Beyazperdem
Dışarıda
BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ
2,0
Yetersiz
Dışarıda

Yeniliğin doğduğu günlerde, bilindik bir rüzgar

Burçin Aygün

Son birkaç yılda vizyona giren ve özellikle de korku filmleri festivallerinin gözdesi olan bazı yapımlar, türün geleceğini de etkiler oldular. Örneğin geçtiğimiz aylarda izlediğimiz ve korkunun gerçek köklerine inen Ayin ya da dramatik bir örküyü rahatsız edici atmosferle sunup ürküten Karabasan (The Babadook) bunlardan sadece birkaçı. Yıllar boyu izlediğimiz, keza az ya da çok izlemeye devam edeceğimiz standart Hollywood korkularını düşünecek olursak (ki aralarında çok iyi olanlar da var) bahsini ettiklerimiz karanlığın içinde yıldız gibi parlıyor. Gerçi türü düşünecek olursak, hafif aydınlık bir ortama gerçek karanlığı dağıtan projeler olarak akıllara kazınıyor. İşin üzücü yanı, günümüz sinema izleyicisinin büyük bir kısmı kendini bildi bileli, ses efektleri birkaç özel efektle korkutmaya çalışan filmlere alıştığı için, içerisinde karakter gelişimine de yer veren, adam akıllı bir hikayeyi anlatan ve biraz olsun ağır ilerleyen çalışmaların değerini bilmez oldu. İki anlayışın ortasında ilerleyen Peşimdeki Şeytan örneğinde olduğu gibi.

Bu haftanın korku filmi Dışarıda ise saf korku – gerilim hayranlarının ağzını tatlandıracak yapımlardan biri maalesef ki değil. Taze yönetmen Quinn Lasher, biraz da senaryo yazarı Mike Scannell’in kurbanı olarak, sık rastladığımız ani çıkışlar, kan ve sürprizi saklama gayreti bile göstermeyen klişelerle dolu bir projenin başına geçmiş. Tekinsiz bir mekan, insanlardan izole kalarak kafa dinlemek isteyen karakterler, birlikteliğinde sorunlar yaşadığı az çok belli bir ebeveyn ve çocukları. Günlük yaşamın sıkıntılarından kaçmak için geldikleri ‘nefes aralığı’, boğazlarını sonuna kadar sıkacak bir düşmana dönüşüyor. Ya bir katil ya da doğaüstü bir güç bu ailenin birliğini bozmak için uğraşıyor.

Eşinin kafa dinlemek için aldığı, hiçliğin ortasındaki tatil evine giden anne Laura (Yvonne Strahovski), kızları Maddie (Abigail Pniowsky) ve Kayla (Anna Pniowsky) daha ilk dakikadan Owen (Julian Bailey) adlı bir komşuyla karşılaşır. Owen, bu bölgenin kötü bir geçmişi olduğunu, oturacakları evde acı dolu olaylar yaşandığını ve belki de izleyici için en önemlisi, kilometreler boyunca kendisinden başka yaşayan olmadığını söyler. Tabii bir de ekleme yapar; zihinsel engelli olduğu söylenen bir çocuk, anne babasının haberi olmadan ormana gider ve bir daha geri dönmez. Aile ise ümidi tamamen kesince acı içinde evi sonsuza kadar terk eder. Kısacası üç kişi, başlarına bir haller geleceği belli bir tatile başlamıştır. Ailenin babasının son dakikada önemli bir işi çıktığını ve mekana sonra geleceğini de not düşelim.

Dışarıda filmi aslında bir bakıma iki ayrı parçadan oluşuyor. Bir kısmı gerilimin tırmandığı, kahramanlarımızı tanımaya çalıştığımız, etrafta da vakit geçirebildiğimiz ilk yarı ve katilin dur durak bilmeden ölüm saçtığı (en azından hedef bu), iki ufaklık ve annesinin de kaçıp durduğu, kovalamacanın devam ettiği evleri. Hepimizin çok iyi bildiği öğeler ardı ardına sıralanmış, kim olduğunu tahmin ettiğimiz maskeli bir katil, savunmasız çocuklar, yaralı ama evlatları için kaplana dönüşen anne, kimseden yardım gelmeyeceği gerçeği ve bu seferki sürpriz ne olabilir sorusu. Bunların hepsi Dışarıda’nın senaryosunda yerini bulmuş. Asıl tatsız olansa hikayenin başlarındayken gördüğümüz ürkütücü resimler, oyuncak bebek ve dağıtılmış, adeta ölmüş bir çevreyle sunulan gizemler. Yani filmin gizemlerini tahmin etmek ya da çözmek için uğraşmadan, paket hizmet olarak size sunuluyor.

Dürüst olalım, hikayenin geçtiği mekan, evin çevresinin gün ışığı altında seyirciye verdiği sahte güven, katilmizin görüntüsü, yer yer yükselen merak duygusu ve ikinci yarıda heyecan yaşatan koşuşturmaca. Hepsi üzerinde dikkatlice düşünülmüş, yükseliş hiç de fena olmayacak şekilde ayarlanmış. Olanları izlerken sıkılma şansınız pek fazla değil, anne Laura rolündeki Yvonne Strahovski’nin performansı da fazlasıyla tatmin edici. Lakin tüm bu artılar, yazının başında adı geçen sağlam filmlerin yanında gölgede kalıyor, hem de kaliteli bir senaryonun eksikliği, hikayenin bilindikliği yüzünden değerinden kaybediyor.

Dışarıda, arkadaşlarınız ya da türü seven eşinizle birlikte izleyeceğiniz, eğlenip biraz da olsa ürkeceğiniz vakit öldürmelik korkulardan bir tanesi. Ne çok kötü bir örnek, ne de taptaze bir karanlık.

burcinaygun@gmail.com

Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri

Yorumlar

Yorumları göster
Back to Top