Filmleri oyla!
Beyazperdem
    Serseri Aşıklar
     Serseri Aşıklar
    Vizyon tarihi belirsiz / 1s 30dk / Polisiye, Dram, Romantik
    Yönetmen Jean-Luc Godard
    Oyuncular: Jean Seberg, Jean-Paul Belmondo, Daniel Boulanger
    Ülke Fransa
    FRAGMANI İZLE
    Puanım :
    0.5
    1
    1.5
    2
    2.5
    3
    3.5
    4
    4.5
    5
    İzlemek İstiyorum

    Özet ve Detaylar

    Michel Poiccard (Jean-Paul Belmando), Marsilya’da bir otomobil çalar ve yolda bir polis öldürür. Paris’te Champs Elysées’de New York Herald Tribune gazetesi için stajyerlik yapan genç Amerikalı Patricia’yı (Jean Seberg) bulur. Daha önce bir kaç gece birlikte olmuşlardır.

    Bir yandan Michel polis tarafından aranırken eski arkadaşlarıyla buluşup Roma’ya gidecek parayı almaya elde etmeye çabalar. Bu arada Patricia’yı da yanında götürmek ister. Patricia Michel’in cazibesine karşı koymakta güçlük çeker, duygularından emin olamaz.

    Sonunda Patricia ile birlikte kaçak hayatına başladıklarında kız onu polise gammazlar. Michel Montparnasse’da bir sokakta vurulur.

    Trufault’nun bir gazete haberinden yola çıkarak geliştirdiği fikrini Godard o güne dek dünyada örneği görülmemiş serbestlikte bir stilde ve sayısız okumaya açık, olabildiğince sempatik bir şekilde ortaya koyuyor. Karşımızda Fransız Yeni Dalgası’nın en müstesna yapıtlarından biri duruyor.
    Orijinal adı

    À bout de souffle

    Dağıtımcı -
    Daha fazla
    Yapım yılı 1960
    Metraj uzun metrajlı film
    İlginç Detaylar 1 başlık
    Bütçe 400 000 FF
    Dil Fransızca
    Görüntü formatı -
    Renk Siyah beyaz
    Ses formatı -
    Yapım formatı -
    Viza numarası -
    Serseri Aşıklar Orijinal Fragman 2:00
    Serseri Aşıklar Orijinal Fragman
    3785 gösterim
    Öneriler

    Oyuncular

    Jean Seberg
    Rolü : Patricia Franchini
    Jean-Paul Belmondo
    Rolü : Michel Poiccard / Laszlo Kovacs
    Daniel Boulanger
    Rolü : Police Inspector
    Henri-Jacques Huet
    Rolü : Antonio Berrutti
    Tüm oyuncular ve teknik ekip

    Fotoğraflar

    Bunları Biliyor musunuz?

    Ölmeden Önce İzlemeniz Gereken 1001 Film (1950-1970)

    Yapım, "Ölmeden Önce İzlemeniz Gereken 1001 Film" listesinde yer alıyor.

    Son Haberler

    15 Çılgın Aşık Çift, 15 Film
    HABERLER - Fotoğraf & Videolar
    14 Şubat 2020 Cuma
    Film Kareleriyle Aşkın Sinemadaki İzleri
    HABERLER - İnternetten Seçtiklerimiz
    14 Şubat 2020 Cuma
    14 Şubat Sevgililer Günü'ne en çok yakışan sinema aşklarını, filmlerden karelerle derledik!
    Ünlü Karakterler Sigarayı Bıraksa?
    HABERLER - İnternetten Seçtiklerimiz
    13 Mart 2019 Çarşamba
    Beyaz perdenin ve küçük ekranın ikonik karakterleri sigarayı bıraksa nasıl görünürlerdi dersiniz?
    5 Haber ve Özel Dosya

    Bu Filmi Beğendiysen, Şunlara da Göz At:

    Tüm benzer filmler

    Yorumlar

    • UGUR-TAZEG?L
      FRANSIZ SİNEMASININ KİLOMETRE TAŞI OLAN BİR BAŞYAPIT 10/ 10Jean-Luc Godard'ın ilk uzun metrajlı filmi olan Serseri Aşıklar aynı zamanda Fransız yeni dalga akımını başlatan ilk film olma özelliğinide taşır.Sinemada belli başlı kurallar olmadan da güzel şeyler yapılabileceğini ortaya koymuştur. Filmde bir bütünlük yoktur. Bir bütünlük vardır fakat alışılagelen türde sahnelerin birbirini takip ettiği türde bir bütünlük değildir. Ayrı ayrı sahnelerde anlatmak istediğini anlatır. Başındaki şapkası ve ağzından düşürmediği sigarasıyla Belmondo, Bogartvari görünür ki, bu da Godard'ın çökmüş Amerikan sinemasına saygı duruşudur. Aynı zamanda filmin başrol oyuncuları olan Jean Paul Belmondo ve Jean Seberg, bu filmle dönemin gazetelerinin de etkisiyle 20 li yaşlardaki performanslarıyla zirveye taşınmışlardır. Jean Paul Belmondo, çaldığı arabayla Paris’e giderken kendisini takip eden polisi vurup öldürür, Paris’e geldiğinde ise ilk iş olarak bir arkadaşına uğrayıp çaktırmadan biraz para çalar. Bu olaylardan da zerre pişmanlık duymaz, bunlar onun özgür tercihidir; varoluşçuluğun izleri Belmondo ve tüm karakterlerde kendini gösterir. Belmondo daha sonra Amerikan kızı Jean Seberg ile tanışır ve aralarında ne olduğu pek de anlaşılamayan bir ilişki başlar. Seberg’i kendisiyle yaşamak için ikna etmeye çalışır ama Seberg’in motivasyonları ve arzularını anlamak imkansızdır. Belmondo’nun Seberg’e duyduğu nefretle karışık aşk, Fransa’nın Amerika hakkında hissettiklerine paraleldir. Filmin ortasında, iki karakter arasında bir otel odasında hemen hemen 20 dakikalık bir konuşma geçer; ama bu her saniyesi planlanmış bir konuşma değildir, hatta çoğu o anda oluşmuştur. Karakterler sanattan, politikadan, spordan, seksten konuşur; birbirlerinin lafına girerler, 20 dakikanın sonunda yeni hiçbir şey öğrenmemişizdir. Kamera film boyunca o kadar çok hareket eder ve karakterlerin peşinden öylesine koşturur ki gözlerimiz yorulur filmin sonunda; örneğin karakterleri takip etmek için kameraman tekerlekli sandalyeye oturtulmuş ve oradan oraya itilmiştir. Filmde görülen başka bir yeni dalga özelliği ise eski filmlere sık sık çıkarılan şapkalardır; ucuz gangster filmlerine yapılan göndermeler, kara filmlerdeki gibi işlerin sarpa sarması ve hatta açık bir şekilde Belmondo’nun Humphrey Bogart’a benzetilmesi. Film boyunca, seyirci hiçbir şekilde bir sonraki sahnede ne olacağını tahmin edemez, bir anda alakasız bir yazarın basın mensuplarına verdiği bir demeç çıkar ekrana, siz bu konuşmanın filmle bağlantısını anlamaya çalışırken daha bir sürü garip hadise kafanızı karıştırmıştır bile. Filmin son sahnesi ise hiç beklenmedik bir anda gelir, Seberg’in bugüne dek hiç kimsenin tatmin edici bir şekilde cevaplayamadığı bir sorusuyla biter. Biraz alakasız olacak ama bu filmde Seberg’in söylediği “Uyumak üzücüdür, insanları birbirinden ayırır. Beraber uyusanız bile uyurken tamamen yalnızsınızdır” sözü benim favori repliklerim arasına katılmıştır, filmi izledikten sonra.Filmle ilgilide ilginç bir ayrıntıya girmek istiyorum film için yönetmen Godard aynen şunları söylemiş.Filmi izlerken konuya odaklanmayın sadece izleyin ve film bittiğinde aklınızda kalan herşey size keyif verecek ve güzel anılar olarak kalacaktır.Filmle ilgili bir anektod ise, hepimizin çok iyi bildiği Teoman’ın Papatya şarkısıdır. Sözlerinde; ‘Hani çok sevdiğin o filmi gördükten sonra, kısacık kestirip saçlarını içtin ilk sigaranı, o papatya’ dediği, şarkıda bahsettiği film yine bu filmdir.Eğer günümüzde genç bir yönetmen sinema alanındaki katı kurallara, Hollywood sinemasının kar amaçlılığına ve tabulaşmaya karşı duruyorsa, kendisini her zaman yeni dalga akımı içinde bulacaktır.Sinema bir sanattır ve sanat olarak kabul edilmesini Fransız yeni dalga akımına borçludur. Bugün yeni dalganın sinemaya en büyük mirası, sinemaya hak ettiği değeri kazandırmış olmasıdır.Kısacası, “A bout de Souffle”u izlemeyip sinema tarihini iyi bildiğini iddia etmek, sinemaya haksızlık olur başyapıtın en gösterişli hali var karşımızda.! 10 / 9.5
    Yorumları göster
    Back to Top