Hesabım
    Romantik Hırsız
    BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ
    2,0
    Yetersiz
    Romantik Hırsız

    Sanat soslu polisiye aşk macerası

    Yazar: Duygu Kocabaylıoğlu

    Bu hafta dijital platformların yerli yapımlar kontenjanından, Netflix’te yeni bir romantik macera filmi yayına girdi. Recai Karagöz’ün yönetmen koltuğuna oturduğu ve senaryosunu Pelin Karamehmetoğlu’nun kaleme aldığı Romantik Hırsız, bir sanat eseri hırsızı ile bir sanat eserleri departmanında görevli olan bir Interpol polisinin arasındaki çetrefilli ilişkiyi ve kovalamacayı merkezine alıyor. Hem yönetmen hem senarist dizi sektörünün aşina olduğu isimler. Hal böyle olunca karşımızdaki de dizi estetiğinde bir uzun metrajlı film olarak seyirci karşısına çıkıyor.

    Yeni nesil oyunculardan Esra Bilgiç ve Birkan Sokullu’un başrolleri paylaştığı Romantik Hırsız’da Interpol’ün Sanat Suçları Birimi’nde çalışan polis memuru Alin, yüksek güvenlikli, ünlü müzelerden farklı tabloları çalan bir hırsızın peşine düşer. Fakat bu hırsız geleneksel sanat hırsızlarından farklı olarak az bilinen ressamların, az bilinen tablolarını çalmaktadır. Hırsızı bulmak için soruşturmayı derinleştiren Alin, tam iş üstündeyken sıradışı bir gerçekle karşı karşıya kalır. Alin peşinde olduğu hırsızı aslında tanıyordur…

    Hollywood romantik macera filmlerinin şablonunu birebir takip ederek kurgulanan bu ısmarlama hikayede, hemen yakalanan mantık hataları başta olmak üzere “aşk ve hırsızlık” janrında kullanılan klişelere de sıklıkla düşülüyor. Misal, sıradışı sanat eseri hırsızımız aslında paraya zerre kadar ihtiyaç duymayan, ultra zengin bir iş adamıdır. Tam da bu klişeyi takiben bu iş adamının şirketlerine dair çalıştığını ise asla göremeyiz. İşler bir şekilde yürür, para zaten gani ganidir, önemli olan heyecan tatmini için çalmaya devam etmektir. Bir başka klişe olarak da polis hanımkızımız işine sadıktır ama gizli görev icabı peşinde olduğu suçluya yakınlaşmak zorundadır. Zaten geçmişten gelen kapatılmamış hesaplar da ortada olunca, iş ile aşk birbirine karışır…

    Netflix

    Bu bağlamda diyaloglar, bunlara bağlı sahneler, oldukça yüzeysel olarak geçiliyor. İki ana karakter arasındaki ilişki, sanki özellikle çalakalem yazılıp da sete geçilmiş gibi. Bunların üzerine bir de öykünün tahmin edilebilirliği eklenince, Romantik Hırsız tüm olası tüm sürprizlerini de açık ediyor.

    Hikaye akışı açısından film her ne kadar Budapeşte, Prag gibi gözde Avrupa şehirlerini ve buradaki estetik yapıları, tarihi müzeleri kendisine fon alsa ve görsel açıdan etkileyici bir yapım tasarımı ortaya koysa da, hikayenin havada kalmışlıkları tüm bu görselliği gölgede bırakıyor.

    Oyunculuklar açısından Birkan Sokullu ve Esra Bilgiç, bu sürprizsiz senaryonun ve akışın içerisinde, kağıt üzerinden kendilerinden bekleneni yerine getirmeye çalışıyorlar. Fakat Bilgiç’in Alin performansı inandırıcılıktan oldukça uzak bir seyir izliyor. Romantik sahneler için biraz olsun gözümüzün aradığı ikili kimyası da maalesef olması gerektiği ölçüde tutmuyor bu film açısından.

    Sonuç olarak Romantik Hırsız, kendisine seçtiği Avrupa ve biraz da İstanbul sahneleri açısından ve sanat eserlerinin görselliği ile göz boyayan bir iş olsa da derinlemesine inmeye imtina eden senaryosu, karakter gelişiminden yoksunluğu ve böyle bir hikaye açısından tahmin edilebilirliği ile çizginin altında kalan bir iş olarak Netflix’in yerli yapım hanesine yazılıyor. Hafta sonu fazladan 99 dakikanız varsa, dijital platformun yerli kataloğunda yayında…

    Daha Fazlasını Göster

    Yorumlar

    Back to Top