Filmleri oyla!
Beyazperdem
    Çarpışma
    Çarpışma
    Vizyon tarihi 24 Haziran 2005 (1s 47dk)
    Yönetmen Paul Haggis
    Oyuncular: Sandra Bullock, Don Cheadle, Matt Dillon devamı
    Tür Dram, Gerilim
    Ülke ABD
    FRAGMANI İZLE
    Üyeler
    4,3 1289 Puanlama ve 222 Eleştiri
    Beyazperde
    4,5
    Puanım :
    0.5
    1
    1.5
    2
    2.5
    3
    3.5
    4
    4.5
    5
    İzlemek İstiyorum

    Özet ve Detaylar

    Bir ev kadını ve uyuşturucu bağımlısı kocası? Birbirine aşık iki polis dedektifi? Afrika-Amerikalı bir yönetmen ve karısı? Meksikalı bir çilingir? İki araba hırsızı? Orta yaşlı Koreli bir çift ve çaylak bir polis?

    Los Angeles'ın günlük monotonluğunda birbirinden habersiz yaşayan sıradan insanlar? 36 saat içinde birbirleriyle tanışırlar. Bu birbirinden farklı hayatları nasıl bir öykü bir araya getirir?

    Irk farklılıklarının ne kadar önemsiz olduğunu, suçlu ve saldırganın, siyahla beyaz kadar yakın, bir o kadar da uzak, olduğunu savunan, doğruyla yanlışın görecesinde kaybolan bir film. Eleştirmenlerin büyük beğenisini toplayan filmde, insanlığın gölgesinde kalan gerçekler gün ışığına çıkıyor.
    Orijinal adı

    Crash

    Dağıtımcı -
    Daha fazla
    Yapım yılı 2004
    Metraj uzun metrajlı film
    İlginç Detaylar 1 başlık
    Bütçe 6 500 000 $
    adlı yapımdan esinlenilmiştir. Crash / Collision
    Dil İngilizce, İspanyolca, Arapça, Farsça
    Görüntü formatı -
    Renk Renkli
    Ses formatı -
    Yapım formatı -
    Viza numarası -

    Beyazperde Eleştirisi

    4,5
    Muhteşem
    Çarpışma

    Bu Filme Dikkat!

    Ali Ercivan
    İlk hangi filmle başladı, şimdi adını koymak güç. 1999 yılında Manolya (Magnolia) ile, P.T. Anderson'ın gözünden bol karakterli bir Los Angeles öyküsü izledik. Hemen ertesi yıl, Meksika'dan Alejandro Gonzalez Inarritu, Paramparça Aşklar Köpekler(Amores Perros) ile çok sayıdaki karakterlerini bir trafik kazasının etrafında birbirlerine bağladığı bir kent draması sundu. Son dönemde, Gece 11:45 gibi filmlerle Türk sinemasında bile karşılığını bulmuş bir izleğe dönüştü bu yapı. Tabii aslında her şeyin temelinde, Robert Altman'ın 70'li yıllardan beri yaptığı sinema var.Çarpışma (Crash) ile sinemadaki ilk yönetmenlik denemesine imza atan Paul Haggis'i, Milyonluk Bebek'in (Million Dollar Baby) senaristi olarak tanıyoruz. Aslında senarist olarak Oscar ödülüne aday gösterildiği bu yapımdan daha önce çektiği ama gösterimi bu yıla ertelenmiş olan ilk filminde Haggis, Los Angeles'ta iki günlük bir z...
    Eleştirinin tamamı

    Fragmanlar

    Çarpışma Orijinal Fragman 2:26
    Çarpışma Orijinal Fragman
    7 323 gösterim
    Öneriler

    Oyuncular

    Sandra Bullock
    Rolü : Jean Cabot
    Don Cheadle
    Rolü : Graham
    Matt Dillon
    Rolü : Officer Ryan
    Jennifer Esposito
    Rolü : Ria
    Tüm oyuncular ve teknik ekip

    İzleyici eleştirisi

    KaliteTAKİP
    KaliteTAKİP

    Takip Et! 175 Takipçi 872 Eleştirisini Oku

    4,5
    3 Kasım 2015 tarihinde eklendi
    Olayların birbirini takip etmesi ve de kaderin cilvesi diye buna derim işte.. Muhteşem bir senaryo.. Değişik konular işlenip olayların bir bütünlüğü sağlansa da yine burada esas olan nokta insanın; düşünce yapısı ve hayatında bununla orantılı olarak yaptıkları.. Bu film de oynayan bütün oyuncular başrol neredeyse.. Hepsinden bir parça alıyorsun gibi.. Başta olaya ırkçılık üzerinden dalıyoruz.. Bize ilk sunulan ...
    Devamını oku
    Ugur T
    Ugur T

    Takip Et! 77 Takipçi 669 Eleştirisini Oku

    4,5
    29 Aralık 2016 tarihinde eklendi
    TEK KELİME İLE BİR BAŞYAPIT 10 ÜZERİNDEN 10 Olayların birbirini takip etmesi ve de kaderin cilvesi diye buna derim işte.. Muhteşem bir senaryo.. Değişik konular işlenip olayların bir bütünlüğü sağlansa da yine burada esas olan nokta insanın; düşünce yapısı ve hayatında bununla orantılı olarak yaptıkları.. Bu film de oynayan bütün oyuncular başrol neredeyse.. Hepsinden bir parça alıyorsun gibi.. Başta olaya ...
    Devamını oku
    l-i-l-a-H
    l-i-l-a-H

    Takip Et! 43 Takipçi 2 129 Eleştirisini Oku

    5,0
    12 Ekim 2010 tarihinde eklendi
    Oldum olası, kesişen hayat hikayeleri ni sevmişimdir. Film görevini, layıkı ile yapıyor...
    ozzy-badd
    ozzy-badd

    Takip Et! 28 Takipçi 831 Eleştirisini Oku

    4,0
    3 Ocak 2010 tarihinde eklendi
    oscarlık deil ama izlenebirlik bir film.ben 7 verdim.ön plana çıkan bir oyunculuk yok ama mükemmel bir oyuncu kadrosu var.bir birine bağlanan konular hoşuma gidmiştir hep güzel film izlenebilir.
    222 İzleyici eleştirisi

    Fotoğraflar

    21 Fotoğraf

    Bunları Biliyor musunuz?

    Ölmeden Önce İzlemeniz Gereken 1001 Film - 2000'ler

    Yapım, "Ölmeden Önce İzlemeniz Gereken 1001 Film" listesinin son versiyonunda yer alıyor.

    Son Haberler

    Oscar Ödülü'nün En Kötü Sahipleri
    HABERLER - Fotoğraf & Videolar
    22 Ocak 2019 Salı
    Stallone'ye Ulaşabilene Aşk Olsun!
    HABERLER - Fotoğraf & Videolar
    26 Eylül 2014 Cuma
    Sylvester Stallone yeni filmi Reach Me ile sinema salonlarına konuk olmaya hazırlanıyor!
    Third Person Filminden Uluslararası Fragman!
    HABERLER - Fotoğraf & Videolar
    16 Nisan 2014 Çarşamba
    Başrollerinde Liam Neeson, James Franco ve Mila Kunis'i izleyeceğimiz Third Person filminin uluslararası fragmanı yayınlandı!
    6 Haber ve Özel Dosya

    Bu Filmi Beğendiysen, Şunlara da Göz At:

    Tüm benzer filmler

    Yorumlar

    • UGUR-TAZEG?L
      TEK KELİME İLE BİR BAŞYAPIT 10 ÜZERİNDEN 10Olayların birbirini takip etmesi ve de kaderin cilvesi diye buna derim işte.. Muhteşem bir senaryo.. Değişik konular işlenip olayların bir bütünlüğü sağlansa da yine burada esas olan nokta insanın; düşünce yapısı ve hayatında bununla orantılı olarak yaptıkları.. Bu film de oynayan bütün oyuncular başrol neredeyse.. Hepsinden bir parça alıyorsun gibi.. Başta olaya ırkçılık üzerinden dalıyoruz.. Bize ilk sunulan siyah ile beyaz arasında aslında hiçbir zaman olmayan ayrımcılık üzerinden birşeyler anlatılmaya çalışılıyor.. Başarılı kesitler, başarılı oyunculuklar.. Ama film ilerliyor, ilerliyor ve şöyle birşey düşünüyorsun.. Tamam ırkçılık bu filmde temel gibi duruyor ama bu film de izlemiş olsanda, fazla düşünmeyeceğin çok çok önemli konuların üzerinden de geçiliyor.. Peki nedir bunlar.. Benim dikkatimi kesinlikle ırkçılıktan sonra en baba sahnede, hiç beklemediğim bir zaman da insan kaçakçılığı, insan ticareti çekti.. O an boğazım düğümlendi diyebilirim.. Bu tek değil başka seçenekleri de belirtmek lazım aslında bizim gözümüze sokulmaya çalışılanlardan; olaylara karşı düzen koruyucuların dışında bireysel silahlanma ve de bunlarla beraber yine belki de en önemli nokta ÖN YARGI ! Evet; izlediklerimle ve de biraz da hayatımız da öz eleştri yaptığımız da böyle düşüncelerin olduğunu inkar edeceğimizi zannetmiyorum.. Biz ya da çevremizde ki insanlar da ön yargılı davranma belki de toplumların, toplumumuzun en başlıca hastalıklarından biri.. "At gözlükleri" misali diyebirim bu acayip derecede sorun teşkil eden günümüz konuyu fazla uzatmadan bu platformda.. Her bir olay domino taşı gibi birbirini belki de çekiyor bu filmde ve de bağlamalar yani sahneler arası geçişler olabildiğince iyi olmakla beraber her bir oyuncunun birer başrol oyuncusu olduğunu düşünerek Matt Dillon için ayrı bir parantez açmam gerekiyor.. Çoğu izleyen tarafından belki de canlandırdığı karakter yönünden ilk başta nefret kazandı ama oyunculuk yönünden duruşu, diyalogları ve de kötünün, iyi olması durumunu o kadar iyi sergiledi ki hayran kaldım diyebirim.. Haa sahneleri de o kadar çok değilde ama olabildiğince yeterliydi.. Crash filminin Oscar'ı kazandığını biliyordum fakat Matt Dillon'un en iyi yardımcı erkek oyuncu adaylığını öğrenince şaşırmadığımı ancak ödülü alamadığını görünce ise şaşırdığımı da belirtmek isterim.. Final de, başla ve sonla beni etkilediğini söyleyebilirim.. Unutmayan belki de basit bir "pelerin" gibi bazı şeyler hayatınızı etkileyebilir ve değiştirebilir.Paul Haggis'in yonetmenligini yaptigi 2004 yapimi; icinde bircok duygusal doruk barindiran, bu duygusal anlari harika muziklerle bezemis, "gercek hayattan gercek bir kesit’’ sunan başrolündeki 11 oyuncunun da çok ekonomik kullanıldığı, hiçbiri birbirinin önüne geçmediği kesişen hayatlar temasının güzel bir örneğİ CRASH. Abd’ de cekilen bu tarz filmler Amerikan Beauty ile baslamisti. Amerika artik toplum olma ozelligini yitirmis, ortak hedef ortak tarihe sahip olamayan bir insan toplulugu haline gelmis bu filmle de bunu itiraf ediyor ve en iyi film OSCAR ödülünü kesinlikle hakediyor. Filmde aslinda sadece’’ hayattan bir kesit’’ anlatiliyor ama icerdigi muthis orguyle hayran birakıyor. Filmin akisi esnasinda; birbirlerine acilan karakterler ve sahneler o kadar iyi verilmis ki hic yadirgamiyorsunuz... aksine; ardi ardina bir puzzlein parcalari gibi yerlerini bulan bu sahneler; hem sizi filme baglamis oluyor hem de hayatin gercekten de surprizler ve tesaduflerle dolu oldugunu size bir kez daha hatirlatiyor.... "DOKUNMA DUYGUSU! şehirde yürürsün, insanlara değerek geçersin, onlarda sana çarpar. L.angeles'ta ise kimse sana dokunmaz. metal bir camın arkasındayız. o dokunma hissini özlüyorum. bir şeyler hissedebilmek için birbirimize çarpmalıyız." bu sözler filmin hemen başında bir çarpışma sonucunda arabasının içinde konuşan bir dedektifin ağzından dökülüyor ve tüm filmi özetliyor aslında..11 eylül günü ikiz kulelere çarpan uçakların sonucunda amerikan halkında oluşan korku hissi,yabancı düşmanlığı, tahammülsüzlük, ırkçılık gibi konuları irdeliyor bu film."biz"'in nasılda bir anda "öteki" oluverdiğini gözler önüne seriyor.bir kaza sonucu bir zamanlar "melekler şehri" olarak adlandırılan L. angeles’ta o meleklerin çoktan şehri terkettiğini anlamamıza yardımcı olan çarpışık hayatları seyretmeye başlıyoruz filmde.Bir insanın tamamiyle kötü, veya tamamiyle iyi olamayacağının vurgulandığını göüyoruz , bir nevi `yin yang` in alegorik anlatımı gibi .İnsanların tüm eylemlerinin bir neden üzerine kurgulandığını ve herkesin kendi kurgusal mahkemelerinde nasıl yargılandığını gösteriyor, nefretin veya sevginin anlık birikimini, ve tahminsizliğin sınırlarını zorlayacak bir yerden nasıl fışkırdığını gösteriyor yani film kendinden olmayanı tanımayan, yok sayan, ondan korkan ve onu yok etmeye çalışan ABD nin resmini çiziyor….salt eğlendirmek değil düşündürmek, sorgulatmak, değiştirmek gibi bir misyona da sahip film. her şeye rağmen, filmde önyargıların ne tür işler açabileceğini izlerken bile önyargılı biçimde bir amerika propagandası arayıp duruyorsunuz. ve nihayet filmin sonunda "evet! bütün bunlar böyle çünkü burası amerika. burada her şey olur, insanlar yaşar, ölür ama amerika böyle. yaşatır da öldürür de"yi, eğlenceli bir müzik eşliğinde algılayabiliyorsunuz..Sonuç itibariyle çarpışan tüm bu hayatların sonucunda yönetmen Paul Higgis bu çarpışmanın fotografını çekerken ; diğer yandan da bu fotografın derinliklerini gösteriyor ve filmini bitiriken üzerimizdeki zırhı çıkarıp filmin hemen başındaki dedektifin repliğini hatırlatıyor... "DOKUNMA DUYGUSU! insanları birbirine bağlayacak ve koparmayacak şeyin bu olduğunu hissettirerek…
    Yorumları göster
    Back to Top