Beyazperdem
Üç Renk: Mavi
Ortalama puan
4,3
221 Puanlama ve 46 Eleştiri
28% (13 Eleştiri)
52% (24 Eleştiri)
7% (3 Eleştiri)
13% (6 Eleştiri)
0% (0 Eleştiri)
0% (0 Eleştiri)
Üç Renk: Mavi hakkında görüşlerin ?

46 kullanıcı eleştirisi

Ugur T

Takip Et! 54 Takipçi 662 Eleştirisini Oku

5,0Kusursuz!
22.12.2016 tarihinde eklendi

SİNEMANIN KİLOMETRE TAŞLARINDAN OLAN BİR BAŞYAPIT 10/10 Hiç adetim değildir bu şekilde bir giriş yapmak.Şok oldum suratıma o kadar sert bir tokat patlattıki film yanağımda tarifi imkansız duygularla unutamayacağım bir haz yaşadım buda beni ziyadesiyle memnun etti.Filmin yönetmeni Krzysztof Kieślowski ismiyle daha önce hiç tanışmadım bu filmiyle kendisini çok iyi tanıttı bana.Kendisine neden '' Sinemanın Şairi '' yakıştırması yapılmasınıda bu filmiyle kavramış oldum.Beğendiğim En iyi 5 yönetmen sıralamasını yeniden gözden geçirmemi sağladı o kadar söyleyim.Renklere yüklediği anlam,ufacık bir kamera hareketiyle filmin gidişatına etki edip güzelleşen nokta atışları,renkleri filmde söz sahibi imgeler haline getirerek sanki bizimle konuşuyor algısını yaratma becerisini hayretlikle seyrettim.Boşuna sinemanın şairi dememişler hakederek aldığını bu filmiyle göstermiş.Yönetmene daha çok methiyeler düzerdim ama filme geçiş yapmak istiyorum.Filmin konusu parçalanan bir aile ve bunun ardından yaşananlar üzerinedir. Mutlu ve tatminkâr olduğu varsayılan bir evlilik, seven ve sevilen bir eş ve anne olarak Julie sahip olduğu tüm değerleri ani bir trafik kazasında yitirmiştir. Filmin ilk sahnelerinde meydana gelen kaza izleyici için de bir travmadır. Çünkü izleyici birdenbire daha kim olduğunu bilemediği Julie’yi çaresiz, yalnız, gerçekten acı çeken matemli bir kadın olarak buluvermektedir. Julie kocasının ve kızını kaybetmenin verdiği derin üzüntüyle intihara teşebbüs etmiş ancak başarılı olamamıştır.Başarısız intihar teşebbüsü suret değiştirerek geçmişten kurtulmaya çalışmak haline dönüşmüştür.Film adında geçen mavi rengi temel ve yan anlamlarla işlemiştir. Bundan kasıt bize yönetmen şunu demek istemiştir.Mavi aslında bir renk değildir o durudur,özgürdür,şiirseldir.Film ilk karesinden son karesine kadar vermek istediği duyguyu izleyiciye yoğun bir şekilde aktarmayı başarmıştır. Bu başarıda film müziklerinin payı büyüktür.Öylesine çalışılmıştır ki bazen görüntünün önünde bir algı ve varoluş göstermiştir. Hatta görüntüyü yönetmiştir.Bu yönü ile film yönetmenliğini Roman Polanski’nin yaptığı Piyanist filminide bana ufaktan hatırlattı.Filmde senaristlerin ve yönetmenin izleyiciye aktarmak istediği mesajın bu denli yalın ve şiirsel verilmesindeki bir diğer faktör de Juliette Binoche'ın oyunculuk başarısıdır.Masum,biçimli,ve güzel yüzüyle dominant bir rol oynamaktadır. Mimikleri,jestleri ve hissettirdikleri ile ekranı kaplamaktadır.Binoche’un ölçülü yalın ve başarılı oyunculuğuyla filmi neredeyse tek başına götürmektedir.Diğer bütün karakterler sanki ona hizmek etmek üzerine sunulmuş gibi yani o kadar etkileyici performansı.Parlayan oyunculuğuyla diğerlerini resmen söndürmüş.Binoche'da üzerine yüklenen bu ağırlığı üzerine elbise misali çok iyi giymiş oyunculuğunun doruk noktalarından birini ortaya koymuş.Yönetmenin filmde yaratmak istediği dünya, Julie’nin psikolojik durumunu ve özgürlük çabalarını içeriden yakalama üzerine kuruludur.Bu açıdan baktığımızda film, gereksiz, gözü yoracak, filmi yalınlıktan uzaklaştıracak ayrıntılardan arındırılmıştır. İzleyiciyi yormayan, söylemek istediğini doğrudan söyleyen bir görsel anlatım söz konusudur.Kieslowski, filmin şiirsel ve büyülü anlatımının içinde yer yer sıradışı anlatım teknikleri de kullanmıştır.Bazı sahnelerdeki zaman geçişleri dikkat çekicidir.Mesela zamanın aktığı bir-iki karede yaralı yüzün iyileşmesi peş peşe karelerle ifadelendirilmiştir.Film boyunca bütün dramanın eş rolü üzerinden ilerlemesinin bir kaç sebebi olduğunu düşünüyorum.Öncelikle filmin konusu özgürlüktür.Özgürlük fikrini kadın fenomeni ile eşleştirdiğimizde eş olmak üzerinden işlemek,anne olmak üzerinden işlemeye daha müsaittir. Çünkü eş olma durumunu ' nun filmin kendi yapısı çerçevesinde özgürlük ile ilgili güçlü bağları bulunmaktadır.İkinci bir sebebi ise filmsel gerçeklik ile sosyal gerçeklik arasında farklılıktır.Filmin tamamı Julie’nin solo enstrümanlığını üstlendiği bir konçertoyu andırır. Can alıcı bir giriş, ardından dingin ilerleyen bir çizgi, ve hızlı etkili bir sonuç.Kısacası filmin başından sonuna dek hakim olan şiirsel atmosferi, Juliet Binoche’un hüzünlü yüzü ve Julie karakterine hayat verişi, bir rengi başrole taşıyan üslubu, özgürlük sorununa getirdiği insani yaklaşımı ve bütün bunları adeta notalarla birbirine bağlayan müzikleriyle görülmesi gereken yalın ve sade anlatımıyla dikkat çeken,çok gerçekçi herkesime hitap etmeyen,detaylara ve imgelere önem veren sinema izleyicisinin çok beğeneceği ve tatmin olacağı bir film var karşımızda.Üçleme olarak çıkan filmin ilk halkası Üç Renk : Mavi ,diğerlerini izleme isteği uyandırdı bende.En kısa zamanda onlarada bakacağım hissini bana geçirmeyi başardı.Kieslowski ' nin bizlere servis ettiği göz kamaştırıcı yapıma filmin içinde bir hayli dozda barınan ama benim kısmen biraz daha etkilendiğim bir replikle nokta koyuyorum. İzlemeyenlere altını kalın harflerle çizerek bir daha tekrar etmek istiyorum kaçırmayın..!! '' Artık tek bir şey yapmam gerektiğini öğrendim; hiçbir şey! '' ! 10 / 9.5

julienoffraydelamettrie

Takip Et! 9 Eleştirisini Oku

5,0Kusursuz!
1.12.2012 tarihinde eklendi

Bulmaca gibi bir film ama kelime ya da sayıları değil duyguları bulmanız gerekiyor;bir de renkleri ve gölgeyi.

dolunay946

Takip Et! 20 Takipçi 104 Eleştirisini Oku

4,0Çok İyi
2.11.2009 tarihinde eklendi

Üç Renk: Mavi

Fransiz bayrağının renkleri adına çekilen üçlemenin ilk halkası Mavi.aynı zamanda özgürlüğün simgesi?

Julie (Juliette Binoche), ünlü besteci olan eşini we kızını bir trafik kazasında kaybeder. Hastaneden çıktığında ilk işi geçmişe dair ne varsa kurtulmak olur. Elinde ne varsa satar,yakar?( telefon defterini yakması geçmişi istemediğinin en belirgin ifadesi) acısıyla yüzleşmemek için geçmişini reddeder biyerde,hiç yaşanmamış gibi davranır. Eşinin Avrupa'nın birleşmesi şerefine hazırlamaya çalıştığı konçertoyu yok eder.. Evden yanına aldığı tek şey kızına ait mavi boncuklu aksesuardır. İstediği tek şey geçmişteki hiçbir gölgenin gelecekte hayaleti olmaması? kalabalık biyerden daire alır kendisine,insanlardan kendini soyutlamakla onlarla içiçe olmak arasında sıkışıp kalmıştır Julie. Kimseye derdini anlatmaz,hiçbirşey paylaşmaz.. Geçmişi geride bırakmak mı yoksa geçmişle hesaplaşmak mı özgür kılar insanı? Bunun cevabını bulmak için kendisiyle savaş halindedir'Kaçışıyla huzur bulmaya çalışır.. ki ne kadar kaçarsa kaçsın geçmişi yok etmek mümkün değildir,konçertonun bi kopyası çıkarılmıştır, ve eşinin arkadaşı tamamlamak vazifesini üstüne almıştır. Geçmiş bundan ibaret değil, birde eşinin sevgilisi wardır;bununla da yüzleşmek zorundadır Julie,yüzleşirde'eşinin arkadaşıyla birlikte konçertoyu tamamlar,kendi yasını da? Geçmişi,yaşanmışlıkları,ölümü kabullenmek özgür kılar insanı,ağlayışı özgür kaldığının en güzel resmi?

Filmi birde Annette Insdorf'un yorumuyla izlemek apayrı bir keyifti benim için? Filmde görülen hiçbir şey boşuna değil,her imgeye bir anlam yüklemiş yönetmen. Julie ne zaman geçmişi hatırlasa mavi pırıltılar beliriyor yüzünde,geçmişe sarıldığı an özgür kalıyor benliği aslında. Yönetmenin bu seri hariç diğer filmlerini izleme fırsatım olmadı henüz, ama öğrendiğim kadarıyla yönetmen ana karakterlerin dışındaki insanların hayatları hakkında bilgi vermeyi sewermiş filmlerinde. Bu filmde eylem yapmaya hazırlanan gençleri gördük,ayrıca elindeki şişeyi geri dönüşüm kutusuna atmaya çalışan yaşlı bir kadını... Juliete Binoche'un performansı parmak ısırtacak cinste. Bu kadarmı sakin,ağırbaşlı oynanır; bir yalınlık bu kadar mı çok şey anlatır..

Filmin müziği Zbigniev Preisner'e ait. Kendisi filmde küçük bir rol almış;Julie'nin sürekli gittiği cafenin karşısında flüt çalan kişi. Ayrıca müzik, filmin senaryosu hazırlanmadan hazırmış.

Filmde çok hoşuma giden sekansların biri de küp şekerin kahweyi içine çektiği sahne.. yönetmene göre bu,Julie'nin içine kapanıklığının simgesi.

Siyahtan maviye,geçmişten geleceğe, kabullenişten özgürlüğe geçişin hikayesi? az diyalog,sade anlatım,karamsarlığı iliklerinize kadar hissettirecek oyunculuk wüve müzik,durağan ilermesine rağmen inadına güzel bir film?.

yuceozkan-88

Takip Et! 10 Eleştirisini Oku

5,0Kusursuz!
23.02.2009 tarihinde eklendi

üçlemenin bana göre en iyi filmi. Tam manasıyla görsel bir şölen. Filmin müziklerinde zaten Preisner imzası var. Filmin bütünüyle o kadar uyumlu ki müzikler, insanı hipnotize ediyo sanki. Değinmeden geçemiicem. Bu filmde Juliette Binochea olan saygım bir kat daha arttı. O nasıl bir oyunculuktur. Yaşamış adeta rolünü. İzleyin bu filmi. Emin olun Recep İvedik gibi filmlerden çok daha fazla şey katacaktır size.

larry242

Takip Et! 1 Takipçi Eleştirisini Oku

4,0Çok İyi
10.01.2009 tarihinde eklendi

buradan yay14 isimli kişiye sesleniyorum! filmi sonuna kadar dikkatli bir şekilde izledim ama bişey bulamadım gereksiz bir film diye yorum yapmış.. ben sana sadece şunu diyorum üç renk: mavinin dvdsini al ve menüdeki "annette ınsdorf" un yorumu seçeneğini tıkla ve izle başka bişey demiyorum.. senin izleyipte bulamadığın şeyleri bulacaksın ve bu yaptığın yorum yüzünden utanacaksın! eğer dvdsini alıp izlemeyen arkadaşlar varsa onlarada şiddetle tavsiye ederim annette insdorf yorumunu!! dahi bir yönetmenin sanatına şahit olun..

Selçuk A.

Takip Et! Eleştirisini Oku

4,0Çok İyi
3.01.2017 tarihinde eklendi

Kadının özgürlüğü teması güzel işlenmiş.Sevginin ne kadar önemli olduğu çarpıcı şekilde yansıtılmış.Işıklandırmalar ve müziklerin kullanımı çok başarılı.Kurguyu da çok beğendim.Psikolojik tahliller başarılı bir şekilde resmedilmiş.Türü sevenlere tavsiye edilir.

sinema
1 ziyaretçi
3,5İyi
24.09.2011 tarihinde eklendi

Sıradan bir yönetmenin çekemeyeciği bir film bu..Eğer sıradan bir film yönetmen çekseydi film basit olurdu, çünkü konu çok basit.. Kieslowski sevdiğim yönetmen değildir, izlediğim tek iyi filmi "Camera Buff" filmidir, onun dışında Öldürmek üzerine Kısa ve Aşk üzerine kısa filmlerini inanılmaz basit olduğu için abartıldığını düşünüyorum..Özellikle Öldürmek üzerine kısa bir film hayatımda izlediğim en basit senaryolu filmdir..Veronica*nın ikili yaşamı filmi de keza öyle..inanılmaz basit senaryolar üzerine çekilmiş filmlerdir bunlar lakin yönetmenin dokunuşları ve entellerin pohpohlamasıyla klasik sıfatını almıştır. Üç renk mavi*nin ilk 20dksı hakkaten dokunaklı ama sonrası bethovanın 9.senfonisine veya kubrickin 2001*in son 30 dksındaki görsel ve müzik showuna dönüyor.. Nanni Moretti*nin ölüm temalı "oğul odası"na göre daha iyi film "Mavi" ama bn yine de abartıldığını düşünüyorum..8/10

Cezanne-2

Takip Et! 1 Takipçi 10 Eleştirisini Oku

5,0Kusursuz!
29.03.2011 tarihinde eklendi

sheakespearenin sonnetlerini ya da eyh galibin Hsn ak eserini okumu olacaksanz... iir gibi.... huzursuz edercesine bir ak yalnzlk ve ballk... yeni yaamszlk.....

throughout

Takip Et! 6 Takipçi 366 Eleştirisini Oku

4,5Muhteşem
26.03.2011 tarihinde eklendi

Çok sade ve bir o kadar da etkili.. çok naif ve bir o kadar da düşündürücü.. farklı bir anlatımı var yönetmenin, zaman zaman şiir gibi zaman zaman çok gerçekçi.. senaryo çok iyi.. juliette binoche zaten mükemmel.. keşke film müzikleri daha farklı ve güzel olsaydı.. biraz abartılı geldi bana bazı sahnelerde kullanılan müzik.. ama genel olarak o kadar farklı ve etkili bir film ki bu durum kolaylıkla göz ardı edilebilir bence.. üç renk: mavi, adı gibi sinemaya çok güzel bir renk katıyor.. 9/10

bernaa

Takip Et! 3 Takipçi 3 Eleştirisini Oku

5,0Kusursuz!
11.02.2011 tarihinde eklendi

Özür dilerim, intihar edemedim diyaloğu ile beni derin düşüncelere daldırıyor julie. dinelediğim en güzel film müziğiyle birlikte. az diyalog, karamsarlığı iliklerinize kadar hissettirecek oyunculuk.müziğin ve julienin bakışlarının sürüklediği müthiş bir melankoli.son sahnede hala ağlıyor olması acının hiç bitmemesi...diğer renkler mavi kadar etkileyemedi beni

VcdSamimiyeti

Takip Et! 6 Takipçi 283 Eleştirisini Oku

2,5Geçer
31.10.2009 tarihinde eklendi

Çok basit konu,basit anlatım.
Abartılmasına gerek olmadığını düşünüyorum.
herkese hitap etmeyebilir.
Mesela beni etkilemedi bu film,ama buna rağmen sıkılmadan izledim.

kuzularynsessizli-i

Takip Et! 12 Takipçi 804 Eleştirisini Oku

5,0Kusursuz!
27.07.2009 tarihinde eklendi

Fransız sinemasının en iyi örneklerinden. Her sinemaseverin izlemesi gerektiğini düşünüyorum.

Filmde dialoglar çok az.. Julienin yaşadıklarını sadece ifadesinden ve ara ara çalan müzikten anlayabiliriz... Film çok yavaş ilerliyor ve anlatımı çok sade...

Juliette Binoche mükemmel, abartısız ve çok doğal bir oyunculuk sergilemiş...


Üzücü yönü: Julie yeni taşındığı evde fare ve yavrularını görüyor ve kurtuluşu öldürmek yerine o evden taşınmakta buluyor. Daha sonraysa onları komşunun kedisiyle baş başa bırakıyor. geçmişe dair kızını hatırlatan bu sorundan da böylece kurtuluyor. Geçmişi asla unutamıyor, belki de unutmak istemiyor. kızına ait rüzgar çanının taşlarını saklaması bunu en iyi şekilde anlatıyor aslında.

rudeonerudeone

Takip Et! 38 Takipçi 1 568 Eleştirisini Oku

4,0Çok İyi
19.07.2009 tarihinde eklendi

üç renkin görece zayıf halkası bana kalırsa.zayıf demek içimden gelmiyor fakat beyaz ve kırmızıya,özellikle kırmızıya nazaran daha az etkileyiciydi sanki.fakat komple baktığımızda renk üçlemesi gerçekten de muhteşem.kieslowskinin sinema dehasına hayranlık duymamak elde değil.mavide diğerlerine göre daha az sembol,daha az renk kullanmış,ve serideki belki de en duygusal,hüzünlü ve ağır film,ortada bir kazanın olması nedeniyle tabii ki.juliette binoche her filminde üstün performanslar sergileyen bir insan,mavide de öyle.son olarak keşke kieslowski yaşama erken veda etmeseydi,şişe cam kumbarasına şişeyi atamayacak kadar yaşlanabilseydi de,sinema tarihine daha nice eserler armağan etseydi.gerçek sinemaseverlerin kaçırmaması gereken üçlemelerden.

MehmetB

Takip Et! 27 Eleştirisini Oku

5,0Kusursuz!
1.05.2009 tarihinde eklendi

Filmde tam anlamıyla bi olay örgüsü olmamasına rağmen kitliyor ekrana. Filmde hareket beklemeyin veya bi olay beklemeyin. Tamamen pisikolojik tahlil yapılmış.

basak-gurel

Takip Et! 7 Eleştirisini Oku

5,0Kusursuz!
22.01.2009 tarihinde eklendi

Biraz zor anlaşılsa da güzel bir filmdi.Başrol oyuncusu çok başarılıydı.Zaten Krzystof kieslowskinin filmleri çok muhteşem oluyor.Benim favori yönetmenim.İzlemenizi tavsiye ederim.

MİRKWOODLULEGOLAS

Takip Et! 5 Takipçi 69 Eleştirisini Oku

4,5Muhteşem
6.01.2009 tarihinde eklendi

muhteşem, mavi cam boncuklu aksesuar, mavi havuz, mavi şeker , mavi jelatin kabı gibi ayrıntılar, müzikler, flüt sesi..

ilginç bir dip not..kieslowski küp şekerin 5 saniyede erimesi gerektiğini düşündüğü için onlarca küp şeker denenmiş, kimi 11 ki mi 8 saniyede eriyormuş. 5 saniyeyi buluncaya kadar uğraşmışlar..

egeyard

Takip Et! 14 Eleştirisini Oku

4,0Çok İyi
21.12.2008 tarihinde eklendi

bugün izledim bu filmi. özellikle juliette binoche çok güzel bi performans sergilemiş. kaza sahnesi inanılmaz bir çekim ustalığı ile sahneye konulmuş. bir de julie sıkıldığı anlarda kendini masmavi havuza atıyor hatta bi ara sudan çıkmamaya çalışıyor. geçmişindeki kötü izleri silmek istediği sahnelerde de usta yönetmen ekranı karartarak geçmişinin izleini yok etmeye çalışıyor. yasak aşkları , sevgiyi ve özgürlüğü da ele alan bu filmi mutlaka izleyiniz. ben 9/10 verdim.

gizlibahce-2

Takip Et! 66 Eleştirisini Oku

5,0Kusursuz!
11.12.2008 tarihinde eklendi

işte benim filmlerim... film açıklamasında geçen "solo performans" bunu tam açıklıyor ama eklemeliyim. bireyin, bir kişinin iç dünyasının anlatıldığı filmler.. öyle yansıtılmış ki... kamera duaraksamaları, binochenin yüz, göz, ruh bileşikliği, hüznün bileşikliği,, siyah ekran ve müzikler tabi ki... hayran kaldım.

sinema
1 ziyaretçi
2,5Geçer
6.12.2008 tarihinde eklendi

"bu müzik çok güzel. Böyle şeyler yok edilmemeli" kieslovski den harika bir film. Bulmacalar da olur ya hani bir sözcüğün karşısına uygun sözcük yerleştirme oyunu bu film "sinema" sözcüğünün tam anlamıyla karşılığı olmalı.

sinema
1 ziyaretçi
4,0Çok İyi
15.11.2008 tarihinde eklendi

üçlemenim ilk filmi; çekimleriyle beni kendisine hayran bıraktıran, mavi rengin heryerde çok çok iyi işlendiği, müzikal anlamda da kendini aşmış görsel duyusal sinema şöleni kesinlikle izleyin..!

Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
Back to Top