Beyazperdem
    Malefiz: Kötülüğün Gücü
    BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ
    3,0
    Ortalama
    Malefiz: Kötülüğün Gücü

    Kötülük el değiştiriyor!

    Banu Bozdemir

    Malefiz’in ilk filmini izleyenler devam filmi kıvamındaki Malefiz : Kötülüğün Gücü filmine de çabucak adapte olacaktır. O yüzden ilk filmi izlemek şart oluyor. Filmimiz Uyuyan Güzel’i uyutan, ama uyutacağı prenses Aurora tarafından iyilik perisi olarak adlandırılan, siyahlar içinde, kanatlı, boynuzlu, kalbi kırık peri Malefiz’in değişimini anlatıyor. İlk bölümde insanlar ve ağaçların, -biz ona doğanın diyelim- savaştığı bir sahne vardı. İşte ikinci bölümde de o savaş çeşitli şekillerde devam ediyor. Yani insanoğlunun her şeye muktedir olma hırsıyla yine karşı karşıyayız! Malefiz’in ne kadar kalbi taşlaşmış gibi görünse de gerçek aşkın her türlü kapıyı açacağına olan inancı devam ediyor. Ve hikaye biraz da olsa Aurora’ya devrediliyor. Aslında ilkinde de öyleydi. Bir prenses olmasına rağmen bir orman çocuğu kıvamında büyüyen, perilerle arkadaşlık eden Aurora’nın aşk duygusuna tanıklık ediyoruz. Malefiz üvey kızını öyle çok seviyor, onu gözlemlerken öylesine onunla dolup taşıyor ki, Aurora günün birinde aşık olduğunda, bu aşkın en yakın destekçilerinden biri oluyor.

    Film iyiyle kötünün çatışma atmosferini kurarken yine çok başarılı! İlk filmde bir detay olan demir, burada perileri yok etmek için gece gündüz üretilen bir sanayiye dönüşmüş durumda! Ve kötülük el değiştiriyor, yani Malefiz’e mal edilen ve ondan beklenen her kötülük Prens Phillip’in annesi olan Kraliçe Ingrith’ın ellerinde şekilleniyor. Filmin büyük bir kısmı Ingrith’ın planlarını uygulamaya koyması ve eşrafın bu planları bozması yani savaşmaları yönünde gelişiyor. Aslında ilk ve ikinci filmde de gerçek anlamda Malefiz’in kötü olduğuna inanmak çok zor. Malefiz kötülükle eşdeğer gösterilse de aslında kırgınlık ve kızgınlık arası intikam duygusuyla hareket ediyor. Ve sonrasında yumuşuyor!

    Hikayeye eklenen birçok şey var. Ama Malefiz’in kendi ırkından perileri bulması tam bir sürpriz oluyor. İnsanların tüm dünyayı ele geçirme duyguları ve yayılmacı politikaları sonucunda, bir mağaranın içinde yaşamaya mecbur kalan perilerin bir anlamda kurtuluş hikayesi de Malefiz’in elinden oluyor. Babası Aurora’yı Malefiz’in büyü ve gazabından korumak için ormanın derinliklerindeki bir kulübeye saklamış ve ülkedeki tüm çıkrık makinelerini yaktırmıştı. Burada da periler insanoğlunun gazabından kaçmak için saklanıyor. Filmin burada bir tersinleme duygusu üzerinden baskıcı olma duygusunu anlattığını düşünüyorum. Yani bir yandan sadece insanlara eleştiri getirmiyor, yüreğini kin ve hırs bürümüş herkesin baskılayıcı olabileceğini vurguluyor. O yüzden ikinci filmde kötülüğün gücü Kraliçe Ingrith’a geçmiş oluyor. Tabii film gerçek bir aşkın ne tür zorluklar yaşarsa yaşasın yoluna devam edeceği vurgusunu da filmin merkezine oturtmayı başarıyor.

    Filmin ekibi hemen hemen aynı. Yani Angelina Jolie, Elle FanningSam Riley ve üç orta boylu geveze peri yine bizimle. Michelle Pfeiffer yeni bölümün kötüsü olarak karşımızda. Filmi fantastik filmlere olan sempatimden dolayı keyifle izledim, türün meraklılarının da ilk filmin referansıyla keyif alacaklarını düşünüyorum.

    twitter.com/banubozdemir

     

     

     

     

    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri

    Yorumlar

    Yorumları göster
    Back to Top