Filmleri oyla!
Beyazperdem
    Nasipse Adayız
    BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ
    3,5
    İyi
    Nasipse Adayız

    Bir aday adayı filmi!

    Banu Bozdemir

    Ercan Kesal, sektörel olarak çok aşina olduğumuz bir yüz. Bir uzun metrajın beklenmedik bir anında ya da kısa metrajlarda rol alan bir oyuncu. Dizilerde oynuyor, senaryo yazıyor, kitapları ve bunun yanımda doktor kimliği de var. Kesal, bu ilk filminde neredeyse bütün kimliklerini birleştirip, bir partiden belediye başkan aday adayı olan bir adamın tek gününü anlatmış. Kendi yazdığı bir kitaptan uyarladığı filmin, kendi kimliği üzerinden gittiği için biraz mokümanter bir havası da var demek mümkün! Tabii kitapta geniş bir zamana yayılan olayların bir güne sıkıştırılması da gayet başarılı!




    Doktor Kemal Güner kimliğiyle ‘çare doktor’ olarak seçim çalışmalarına başlayan adamın halini bir seçim hicvi havasında izliyoruz ve bu tarza düşmeyen bir tempo eşlik ediyor! Aslında bildik bir hikayenin olası yanlarını anlatıyor Kesal bize! Tamamen kendi gözünden izlediğimiz olaylar zinciri zaman zaman kontrolden çıksa da, ufak bir toparlamayla yine her şey yerli yerine oturuyor. Herkesin kısa kısa girip yerini aldığı filmde Güner’in siyasi kimliğine dair açık vermekten çok yaşananlarının karmaşasını verme derdinde film. Filmin temposuna uzun planların eşlik etmesi, doğal havanın da sürdürülebilirlik kazanmasına imkan tanıyor. Kendini halka değil de öncelikle partinin başkanı olan bir numaraya kabul ettirebilme gayesiyle elinden gelenin fazlasını yapsa da, etrafındaki kişilerin kendisinden rol çalma haliyle de karşı karşıya! Kendisine eşlik eden akıl hocaları sayesinde ziyaret ettiği kişilerle yaşadığı kısa, çıkara dayalı diyaloglar ise filmin hiciv temposunu arttıran etkenler. Yenilenmek üzere cebe konulan yapma dişler, kulak çınlamasıyla el öpülmesi arasında geçen uhrevi anlar, danışmanlarının yönlendirmesiyle bir dakika kendisi olamayan, kendiyle kalamayan bir adam görüyoruz. Kendisiyle kaldığı anlarda da kaza yapma, kavga etme potansiyeli olan saf bir adamla!


    Filmde, Fransız bir adayın internet sitesinin kopyalanması ve onun incelenmesi kıvamında, benzer anlar mevcut. Özellikle de asansör sahnesinde kare asın dışında kalma hali ve hayal kırıklığını Kesal bize öyle güzel hissettiriyor ki, onun inancını bizde sırtlanıyoruz. Yaşadığı her olumsuzluğa taviz vermeyen hali, bir numaraya ulaşma çabası, çoğu zaman çaresizce köşeye sıkışan haliyle tam bir karakter izliyoruz. Kaza yapılan sahnenin sakilliği de ayrı bir şaşırtmaca! Kazanmak için hamleler yapsa da aslında bir kaybeden olan adamı bizim gözümüzde sürükleyici bir hale getiriyor. Yine de Kesal çoğu zaman filmin önüne geçiyor. Senaryo çok iyi yazılmış, yönetmenlik onu takip etmekte biraz zorlansa da karşımızda başarılı ve incelikli bir seçim kampanyası filmi duruyor.

    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri

    Yorumlar

    Yorumları göster
    Back to Top