Filmleri oyla!
Beyazperdem
    Founder
    Ortalama puan
    3,2
    22 Puanlama ve 5 Eleştiri
    dağılımı 5 Eleştiri notla
    0 Eleştiri
    1 Eleştiri
    4 Eleştiri
    0 Eleştiri
    0 Eleştiri
    0 Eleştiri
    Founder hakkında görüşlerin ?

    5 kullanıcı eleştirisi

    Alp T.
    Alp T.

    Takip Et! 59 Takipçi 440 Eleştirisini Oku

    3,0
    26 Şubat 2017 tarihinde eklendi
    The Founder, fragmanı ilk çıktığı günden beri merakla beklediğim bir filmdi. Çünkü konusu oldukça ilginç gözüküyordu ve filmin başrolünde Michael Keaton vardı. Keaton'ın başrollerinde olduğu Birdman ve Spotlight art arda En İyi Film Oscar'ını aldığı için bu filmin de bütün Oscar'ları süpüreceğini düşünmüştüm. Madem kimse bu film hakkında konuşmuyor, ben de filmi izlemeye karar verdim. Filmin konusu şöyle: "1954 yılında satıcılıkla uğraşan Ray Kroc, zor zamanlar geçiriyordur ve işi batmak üzeredir. Ama bir gün McDonald's adındaki fast-food lokantasını görünce büyülenir ve buranın kurucuları Dick ve Mac kardeşlerle tanışmaya karar verir. Ray, bu kardeşlerin hayat öykülerini dinledikten sonra McDonald's'ı Amerika'nın her yerine yaymak ister ve buraya ortak olur. Ve Ray'in planları Dick ile Mac kardeşlere uymadığı zaman, Ray onlara karşı savaş açar ve bütün her şeyi kendisi yürütmeye çalışır." The Founder'ın başarılı ve başarısız yanları var. İlk önce iyilerden başlayalım. Michael Keaton, her zamanki gibi müthiş bir performans sergilemiş. Ama bence filmin asıl yıldızları, Dick ile Mac kardeşleri canlandıran Nick Offerman ve John Carroll Lynch'di. Offerman ve Lynch'in bulunduğu bir sürü film izledim ama bu filmde onları resmen tanıyamadım, inanılmazlardı doğrusu. Beni film hakkında en çok ilgimi çeken şey konusuydu ve film bu hikayesini başarıyla anlatmayı başarmış. Bir fast-food zincirinin arkasında nelerin döndüğünü görüyorsunuz. Film o tonu çok iyi yakalamış. Aynı zamanda kostümler, arabalar, kısacası filmdeki her şey 1950'li yıllarda geçiyormuş gibi hissettirmiş. Şimdi, eğer sırf bu yönleriyle nitelikli bir film arıyorsanız, The Founder'ı izlerken iyi vakit geçireceksiniz. Fakat üzülerek belirtiyorum ki, filmi izlerken büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Film kesinlikle kötü değil ama böyle bir potansiyelle ortaya çıkan sonuç çok daha iyi olmalıydı. Filmin en büyük sorunu, ana karakter Ray Kroc'un motivasyonuydu. Kroc'un motivasyonu belirsiz. Karakteri filmin başında neyse, sonunda da o. Hiçbir değişime uğramıyor. Her ne kadar filmin merkezinde Kroc olsa da, onun karakteri hiç de umurumda olmadı. Hep Dick ile Mac kardeşlerin tarafını tuttum. Ama onların karakterleri de fazla arka plandaydı. Ayrıca, filmin finali beklediğim duygusal yumruğu veremedi. Film başladığı gibi devam etti ve öylesine bitti. Bu yüzden filmin finalinin tatmin edici olduğunu söyleyemem. Bu arada film büyük hikaye anlatım sorunları yaşıyor. Flashbacklerin yanı sıra birden fazla sahne çok gereksiz hissettiriyor. Bu sahnelerin de çoğu Kroc ile ilgili ve o karakterin de motivasyonları tam açık olmadığından bu sahneler hiçbir işe yaramıyor. Bu arada geçenlerde ilginç bir hikaye duydum; Matthew McConaughey'in Gold filmiyle bu filmi aynı anda vizyona sokan Weinstein şirketini dava etmişler çünkü bu iki film de gişede batmış. Bu iki film bunu tam olarak hak etmiyordu ama bu iki filmin de yetersiz olduğunu belirtmeliyim. Zaten The Founder ve Gold'un hikayeleri arasında çok benzerlik var. Sadece Gold, daha enerjik ilerliyor ve sondaki ters köşesiyle seyirciyi şaşırtıyor, The Founder ise bu konuda hiçbir ilerleme kat etmiyor. Sadece hikayesi ilginç, o kadar. The Founder, vizyona girdiği zaman koşa koşa izleyeceğiniz türden bir film değil. Oyunculukları ve konsepti başarılı ama filmin kendisini tekrarladığı bir sürü sahnesi var ve finali de seyirciye beklenilen etkiyi vermiyor. Vizyondaki filmlerden kaçıp ilginç bir alternatif arayanlara tavsiye edebilirim. Bundan sadece bir tık daha iyi bir film arıyorsanız, Gold'u izleyin. İyi seyirler. FİLMİN İYİ YANLARI: + Michael Keaton, Nick Offerman ve John Carroll Lynch. + Konsept. + Dekorlar ve mekanların o zamanın havasını yansıtması. + Fast-food sektörünün arka planını göstermesi. FİLMİN KÖTÜ YANLARI: - Birden fazla gereksiz sahne ve ağırlaşan tempo. - Seyirciye istediği finali verememesi. - Ray Kroc'un eksik motivasyonu. TOPLAM PUAN: 6/10
    rudeonerudeone
    rudeonerudeone

    Takip Et! 49 Takipçi 1 635 Eleştirisini Oku

    3,0
    24 Nisan 2017 tarihinde eklendi
    Güzel başlasa ve son yarım saati ivme kazansa da, ortalarda amaçtan biraz kopmuş, daha fazla önem vermesi gereken bölümler yerine daha "Hollywood" bölümlere yer verdiği için beğenimin azalmasına neden oldu. Çağımızın en global, en çok bilinen ve kazanan şirketlerinden biri olan, sosyolojide bile "McDonaldization" kavramının kullanılmasına kaynak teşkil eden bu kadar önemli bir oluşumun tarihi kesinlikle ilgi çekici. Filmden beklentim, tabii ki bir belgesel seviyesinde olmasa da, şirketin ortaya çıkışı ve başarılı olmasına giden yolda nelerin yaşandığını daha teknik bir şekilde aktarmasıydı. Yer yer bu gayede olsa da, genel olarak dediğim gibi klasik Hollywood çerçevesinde dolanmaktan vazgeçemiyor "The Founder". Sonuç olarak bazı bilgiler ediniyor, Ray Kroc gibi gerçekten araştırılması gereken bir karakter ile daha yakından tanışıyorsunuz, ancak her bölümü maalesef aynı başarıda filmin.
    Engin Yüksel
    Engin Yüksel

    Takip Et! 34 Takipçi 1 344 Eleştirisini Oku

    4,0
    8 Mart 2017 tarihinde eklendi
    her ne kadar kapitalizmi övdüğü üzerine eleştiriler olsa da McDonald's' firmasının kuruluş ve gelişim sürecinin gerçek kişi ve yaşantılarla anlatılması güzel bir film ortaya çıkarmış 8/10
    Sertuğ T.
    Sertuğ T.

    Takip Et! 9 Takipçi 154 Eleştirisini Oku

    3,0
    9 Nisan 2017 tarihinde eklendi
    The Founder dünyaca ünlü MCDONALDS markasının yükselişe geçip günümüzdeki pöpüler restoran zincirine dönüşmesini anlatıyor. Çoğu yerde MCDONALDSIN kuruluşu denmiş. Aksine bu film MCDONALDSIN bayilik sistemine geçiş / yükseliş dönemini anlatıyor. Açıkçası konusu itibariyle filmden mükemmel bir beklentiniz olmuyor zaman geçirmelik , sıcak bir film olarak görüyrorsunuz ama maalesef film göründüğü kadar masum değil ve masum olmadığının farkında. Öncellikle Founderın konusu Ray Kroc ( Micheal Keaton ) un bir gün yolunun Kaliforniyadaki MCDONALDS tan sipariş alması ve yolunun oraya düşmesiyle başlıyor . Ray Mcdonalds a girdiği anda büyüleniyor. MCDONALDSIN seriliği , hızlılığı ve insanların bunları iştahla yemesine şaşıran Ray MCDONALDS ' tan epey etkileniyor. Ve bu büfenin geçmişini öğrenmek için MCDONALDS ın iki kurucusuu ( RAY VE MAC MCDONALD) ile bir yemeğe çıkıyor. Hikayeden epeyce etkilenen Ray bu işin bir parçası olmak istiyor. " Öncellikle şu 5-6 aydır Uyarlama hikayeyle doldu Hollywood her ay her hafta mutlaka bir Gerçek Hayattan Uyarlama görüyoruz kimisi kötü ,kimisi iyi oluyor. Ama bu konsept zevkli olsada bir yerden sonra sıkıyor. Bu filmler para getirmesine getiriyor , ödül almasına alıyor ama Hollywood un acilen bu işe bir dur demesi lazım.Öncellikle filmi eleştirmeden önce Oyunculuklardan bahsetmeliyim ki Micheal Keaton çok iyi durmuş. Abartı mimikleri olabiliyor ama bu oyunculuğunu kötü anlamda etkilemiyor.Diğer oyunculuklardan bahsetmeme gerek yok çünkü tek ön plana çıkartılan oyunculuk Micheal Keatonun oyunculuğu diğer oyunculuklar varla yok arasındaki çizgide duruyor.Filmin diğer iyi yanıda 50 leri iyi yansıtması o ortamı , köstümleri ,arabaları cidden güzel detaylar var 50 ler hakkında birde nedense gözüme çok çarpan COCA COLA göndermesi vardı . Umarım bu sadece bir göndermeyle kalır ve aynı bu şekilde bir COCA COLA filmi izlemeyiz. Bunları dedikten sonra filmin en büyük sıkıntılarından bahsetmem gerek çünkü filmin hataları çok büyük ve göze çok batıyor.Öncellikle evet herkes bu film hakkında klişe desede bu film Kapitalistliğe bir övgü ha iyi yanından bakarsak Ticaret Sektörünün savaş alanına benzetilmesi cidden gerçekçi ve haklı bir yaklaşım.Film resmen şöyle yaklaşım yapmış " Kapitalistlik yap , Ve bir milyarder ol. Dick çünkü her şubeden paradan sonra gözü dönmeye ve MCDONALDS firmasını .çok ayrı yönlere çekiyor. Hatta bir ara Mcdonalds şubeleri açmak isteyen yatırımcılar için arsa satın alma işine bile girişiyor bu anları izlemek cidden sinir bozucu filmin ne yapmak istediğini anlamadım. Birde MCDONALDSI KİLİSELERLE karşılaştırması var.Film iyi bir yolda giderken birden deliriyor. Ya bu yaklaşım sonradan filme eklenmiş yada filmin bölümlerini ayrı ayrı kişiler yazmış. Çünkü kesinlikle bir dağınıklık söz konusu.Kısacası bu filmin size kattığı tek şay Mcdonaldsın şubeliğe geçişi ve geçmişi onun dışında çok kendini sapıtmış bir film. Kesinlikle gerçekçi yaklaşımı var ve bunların açıklamasıda var ( Tuvalet Sahnesindeki gibi ) ama kötü şeyleri iyi gibi gösterip övmesinden dolayı çok sinir bozucu hale geliyor.: İyi Yanları : + 50 Ler + Mcdonalds + Gerçekçi yaklaşım + Keaton : Kötü Yanları - Kapitalistlik - Filmin gereksiz saçmalaması -Bazı karakter ve oyunculukların çok geride kalması veya hiç umursanmayan karakterler Toplam Puan : 6/10
    martinscorsese
    martinscorsese

    Takip Et! 2 Takipçi 116 Eleştirisini Oku

    3,5
    15 Şubat 2018 tarihinde eklendi
    Film sıradan bir başarı hikayesi değil. Ortada büyük bir başarı var ama zengin adama özenmek yerine ondan iğreniyorsunuz. Biraz Social Network'e benziyor. Gerçekten de iş hayatı böyle :(
    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri
    Back to Top