Beyazperdem
    Hayalet Hikayesi
    Ortalama puan
    2,9
    10 Puanlama ve 3 Eleştiri
    0% (0 Eleştiri)
    0% (0 Eleştiri)
    100% (3 Eleştiri)
    0% (0 Eleştiri)
    0% (0 Eleştiri)
    0% (0 Eleştiri)
    Hayalet Hikayesi hakkında görüşlerin ?

    3 kullanıcı eleştirisi

    Alp T.
    Alp T.

    Takip Et! 59 Takipçi 440 Eleştirisini Oku

    3,5
    12 Haziran 2017 tarihinde eklendi
    Geçen yılki Cannes'de seyirciyi ve jüriyi ikiye ayırmış ama festivalden "En İyi Yönetmen" ödülüyle ayrılmayı başarmış olan Personal Shopper, oldukça özgün bir konsepte sahip. "Kısa bir süre önce erkek kardeşini kaybetmiş ve yas sürecinde olan Maureen'in işi, ünlü kişilerin kıyafet ve aksesuar alışverişini yapmaktır. Bu şekilde geçinen Maureen'in cep telefonuna bir gün isimsiz birsinden bir mesaj gelir. Ve sonra tekrar ve tekrar gelmeye başlar. Neyin olduğunu anlamaya çalışan Maureen, mesajları atan bu kişinin ölen kardeşinin hayaleti olabileceğini düşünür ve olaylar gelişir." Personal Shopper, herkesin kolayca nefret edebileceği bir film. Çünkü filmdeki bazı sahneleri sıkıcı ve finalini de anlamsız bulabilirsiniz. Hatta film bittikten sonra aklınızda bir sürü soru kalacağına da eminim. Şahsen filmin kendisi kusursuz olmasa da ben, Personal Shopper'ı bu açıdan görmedim. Evet, film mükemmel olmasa da Personal Shopper, şu an vizyonda olan en orijinal filmlerden birisi. Bu yüzden bu filmi izlemeden önce "bilindik bir hayalet hikayesi" filmi beklemeyin. Çünkü daha önce Personal Shopper'a benzeyen bir filmin çekildiğini hiç zannetmiyorum. Bu filmin senaristi ve yönetmeni olan Oliver Assayas, Kristen Stewart'la birlikte çevirdiği son filmi Clouds of Sils Maria'dan sonra bu filmiyle kendisini iyice ortaya koymuş. Assayas'ın uzun ve sade çekimleri, seyirciyi direk filme çekmeyi başarmış. Ayrıca senaryo da çok başarılıydı. Personal Shopper'ın senaryosu o kadar özgündü ki, bir sonraki sahnede neyin olacağını bir türlü tahmin edemiyorsunuz. Ve film, sırf bu yönüyle bile başından sonuna kadar soluksuz izlettirdi. Fakat Kristen Stewart'dan bahsetmem lazım. Eskiden oyunculuğunu pek de iyi bulmadığım Stewart, son zamanlarda rol aldığı ufak filmlerde oyunculuğunu iyice kanıtlamayı başardı. Ve Personal Shopper'da Stewart, kariyerinin en iyi performansını sergilemiş. Özellikle de karakterinin endişeli ve içine kapanık yanını çok iyi ortaya koymuş. Son zamanlarda hiç bu kadar gerçekçi bir performans izlediğimi hatırlamıyorum. Dediğim gibi, Personal Shopper mükemmel bir film değil. Senaryoda cevaplanmamış olan sorular var, "hayalet" konusuyla ilgili bazı şeyler böyle sade bir film için biraz mantıksız kaçmış ve bazı sahneleri de biraz gereksiz hissettirmiş. Yine de, her ne kadar bu tarz filmlerin büyük bir hayranı olmasam da Personal Shopper'ı çok takdir ettim. Gerek sıra dışı senaryosu, gerek Kristen Stewart'ın inanılmaz oyunculuğu olsun Personal Shopper, üzerinde uzun bir süre boyunca düşüneceğim bir konu verdi. Eğer alışılmışın dışında olan ve düşündürten filmleri seviyorsanız, bu hafta Personal Shopper'a bir şans vermenizi kesinlikle tavsiye ederim. Sevin veya sevmeyin, kesinlikle göz atmanız gereken bir iş. İyi seyirler. FİLMİN İYİ YANLARI: + Oliver Assayas'ın senaryosu ve yönetmenliği. + Kristen Stewart'ın kariyerinin en iyi performansı. + Seyirciye sürekli üzerinde düşünecek bir şey vermesi. + Tahmin edilemez bir yönde ilerlemesi. FİLMİN KÖTÜ YANLARI: - Bazı mantıksız ve uzatılmış sahneler. - Cevaplanmamış olan bazı sorular. TOPLAM PUAN: 7/10
    rudeonerudeone
    rudeonerudeone

    Takip Et! 48 Takipçi 1 630 Eleştirisini Oku

    3,0
    1 Mayıs 2017 tarihinde eklendi
    Öncelikle yine çok başarısız bir film ismi çevirisiyle karşı karşıya olduğumuzu belirteyim. İzleyiciyi yanlış yönlendirecek ve filmi izledikten sonra "çok saçma, hiç korkmadım, hiç korkutucu değil" gibi haksız yorumlar yapmalarını sağlayacak bir çeviri. Ne bileyim, en basitinden "Asistan" bile dense daha iyi otururdu. 2014 yapımı Assayas filmi "Clouds of Sils Maria" bence muhteşem bir filmdi. "Personal Shopper"dan beklentilerim yükselmişti ancak belki de çok fazla şey beklediğimden, umduğumu bulamadım tam olarak. Film güzel olacakken pek çok şeyden bahsetmeye başlıyor ve odak noktası biraz kayıyor gibi hissettim. Bir de "hayalet"li kısımlar aşırı derece klişe olmuş, "evetse bir defa hayırsa iki defa tıklat" seviyesinden daha fazlası gerekirdi diye düşünüyorum. Film farklı ve merak uyandırıcı. Ancak yönetmeni tanıyanlar bence daha iyi işlerini izlemişlerdir. Stewart "Alacakaranlık" imajını git gide yıkmaya devam ediyor. Oyunculuğu çok üst düzey değil ancak arada kalmış genç kız kostümünü başarıyla taşıdığını söyleyebiliriz.
    martinscorsese
    martinscorsese

    Takip Et! 2 Takipçi 116 Eleştirisini Oku

    3,0
    2 Ocak 2018 tarihinde eklendi
    Film sanat sinemasının ana temasıyla, korku sinemasının ana temalarından birini birleştirmiş. Modern insanın yalnızlığı ve Hayalet teması hikayede birleşmiş. Ancak ne sanat filmleri kadar derinlikli değil, korku sineması kadarda eğlenceli değil. Ortalama bir film. Filmin son cümlesi her şeyi açıklıyor. Her şey kendimizle ilgili.
    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri
    Back to Top