Beyazperdem
Yeşil Yol
facebookTweet
Fragmanlar Oyuncular Üye Eleştirileri Basın Eleştirileri Beyazperde Eleştirisi Fotoğraflar
İlginç Detaylar Box Office Benzer Filmler Haberler
Yeşil Yol
Vizyon tarihi 17 Mart 2000 (3s 9dk)
Yönetmen
Oyuncular: Tom Hanks, Michael Clarke Duncan, David Morse devamı
Tür Fantastik, Polisiye
Ülke Abd
Fragmanı izle
Üyeler
4,73878 Puanlama ve 325 Eleştiri

Özet ve Detaylar

Paul Edgecomb'un hapishanedeki görevi, idama mahkum edilen mahkumları son yolculuklarına uğurlamaktır. Çalıştığı yıllar içerisinde yüzlerce mahkumu idam etmiştir. Bir gün John Coffey isimli korkutucu görünümlü bir adamla tanışır. Ancak Coffey'in bu ürkütücü görünümünün altında oldukça saf bir ruh yatmaktadır. Coffey, iki küçük kız çocuğunun katil davasında yargılanmaktadır. Coffey'in günden güne gün yüzüne çıkan dünya ötesi güçleri, karakteri hakkında yeni ipuçlarını anbean ortaya çıkaracaktır.
Orijinal adı

The Green Mile

Dağıtımcı -
Daha fazla
Yapım yılı 1999
Metraj uzun metrajlı film
İlginç Detaylar -
Bütçe 60 000 000 $
Dil İngilizce
Görüntü formatı -
Renk Renkli
Ses formatı -
Yapım formatı -
Viza numarası -
Yeşil Yol Orijinal Fragman 2:23
Yeşil Yol Orijinal Fragman
8 925 gösterim

Oyuncular

Tom Hanks
Tom Hanks
Rolü : Paul Edgecomb
Michael Clarke Duncan
Michael Clarke Duncan
Rolü : John Coffey
David Morse
David Morse
Rolü : Brutus "Brutal" Howell
Bonnie Hunt
Bonnie Hunt
Rolü : Jan Edgecomb
Tüm oyuncular ve teknik ekip

Üye eleştirisi

Reyhan Aydın
En popüler olumlu eleştiri

Yazar: Reyhan Aydın, Tarih: 02/01/2017

4,0Çok İyi

Yavaş ilerleyen bir film olmasına rağmen, ileriye doğru sarıyor. İzleyeni hem güldürüyor hem de ağlatıyor , kesinlikle izlemelisiniz.... Devamını oku

Hasan Burak T.
Yapılan son negatif yorum

Yazar: Hasan Burak T., Tarih: 06/01/2014

1,0Çok Kötü

Bu film çekilmeseydi insanlar hiç bişey kaybetmezdi zaman kaybı .

Tüm üye eleştirileri
34% 112 Eleştiri
54% 177 Eleştiri
1% 2 Eleştiri
9% 29 Eleştiri
1% 4 Eleştiri
0% 1 Eleştiri
325 Üye eleştirisi

Fotoğraflar

Bu Filmi Beğendiysen, Şunlara da Göz At:

Tüm benzer filmler

Yorumlar

  • Pelin Sezer

    Film nasıl açılıyor ?

  • Nadir Durmuş

    neden sayfada filim izliyemiyorum

  • runandtown

    Dram filmi değil mi?

  • RedDett

    Nasıl bir Dram varsa içinde ağlayacaktım arkadaşlar çok çiddiyim
    ben böyle bir filim izlemedim dahada yapılmaz

  • Enes ?.

    2. kez izlemeye cesaret edemeyeceksiniz.. İzlemezsenizde kesinlikle pişman olacaksınız.

  • UGUR-TAZEG?L

    Filmin Özeti:
    Edgecomb, hikayesini anlatırken bir huzur evinde yaşamaktadır ve hapishanedeki görevinin üzerinden yıllar geçmiştir. Edgecomb' un hapishanedeki görevi, hücrelerinden alınan idam mahkümlarını, elektrikli sandalyenin bulunduğu ölüm odasına kadar olan bir millik yeşil yoldan götürmektir. Edgecomb yıllar boyunca bu yoldan sayısız idam mahkümu nakleder. Ama hiçbirisi onu John Coffey kadar etkilemez. Oldukça iri yarı biri olan Coffey, iki küçük kızı öldürmek suçundan idama mahküm olmuştur. Ürkütücü görünümünün aksine oldukça duygulu ve karmaşık bir iç dünyası olan Coffey, bazı doğa üstü güçlere sahiptir. Edgecomb' un ona gerçekten suçlu olup olmadığını sormasıyla aralarında diyolog başlar. Edgecomb, artık hiç beklenmedik yerlerde mucizelerin olabileceğine inanmaktadır.

    Mini Yorum:
    Yeşil yol.. idam mahkumlarının son bir yolculuk diye nitelendirdiği işte o; hapishane yolu!

    Her insan, çocukluğunda masum ve gühahsız değil miydi? En güzel günlerini korkusuzca, hiçbir şeyin sonucunu düşünmeden, belki de özgürce... yaşamadı mı? Elbette herkes, yaşamıştır çocukluğunu; iyi ya da kötü. Yaşanmış olan her neyse, bizimle beraber geleceğemize gelir; ta ki bugüne. Peki, şimdi nasıl biriyiz, iyi biri mi? İyi bir insan olduğumuzu kim söyleyebilir kii… Karar verildikten sonra geriye söylenecek hangi kelimeler kalırr! ? Evet, son bir yolculuk..

    Birini yargılamak, onu suçlamak kolaydır. Bir başkasının düşüncelerini umursamadan onu kendimizce yok etmek, dahası onu içimizde öldürmek en kolayıdır. Hani bir olay olur ve derler ki; “biz gerçeği gördük. Kendi gözümüze mi inanalım yoksa sana mı?” İşte bunu söylemek ne kadar da yanlış.. Asıl önemli olan; görüneni değil, görünenin dışında bilinmeyini görebilmektir. Mesela insanlara kendimize inandırmak zordur. Çünkü insanlar her daim kendi bildiklerini savunurlar, kendi görüşlerini söylerler. Açıkcası kimsenin umurunda olmayan, içi boş görüşlere, ayıracak zamanları bile yoktur. Varsa yoksa, kendi düşünceleri ve yapmak istedikleri ne varsa.. Peki ya gerçekler, onlara gerçekleri gösterebilirseniz ya da suçsuz olduğunuzu kanıtlayabilirseniz eğer; sizi serbest bırakırlar mı dersiniz? Hakkınızda çıkan yasa bir anda değişip, sizi yine özgür kılar mı dersiniz? Peki siz buna gerçekten inanıyor musunuz? Ne yazık ki, artık inanmaya ve hayal kurmaya vakitleri bile yoktu..

    İşte o ölüm yavaş yavaş yaklaşıyordu, acımasız bir zamandı doğrusu. Yalnızca birkaç dakika sürecekti; beyinlerinden, ayak parmaklarına kadar uzanan bir elektrik akımı.. Bu ne acımasızlıktır ki, ölümlerini izlemeye gelen bir grup insan! Yüksek sesle söyledikleri tek bir söz; “o ölmeyi çoktan hak etmişti, o bir katil, o çok kötü ve o suçlu! İşte bu yüzden ölmeyi hak ediyor, ölmeli!” Peki ya, gerçekten hiç bir suçu yoksa, elektrikli bir sandalyeye bağlanıp ölmeyi hak ediyor muydu? Hayır tabi ki! Ama şimdi gerçeklerin ne önemi var ki.. Domino taşı gibi yıkılmaya mahkum, önemsiz olan gerçekler!

    John Coffey; işlediği bir suç yüzünden idam edilmeye mahkum edilmiş biri! Olağanüstü güçlere sahip, insanlara yardım etmek için çırpınan ve o kocaman bedenine karşı; çok daha büyük, yumuşak ve sevgiyle dolu bir kalbi olan bir dev.. Nasıl olur da, böyle biri katil olabilir, kötülük yapabilirdi? Ama olaya biraz dışardan bakarsanız, bu adam tam bir katil! Diyebilirsiniz.. Peki ya onun içinden bakmaya çalışırsanız; aynsını söyleyebilir misiniz? Hayır söyleyemezsiniz. Çünkü John Coffey, bunu söylettirmiyor. O bir katil değil, fakat yanlış anlaşılma sonucu idama çarptrılmış biri.

    Gerçekleri görmek gerekir, onlara inanmak… Geç kalınmış olsa bile! Aslında ne biliyor musunuz? Suçsuz insanlara inanmadığımız için onları kaybediyoruz.. Evet kaybediyoruz! Filmi izlerken bir yandan, nasıl bu kadar acımasız olabiliyor bu insanlar diye düşündüm, bir yandan da önyargıların aldatmaca, bir çeşit kandırmaca olduğunu gördüm. Kısacası, kime inandığımızın farkında olmamız gerekiyor. Birilerine inanırken, gerçekleri göremeyecek kadar kör olmamak ve her ne olursa olsun bir kerede onların yerinden dışarıya bakmamız gerekiyor..

    İşte filmde tam da bundan bahsediliyor! Artık daha fazla söze gerek kalmadığını düşünüyorum ve hepinize iyi seyirler diliyorum..

Yorumları göster
Back to Top