Beyazperdem
Pi'nin Yaşamı
Ortalama puan
4,3
772 Puanlama ve 40 Eleştiri
23% (9 Eleştiri)
48% (19 Eleştiri)
28% (11 Eleştiri)
3% (1 Eleştiri)
0% (0 Eleştiri)
0% (0 Eleştiri)
Pi'nin Yaşamı hakkında görüşlerin ?

40 kullanıcı eleştirisi

FeZeLe

Takip Et! Eleştirisini Oku

5,0Kusursuz!
8.10.2018 tarihinde eklendi

Kesinlikle mükemmel izleyin pişman olmazsınız kesinlikle 2.si çıkması lazım kaplan la tekrar denk gelmesi lazım kaplanın onu tanıması lazım ve aile nin bir parçası olması lazım muhteşemmmm

Ugur T

Takip Et! 56 Takipçi 659 Eleştirisini Oku

5,0Kusursuz!
13.01.2017 tarihinde eklendi

GÖRSEL ZENGİLİĞİN ÜST SEVİYEDE OLDUĞU GERÇEK BİR BAŞYAPIT büyük travmalar ve kaldıramayacakları kadar büyük kayıpları çocuklar kendi inanılmaz hayal dünyaları ile yaşanılabilir kılarlar. Baştan söylemeliyim ki filmden bahsederken filmin sonu hakkında istemeden veya zorunlu olarak spoiler / ipucuna sebep olabilirim. Film hakkında konuşmak sadece görselliği ile geçiştiremeyeceğim bazı ayrıntılar içermekte. Sadece Avatarvari incelikli bir görsellik değil. Görselliğin bir o kadarda hikâye ve kurgu ile paralelliği, çocuğun kaybının hayal dünyasındaki yansımalarını yansıtması ile de kayda değer. Okyanusun derinliklerinde izlediğimiz harika resimler, olmadık zamanda ortaya çıkan balina, ada ve daha birçok metafor ile yönetmen bir çocuğun kendisini iyileştirme yolculuğunu bize anlatıyor. Küçücük bir kayıkta bir kaplanla beraber çekilen filmin stüdyo zorluklarını düşünmek bile istemiyorum. Kaplanlı kayık sahnelerinde bilgisayar teknolojisinin başarılı ve hatasız kullanımı dikkat çekiyor. Suraj Sharma dahil oyunculuklar dengeli. Bir hayal dünyası hikâyesi… Herkesin kendi gerçeği ile yüzleşme şekli başkadır. Psiko-dramatik, inanılmaz görsel bir film deneyimi ile Ang Lee uzun süren emeklerinin karşılıklarını alacak gibi. Sabırlılığı ile bilinen ve filmlerine zaman ve emek vermekle bilinen mülayim dev yönetmen Ang Lee… Görsel yeteneklerini aksiyonlarda kanıtlamış biridir. Ve dramaları ile Oscar’ı kapacak kadar da hikâyeleri sever. Aslına bakarsanız “Hulk” dahil diğer aksiyonlarında da başarılı hikâyeleme kokusunu alıyorsunuz. Kaçırılmaması gereken bir sinema olayı. Bir Bengal kaplanıyla okyanusun ortasında aynı sandalda olsaydınız ne yapardınız? Filmin kahramanı Piscine gibi inançlı biriyseniz bu yolculuk sizi de Tanrı’ya çıkarabilirdi. Emin Işık, Mevlana Hz’leri için “bugün yaşasaydı film yapardı” der. Pi’nin yaşamı’nı izlerken kendimi Hz.Mevlana’nın hikayelerinden birinin içinde hissettim. Film Yann Martel’in 2001 yılında yazdığı ödüllü romandan bir Japon senarist, Ang Lee tarafından sinemaya aktarılmış. Derin semboller içeriyor. Filmin kahramanı Pi, küçük yaşta hem budizmden, hem Hristiyanlıktan, hem de islam’dan etkileniyor ve inanıyor. Ailesi ise Pi’nin daha akılcı, rasyonalist bir yol seçmesinden yana. Öyle ki yemek sofrasında babası Pi’ye hayatta en hakiki mürşidin ilim olduğuna dair uzun bir nutuk çekiyor. Babasının uzun konuşmasını sabırla dinleyen Pi’nin karşılığı inancın rasyonaliteye okkalı bir tokadı mahiyetinde. Nuh’un gemisi gibi hayvanlarla dolu batan gemiden kurtulan Pi, kendisini bir zebra, orangutan, sırtlan ve daha sonra ortaya çıkıveren ve sandalda yalnız kalacağı bir Bengal kaplanıyla (Richard Parker) aynı filikada buluyor. Filmdeki semboller çok çeşitli şekilde yorumlanabilir. Bn, deniz yolculuğunu tasavvuftaki seyr-i süluk, yani hayat, kaplanı ise Pi’nin nefsi olarak kabul edip izledim. “Onu ehlileştirmem mümkün değil ama belki terbiye edebilirim” diyordu çünkü Pi. O kadar emek verip terbiye etmesine karşın dönüp arkasına bile bakmadan çekip gitmesi de böylece yerli yerine oturuyor. Gündüz misafirlerine kucak açıp, gece etobur bitkilerle dolu bir ormana dönüşen, mirketlerle dolu kadın şeklindeki ada’yı da dünya olarak izledim. O kadar yoğun bir sembolizm var ki filmde her görüntüde, her diyalogda ayrı kapılar açılıyor. Filmin sonunda ise iki ayrı hikaye sunuluyor ve hangisinin doğru olduğuna dair karar seyirciye bırakılıyor. Çok ilginçtir, filmi izleyen inançlı insanlara sorduğumda ilk hikayeyi doğru bulduklarını söylüyorlar. Ateistler ise genelde ikinci hikayeyi doğru bulduklarını ve filmin açık bir “yamyamlık hikayesi” anlattığını söylüyorlar. Yazarın hangi hikayenin doğru olduğuna dair ipucu ise şu soruda gizli: “Muz denizde yüzer mi?”

Rogojin

Takip Et! 13 Takipçi 5 Eleştirisini Oku

5,0Kusursuz!
25.11.2014 tarihinde eklendi

Pi'nin Yaşamı, inanılması pek mümkün olmayan bir hikâye anlatarak insanları Tanrı'nın varlığı, ona inanma, inanmayı ya da inanmamayı seçme gibi konular üzerine bir şeyler söylüyor. Bunu son derece etkileyici, görsel olarak son derece estetik, güzel görüntülerle yapıyor. Eğer filmi izlerseniz yukarıda söylediğim konular üzerine sizi de düşündüreceğine eminim; ancak şu konularda aklınıza gelmeyebilir diye kendi düşüncelerimi söylemek istiyorum: Pi'nin Yaşamı, Maymunlar Cehennemi gibi son dönem filmlerinin aksine hayvanları insana benzer özellikler taşımak yerine mümkün olduğunca oldukları gibi resmederek, onlardan bir filmde beklemeyi adet edindiğimiz şirinlikler göstermeden, yabani, vahşi, sadece oldukları şeyi yansıtarak bize sunuyor. Bunu bir filmde görmek şaşırtıcı bir şey; çünkü bilgi ve iletişim biçimleri karmaşık hale gelip çoğaldıkça, doğru olana işaret etme, onu olduğu gibi algılama ve sunma seçenek ve imkânlarımız da artıyor. Bu yüzden kurgu bir film içerisinde, hayvanları anlatılan hikâyeye dahil ederken onları insansı varlıklara dönüştürmeden, sadece kendi karakterleri, kendilikleri olarak sunabilmek, insanbiçimci/antropomorfist yaklaşımlardan uzaklaşabilmektir, doğru olana daha yakından bakabilmektir. Hayatta kalmak; insan ya da hayvan, his ve duyguları olan bütün canlıların amacıdır. Bunu acıma ya da şefkat duygusunu kaşımadan, olduğu gibi dile getirebilmek bir meziyet olmalı sinema için. Filmin sonunda Richard Parker'ın (kaplanın) ormana giderken yaptığı hareket hayvanların bize şirin görünmesi için onları biçimden biçime sokan insanlara, hayvanları tanımak için hayvanat bahçelerine, aquaparklara, yunus gösterilerine giden insanlara, hepimize verilmiş bir cevaptır. Sevmek; sevdiğimizi iddia ettiklerimizi kendi istediğimiz biçimlere, şekillere sokmak değildir. Hayvanlar için de, insanlar için de, Tanrı için de düşünebileceğimiz bir fikir. Bu anlamda; yabani olan, doğal olan; yaratıldığı üzredir, ve kendisidir. Bizim yapabileceğimiz belki bakmak, seyretmek ve geçip gitmek olabilir.

mehmet53

Takip Et! 1 Takipçi 126 Eleştirisini Oku

4,0Çok İyi
24.05.2014 tarihinde eklendi

çok başarılı bir filmdi 3d ile daha farklı tavsiye ederim

Demirtas

Takip Et! 2 Takipçi 887 Eleştirisini Oku

4,0Çok İyi
21.04.2014 tarihinde eklendi

Son derece başarılı ve sürükleyici. Çok beğendiğimi söylemeliyim.

fasulyedensinema

Takip Et! 11 Eleştirisini Oku

5,0Kusursuz!
13.03.2014 tarihinde eklendi

Pi'nin Yaşamı 11 dalda Oscara aday gösterilmiş. Görselliği bakımından sanıyorum izleyen herkes çok güzel olduğu konusunda bana katılacaktır. Filmi izlerken ses ve görsellik sizi o kadar etkileyecek ki yarım bırakılacak filmlerden kesinlikle değil. Senaryo ise benim kanımca yaşayan senaryolardandır. İzlemenizi şiddetle öneririm.

zafer D.

Takip Et! 9 Eleştirisini Oku

5,0Kusursuz!
12.02.2014 tarihinde eklendi

Pi'nin Yaşamı Oscar ödüllerinde kesinlikle hakkı yenen bir başyapıt. Bırakın yılın en iyi filmi olmasını tüm zamanların en iyilerinden. Ang Lee'yi çok beğenmem, genelde ortalamanın üstünde filmler yapar. Ancak bu filmde kendini aşmış doğrusu. Görsel zenginlikten çok senaryodaki duygu yoğunluğu ve mistik ruh hali insanı büyülüyor. Pi'nin kaplanı son görüşü olan sahnedeki replik ise hala kulaklarımda. Yaralayacı bir film Pi'nin Yaşamı ama yaralarını çabuk sarıp mutlu etmesini de biliyor.

Oguz23

Takip Et! 2 Takipçi 74 Eleştirisini Oku

3,5İyi
6.02.2014 tarihinde eklendi

Filmin sonunda içinizde bir mutlluk yüzünüzde bir tebessüm bırakmıyorsa bir film finali başarılı değil demektir..Evde izledim görsel şölen evde bile göürnüyor fakat iyi çok az yaşam mücadelesi görüyoruz herşey basit gözüküyor derin düşünceler yok görsel şov kurtarıyor işi izlenenilecek bir film ama başyapıt değil...

KaliteTAKIP

Takip Et! 167 Takipçi 863 Eleştirisini Oku

3,5İyi
29.01.2014 tarihinde eklendi

öncelikle bu filmi kesinlikle çok büyük beklenti içerisine girmeden izlerseniz filmin sonuna kadar dayanabilirsiniz ben o hatayı yaptım ve son 10 dakkasinı hadi bit artık diye geçirdim ve inanılmaz berbat bir son olamazdı filmi özetlersek aslında konusu biraz farklı ve ilgi çekici geliyor ama gel görki bu kadar basit sıradan işlenemezdi oyunculuk fena değil ara arada biraz ne olacak diye heyecan yapıyorsunuz ama inanın 2 saat çok uzun bir süre ve geçmek bilmiyor filmin tek ve en önemli artısı görsel şölen diyebilirim sizi 3 d seçeneğiyle bir hayli etkiliyor diyebilirim zaten başkada elle tutulacak bir tarafı yok imkanınız varsa 3d izleyin yoksa zaten 50dk dan sonra filmi kapatırsınız tavsiye etmiyorum ama bunalıma girecek derseniz karar sizin dipnot: eğer bu tarz film seviyorsanız Tom Hanks'in efsane Cast Away filmini şiddetle tavsiye ediyorum pişman olmazsınız...

Ali Ç.

Takip Et! 1 Takipçi Eleştirisini Oku

5,0Kusursuz!
3.12.2013 tarihinde eklendi

Bu fil harika ! İzlenmesi gereken bir film ... Emin olun izlediğiniz an hayranı olursunuz . Oyuncular harika efektler harika belki bazı filmlerde kötü olabiliyor ancak bu film harika . İzlenmesi gereken film !!

agnostika

Takip Et! Eleştirisini Oku

4,0Çok İyi
29.10.2013 tarihinde eklendi

Kurgu güzel, büyüleyici görseller, etkileyici sahneler var. Tadı damağınızda kalacak bir film, şimdiden iyi seyirler

Birkan K.

Takip Et! 2 Takipçi 51 Eleştirisini Oku

4,0Çok İyi
23.10.2013 tarihinde eklendi

4 Dalda Oscar heykelciğini havaya kaldıran “Life Of Pi” her bir karesi, duvarları süsleyecek kadar güzel tablolardan oluşan, büyüleyici bir resim sergisini andırıyor. Sıradışı hikayesinin yanı sıra görsel açıdan sinema seyircisini fazlası ile doyuruyor. Bu yüzden kesinlikle sinemada izlenmeli, bu emek çük ekranlarda heba edilmemeli. Son dönemlerde konu sıkıntısı çeken sinema sektörünün kurtarıcısı olan edebiyat dünyası, bu filmin de yaşam kaynağı olmuş. Kanadalı Yazar Yarın Martel’in, film ile aynı ismi taşıyan kitabından uyarlanan Life Of Pi, Brokeback Mountain, Kaplan ve Ejderha gibi Oscar’lı filmlerin Çinli Yönetmeni Ang Lee’nin usta Yönetmenliği ile beyazperdede hayat buluyor ve gerçek bir şaheseri olarak karşımıza çıkıyor. Tek kişilik oyuncu performansları bazı filmleri sıkıcı hale getirebiliyor, bu filmin avantajı ise hikayenin duraksadığı bölümlerde kendinizi muhteşem görsel efektleri, ağzınız açık seyrederken buluyorsunuz. Taking Woodstock (Özgür Woodstock) filminde Ang Lee’nin uçuk hayal gücüne birkaç sahnede tanık olmuştuk. Bu filmde de özellikle Pi’nin Bengal Kaplanının nereye baktığını merak ettiği sahnede balıklardan, hayvanat bahçesine, ordan geride bıraktığı kız arkadaşına ve batan gemiye kadar uzanan halüsülasyonlar, ünlü yönetmenin keyif verici maddeler kullandığının şahidi adeta. Adam uçmuş diyorsunuz. Bengal Kaplanı (Richard Parker) ile başrolü paylaşan hintli aktör Suraj Sharma’nın ilk filmi olmasından mütevellit vasatı geçemiyor. Buda Boolywood sinemasındaki abartılı oyunculuklardan zaman zaman esintiler sunmasından ötürü olsa gerek, pek kanımız ısınamadı ve animasyon kaplanın gerçekçiliğinin gölgesinde kaldı. Genelde hayvan ve insanın irtibatta olduğu filmlerde, hayvanlar insani duygulara meyil etmeye başlar film ilerledikçe, La Fontaine masallarına doğru yol alır. Bu filmin bir güzel yanıda, Richard Parker (İngiliz sol bek ismi gibi bu arada) kaplan gibi kaplan olarak tüm film delikanlılığını koruyor. Film hikaye açısından Cast Away gibi doğayla baş etmeye çalışan insanoğlu mantığında gözüksede, hikayenin altında yatan metaforlar ve kaplan, canlıları yiyen asit adası, ayağı kırık zebra, sırtlan, anne orangutan ve asit adasındaki mirketlerin altında yatan sembollere kafa yorunca film bittikten sonra dahi düşünmeye, yeni metaforlar bulmaya devam ediyorsunuz. Filmin sonunda Pi’nin anlattığı hikayede izleyiciye bak bir de buna inanabilirsin sana alternatifte veriyorum diyor.

potasyum

Takip Et! 4 Takipçi 530 Eleştirisini Oku

4,5Muhteşem
20.08.2013 tarihinde eklendi

Müthiş bir görsel yoğunluğu olan izlenilmesi gereken bir film. Sadece sonuyla ve görsel efektleriyle değerlendirmek yanlış olur. Filmin içinde bolca metaforlar iki ana metafor üzerinde gidiyor: Kaplan ve ada. Dikkatle izleyin, gerçektende çok fazla gönderme ve metaforlar var filmde.

volkanick

Takip Et! 15 Takipçi 677 Eleştirisini Oku

3,5İyi
23.07.2013 tarihinde eklendi

Etkileyici bir yapım..Görsellik üst düzeydeydi o yüzden sinemada izleyenler şanslıydı.

Hakan Güven

Takip Et! 2 Takipçi 2 Eleştirisini Oku

4,0Çok İyi
8.04.2013 tarihinde eklendi

Güzel görüntüler, farklı konu insanı adeta büyülüyor. Önyargısız izleyin derim, aklınızdan çıkmayacak...

sheq

Takip Et! Eleştirisini Oku

4,5Muhteşem
6.04.2013 tarihinde eklendi

Bence çok güzel bir film olmuş. Film size hikayesiyle ilgili sorular sorduruyor ki bu da izleyiciyi filmde tutuyor.

Doğukan K.

Takip Et! 36 Eleştirisini Oku

4,5Muhteşem
18.03.2013 tarihinde eklendi

Son zamanlar izlediklerim arasında kesinlikle en iyisiydi bu film. İlk başta izlemekten kaçtık ama sonradan izlemeye karar verdik ve muhteşem bir film ile karşılaştık. Bazıları ilk bölüm çok uzun, sonu böyle kötü gibi yorumlar yapmış ama ben baştan sona anlatılan herşeyi heyecanımı yitirmedim izledim ve çok keyif aldım. Bide bu filmi 3D'siz izledim buna rağmen efektlerden etkilendim. 3D'li hali eminim filmi daha yüksek yerlere taşımıştır. Bu film bir süre aklımdan hiç çıkmayacak herkese tavsiye ederim.

Aytaç K.

Takip Et! Eleştirisini Oku

4,5Muhteşem
27.02.2013 tarihinde eklendi

Henüz bilmeyenleriniz olabilir belki, 24 Şubat Pazar günü yapılan Oscar törenlerinde “En İyi Görsel Efekt” oscarını Ang Lee’nin yönetmenliğini yaptığı “Life of Pi” (Pi’nin Yaşamı) filmi aldı. Gösterime girdiğinden bu yana etkileyici görsel efektleriyle adından söz ettiren Pi’nin Yaşamı’nın ödülü haketttiğinden hiç şüphemiz yok. Ancak ne gariptir ki, bu yüzlerce milyon dolarlık bütçeli, ve illaki bir kaç milyar dolar kar edecek olan bu filmin görsel efektlerini yapan şirket “Rythm & Hues” geçtiğimiz haftalarda iflasını açıkladı. Ve bu filmde geceli gündüzlü emeği geçmiş 200′e yakın sanatçıyı da “tabiki” paralarını ödemeden işten çıkarttı. Bu, tüm Dünya’da benzer muameleler gören görsel efekt sektöründe belkide şu ana kadar gerçekleşmiş en ses getiren olaydır. Pi’nin Yaşamı’nın asıl yaratıcıları olan sanatçılar da tepkilerini göstermek için Oscar Töreni günü Hollywood’ta bir gösteri yürüyüşüne çıktılar. Yakalarına yeşil bantlar takarak, ellerindeki pankartlarla yaşanan trajediyi protesto ettiler. haberin detayı

Demirkan Y.

Takip Et! Eleştirisini Oku

5,0Kusursuz!
21.02.2013 tarihinde eklendi

Nedense bu tip filmlere yaklaşımım hep olumlu olmuştur. Bu filmde benim nazarımda 1 sıfır önde başlıyor. Bununda en büyük nedeni sıradışı bir serüven üzerine kurulu olması, özellikle senaryo kıtlığının yaşandığı bu yıllarda umarım senaristlere hayal güçlerini zorlamaları adına örnek olur. Sırf bu sıradışılık bile filmi beğenmeme yeter, anlatım güzel, oyunculuklar kültür farkından belki sırıtabilir ama bence başarılı, gereksiz uzayan sahneler olduğunu düşünsemde filmi genel olarak beğendim. Sinemaya gönül veren herkes beğenecektir ama ben filmi deşmemiliyim o bana olduğu gibi herşeyi vermeli diyenler sıkılabilir, yoksa filmden çıkarabileceğiniz birçok soru ve cevap mevcut.

Cem B.

Takip Et! Eleştirisini Oku

4,5Muhteşem
20.02.2013 tarihinde eklendi

film in konusu ile ilgili metin yazan BEYAZPERDE editoru arkadaş filmi neresiyle izlemiş? zooloji bilgisiyle hayatta kalma mucadelesi nedir ? film tanrı'nın varlıgı , hayat , insan varolusu lile ilgili degilmidir ? (editor ilkokul terk)ps : sevgili editor :bırak bu işi gir bi devlet dairesine al maaşını akşam yetenek sizsiniz izle çayını iç...

Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
Back to Top