Beyazperdem
Suyun Sesi
Ortalama puan
3,4
50 Puanlama ve 10 Eleştiri
0% (0 Eleştiri)
20% (2 Eleştiri)
40% (4 Eleştiri)
30% (3 Eleştiri)
10% (1 Eleştiri)
0% (0 Eleştiri)
Suyun Sesi hakkında görüşlerin ?

10 kullanıcı eleştirisi

UGUR-TAZEGÜL

Takip Et! 54 Takipçi 655 Eleştirisini Oku

4,5Muhteşem
8.03.2018 tarihinde eklendi

13 DALDA OSKAR ADAYI OLAN VE EN İYİ FİLM YÖNETMEN DALLARINI KAZANAN MÜZİKLERİYLE ŞARKILARIYLA OYUNVULUKLARIYLA MODERN ZAMAN MASALI BİR FİLM BENİM FİLME PUANIM 10 ÜZERİNDEN 8 del toro'ya helal olsun, adam oscar için her şeyi kullanmış filmde azınlık meselesi, siyahilerin hakları var, gay hikayesi var, fantastik öğeler var, tanrı, din, incil vb içerikler var, müzikal var, amerika - rus çekişmesi var, avrupa sineması hissiyatı veren atmosfer var guillermo del toro'nun toplumun tüm ezilen kesimlerini filmin her bir karakteri ile karşımıza çıkardığı; ardından tanrı yer yüzüne inse bile sırf farklı olduğundan onu bile boklarsınız deyip, farklı olanını toplum içinde var olma çabasının zorluğunu yüzümüze çarptığı baş yapıt. durmadan ezilen ve siyahi olmasına vurgu yapılan temizlik işçisi, konuşma engelli bir kadın, gay bir ressam ve duyguları olan bir balık-tanrı yaratık. insan egosunun nasıl topluma zarar verdiğini, kokuşmuşluğunun en az elden düşmeye yüz tutmuş çürümüş bir parmak kadar kötü olduğunu, ince ince anlatmış bizlere... siyasi görüşlerinden dolayı amerikan sinemasında hep şeytanlaştırılmasına alıştığımız rusları bile farklı bir perspektiften ele alıp gerçek iyiliğin vicdan kökenli olduğu hatırlamamızı istemiş. dünya görüşlerinden dolayı kutuplaşarak birbirini yok etmek isteyen iki savaş makinesi toplumun acımasız çekişmesinin olduğu soğuk savaş dönemini fon olarak kullanarak yine filmin vermek istediği ana mesaja büyük katkıda bulunmuş. öyle bir film düşünün ki, masalsı bir anlatımda iyilik-kötülük eleştirisi, ırkçılık, engelli ve lgbt bireylerin toplum içinde yaşadığı sorunları, farklı olmanını ne derece zor olduğunu, ince ince aktarmayı başarsın size. shape of water çok sıcak bir hikaye ile bunu başarıyor. bunu yaparken de incil kökenli göndermeleri ve tanrı metaforunu kullanmayı ihmal etmiyor. belki de sizin eksiklik olarak gördüğünüz şeyler tanrı gözünde bir mükafattır deyip hikayesini bağlıyor. Filme gelince soğuk savaş ruhunu hissettiren oldukça ilginç bir film olmuş. zaten film, senaryoya göre 1962 yılında ve baltimore'da geçiyor. meksikalı yönetmen guillermo del toro'nun tarzına çok uygun düşen ve yönetmenin daha önceki filmlerinden pan's labyrinth'i anımsatan yapım, yalnızca 19,5 milyon dolarlık mütevazı bir bütçeyle çekilmesine karşın 150 milyon doların üzerinde gişe yapmayı başarmıştır. daha önemlisi ise, filmin tamı tamına 13 dalda oscar adayı olmayı başarmasıdır. sally hawkins hakikaten de rolüne çok iyi uymuş ve ödülü hak etmiş. alexandre desplat imzalı filmin ana tema müziği de oldukça dikkat çekici ve oscar adayı olmayı başarmış hoş bir beste. ayrıca filme 1960'ların sevilen oldielerinden bazıları da (la javanaise, you'll never know, theme from a summer place, babalu vs.) yerleştirilmiş. sonuçta, oldukça iyi bir duygusal film bana göre en etkileyici yanı filmin atmosferi idi. özellikle o altmışlı yılların, korku filmlerinde de kullanılan laboratuvar ortamı takdire şayan bir görsel ziyafetti. oyunculuklar muazzam. özellikle michael shannon oynamaktan ziyade resmen rolünü yaşamış.

rudeonerudeone

Takip Et! 38 Takipçi 1 547 Eleştirisini Oku

3,5İyi
26.01.2018 tarihinde eklendi

Yönetmenin tarzını aslında beğenirim. Bu son filminde de kendi tarzını sonuna kadar hissettiriyor. Ancak tüm kaliteli görselliğine, müzik kullanımına, oyunculuklarına, hatta karakterlere rağmen, "asset" ile kahramanımızın arasındaki çekimi vermekte bana kalırsa yetersiz kalınmış. Filmin merkezine oturtulacağını düşündüğümüz ve gerek filmin akışına gerekse finaline bakılınca öyle de olması gereken bu çekim/ilişki, sanki yan karakterler ve onların hikayelerinin arka planında kalmış. Son dönemde izlediğim ve bu kadar fazla yüceltilmesine pek anlam veremediğim filmlerden. Üstelik 13 dalda Oscar adaylığı kazandı. Ödül sezonunda bu kadar dillendirilerek abartıldığını düşündüğüm bir diğer film de "Get Out" bu sene.

Hasan A.

Takip Et! 2 Takipçi 14 Eleştirisini Oku

2,0Yetersiz
2.06.2018 tarihinde eklendi

Ben filmi bazı yorumlardaki arkadaşlar gibi çok yönlü değerlendirmeyeceğim/değerlendiremeyeceğim. Bazı öğelere vurgu yapması güzel ancak ben filmin bende bıraktığı intibaya önem veririm. Film beni etkileyemedi. Puan için izlediğim, hadi bir şey olmayacak mı diye bekleyip hiç bir şeyin olmadığı sıkılarak izlediğim ve maalesef beğenmediğim bir film...

martinscorsese

Takip Et! 2 Takipçi 70 Eleştirisini Oku

3,0Ortalama
19.03.2018 tarihinde eklendi

Film yönetmenin önce ki filmi "Pan'ın Labirentine" çok benziyor. Baş karakterin yaşı büyümüş hikayeye aşk eklenmiş. Ama bu film bence "Pan'ın Labirenti" kadar iyi bir film değil. Onun oscar alamayıp bu filmin alması tarihin bi cilvesi. Hikaye de büyülü bir dünya var ama tahmin edemeyeceğiz hiç bir şey yok, filmin başına oturduğunuzda sonunu zaten biliyorsunuz.

Barış Ö.

Takip Et! 3 Takipçi 48 Eleştirisini Oku

3,0Ortalama
15.03.2018 tarihinde eklendi

Bir Oscar töreni daha geldi geçti ve geriye bolca muhabbeti kaldı. Bu seneki Oscar ödüllerinde ismi en çok anılan ve benimde en çok dikkatimi çeken filmlerden biri olan The Shape of Water'ı (Suyun Sesi) izlemiş ve genel kanı olarak abartıldığı kadar olmadığını düşünmekteyim. İlk fragmanı yayınlandığı andan itibaren kurgusu ve görselliği ile Bioshock oyunu ve de Hellboy karışımı bir film havası veren yapım bu saydıklarımdan ve daha farklı yapımlardan kendi içinde bir çok tad barındırıyor. Ama asla bir macera ya da aksiyon beklemeyin filmden. Çünkü film olabildiğince durağan geçen bir yapıda ilerliyor. Konuşamayan bir kız ile insanımsı bir deniz yaratığının aşkını anlatıyor ve siz de izliyorsunuz. Film asla kötü bir film değil ama hani beklentiyi yüksek tutmamakta fayda var diyorum. Tamam filmden aksiyon filan tabi ki beklemiyordum ama senaryo olarak da çok etkileyici ve sizi şaşkınlığı sürükleyecek hatta hatta sürükleyecek bir yapıda zar zor tutunuyor gibi. Hani baş roldeki Doug Jones'un canlandırdığı yaratık ve onun merakı olmasa direkt kapatabilirdim o derece. Senaryonun filmin altında ezildiği yapımda görseller ve atmosfer çok güzel yansıtılmış. Yani filmi izlerken gerçekten her ayrıntıda yaşadığınızı hissediyorsunuz. Ama bütün görsel güzellikleri bir yana koyarsak en iyi film Oscar'ına sahip olması garip geldi bana bir de diğer ödül alan filmleri izledikten sonra kesin kararımı verebilirim belki.. Ama sizde o zamana kadar değişik bir aşk hikayesi arıyorsanız ve fantastik öğelerle de aranız iyiyse buyurun tam sizlik film. Benim puanım 5/3..

Darth Vader

Takip Et! 2 Takipçi 32 Eleştirisini Oku

2,5Geçer
11.03.2018 tarihinde eklendi

King kong sarisin guzele asik olmustu. Guzel ve cirkinde de aslan adamin sarisin guzele asik olma klisesi vardi. Burda da ayni klise var ama balik insan dilsiz ve guzel sayilamayan bir kadina asik oluyor. Hollywood guzel filmin olmadigi senelerde fantastik bilimkurgu aksiyon filmlerine oscar vermeyip bu tur absurd filmlere oscar veriyor. Bu film oscar alabilecek bir film degil. Filmde arabesk ortaya karisik mahsun kirmizigul filmleri gibi gereksiz sekilde herseye dokundurmus bu esnada da komiklesmis. Tanri - din - irkcilik - farkliliklara ayrimcilik - sovyet amerikan cekismesi - kisisel ihtiraslar - escinsellik vs. Cok seye dokundurunca filmin ciddiyeti artmis ve kurmizigul fulmleri gibi sosyal sorunlara da dokunan fantastik ogeler olan film olmus. Amerikada kendilerini gizleyen rus ajanlarin kendi aralarinda rusca konuslamalari komik olmus. Nasil gizli ajan bunlar. Temizlikcilerin kolay bir sekilde en ust korunan tesisten yaratik kacirmalari da komik aslinda . Gereksiz yere ciplak sahnelerde var. Ailece izlenebilecek film degil. Senaryo daha iyi islenebilirdi. Cekim teknikleri ve muzikler ve oyunculuklar cok iyi duzeyde ama senaryo ve heyacan eksik. Filmi cok begenenlerinde bu filmi hayatlari boyunca 3-4 kez izleyeceklerini sanmam

Tuba Ş.

Takip Et! Eleştirisini Oku

1,5Kötü
9.03.2018 tarihinde eklendi

Cok sacma sapan bir film. Hersey basit ve olanaksiz. Konu guzel olabilirdi ama film cok basit olmus. Nasil oscar aldi bilmiyorum. Zamanima yazik oldu.

Fulya Betül Ö.

Takip Et! 2 Takipçi 11 Eleştirisini Oku

2,0Yetersiz
25.02.2018 tarihinde eklendi

filmin yaratık kısmı dışında nostalji sevdiğim için oyunculuk müzik kıyafetler güzeldi ancak fantastik kısmı çok yetersiz ve kopuktu izlemeye değmez

lukeskywalker

Takip Et! Eleştirisini Oku

3,0Ortalama
19.02.2018 tarihinde eklendi

Yönetmen uzun zamandır takip ettiğim bir yönetmen; Panın labirentinde hayran kalmıştım anlatıma ve görselliğe. Filme çok büyük beklentiler ile gittim hele birde filmin 13 dalda oskara aday olduğunu düşünürsek beklentim üst düzeydeydi. Film 1950 li soğuk savaş döneminde geçen bir güzel ile çirkin hikayesi aslında.Görsellik çok başarılı ancak film bence beklentileri karşılamıyor bence.Kötü karakter muhteşem olmuş. Ancak film bence genede ortalamanın biraz üstünde.Vakit kaybı değil ancak beklentiyi çok yüksek tutmayın bence.Bu film bence kesinlikle 13 dalda oskar adayı olacak bir film değil.

Alp T.

Takip Et! 44 Takipçi 425 Eleştirisini Oku

4,0Çok İyi
2.10.2017 tarihinde eklendi

"Dilsiz olan Eliza (Sally Hawkins), her gün dostu Zelda (Octavia Spencer) ile gizli bir laboratuvarda temizlikçi olarak çalışmakta ve akşamları evine gelip komşusu Giles (Richard Jenkins) ile vakit geçirmektedir. Fakat bir gün laboratuvara çok değerli bir yaratık gelince, Eliza ve bu yaratık arasında anlatılmayacak kadar derin bir aşk yaşanmaya başlar. Fakat bu yaratık, oldukça katı birisi olan Strickland (Michael Shannon) tarafından işkence görmeye başlayınca Eliza, yaratığı özgür bırakmak için elinden gelen her şeyi yapmaya çalışır.." Filmlerini sevin veya sevmeyin ama Guillermo del Toro hakkında şunu asla inkar edemezsiniz: Adam görsel açıdan bir dahi. Pan's Labyrinth ve Crimson Peak gibi düşük bütçeli ve Hellboy serisi ile Pacific Rim gibi dev filmleriyle bunu çoktan kanıtlamayı başardı. Bu yüzden Toro'nun yeni filmi The Shape of Water için oldukça heyecanlıydım. Her ne kadar Toro en sevdiğim yönetmenlerden birisi olmasa da bilindik bir hikayeye görsel açıdan nasıl bir farklılık kazandıracağını merak ediyordum. Eğer The Shape of Water'a sadece görsel görsel açıdan bakacak olursak, film sırasında kelimenin tam anlamıyla bir görsel şölen yaşayacaksınız. Yeşil ve mavi tonların yoğunlukta olduğu bir renk paleti, kameranın film boyunca yaptığı usul hareketler ve genel itibariyle bu filmin estetiği, gerçekten de The Shape of Water'ı eşsiz bir sinema deneyimi haline getiriyor. Ve Guillermo del Toro, bir kez daha yönetmenlik koltuğunda harika bir iş çıkartmış. Oldukça bilindik bir hikayeye kendi karanlık bakışını getirip The Shape of Water ile 1950'lı yılların sinemasına bir aşk mektubu yazarak sadece yetişkinlere özel bir masal hazırlamış. Buna benzer bir şeyi geçtiğimiz yıl La La Land yapmıştı, geçmiş yıllarda geçen bir müzikal konseptini günümüze taşıyıp o zamanların nostaljik havasını hiç bozmamıştı, bir nevi imkansızı başarmıştı. Bunun dışında oyunculuklar enfesti. Sally Hawkins'i bundan önce ufak işlerde izlemiştim ama oyunculuğunu pek dört dörtlük bulmamıştım. Fakat Hawkins, bu filmde beni tek kelimeyle büyüledi. Film boyunca hiç konuşmadığının farkındayım ama sırf onun yüz ifadesinden ve mimiklerinden karakterinin yaşadıklarını bize derinden yaşatıyor adeta. Hawkins'in çok cesur bir performans sergilediğini düşünüyorum. Oscar'a aday olur mu bilmem ama performansı kesinlikle takdir edilmesi gereken türden. Ayrıca Michael Shannon, her zamanki gibi karakterine ve duruma %100 hakim bir performans sergilemiş. Shannon'ın bu filmdeki karakteri oldukça ciddi ve sürekli hayatta bir şeyleri başarmaya çalışan birisi. Ve Shannon, bu karakterin içinde resmen kaybolmuş. Onu bu filmde izlemek çok keyifliydi. Bunun dışında benim için filmin en hoş sürprizlerinden birisiyse Octavia Spencer'dı. Spencer, filmdeki en komik diyaloglara sahipti ve gerektiğinde karakterine gereken duygusal ağırlığı getirmeyi başarıyor. Yalnız eğer bu filmden konuşuyorsam, yaratığın görünüşünden ve üzerinde kullanılmış olan görsel efekt harikasından kesinlikle bahsetmem gerekiyor. Hani War For The Planet Of The Apes eleştirimde o filmin hayatımda gördüğüm en iyi "motion-capture" efektine sahip olduğunu söylemiştim ya? The Shape of Water benim için bu unvanın yeni sahibi olabili. Bu yaratığa koydukları detay sayısına resmen inanamadım! Gerçek gibiydi! Yaratık için görsel efektleri hazırlayan kişilere buradan şapka çıkartıyorum, çünkü resmen dahi işi bu. Ama eğer senaryoya bakacak olursak, The Shape of Water oldukça tahmin edilebilir bir film. Eğer filmin fragmanını izlediyseniz, hikayenin nasıl ilerleyeceğini rahatça tahmin edebilirsiniz. Bunun yanı sıra her ne kadar Shannon'ın performansı harika olsa da, canlandırdığı karakterin benzerlerini bu tarz filmlerde defalarca izledik. Bu nedenlerden dolayı film zaman zaman büyüleyici etkisini biraz kaybedebiliyor. Ama eğer buna pek aldanmazsanız, The Shape of Water'ı izlerken çok etkileneceksiniz. Çünkü hikayesinden ziyade bu filmi eşsiz kılan şey Guillermo del Toro'nun yönetmenliğinden ve kusursuz oyunculuklardan geliyor. Filmin içindeki bu şeyler o kadar başarılıydı ki, hikayesinin tahmin edilebilir olmasına çok da aldanmadım doğrusu. Eğer 1950-1960'lı yılların sinemasına bir nostalji yolculuğu yapmak istiyor veya bilindik bir romantik filme getirilen farklı bir bakış açısı görmek istiyorsanız, bu filmi vizyona girdiği zaman sakın kaçırmayın. Tam olarak bir başyapıt değil fakat türünün benzer filmleri arasında kesinlikle en özgün olanlarından birisi. İyi seyirler. FİLMİN İYİ YANLARI: + Guillermo del Toro'nun kusursuz yönetmenliği. + Görsellikler. + Sally Hawkins ve Richard Jenkins'in performansları. + Yaratık için kullanılan görsel efekt. FİLMİN KÖTÜ YANLARI: - Hikayesinin ve bazı karakterlerin tahmin edilebilir olması. TOPLAM PUAN: 8.3/10

Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
Back to Top