Filmleri oyla!
Beyazperdem
    Kural Dışı
    BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ
    4,0
    Çok İyi
    Kural Dışı

    Sinema şimdilik eve sığıyor!

    Duygu Kocabaylıoğlu

    Tüm dünyayla eş zamanlı olarak ülkemiz de Covid-19 salgını ile mücadele ederken, tüm eğlence endüstrisi de –yine dünya çapında- neredeyse tamamen durmuş durumda. Sinema salonları kapalı, setler askıya alındı... Kimse önünü net olarak göremediğinden dijital platformlar heybelerindeki ‘taze’ film ve dizileri ekonomik bir planlamayla yayınlamanın yollarını arıyorlar. Televizyon kanalları ise çoktan Yeşilçam simidine ve 90’lar dizilerine sarılmış durumda!

    Hepimizin aklında “Bu karantina günleri ne zaman bitecek?” sorusu dönüp dururken, sinema sektörünün aktörleri de hali hazırda ellerinde olan ve vizyona sokamadıkları filmleri, seyircisiyle yasal çözüm yolları ile buluşturmayı deniyorlar. Bazı yabancı ülkelerde örneklerini gördüğümüz vizyon filmini dijital platform üzerinden kiralayıp seyretme yöntemi de bu anlamda ülkemizde ilk kez Başka Sinema ve Blu Tv iş ortaklığı çerçevesinde deneniyor. İlk kez bu hafta Bozkır filminin Başka Çarşamba gösterimi ile başlayan uygulama, Cuma günü Blu Tv üzerinden Yabancıların Nezaketi (The Kindness Of Strangers), Genç Ahmed (Le Jeune Ahmed)  ve The Specials (Kural Dışı) filmlerinin Kirala ve İzle yöntemi ile yayınlanmasıyla devam ediyor.

    72. Cannes Film Festivali’nin kapanış filmi olarak gösterilen, ülkemizde ise 7. Boğaziçi Film Festivali’nin açılışında Türkiye prömiyerini yapan, Kural Dışı (The Specials) filmi normal şartlar altında mart ayının sonunda vizyona girecekti. Ekim ayında filmi festivalde seyrettiğimde, eleştiri yazısının bu koşullar altında yazılacağını pek tabii ben de tahmin etmezdim. Hiç olmamasındansa ‘sinema şimdilik evin salonunda’ diyerek, bu Fransız dram-komedisine kısaca bir göz atalım...

    İki kadim dost olan ve 90’lar başından bu yana kariyerlerini beraber sürdüren yönetmen ve senarist Olivier Nakache ve Éric Toledan ikilisinin imzasını taşıyan Kural Dışı filmi, otizmli bireylerin ve tabii ki onların ailelerinin evrensel boyuttaki ciddi sıkıntılarını incelikli bir dille aktarıyor. 

    Bruno Haroche (Vincent Cassel) ve Malik (Reda Kateb) Fransız devletinden bağımsız çalışan bir nevi alternatif yardım ve eğitim kurumu işletmektedirler. Yegane amaçları da toplumun dış cephelere itilen ve ‘etliye sütlüye’ karışmadan orada kalmaları için baskılanan otizmli bireylere sosyal hayatta var olabilmeleri için destek olmaktır. Kimse kapıyı açamazken özellikle ileri derecede otizmli bireylere –yani kural dışı olanlara- el uzatan tek insan Bruno’dur. Onlara barınacak bir yer sağlar, karınlarını doyurur ama asıl önemlisi her bireyin kendisini, kendi dünyasında ifade edip, dış dünya ile iletişim kurması, sosyal hayata uyum sağlaması için var gücüyle uğraşır. Yani ailelerin yapamadığını ya da çok zorlandığını; devletin ise ‘yapmadığını’ yapar bu iki yürekli adam.

    Konunun hassasiyetinden dolayı duygusal tonu şüphesiz ki yüksek olan film tüm akışı boyunca farklı çatışmalar üzerinden ilerliyor. Örneğin, bu kurumlar ciddi maddi sıkıntılar yaşadığından çalışanları da daha ziyade gönüllü gençler; hatta toplumun ötekileştirdiği, hatta bazıları diplomasız olan gençler. Hayattaki yerlerini, özel ilgi isteyen insanlarla iletişim kurarak ve onlara yardım ederek keşfediyorlar. Ki bu da Malik ve Bruno’nun yaşama kattığı bir başka artı değer. Öte yandan devlet hastanesinin doktoru telefon açıp Bruno’dan ya da Malik’ten destek isterken, ciddi mali sorunlara rağmen özveriyle çalışan bu kurumların işleyişini denetleyen ve kapatmaya yönelik soruşturma açan da yine devletin ta kendisi oluyor... Ve insan soramadan edemiyor; medeniyetin beşiği olarak gördüğümüz Fransa’da toplumsal bakış açısı ve devlet nezdinde durum halen böyle ise, bizim coğrafyamızda hiç duymadığımız kim bilir ne trajik hikâyeler yaşanıyor?

    Oyunculuklarda Vincent Cassel ve Reda Kateb karakterlerini pürüzsüz biçimde beyaz perdeye yansıtıyor. Cassel hangi role soyunsa o karakterin gerçek hayattaki duygu durumunu ve ruh dünyasına da giriyor seyirci. Bu filmde Bruno bazen otizmli bir bireyle fazla derin bir bağ kurarken, en problemli gibi görünen durumdan bile umudunu kesmezken, karakterin beslendiği her duyguyu, her iniş-çıkışı da Cassel ile beraber yaşıyoruz adeta. Bir nebze daha soğukkanlı çizilen Malik karakterini de Reda Kateb iyi sırtlıyor. Her iki oyuncunun da En İyi Erkek Oyuncu kategorisinde 2020 Cesar Ödülleri’nde aday olduğunu da ekleyelim.

    Uzun lafın kısası, uyarlandığı çarpıcı gerçek hikayesi ile şu sıra dışı günlerde hepimizin ders niteliğinde izlemesi gereken bir film Kural Dışı. Sıcak evlerimizin salonunda, sağlıklı biçimde otururken, filmdeki otizmli bireylerin bugünleri nasıl geçirdiğini de sormak gerekiyor belki de. 

    Neredeyse tüm dünyada sinemalar bomboş, kapalı ama bu iyi ve yeni filmleri seyredemeyeceğimiz anlamına gelmemeli. Bütçe planlaması açısından sinema salonlarının da belli bir yüzdeyle pay aldığı Başka Sinema ve Blu Tv işbirliğinde, Kural Dışı filmini ve bu haftanın gösterim planına dahil edilen diğer iyi festival filmlerini evinizin salonunda izleyebilirsiniz. #evdekalın, sinemayla ve sağlıkla kalın…

    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri

    Yorumlar

    Yorumları göster
    Back to Top