın , cem yılmazın öldüğü sahnede aşırı duygusuz oynaması haricinde.

  • bahar deniz s?nmez

    :D

  • Bahad?r ?.

    Filmi izlememin iki sebebi.
    1) Russel Crowe
    2) Cem yılmaz
    Abartısız diyebilirimki,Russel Crowe dünyada,Cem yılmaz ise Türkiye deki yerleri dolduralamayacak aktörlerdir.
    1) Cinderellamen : Rusell Crowe
    2) Davetsiz misafir : Cem yılmaz

  • Mehmet S.

    SON UMUDUMUZ ANZAK

    Yayınlanmamış romanın, gösterime girmemiş filmin olağanın dışına taşan tanıtımından hep pirelenmişimdir. Okuru, seyirciyi tava getirmek, basılmamış eserin, gösterimi başlamamış yapımın müşterisini yaratmak cinliği olarak bakmışımdır.
    Russel Crowe’nin “Son Umut” filminin pazarlanmasında da aynı yöntem izlendi. Sermaye medyasının çekim öncesinden başlayan kampanyası filmin gösterim arifesinde daha da yoğunlaştı. Son Umut pazarlamacılarının işini kolaylaştıran en önemli etken kuşkusuz ki Türk halkının derin bilinçaltında yaşattığı Çanakkale algısıdır.
    Avustralyalı yapımcı-oyuncu Crowe’un, Yılmaz Erdoğan ile Cem Yılmaz’a verdiği rol ise Türkiye pazarına yönelik bir hesabın sonucudur. Filmin ağırlıklı sahnelerinin çekildiği ülkenin insanlarını sinema salonlarına çekmenin akıllıca bir yönetimi olarak değerlendirilmelidir.
    Son Umut, Çanakkale muharebelerinde kaybolan üç oğlunu arayan Avustralya’ lı baba Joshua Connor’un hikayesini anlatıyor. Barbar Türklere ders vermek için geldikleri Gelibolu’dan dönmeyen evlatlar, umutsuz bekleyişin intihara sürüklediği anne, karısına verdiği sözü tutup ver elini Türkiye diyen Avustralyalı baba filmin girizgahı oluyor.
    Her batılının bilinçaltındaki oryantalist tortular Crowe’nin İstanbul’a ayak basmasıyla resmi geçide başlıyor. Şehrin her zerresine sinmiş şark atmosferi, sokakların, yapıların egzotik panoraması, batılı beyaz adamı şaşırtan karmaşası hayal perdesinden akıp gidiyor.
    İstanbul’a ayak basar basmaz bavulunu kapan afacanın ardından –hırsız sanmıştır - nefes nefese konaklayacağı pansiyonu bulan Connor burada gönlünü çalacak hırsızla karşılaşacaktır: Küçük hanutçu Orhan’ın annesi Ayşe Çanakkale şehidi bir yedek subayın karısıdır. Ömer, şehit ağabeyinin dulu Ayşe’ yi ikinci eş olarak nikahına alıp pansiyona konma hesabındadır. Batı filmografisinin değişmez kuralı ise egzotik güzel batılının, kötek şarklının hakkıdır! Connor’a abayı yakan pansiyoncu Ayşe özelinde bu değişmez racon bir kez daha tekrarlanıyor.
    Kocasını şehit eden düşmanın babasına gönlünü kaptıran Türk kadın karakterinin bizim Çanakkale’mizde yeri olmasa da ötekinin Gallipoli’ sinde özel bir önem taşıdığı anlaşılıyor. Geçen yüzyılın ilk çeyreğinde batılı terbiye içinde yetişmiş olsa bile bir Türk kadınının pansiyon işletmesi, yabancı müşterilere hizmet etmesi, kadın erkek bir arada oynaması, Anzak’ a abayı yakması gibi dönem sosyolojisine uygun olmayan gönül parantezini burada kapatıp konumuza dönelim.
    İngiliz makamlarının zoraki engellerini aşıp Gelibolu’ya ulaşan baba, oğullarından 4 yıl sonra Anzak Koyundadır. Bir İngiliz heyeti de ölülerinin yerlerini belirlemek ve haritalara işlemek için aynı bölgede bulunmaktadır. Çanakkale muharebelerinde işgalcilere karşı savaşmış Binbaşı Hasan ( Yılmaz Erdoğan) ile Cemal Çavuş’un ( Cem Yılmaz ) bulunduğu bir Türk heyeti de İngilizlere refakat etmektedirler.
    Filmin ilerleyen sahnelerinde Binbaşı Hasan’ın, Connor’un oğullarını tanıdığı ortaya çıkacaktır! Anzak baba ile muhabbeti ilerleten binbaşının gözleri önünde 1915 hengamesi tekrar canlanıvermiştir. Yaralı Türk askerini çatışmanın en kanlı safhasında şefkatli kollarına alıp Türk siperlerine teslim eden o kahraman Anzak’ı hemen hatırlamıştır! Mehmetçiğin bir bebek itinasıyla kucaklayıp düşman siperlerine bıraktığı yaralı Anzak hikayesinin de resmi tarihin uydurmalarından biri olduğunu bu vesile ile öğrenmiş oluyoruz!
    Medyanın Son Umut hakkında uyandırdığı nafile umutlar, kampanyanın başarısı olarak not edilmelidir. Çanakkale destanının görselini izleyip, Anafartalar kahramanını beyaz perdede seyretmek hevesiyle sinema salonlarını dolduranlar son umut kırıntılarını da koltuklara bırakarak dışarı çıkacaklardır.
    Yüz yıl önce Çanakkale’yi işgalcilere dar eden Mehmetler, 100 yıl sonra sömürgeci tetikçileriyle hayal perdesinde eşitleneceklerini düşünemezlerdi. Analarının ak sütü gibi helal zaferlerine işgalcilerin ortak edileceğini yemin billah söyleseler de asla inanmazlardı. Hele özgür bir vatan bıraktıkları kimi torunlarının işgalcileri övgüdeki sınır tanımazlıklarını hayal bile edemezlerdi.
    Mehmet’in hakkını Anzak’a veren Mükremin Çıtırların rol kestiği filmleri övgü yarışına girenleri iyi ki görmeden ömürlerinin baharında terki dünya edip gittiler…

  • Selda K.

    SON UMUT ile Russell Crowe'a teşekkür ediyorum. Yalnız ülkemin yalnız olmadığını gösterdiği için... hakkını savunduğu için... O bir Avusturyalı evet ama çoğunluğun göremediklerini görüp inkar yerine doğruyu gösterdiği için... vs... MUSTAFA KEMAL ATATÜRK BU ÜLKENİN GELECEĞİDİR. Bu filmin senaryosunun içinde geçen en güzel cümledir. SON UMUT filmi kesinlikle arşivimde olması gereken filmlerden biri. Tekrar teşekkürler Russell Crowe.

  • E K.

    Aslında çok iyi olmuş russell crowe sayesinde bizim oyuncuların onun yanında solda sıfır kaldığını gördük adamda rol kabiliyeti mükemmel bizimkilerde soldan sıfır. ben yerlerinde olsam bir daha büyük oyuncularla oynamazdım çünkü yanlarında çok sönük kalıyorlar ve rolleri bana çok yapmacık geliyor. filme gelince türklerin destansı bir öyküsünü beklemeyin. indirgenmiş bir film bana göre izlenebilir ama halen şu destanı adam gibi anlatabilecek bir baba yiğit çıkmadı !

  • UGUR-TAZEG?L

    "Mustafa Kemal kim?" "Türkiye'nin geleceği..." Gladyatör,Akıl Oyunları,Köstebek vb. başarılı filmlerin başarılı Oscar sahibi oyuncusu Russle Crowe'un ilk yönetmenlik deneyimi.Aynı zamanda başrol oynayan Yeni Zellandalı oyuncu Çanakkale Savaşı'nda 3 oğlunu kaybeden bir babanın oğullarını bulmak üzere Türkiye'ye gelişini ele almakta.Bütçesi konusunda net bir açıklama yapılmasa da ülkemizde yaklaşık 14.300.000 TL gibi bir gelir elde etmiş ve dünya çapında da 15 milyon$ ın üstüne çıkmıştır.Savaşa daha çok tarafsız yaklaşılmış ve gerek Türk askerinin gerek Anzak kuvvetlerinin savaş içerisinde çektiği tüm sefalet ve cefa objektif bir biçimde lanse edilmiş.Filmi tam da çekmesi gereken oyuncu Russle Crowe üstlenmiş ki Hugh Jackman'ı da beklemedi değilim şahsen.Ülkemizden ise 3 başarılı isim olan Yılmaz Erdoğan,Cem Yılmaz ve Salih Kalyon bu filmde yer almakta.Bu önemli bir adım olabilir belki de ki bu oyuncular maalesef dış sinemaya açılmakta çok geç kaldı.Ayrıca Yılmaz Erdoğan Avustralya'da En İyi Yardımcı Oyuncu ödülünü de bu filmden kazanmıştır.Altyazı izlemenizi öneririm çünkü filmde çok fazla Türkçe replik var ancak yabancı oyuncuların aksan sıkıntısı yüzünden çok anlaşılmıyor.Özellikle Olga Kurylenko'nun Türkçe konuşması güzel bir olay olsa da yer yer "ne diyor bu?" diye düşündürtmedi değil.Ülkemizin tanıtımı da çok başarılı yapılmış gerek İstanbul gerek Fethiye civarları...Emeği geçen herkes büyük teşekkürü hak ediyo.Hollywood'un yıllar boyunca kafasındaki Türkiye imajına son verebilecek bir yapım belki de.Tavsiye ederim mutlaka 8/10

Yorumları göster
Back to Top