Filmleri oyla!
Beyazperdem
    Barton Fink
    Ortalama puan
    4,0
    118 Puanlama ve 30 Eleştiri
    dağılımı 30 Eleştiri notla
    7 Eleştiri
    15 Eleştiri
    4 Eleştiri
    2 Eleştiri
    2 Eleştiri
    0 Eleştiri
    Barton Fink hakkında görüşlerin ?

    30 kullanıcı eleştirisi

    banadolu
    banadolu

    Takip Et! 28 Takipçi 445 Eleştirisini Oku

    4,0
    22 Şubat 2007 tarihinde eklendi
    film yanılmıyorsam 1992de altın palmiye'yi almıştır.o sene jüri başkanı roman polanski'dir.ödülün kendi filmi europa yerine bu filme gittiğini gören lars von trier polanski'ye cüce demiştir:))
    The-Director
    The-Director

    Takip Et! 9 Takipçi 43 Eleştirisini Oku

    4,0
    8 Eylül 2006 tarihinde eklendi
    Barton Fink Coen Kardeşlerin çoğu insan için en iyi işi olarak görülen bu filmde,başarıyı tatmış Barton Fink adlı bir yazarın yaptığı iyi işleri arkasında bırakarak Hollywood gibi sanata önem verilmeyen bir yerde yüklü bir miktar karşılığında önemsiz,ikinci sınıf filmler yazmaya zorlanmasını ve bunun sonucunda ilham perisini yitirmesi ve kendi iç savaşını,içsel seyahatini gerçekleştirmesine tanık oluyoruz.Herkesin çok iyi eleştiriler getirdiği yapıtların altına attığı imzalar,Hollywoodda 2. sınıf çerez filmlerin altına geçmesi Barton için kabus niteliğinde bir hal alıyor... Coen Kardeşler filmde sanatlarını konuşturuyorlar ve tekdüze,yavan bir film yapmak yerine;herkes tarafından farklı yorumlara çekilecek,elastik bir bant gibi nereden çekersen o tarafa uzayacak bir film yapıyorlar.Kimi seyirci için Hollywood’a bir hiciv,kimi izleyen için bir yazarın içsel hesaplaşması ama aslına bakılırsa hepsi... Filmde dikkatimi çeken bazı noktaları paylaşmak isterim: Fink,başarılı oyunun ardından aldığı iyi eleştirileri kabul etmeyerek ’’Bir oyunumun iyi niteliğine ulaşması benim içimden gelen bir sesle belirlenir.Eğer içimde bunun kendimce iyi bir oyun olduğunu düşünürsem o zaman iyi bir oyundur.’’ der.Barton’ın Hollywood için yazdığı senaryonun son birkaç cümlesini duyarız.Bu senaryo yazdığı o başarılı oyunun senaryosuyla aynıdır ve bu senaryoyu yapımcıya sunarken bu benim hayatımda yaptığım en iyi senaryo der.Yani aslında film Barton’ın içsel seyahatini anlatır.İlk başta yaptığı senaryoya iyi demeyen Fink,filmin sonunda Hollywood’u görünce aslında onun yapıp yapabileceği en iyi senaryo olduğunu düşünür.Hollywood değersiz,önemsiz 5 kuruşluk filmler sektörüdür demeye getirir. Bir başka husus ise filmdeki karakterler üzerine.Gözlemlediğim kadarıyla Fink’in yan komşusu,ölü bulunan kadın ve hatta detektifler hayal ürünüdür.Yan komşusunun her ihtiyacı olduğunda yardımına koşması,aralarında geçen ısrarla sarfedilen cümleler bunların birer kanıtı olabilir.En sonunda ise ; yan komşusunun detektifleri pompalıyla öldürmesi,Hollywood’a karşı bir isyan niteliği taşımaktadır.’’Size zihinsel hayatı göstericem’’ diye bağırarak pompalıyla ateş açan yan komşunun ; önemsiz,değersiz bir filme sancılı bir yazım sürecinin adanması durumunun Fink tarafından kabullenilmemesinin bir resmidir diye düşünüyorum. Sinema klasikleri içindeki yerinin çok sağlam olduğuna bizi inandıran fantastik bir film.Galiba sonsuza dek o kutunun içinde ne olduğunu merak edeceğim...
    kuzularynsessizli-i
    kuzularynsessizli-i

    Takip Et! 213 Takipçi 804 Eleştirisini Oku

    4,0
    31 Ekim 2009 tarihinde eklendi
    Filmi izleyeli uzun zaman oldu ama yorum yazmak bugüne nasip oldu...Akıcı ve güzel bir filmdi. En iyi John Turturro performansı ve en iyi Coen filmlerinden biri diye düşünüyorum...10/8
    kolaric
    kolaric

    Takip Et! 1 Takipçi 169 Eleştirisini Oku

    4,5
    13 Aralık 2005 tarihinde eklendi
    sonlara doğru iyice ekspresyonizm cümbüşüne dönen harika bir filmdir bu. bir yandan sanatı sanat için icra eden başarılı oyun yazarı barton fink'in iş sıradan bir insanın sevebileceği daha hafif ve anlaşılır şeyler üretmeye gelince başarılılı olamaması. bir yandan iktidarın bir maşası olarak kullanılan holywood sinemasının karikaturize edilmiş eleştirisi. bir taraftan barton'ın gerçek dünyayla bir türlü bağıntı kuramayan kopuk iç dünyası. yine bir taraftan kendisine çok zıt bir karakter olan yan komşusuna duyduğu bağlılık ve sevgi.. filmin başarısı da burdan geliyor sanırım, pek çok görüş açısıyla üzerine saatlerce konuşulabilecek çok geniş bir film. yine ironik bir şekilde holywood'dan çıksa da bağımsız sinemaya harika bir örnek.
    enginbehlul
    enginbehlul

    Takip Et! 2 Takipçi 22 Eleştirisini Oku

    4,0
    22 Ağustos 2005 tarihinde eklendi
    Benim filmle ilgili söyleyeceğim birkaç şey var.Öncelikle Film Hollywood'a çok güzel bir eleştiri niteliği taşımakta.Yaratıcı senaristlerin,yönetmenlerin ticari kaygıyı ön planda tutan patronlar tarafından ezileceğini bu film güzelce gösteriyor.Tabi bu durum filmin anlattığı tarih olan 1941 de vardı şu anda da var.Bu nedenle yüksek ticari kaygılı,patronların,dayatımıyla oluşan filmler-tabiki bunun içinde popülist diye tabir edeceğimiz filmler- eskiden olduğu gibi şu anda da sinemaya zarar vermektedir.Ne mutludur ki Türkiye dışında olduğu gibi ülkemizde de bunun farkında olan birçok yönetmen mevcut.Bu yönetmenler herhangi bir şahsın dayatmasıyla değil kendi iç dünyalarının derinlikleriyle film yapmaktadırlar,.Bağımsız sinema da buradan doğmaktadır.Nuri Bilge Ceylan-Ahmet Uluçay-Zeki Demirkubuz-Derviş Zaim-Uğur Yücel ve daha aklıma gelmeyen diğer bağımsız yönetmenlerimiz,maddi olarak çok zor şartlarda güzel filmlerini bize ulaştırmaya çalışıyorlar...Evet konu nereden nereye uzadı.Evet filmde "Barton Fink, sinemanın yalnızca ticari getirisini düşünen patronu Michael Lerner'ın dayatmaları ile, sanatı topluma hizmet eden bir araç olarak gören prensipleri arasında ikileme düşer." Arkadaşlar filmde ki Earle Hotel ise gerçekten harika bir mekan.Bartton Fink'in yukarıda yazılan ikilemlerinden doğan iç hesaplaşması için çok uygun bir oteldi.Sonuç olarak benim bu filme notum: 7.5/10
    cemol
    cemol

    Takip Et! 3 Takipçi 126 Eleştirisini Oku

    3,0
    11 Eylül 2006 tarihinde eklendi
    Eleştirmenler tarafından Coenlerin en iyi filmi,başyapıtı olarak lanse dilen bu film ne yazıkki benim için çok ekstra öğelere sahip değil,başyapıt adlandırmasını da kesinlikle bu film için kullanamam.Tabii bunda benim Coen’lerin sinemasına bakış açımda,büyük bir rol oynuyor.Belli ölçüde yenilikleri görmek mümkün,ama yeterli değil.
    er-u-han
    er-u-han

    Takip Et! 1 Takipçi 112 Eleştirisini Oku

    5,0
    28 Eylül 2009 tarihinde eklendi
    Coen Kardeşler...Ne biliyim onlar bence sonsuza kadar yaşamasını isteyeceğim türden yönetmenler...Her yeni filminde delicesine merak ve takip ettiğim,sinemanın nasıl yapılması gerektiğini gürül gürül anlatan tek yönetmenler onlar olsa gerek e tabi bir de Hitchcock usta var...Barton Fink tıpkı diğer tüm Coen filmleri gibi türler arasında ustalıkla gezinen bir sinema şaheseri,filmle ilgili ne desem azdır;kusursuz,başyapıt ve kült bir film...Her filmlerinde onları ayakta alkışlıyorum,onlar iyi ki var ve iyi ki sinema yapıyorlar...
    beck31
    beck31

    Takip Et! 941 Takipçi 1 383 Eleştirisini Oku

    4,5
    29 Kasım 2008 tarihinde eklendi
    Yaşayan en büyük film yapıcılarının, izlemekle birlikte kütük gibi mideye oturan, işin enteresan tarafı bu kütükten memnuniyet duyan aralarında benimde bulunduğum büyük bir kitle yaratabilmiş klasiklerinden biri.
    Ali Y.
    Ali Y.

    Takip Et! 25 Takipçi 345 Eleştirisini Oku

    2,0
    14 Ağustos 2016 tarihinde eklendi
    film bana istediğim şeyi beklediğim şeyi vermedi yani hafiften sıkılmaya başladım sonradan filmi tamamlayamadım
    kemerlee
    kemerlee

    Takip Et! 184 Takipçi 693 Eleştirisini Oku

    1,0
    13 Eylül 2011 tarihinde eklendi
    New Yorklu bir yazarın L.A. gelmesini olabilecek en abzürt ve en saçma şekilde anlatan tuhaflığın tavan yaptığı bir film;Milyoner bir yapımcının yazarın ayağını öptüğü, polislerin senatör edasıyla ortalıkta gezindiği, senaristlerin mazoşist olduğu, kadınların sadece erkeklerin malı olduğu, yangının bile doğa kanunlarına aykırı ilerlediği çok tuhaf bir coen dünyasında geçen çok çok kötü bir film.
    emrahsahin98
    emrahsahin98

    Takip Et! 1 Takipçi 104 Eleştirisini Oku

    5,0
    18 Şubat 2005 tarihinde eklendi
    Bu filme ilk yorumu yapmak bana nasip oldu.Ne mutlu bana... Coenler sinema sanatının en zeki ve bilgi birikimine sahip olan yönetmenlerinin başında gelmekte.Bu çok katmanlı,cehenenmi atmosfere sahip filmde onların en iyi filmi kesinlikle.İzleyin derim. Kutunun içinde ne var????
    nskmourinho
    nskmourinho

    Takip Et! 489 Takipçi 998 Eleştirisini Oku

    3,0
    18 Temmuz 2009 tarihinde eklendi
    Barton fink bastan sona mesaj verme hayatı yerden yere vurma niyetinde.Bu yer yerde basarılı olmuyor degil fakat joenlerin agdalı dili cok sıkıyor bazen filmin kendi halinde gitmesine izin vermiyorlar sürekli filmin yönlendirildigini hissediyorsunuz 6/10
    kaankarsan
    kaankarsan

    Takip Et! 12 Takipçi 114 Eleştirisini Oku

    5,0
    27 Ocak 2006 tarihinde eklendi
    Mükemmel bir oyunculuk, mükemmel bir senaryo, mükemmel son.. Çok sürükleyici ve tatmin edici bir film. Çok özgün. Her şeyiyle bir başyapıt..(10/10)
    basakbilgi
    basakbilgi

    Takip Et! 36 Takipçi 354 Eleştirisini Oku

    4,0
    22 Haziran 2007 tarihinde eklendi
    Cannes film festivali tarihinde en önemli üç ödülü (en iyi film, yönetmen, baş oyuncu) alan tek filmdir. Katman katman, çözümlenmeyi bekleyen (her ne kadar coen biraderler kabul etmese de) sembolizmiyle ve en yaygını serbest bir faust uyarlaması olan binbir türlü okunabilirliği ile katıksız bir başyapıttır Barton Fink, fikrimce tüm zamanların en iyi filmlerinden biri...
    verbalkint92
    verbalkint92

    Takip Et! 3 Takipçi 177 Eleştirisini Oku

    4,5
    1 Ocak 2006 tarihinde eklendi
    Yazamama psikozu , pragmatist film endüstrisi ve sanrıların nedeni bir hotel. Ürkek ve gelgitlerle boğusan bir karaktere sahip bir yazarın, düşsel atmosferde ruhsal halleri ve gerilimi müthiş yansıtılmış.otel bir açıdan hayali bir ortamdır yazarın kendini sorgulaması bakımından.sistem eleştirisi gayet ironik ve zaman zaman sert.Coenlerin en iyi filmlerinden biri.
    esat-ozcan
    esat-ozcan

    Takip Et! 7 Takipçi 260 Eleştirisini Oku

    4,5
    21 Şubat 2005 tarihinde eklendi
    evet sonunda bu film de tanıtıldı ve coen lerin başyapıtı için yazabiliyoruz artık.Mükemmel.Miller s Crossing i de bekliyoruz.
    MeLaNCH0L1c
    MeLaNCH0L1c

    Takip Et! 2 Takipçi 51 Eleştirisini Oku

    4,0
    14 Eylül 2009 tarihinde eklendi
    Coen Kardeşlerin en çok kafa karıştıran ve insanı düşünmeye sevkeden filmi belki de. Eğer bu filmi anlamak, algılamak ve irdeleyebimek istiyorsanız, ilk izleyişinizde çok dikkatli olmanız ve her olaydan sonra üzerinde düşünmeniz gerekmekte. Aksi taktirde ikinci defa izlemeniz gerekebilir.Bu adamlar bambaşka... Tarzları olağan üstü derecede absürt. Çekdikleri her filmde felsefi olgular yer alıyor ancak sanırım hiç birisi bu film gibi yoğun bir felsefi nitelik taşımıyor... Kafanız yerindeyken izleyin mutlaka... Ayak üstü izlenecek bir film değil...
    careem
    careem

    Takip Et! 1 Takipçi 76 Eleştirisini Oku

    1,0
    19 Eylül 2006 tarihinde eklendi
    Filmi tvden izleyeyim dedim. Ancak yarım saat dayanabildim. Çok sıkıcı bir film. Hiçbir özelliği olmayan bu filmin 8.8 gibi yüksek bir puan almasına anlam veremiyorum. 2/10
    alpkizilay
    alpkizilay

    Takip Et! 1 Takipçi 27 Eleştirisini Oku

    4,0
    27 Aralık 2008 tarihinde eklendi
    bu filmi anlamayı çok isterdim ama ya anlatım dili biraz farklı yada ben coen lerin bu filmini anlayamadım aslında coen leri çok severim ama bu film bana biraz fasat geldi açıkçası doyurucu değildi hep bir beklenti içinde izledim tam haraket geliyor derken yetersiz bir çıkışla tekrar tek düzeliğine dönüyordu
    bluevelve
    bluevelve

    Takip Et! 26 Takipçi 115 Eleştirisini Oku

    4,5
    21 Ağustos 2005 tarihinde eklendi
    öncelikle karsimizda idealist, yazmaya asik ve isini para veya ün için degil, sokaktaki siradan insan için yapmayi amaç edinmis 'barton fink ' karakteriyle selamliyor izleyiciyi film. bu karakter kurt kapani hollwooda gönülsüz bir yolculuga çikiyor. tüm nevroz bu asamadan sonra filmin her karesine yayiliyor bastan sona. ve kulaklari sagir eden bir dalga çarpiyor denizin ortasindaki heybetli kayaya. daha o an izleyicinin neyle karsi karsiya oldugunun ipuçlari veriliyor.travma etkisi yapar bu film beyinlerde , önleminizi alin filmin karsisina geçmeden önce, diye bir uyari niteliginde giris sekansiyla tetikliyor ilgiyi ve çekiyor dikkatleri üstüne.'fink' ilk adimlari atiyor otele ve görünüyor resepsiyona giderken egzotik ve de kasvetli holde. çantasini yere birakip basiyor zile. iste o an çinliyor zil ve hipnoz basliyor cehennemin içinde. coen kardeslerin oyuncu seçimi filme ruh katan bir etkinlikte .john turturronun huzursuz yüz ifadesi, saskin ve de anlamsiz bakislari ve yeri geldiginde atesli çogu zamanda silik ruh hali, fink karakteri için ne kadar dogru bir seçim oldugunu kanitliyor. yaratilan atmosfer insani huzursuz etmek için özenle düsünülmüs coen kardesler tarafindan. otele hakin olan renkler asap bozucu bir etki birakiyor. hele odanin içinde vizildayan sivrisinek, duvarlarin ardindan gelen sesler, ikide bir duvar kagidinin sinir katsayisini arttirici kopusu barton finkinin sahsinda izleyiciyi pasifize etme niyetinin somut bir göstergesi olarak çikiyor karsimiza. fakat duvarda asili, dalgali denizi seyreden kadin resmi finkin her bakisin da ilham kaynagi niteliginde bir obje. huzur veriyor dalgalar o cehennem sicagi otelde .film insanin düsünce üretiminde geçirdigi sikintili süreci yansitma konusunda gerçekligi tartisilmasiz bir sunum niteliginde. Finkin yan komsusuyla zit kisilikleri seytan ve melegin vücut bulmus hali niteliginde. john goodmanin filmin finalinde atesler esliginde asansörden çikisi ve kosarken koridorda atesinde onunla birlikte ilerlemesi bu vücut bulmanin kaniti . Sonuç itibariyle izleyiciyi acabalarla saran, onu olaylar arasinda bag kurmaya zorlayan ve bu baglamda karmasik karakterli ama bulmaca tadinda bir film.
    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri
    Back to Top