Beyazperdem
Çılgın Hırsız 3
BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ
3,0
Ortalama
Çılgın Hırsız 3

Çılgın ve iyi!

Çılgın Hırsız üçüncü seriye ulaşıp boyut değiştiren filmlerden. Kahramanımız Gru yıllar içinde yaşadığı deneyimleri bünyesinde iyi harmanlayıp kötü adamlığa veda eden bir iyilik meleğine dönüştü adeta. Bu kaygı bir animasyon olup çocukları hedeflemesinden de olabilir, ana karakterin kötülüğüyle devam etmek istememekten de... Yani ilk bölümde minimoyları yaratıp onlarında yardımıyla 'aydede çalma' hikayesiyle harmanlanan bünyesi üç yetim küçük kızın yumuşatmasıyla artık çalınmış bir kalbe sahip oluyordu. İkinci bölümde Lucy ile aşkı keşfeden ve kızların deyimiyle tam bir minnoşa dönüşen adamın macerasını izlemiştik.

Bu yumuşatma girişimlerinin filmi freni boşalmış bir araç gibi soluksuz bıraktığını söylemek mümkün, zayıflamış bir anlatım ve kurtarıcı rolü üstelenen minimoyların yardımı vardı sadece. Üçüncüsünde birbirine karışmış iyilik ve kötülük kavramlarını bir ikiz kardeşin varlığıyla oluşturup dindirmeye çalışan aksiyonvari bir Çılgın Hırsız izledik. Hikaye Gru'yu bölüp Dru adında bir ikiz kardeşin zenginlik hırslarıyla kötülüğü tekrar canlandirmaya çalışıyor. Ama Gru'nun aksine sırma saçlı ve çok zengin olan kardeşin kötülüğü de salt kötülük olamıyor çocuk kahraman Balthazar Bratt karşısında.

Çocuk kahramanın büyüyünce oluşan kenara atılmalı trajedisi burada yok edilmesi gereken kötülük kıvamında. Yaramazlık yaptım deyip zamanında sevimlilik aşılayan, sakızla her şeyi etkisiz hale getiren bu adamın karşısına dikilen bizim Gru ve kendini üç yetim kızın annesi olmaya hazırlayan Lucy oluyor.

Özellikle renkler ve atmosfer uyumu konusunda iyi olan Çılgın Hırsız 3'ün hikayesi biraz zayıf ama daha ne katılabilirdı diye sorduğumuzda üç katmanlı bir hikaye görüyoruz. Hepsinin de mesajı 'kötülük durdurulabilir bir kavramdır'a çıkıyor. Bir de hayaller birebir olmasa da farklı şekillerde hayatımıza girer, onların da kıymetini bilelim noktasına ulaşıyor. Bu serinin dördüncüsü olur mu bilemem ama bu kel kafalı ajanı kötülüğün karşısına dikecek üç tane sevimli çocuk var hayatında...

Minyonlara gelince... Onlar bu filmde biraz geri planda kalarak daha çok rabarba rolü üstenmişler. Zaten sevimli oldukları için her girdikleri noktada filmin duygusu da yükseliyor ama biraz geri planda tutmak isabetli olmuş. Ne de olsa onların adına çekilmiş bir filmleri de var artık.

Animasyonların ana karakterin yanına yeni karakterler yaratarak ilerlemeleri yanlış bir yöntem değil, Çılgın Hırsız da bunu yapıyor ve çocukların gönlündeki yerini sağlamlaştırmaya çalışıyor... İlkini 2010'da izlediğim animasyon yedi yılda büyümeyen yetimleriyle (!), aileye eklenen uçuk karakterleriyle yoluna devam ediyor. Ben animasyon izlemeyi sevdiğim için keyifle takip ediyorum. O yüzden tavsiye de ediyorum.

Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri

Yorumlar

Yorumları göster
Back to Top