Beyazperdem
Üç Renk: Beyaz
Üç Renk: Beyaz
Süre 1s 31dk
Oyuncular: Julie Delpy, Zbigniew Zamachowski, Janusz Gajos devamı
Tür Dram, Komedi, Romantik
Ülke Polonya, Fransa, İsviçre
Seanslar! (1)
Üyeler
4,2168 Puanlama ve 18 Eleştiri
Beyazperde
4,0
Puanım :
0.5
1
1.5
2
2.5
3
3.5
4
4.5
5
Evet

Özet ve Detaylar

Her hareketin bulacağı bir karşılık illa ki vardır. Her ne kadar işin içinde sevgi, aşk gibi kavramlar yer alsa da içgüdüsel tepkilerimiz çok farklı tezahür edebilir yeri geldiğinde. Polonyalı Karol, Paris’te yaşayan bir kuafördür.Evliliklerini cinsel açıdan doyurucu bulmayan karısının kendisini boşamasının ardından, bir de kuaför salonunu ateşe vermesi, üstelik zavallı adamı kundakçı olarak gammazlaması bardağı taşırır.Memleketi Polonya’ya dönemeyecek kadar parasız ve duygusal olarak çökmüş olan Karol, hala sevdiği karısıyla durumu eşitlemek için fantastik bir plan yapar...Usta sinemacı Kieslowski, modern ve en özgürlükçü toplumlarda bile 'Eşitlik' kavramının mümkün olamaması, aşkta ve savaşta en 'güçlü' olanın en 'eşit' olduğu bir dünyada yaşıyor olmamız durumunu dahice bir yöntemle alaya alıyor.
Orijinal adı

Trois couleurs: Blanc

Dağıtımcı -
Daha fazla
Yapım yılı 1994
Metraj uzun metrajlı film
İlginç Detaylar -
Bütçe -
Dil Fransızca, Lehçe, Rusça, İngilizce
Görüntü formatı -
Renk Renkli
Ses formatı -
Yapım formatı -
Viza numarası -

Seanslar

Lokasyonlara göre seanslar
Daha fazla sonuç göster

Beyazperde Eleştirisi

4,0
Çok İyi
Üç Renk: Beyaz

<b>Decasia</b>

Serdar Kökçeoğlu
Yaklaşmakta olan festival için hazırlanmış bir festival kitapçığını eline alan her izleyici farklı filmlerin ve yönetmenlerin peşine düşüyor. Bir grup insan da; baştan sona, sondan başa defalarca ve hatta bazen uykudan uyanarak "yeni" bir şeyler bulabilmek için kitapçığı eskitiyor ve kirletiyor. Neyse ki, yüzlerce film arasından herkes kendine göre bir şeyler bulabiliyor. Klasikler, sinema tarihi, tarih dersleri ve bolca coğrafya. En çok kafa kaşıtan arayış ise gerçekten yeni olana doğru yapılan araştırmalar. 22. festival, fevkalade klişe tabirle, sinemada yeniliklere açık izleyicileri düşünerek Mayın Tarlası adında bir bölüm eklemiş programına. Festivalde, sinemaların film esnasında en fazla boşaldığı yapımların diyarı, tehlikeli bölge. Farklı sinemasal deneyimler için de bir havaalanı aynı zamanda! Bölümün hemen hepsi dikkat çekici filmleri arasında, bir-ikisi daha bir neon neon parlıy...
Eleştirinin tamamı

Oyuncular

Julie Delpy
Rolü : Dominique
Janusz Gajos
Rolü : Mikolaj
Jerzy Stuhr
Rolü : Jurek
Tüm oyuncular ve teknik ekip

Üye eleştirisi

Tuncay E.
En popüler olumlu eleştiri

Yazar: Tuncay E., Tarih: 11/07/2015

3,5İyi

Bir onceki filmde oldugu gibi fazlasiyla bilinc alti mesajlari var,surekli beyaz ve esitlik islenmis ama gün gibi ortada... Devamını oku

gogola
Yapılan son negatif yorum

Yazar: gogola, Tarih: 01/02/2011

3,0Ortalama

Serinin en akıcı ve sürükleyici olan filmi. Senaryo gerçekten güzel ve şaşırtıcı, beyazı kırmızı kadar vurgulamıyor ama kırmızıdan... Devamını oku

Tüm üye eleştirileri
11% (2 Eleştiri)
67% (12 Eleştiri)
22% (4 Eleştiri)
0% (0 Eleştiri)
0% (0 Eleştiri)
0% (0 Eleştiri)
Üç Renk: Beyaz hakkında görüşlerin ?
18 Üye eleştirisi

Fotoğraflar

Son Haberler

Kieslowski Üçlemesi Başka Çarşamba’da!
HABERLER - Sektörden
3 Temmuz 2017 Pazartesi
Kieslowski’yle Yapılan Son Söyleşi Bu Kitapta!
HABERLER - Sektörden
5 Ekim 2016 Çarşamba
Üç Renk Üçlemesi, Geoff Andrew’un anlatımıyla hayat buluyor...

Bu Filmi Beğendiysen, Şunlara da Göz At:

Tüm benzer filmler

Yorumlar

  • MojoRising
    Genelde ''Üç Renk'' serisinin tamamını izleyenler serinin en zayıf halkası olarak bu filmi görürler. Sanırım ilk filmdeki dramatik yoğunluk ve üçüncü filmdeki yalnızlık ve baskın melankoli havası sinemasal olarak daha çekici gelir izleyiciye. Bu filmdeki kara mizah ve komedi unsurunu serinin ruhuna pek yakıştıramazlar herhalde. Belki bu konuda haklılardır. Belki ''Üç Renk: Beyaz'' serinin geri kalan filmleriyle bir kimya sorunu yaşıyordur. Ama filmi tek başına ele aldığınız zaman ortaya çıkan şey gerçektende çok iyi.Kara mizah türü genelde çok denenen ama ortaya çıkan filmlerin çoğunda da pek başarılı olamayan bir alt türdür. Bu film bunu kırabilen nadir filmlerden. Hem gerçekten zekice hemde inanılmaz hüzünlü ve dokunaklı. İzleyeli 8 küsür yıl olmasına rağmen filmi hala unutamadım. Serinin diğer filmlerini de sevmekle birlikte benim için serinin en güzel filmi bu filmdir. Belki diğerlerinin dramatik tonuna yaklaşamıyor ama film kendi başına oldukça başarılı ve izleyene sinemasal anlamda büyük keyif veriyor. Aramızdan 1996 yılında ayrılmış büyük üstad Kieslowski'ye büyük saygılarla bu başarılı filmi herkese tavsiye ediyorum.
Yorumları göster
Back to Top