Beyazperdem
Cehennem
Fragmanlar Oyuncular Üye Eleştirileri Basın Eleştirileri Beyazperde Eleştirisi Fotoğraflar
İlginç Detaylar Box Office Benzer Filmler Haberler
Ortalama puan
4,0
63 Puanlama ve 8 Eleştiri
0% 0 Eleştiri
13% 1 Eleştiri
50% 4 Eleştiri
25% 2 Eleştiri
13% 1 Eleştiri
0% 0 Eleştiri

8 kullanıcı eleştirisi

Sırala
En yararlı eleştiriler
  • En yeniler
  • En çok eleştiri yazmış üyeler
  • En çok takip edilen üyeler
rudeonerudeone

Takip Et! 31 Takipçi 1 434 Eleştirisini Oku

3,0Ortalama
• Eklenme Tarihi 26/12/2016

Dan Brown-Ron Howard-Tom Hanks işbirliğinin son ürünü. Özellikle "Da Vinci Şifresi" ile birlikte Dan Brown türe yeni bir soluk getirmiş, dini-mitolojik-sanatsal şifreleri kullanarak dünyayı ilgilendiren gizemleri çözen Robert Langdon karakterini yaratmış, arka plana da önemli şehirlerde geçen uzun aksiyon-kovalamaca sahnelerini oturtmuştu. Kitaplar haliyle beyaz perdeye uyarlanmaya çok uygundu. Kuşkusuz yönetmene büyük iş düşüyor, bu kadar sayfayı iki saatlik filmlere sığdırma ve bir yandan bütünlüğü sağlayabilme ayrı bir maharet gerektiriyordu. İster istemez sürekli yüksek tutulmaya çalışılan tempo ve kitabı sığdırma isteği, bir 'acelecilik' katıyor bu gibi uyarlamalara. "Inferno"da da durum böyle. Kitap başlangıçta yine büyük bir infial yaratmasına karşın, bir süre geçtikten sonra Brown'ın en iyi işlerinden biri olmadığı yönünde yorumlar gelmeye başlamıştı. Film kendini izletiyor. Büyük beklentilere girmeyin. İstanbul sahneleri zaten oldukça az. Mekan kullanımları fena olmasa da, Dr. Brooks'un İstanbul'da göründüğü ilk sahneler son derece klişe.

Aleyna T.

Takip Et! 0 Takipçi Eleştirisini Oku

2,5Kötünün İyisi
• Eklenme Tarihi 24/11/2016

Kitabın sonuyla filmin sonu çok farklı büyük hüsrana uğradım bittiğinde nasıl yani bittimi kitapta böyle değildi nasıl olur diye şaşırdım

Alp T.

Takip Et! 3 Takipçi 179 Eleştirisini Oku

1,5Kötü
• Eklenme Tarihi 06/11/2016

Dan Brown'un kitaplarından uyarlanan, Da Vinci Şifresi serisinin 3. filmi Cehennem'in başrolünde yine Tom Hanks ve yönetmen koltuğunda da Ron Howard var. Ve Cehennem, Profesör Robert Langdon'ın hikayesini anlatmaya devam ediyor. Robert Langdon, bir hastanede uyanır ve hafıza kaybı geçirdiğinden hiçbir şey hatırlayamamaktadır. Langdon'a hemşire Sienna Brooks bakarken birdenbire hastanede silah sesleri duyulur. Sienna, Langdon'ı kurtarır ve oradan kaçarlar. Bu sırada da Langdon'ın hafızası yavaş yavaş yerine gelirken, Dante'nin Cehennemi'yle alakası olan bulmacaları keşfeder ve onları Sienna ile çözmeye çalışacaktır. Bakın, ben bu serinin ilk iki filmi Da Vinci Şifresi ve Melekler ile Şeytanlar'ı izlemedim. Bu yüzden bu filme hiçbir beklentim olmadan gittim ve olabildiğinde açık bir zihinle izlemeye çalıştım. Ve şunun sonucuna vardım: Cehennem, son zamanlarda izlediğim en kötü filmlerden birisi. Ama bu filmin üzerine çok fazla gitmeden önce filmin iyi yanlarından bahsetmek istiyorum. Manzaralar oldukça hoştu. Langdon'ın dünya turu ile bu filmde Venedik'den İstanbul'a kadar bir sürü ünlü yeri görebiliyorsunuz (bu arada bu filmde İstanbul'u o kadar da kötü göstermemişler, Taken 2'deki gibi bir durum yok yani merak etmeyin). Oyunculuklar fena değildi. Daha iyi olabilirdi kesinlikle ama yine de idare ederdi benim için. Filmdeki en iyi oyuncu Irrfan Khan'dı benim gözümde. Bu filmde bir fark yaratmaya çalışan kişinin o olduğunu görebiliyorsunuz. Ve Tom Hanks de resmen iyi bir performans vermek için çabalamış. Daha geçtiğimiz aylarda vizyona giren Sully'nin eleştirisinde dediğim gibi, Tom Hanks gerçekten de müthiş bir oyuncu. Şu anda yaşayan en iyi oyunculardan birisi hatta. Bu yüzden Hanks'den bu filmde iyi bir performans bekledim. Fakat sonuç ortalama kalmış. Tamam, şimdi de kötü yanlardan bahsedeyim. Bu filmin kendisi büyük bir karmaşadan başka bir şey değil. Daha filmin en başından itibaren ortaya bir şeyler atılıyor ve hikaye iyice allak bullak oluyor. Zaten Langdon'ın bu filmde hafıza kaybı var. Normalde serinin ilk iki filminde olduğu gibi bu adamın zekice bir şeyler yapıp seyirciyi dinç tutması gerekirken bu filmde Langdon karakterini resmen harcamışlar. Ayrıca, senaryoda bir ton gereksiz sahne, karakterler ve detaylar vardı. 3 saat gibi hissettiren bu 2 saatlik film, rahatça 90 dakikaya düşürülebilirdi. Çünkü senaryo bir yerden sonra sıkışıp kalmış. Yok, Langdon ile Sienna bir ordan bir buraya uçarak gidip bir şeyler arıyor, yok efendim şurada şöyle bir olay varmış... Eğer bu film gerçekten seyirciyle iletişime geçmeye çalışıp bize bir şeyleri anlatsaydı, bütün bunlar önemli olabilirdi. Ama dediğim gibi, ortaya çıkan iş o kadar çorba olmuş ki, filmi izlerken hiçbir şeyi umursamıyorsunuz, sadece bitmesini istiyorsunuz. Gelelim oyunculuklara. Felicity Jones'dan başlayalım. Jones, benim çok sevdiğim aktrislerden birisi. Ve bu filmdeki varlığı da çok hoştu aslında. Fakat film, onun karakterini nasıl kullanacağını bilememiş ve onu sadece "hikaye ile ilgili her şeyi açıklayan kişi" olarak kullanmış. Ve sonra da onunla ilgili aşırı gereksiz ve sinir bozucu bir ters köşe yapmış. O ters köşeden sonra Jones'un karakteri benim için bu filmde resmen bitti. Keşke film, onu daha iyi kullanabilseymiş. Ayrıca bu filmde Ben Foster ve Omar Sy da çok arka planda kalmış. Foster'ın karakteri, cehennemi tahmin eden önemli kişi olmaktan ve Omar'ın karakteri de hırslı polis olmaktan öteye gidememiş. Bu konuda çok hayal kırıklığına uğradım doğrusu. Çünkü Foster, Hell or High Water'da ve Omar da, Intouchables'da harika birer performans sergilemişti. Ama yine olduğu gibi, bu film bu oyuncuları nasıl kullanacağını bilememiş ve resmen onları harcamış. Fakat bütün bu karmaşanın içerisinde bu filmde yaşadığım en büyük şok, yönetmen Ron Howard'dı. Howard, gerçekten de başarılı bir yönetmen. Apollo 13 ve A Beautiful Mind gibi Oscarlı filmler yönetmiş ve hatta bu serinin ilk iki filmini de o yönetmişti. Bu yüzden Howard, yönetmenlik konusunda gerçekten de yetenekli diyebileceğim birisi. Ama bu filmde Howard'ın neyi amaçladığını bilmiyorum. Oyuncular harcanmış, karakterler hep ikinci planda kalmış, senaryo karman çorman hazırlanarak ortaya sıkıcı bir iş çıkmış, aksiyon sahneleri aşırı zayıf kalmış (özellikle de filmin finalindeki "gerilimli" sahne çok sıradandı)... Keşke bu filmi yaparken Howard, daha titiz davransaymış. Eğer serinin ilk iki filmini sevdiyseniz bu filmi ne kadar seveceğiniz hakkında hiçbir fikrim yok ama normal bir seyircinin gözünden şunu söyleyebilirim ki Cehennem, büyük bir karmaşa. Doğru düzgün açıklanamayan olayların içerisinde çok zayıf kalmış oyuncuların bulunduğu, sıkıcı bir film. Sadece Tom Hanks'in çabasını takdir ettim ve bazı manzaralar ve lokasyonları beğendim, o kadar. Bu yılın en hayal kırıklığına uğradığım filmi maalesef. Keşke verilen emeğe karşı daha sağlam bir film yapılsaymış. Tavsiye etmiyorum. FİLMİN İYİ YANLARI: + Irrfan Khan ve Tom Hanks'in çabalayışı. + İlginç mekanlar, güzel manzaralar. + İstanbul'u diğer Hollywood filmlerine göre o kadar da kötü göstermemişler. FİLMİN KÖTÜ YANI: - Oyuncuların ve yönetmenin resmen harcanması. - Belli bir odak noktası olmayan, karman çorman bir hikaye. - Sürekli tekrara düşen, sıkıcı temposu. - Karışık ve zayıf etki bırakan aksiyon sahneleri. TOPLAM PUAN: 3/10

cmalgac

Takip Et! 1 Takipçi 57 Eleştirisini Oku

3,0Ortalama
• Eklenme Tarihi 03/11/2016

Film başladığında 'Ahh!' dedirtti, bitince 'Vah!' dedirtti. Dan Brown kitaplarını okumadım fakat filmlerini takip ediyorum. Kötü diyemem ama bu en zayıfıydı. Konu asla zayıf değil ama konuya yakışmayan aksiyon ve görsellik vardı. İlk iki filmde gösterip bu film için vadettikleri ile kıyaslayınca hayal kırıklığı oluştu. Birbirinden farklı büyük şehirlerde çekimler yapmak için harcanan prodüksiyon masrafı sebebiyle sanki oyuncu kadrosunda kısıtlamaya gidilmiş. Tom Hanks bile artık bu seriyi tek başına taşıyamaz. Danzel Washington, Morgan Freeman gibi bir eş başrol oyuncusu ya da yardımcı oyuncu ile kadro zenginleştirilebilirmiş. Vasat!

Engin Yüksel

Takip Et! 17 Takipçi 1 173 Eleştirisini Oku

3,5İyi
• Eklenme Tarihi 21/10/2016

iyi ve yine sürükleyici bir film fakat aklıma takılan konu neden filmin Türkçe olan sahnelerinden birisinde Yerebatan Sarnıcı'na Yerebatan Sarayı denildi ve filmin ilerleyen başka bir Türkçe sahnesinde yeniden Yerebatan sarayı denildi? izlenmeye değer bir seri filmi 7/10

Burak P.

Takip Et! 1 Takipçi 10 Eleştirisini Oku

3,0Ortalama
• Eklenme Tarihi 19/10/2016

Bir çok insan gibi ben de ,filmde Tom Hanks oynadığı için gittim. Film öncesinde bir kaç eleştiri okuduğum için doğal olarak çok büyük beklentilerle gitmedim filme. Bundan ötürü beklentilerimi karşılayan bir film oldu. Filmin konusu çok basit bir konu , öyle aman aman bir konu diyemeyiz. Gerilim öyle çok da fazla vardı diyemem , ancak özellikle son 20 dakikasında , yani İstanbul'da geçen kısmında gerilim artıyor.Filmde bir çok mantık hatası aramama rağmen film bu arayışımdan neredeyse her defasında kurtulmayı başardı diyebilirim.Ancak şöyle bir şeye karar verdim. Artık Amerikan sineması sıkmaya , yerinde sekmeye başladı.Artık izlerken "vay be , adamlar neler düşünmüş, nasıl yapmışlar " diyemiyorum uzun zamandır. Bu tanımı en azından kendi zevklerim doğrultusunda bu filmde koydum diyebilirim.Sinema tarzımın değiştiği özel bir film olabilir Cehennem.

Alper Ö.

Takip Et! 0 Takipçi 2 Eleştirisini Oku

2,5Kötünün İyisi
• Eklenme Tarihi 15/10/2016

Spoiler: Film beni hayal kırıklığına uğrattı.Filmin sonunu kitaptan bağımsız hale getirerek yapmaya çalıştıkları aksiyon tamamen manasız olmuş.Dan Brown'un yapımcılığında bu filmi nasıl bu hale getirmişler anlayamadım.Robert Langdon serisi burda benim açımdan tarihe gömülmüştür.

http://kitaplarinpenceresinden.blogspot.com.tr/2016/10/cehennem-bir-devrin-kapanisi.html

Fundalina Jolie

Takip Et! 38 Takipçi 167 Eleştirisini Oku

4,0Çok İyi
• Eklenme Tarihi 11/10/2016

Cehennem - Inferno genel anlamıyla serinin simgebilime en az dokunan yapımı olmuş. Gönül Langdon'ın dolayısıyla Tom Hanks'ın daha fazla ön planda olmasını bekliyor. Film beklenmedik şekilde yan rollerdeki iki kadın oyuncuyu daha fazla ön plana çıkarıyor. Bu açıdan her ne kadar izlerken keyif verse bile Robert Langdon ağırlığını arıyorsunuz. Film bizi Floransa’nın tarih kokan dar sokaklarından, Venedik’in muazzam bazilikalarına uzanan semboller zincirine sürüklüyor. Ardından insanlık tarihini sonsuza dek değiştirebilecek bir mekana götürüyor. Burası üç imparatorluğun merkezi olmuş, insanlık tarihi kadar eski dünyanın incisi İstanbul. İstanbul hak ettiği gibi filmde çok güzel yansıtılıyor. Böyle bir seride yer alması ve öneminin vurgulanması mutluluk verici.

http://www.fundalina.com/cehennem-filmi-inferno/

Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
Back to Top