Beyazperdem
Üç Billboard Ebbing Çıkışı, Missouri
Ortalama puan
3,6
44 Puanlama ve 13 Eleştiri
8% (1 Eleştiri)
62% (8 Eleştiri)
15% (2 Eleştiri)
0% (0 Eleştiri)
0% (0 Eleştiri)
15% (2 Eleştiri)
Üç Billboard Ebbing Çıkışı, Missouri hakkında görüşlerin ?

13 kullanıcı eleştirisi

135791113aA
135791113aA

Takip Et! Eleştirisini Oku

4,5
4.02.2018 tarihinde eklendi
Yılın en iyisi olmaya aday. Ana konuyu işlerken ders niteliğinde mesajlar veriyor. Bir insanın içindeki kötü tarafın nasıl yokedilebileceği, iyi tarafın nasıl ortaya çıkarılabileceği bu filmden alınabillecek en önemli mesaj bence. Ksinlikle izlenmeli
rudeonerudeone
rudeonerudeone

Takip Et! 41 Takipçi 1 590 Eleştirisini Oku

4,5
10.01.2018 tarihinde eklendi
Son derece kaliteli bir film. Senenin en iyilerinden. Zaten yavaş yavaş ödül sezonunda da adından söz ettirmeye, pek çok önemli adaylık ve hatta ödül almaya başladı. Oscar'da da en büyük favorilerden kuşkusuz. Film ile ilgili her şey ayrı ayrı, uzun uzun övülmeyi hak ediyor. Oyuncular belki de en dikkat çekici olanı. Senaryo ve işlenen konunun ilgi çekiciliği yine öyle. Çekilen filmlerin genel olarak seviyeyi düşürdüğü şu yıllarda, ilaç gibi gelen ve belki de tek başına bütün bir yılı kurtaran filmlerden biri. Böylesi gerçekten yılda 3-4 defa anca gelir.
Alp T.
Alp T.

Takip Et! 48 Takipçi 432 Eleştirisini Oku

4,5
10.10.2017 tarihinde eklendi
Martin McDonagh, gerçekten de başarılı bir yönetmen. Özellikle de filmlerinde kara komedi ile dramı hayatın doğallığıyla ustaca birleştirmeyi başaran birisi. Yönettiği birkaç kısa filmin ardından ilk uzun metrajlı filmi In Bruges ile kendine has bir hayran kitlesi toplamış, sonraki filmi Seven Psychopaths ile herkesi ikiye ayırmıştı. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki McDonagh, bu filmde resmen kendisini aşmış. Çünkü Three Billboards Outside Ebbing, Missouri sadece bu yıl Filmekimi'nde gördüğüm en iyi film değil, aynı zamanda bu yılın en iyi filmlerden birisi. "Kızı cinayete kurban gittikten sonra 7 ay boyunca dava hakkında hiçbir şey bulunamayınca Mildred Hayes, bu konuda bir şeyler yapmaya karar verir ve kasabasında kullanılmayan 3 ilan panosuna soruşturma hakkında Amir Willoughby'ye direk olarak bir mesaj yazar. Bu panolar bütün kasabanın dikkatini çektikten sonra bu soruşturma giderek büyür ve olaylar komik ve ciddi bir şekilde gelişir." Daha izlemeden önce Three Billboards (filme artık böyle hitap edeceğim)'u seveceğimi biliyordum fakat bu kadar bayılacağımı ben bile tahmin edemezdim. Film hakkında ufak sorunlarım elbette var ama genel anlamda bu film beni gerçekten etkiledi. Fargo'daki harika performansıyla Oscar'ı kazanmış olan Frances McDormand bu filmde resmen döktürmüş, hatta kariyerinin en iyi performansını sergilemiş. McDormand karakterini büyük bir tutkuyla canlandırmış, hatta onu resmen yaşamış. Film boyunca McDormand'ın ekranda olduğunu fark etmedim bile. Kesinlikle bu yılın en iyi performanslarından. Woody Harrelson ayrıca harikaydı. Zaten Harrelson bulunduğu bütün filmlerde karakterine bir enerji getiriyor ve bu filmde onu izlemek çok keyifliydi. Benim için filmin en büyük sürprizleri Peter Dinklage ve Samara Weaving'di. Fakat McDormand'ın dışında bulunduğu bütün sahneleri çalan diğer oyuncu Sam Rockwell'di. Rockwell, bence değeri yeterince görülmeyen bir oyuncu ve bu filmde tek kelimeyle döktürmüş, karakterinin enerjisini olabilecek en etkili şekilde ekrana yansıtmış. Martin McDonagh oldukça başarılı bir yönetmen ama onun asıl ustalığı senaryoda. Ve bu filmin senaryosu inanılmazdı. Dramın ve komedinin zamanlaması neredeyse kusursuzdu ve karakterler çok iyi anlaşılmıştı. Bu da özellikle diyaloglarda rahatça fark ediliyor. Eğer mother! filmi bu yılın en orijinal, Blade Runner 2049 da en iyi senaryoya sahipse, Three Billboards da bu yılın en iyi ve en vurucu diyaloglarına sahip. Karakterlerin söyledikleri replikler ileride kült olacak şekildeydi. Filmle ilgili tek sorunum o kadar da büyük bir şey değil ama yine de bahsedeyim; film bazı sahnelerde verilmeye çalışan mesaja biraz fazla odaklandığı için hikayenin ulaşmak istediği nokta biraz uzatılmış. Bu da zaman zaman tempoyu biraz yavaşlatmış. Yine de filmin geneline bakınca, bu o kadar da göze batan bir sorun değil. Kısacası film harikaydı, bu kadar iyi olacağını ben bile tahmin edemezdim. Frances McDormand'ın Oscarlık performansı ve Sam Rockwell ile Woody Harrelson'ın filme kattığı enerji Three Billboards'ı özellikle ön plana çıkartmış. Martin McDonagh'ın yönetmenliği harikaydı (özellikle de filmde tek çekim olan sahne inanılmazdı), senaryo harika karakterler, güçlü dram ve sizi gülmekten yerlere yatıracak kara mizah elementleri ile doluydu. Ve diyaloglar inanılmazdı. Kafamda tam olarak kusursuz bir iş olmasa da, olmaya son derece yakın bir çalışma. Bu yılın en iyi filmlerinden birisi, vizyona girdiği zaman sakın kaçırmayın. İyi seyirler. FİLMİN İYİ YANLARI: + Frances McDormand, Sam Rockwell ve Woody Harrelson'un dört dörtlük performansları. + Martin McDonagh'ın vurucu senaryosu, harika karakterler, çarpıcı diyaloglar, kara mizah ile dramın harika birleşimi. + İlgi çekici bir gizeme sahip olması. FİLMİN KÖTÜ YANLARI: - Film bazen mesajına çok fazla odaklandığı için konusu pek ilerleyemiyor, bu da bazen tempoyu biraz düşürüyor. TOPLAM PUAN: 9/10
Yasin Y.
Yasin Y.

Takip Et! Eleştirisini Oku

0,5
7.02.2018 tarihinde eklendi
Neden ? Neden dediğim haftalık en az 4 kez sinema salonlarında film tutkusuyla yaşarken bu filme niye girdim dedim ilk kez ..
martinscorsese
martinscorsese

Takip Et! 2 Takipçi 94 Eleştirisini Oku

4,0
13.06.2018 tarihinde eklendi
Epeydir izlediğim en iyi filmdi. Her karakterle biraz özdeşleşebiliyorsunuz ama her karaktere de biraz mesafelisiniz. Film politik doğruculuk yapıyor ve fazla ders veriyor ama yinede çok iyi. Filmi herkese tavsiye ediyorum.
Mehmet ç.
Mehmet ç.

Takip Et! 18 Eleştirisini Oku

4,0
10.03.2018 tarihinde eklendi
Dram ve kara komedinin harika birleşimi Üç Billboard Ebbing Çıkışı Missouri kesinlikle tavsiye edebileceğim bir film.
Ugur T
Ugur T

Takip Et! 58 Takipçi 666 Eleştirisini Oku

5,0
8.03.2018 tarihinde eklendi
ZAMANLA KÜLT FİLME DÖNÜŞECEK BİR BAŞYAPIT 10 ÜZERİNDEN 10 imdb top 250 listesine 136. sıradan girmeyi başarmış olan mükemmel bir başyapıt içerisinde her duygunun olduğu bir film gülüyorsunuz,üzülüyorsunuz,sinirleniyorsunuz,empati kuruyorsunuz,hissediyorsunuz. tam anlamıyla olmuş bir film" yani. realizm ya da mantık aranan kısımlar için kara mizah deyip geçmek gerekir. bütünselliği etkileyen bir şey değil. frances mcdormand zaten tüm övgüleri alacaktır ama sam rockwell de rolün hakkını fazlasıyla vermiş ben şahsen son 10 yil icersindeki en iyi 3 senaryoya dahil ettim.bu yapımı ödülleri topladigi duyulunca izlenilecek, izlenildikce beğenilecek zamanla kült filme evrilecektir.Kesinlikle izleyin pişman olmazsınız. Benim filme puanım 10 üzerinde 8.5 sinema sanatının nadide örneklerinden. güzel bir hikaye ve ışığıyla, müziğiyle, kurgusuyla, oyunculuğuyla mükemmel bir hikaye anlatımı.yönetmenin çok iyi bir hikaye yazarı ve anlatıcısı olması yanında filmin görüntü yönetmeninin ben davis olması çok güzel olmuş zira davis marvel'ın bir çok süper kahraman filminin görüntü yönetmeni bu sebeple aksiyonu ve coşkusu bol sahneleri nasıl yakalayacağını bildiği gibi karakterlerin içlerindekilerle yüzleştikleri trajik anları nasıl vereceğini de çok iyi biliyor in bruges ile tanıdığımız martin mcdonagh, seven psychopaths ile çıtayı düşürdükten sonra yine kendine has sağlam diyaloglar içeren metniyle bir dakika önce gerilirken sonra gülümseten, iki dakika sonra hüzünlendiren bir iş çıkarmış. yönetmen, martin mcdonagh yine muhteşem bir kadro toplamış, frances mcdormand, woody harrelson, zeljko ivanek, peter dinklage sam rockwell, kendisine yapışmış, arızalı, kompleks rolün "yine" altından girip üstünden çıkmış SİNEMA TARİHİNİN EN İYİ VE EN İNCE İŞLENMİŞ İNTİHAR SAHNESİ Polis şefi willoughby, intiharının etkileyebileceği her insanı ince ince düşünüp yalnızca onların bilmesinin yeteceği ayrıntıları, yalnızca muhataplarına açıklayarak dünyaya veda ediyor, üstelik dağılan yüzünü ailesinin görmesini engellemek için kafasına geçirdiği kılıfın üzerine "sakın açmayın, hemen bizim çocukları arayın!" diye yazarak. eşine, yalnızca eşinin bilmesi gereken şeyleri açıkladığı bir mektup bırakırken mildred'e de yalnızca mildred için yazılmış bir mektup bırakışında çok yüce bir ayrıntı var, eşine "mildred'den nefret etme, onun yüzünden intihar etmiyorum," diye bile açıklama gereği duymuyor, kişilerin birbirleri hakkında hissedeceklerine karar verecek bir makam rolü oynamadan incelik gösteriyor, willoughby için yalnızca kişilerin bu intihar ile ilgili vicdanlarının rahat olması ve hüzünlerini gidermek önemli, dünyadan ayrılmayı seçerken başkalarının fikirleri üzerinde bir yetkisinin kalmadığının farkında. hangi hissin muhatabı kimse her his yalnızca onun bileceği şekilde kalıyor ve kendi aleyhine asılmış slogan panolarının bir yıllık ücretini peşin olarak öderken mildred'i bu intiharın yükünden olabildiğince esprili bir şekilde kurtarıyor. yine dixon'a yazılmış mektup da hissinin muhatabına, polis merkezindeki diğer polisler mektup falan almıyorlar, dixon'un kendi yokluğunda yönünü iyice kaybedeceğinin farkında ve diğer polislerin nazarında dixon'un haysiyetini azaltmadan gizliden bir baş okşayıp öyle gitmeyi tercih ediyor. intiharı seçerken tüm dünyaya bir isyan, güç gösterisi, naiflik şovu yansıtma değil de yalnızca intihardan etkilenecek kişilere, kendilerini ilgilendiren hisleri anlatıp sessizce dünyadan ayrılma hikayesi beni gerçekten çok etkiledi, sanıyorum ki ekranlarda ve beyaz perdede izlediğim en iyi intihar buydu
Erdem TERZi
Erdem TERZi

Takip Et! 3 Takipçi 34 Eleştirisini Oku

3,5
20.02.2018 tarihinde eklendi
Film, çok iyi başlıyor, çok enteresan ilerliyor, fakat sonuç bölümü filmi bitiremiyor. Dolayısıyla filmi izledikten sonra, film sizde kendisini bir yerler de eksik kalmış hissini veriyor. Yani film beklentinin bir tık altın da kalıyor. Fakat filmin sonuç bölümü hariç, filmin geneline bakıldığın da, film oldukça iyi ve kesinlikle izlemeye değer. Film kesinlikle bu yıl ki en güçlü Oscar adaylarından! Filmin finali yüzünden Bence puanı 7/10, yoksa film 8/10 puanı hak ediyor.
tosun_pasa
tosun_pasa

Takip Et! 8 Eleştirisini Oku

3,5
18.02.2018 tarihinde eklendi
Harika bir film, farklı bir şeyler izlemek isteyenler tavsiye ederim. Film western gibi ama iki tarafa da düşman olmuyorsunuz. Oyunculuklar mükemmel.
SE A.
SE A.

Takip Et! 25 Eleştirisini Oku

4,5
13.02.2018 tarihinde eklendi
Değindiği evrensel durumlarla, kurgusuyla, oyunculuklarla bence çok etkileyiciydi. Yavaş ilerlese de ben hiç sıkılmadım. Çok anlamlı bir filmdi. Aksiyon, macera türü sevenler aradığını bulamayabilir. Burdan belirtmek isterim.
mustafa k.
mustafa k.

Takip Et! 1 Takipçi 10 Eleştirisini Oku

0,5
11.02.2018 tarihinde eklendi
O kadar gereksiz bir zaman kaybı ki anlatamam bir filmde 150 kere “fuck” denir mi? Herşeyin üzerine kurulu olduğu olay başroldeki hanımefendinin kızının tecavüze uğrayıp yakılarak öldürülmesi olmasına rağmen bu olay filmde yok film olaydan sonra başlıyor nasıl bedavaya film çekeriz diye çok uğraşılmış Kasabanın polis şefinin kanser olup ölmesi filme ne kattı anlamadım?? Kafadan kırık bir polis bir cüce kafayı yemiş yaşlı teyze ve kendini tekrarlayan olaylar. Gelelim başroldeki teyzenin oscara aday gösterilmesi bizim ayla filminin aday gösterilmesinden daha saçma artık kesin kanaat getirdim ki bu ödülü dağıtanlar Canları kimi isterse yada yandaşları kimse ödülü onlara veriyorlar güzel ülkemde de aynı şeyler oluyor beş para etmez filmler pohpohlanarak zirveye çıkarılıyor üstelik sinema tv gibi değil tv de bir diziyi beğenmezsen 1 kere izlersin bir daha izlemezsin Reyting almaz dizi yayından kalkar ama sinema öyle değil pohpohlamalara kanıp iyidir deyip gidiyorsun film gişe yapmış oluyor artık bu sinema işinden iyice midem bulandı artık gitmeyeceğim yazık yahu parayı yolda bulmuyoruz!
A. ?
A. ?

Takip Et! 7 Eleştirisini Oku

4,5
7.02.2018 tarihinde eklendi
Film gibi film... hikaye olarak çok etkileyici ve sarsıcıydı.. Özellikle sinemada farklı öyküler arayanlar için biçilmiş kaftan olduğunu düşünüyorum
Darth Vader
Darth Vader

Takip Et! 2 Takipçi 44 Eleştirisini Oku

4,5
4.02.2018 tarihinde eklendi
60 yaşındaki filmin ana kadın kahramanı oscarlık bir performans gösteriyor. Film lezzet olarak "no country for old men " tadında ancak bu filmden çok farklı olarak filmde kötü kahraman ve aksiyon yok. Kötü ana karakter olmayan ve aksiyonu bulunmayan bir filmde yapımcılar felsefi derinliği koruyarak az bütçeyle harika bir iş çıkarmışlar. Ana kötü kahraman olmadığı için filmdeki konular çok çeşitlilik gösteriyor ama konu dağılmıyor. ( spoiler ) kanser olan ölümü bekleyen şerif , zenci döven ve ırkçı annesi olan polis , boşanmış yaşlı ama yaşlılığını kabul etmeyen ateist kadın, yaşlı kadının 19 yaşındaki bir kızla çıkan eski kocası, Cüce adam , vs bu konuların hiçbirinin filmin ana konusu ile ilgisi yok ama zaten hayatın kendisi de böyle değil mi. ? Felsefi yapısı nedeni ile orta ve üst yaş grubuna ve hayatın anlamı konularına ilgi gösteren seyircilerin çok hoşuna gidecek bir filmdir. Aksiyon , macera , heyacan talep eden izleyicilerin ise beğenmeyeceği bir film olacaktır. En iyi senaryo ve en iyi kadın oyuncu dalında oscar alması sürpriz olmaz. Ana karakter yaşlı kadının geyik ile konuşma sahnesi çok güzeldi , keşke biraz daha o sahneyi uzun tutsalardı.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
Back to Top