|
!f Özel: Danimarkadan Kasap Havası |
 |
Danimarka’da bir kasap dükkanındayız. Kişisel sorunları bulunan ve bunu her fırsatta çevresine kendisini acındırarak yansıtan Svend ile içe dönük ve dışa donuk Bjarne artık kendi kasap dükkanlarını açmaya karar veriyorlar. Başlangıçta sinek avlayan bu garip ortakların dükkanlarına programlı olmayan bir bereket geliyor. Yanlışlıkla buzdolabına kitlenen elektrikçi ertesi gün yaşanan malzeme eksikliğinden dolayı “tavuk spesiyal” olarak müşterilere sunuluyor. Hem cesetten kurtuluyorlar, hem de işleri açılmaya başlıyor.
Çaylak Kasaplar tiksindirici olmasının yanı sıra dokunaklı da olmayı başarabilen, bu iki farklı duyguyu aynı anda yaşatabildiği için de ilgi görmeyi hak eden bir film. Kasaplık gibi genelde çok da karmaşık bir psikolojiye sahip olunmayan, rutin bir mesleğin ayrıksı iki temsilcisiyle karşı karşıyayız. Zaten filmin en ilginç tarafını bu iki karakterin özellikleri oluşturuyor. İnsanlar tarafından ilgi görmediği için kendisini ezik hisseden ama bir yandan da taşıdığı hırsla gözü kara olduğunu belli eden Svend, etrafa yayılan bu tesadüfi ünün ardından bastırılmış egosunu kıyma makinesine atmaktan vazgeçiyor. Dükkanının ve kendisinin reklamını yapmaya başlıyor.
Bu reklamla birlikte kasap dükkanı müşteri akınına uğruyor. Bunun sonucu insanlar tekrar teker azalıp o ünlü “tavuk spesiyal”e malzeme olmaya başlıyor. Svend insanlara bir türlü kanıtlayamadığı egosunu kontra bir manevra ile “ölü insanları” kullanarak kanıtlıyor. Mesleki fonksiyonundaki bu beklenmedik düzelme onun içler acısı sosyal yaşamını da etkiliyor. Ancak kasap dükkanının buzhanesinde alnından eksilmeyen o boncuk boncuk terler akmaya devam ediyor. Mutlaka ileri gideceği ve çizmeyi aşacağı bir nokta var çünkü.
Bjarne ise geçmişten kalan bir travmaya sahip. Ailesi ile çıktığı bir yolculuk esnasında yolda karşılarına çıkan bir geyiğe vurmamak için kırılan bir direksiyon onun bütün hayatını etkiliyor. Anne ve babasını kaybediyor. İkiz kardeşi ise bitkisel hayata mahkum oluyor. Söz konusu geyik ise sapasağlam bir şekilde ormanın karanlığına karışıyor. Olayın ardından Bjarne sık sık ormana gidip hayvan avlamaya başlıyor. Hızını alamayıp kasap oluyor. Oldukça içe dönük bir karakter. Svend gibi kusurlu hırsları yok. Esrar içip dünyaya katlanmaya çalışan Bjarne’i bu donukluktan bir kadın ve birden bire ameliyat masasında ötenazi uygulanacakken hortlayan kardeşi çekip alıyor. Kasap dükkanında olup biten kannibalist ticareti başlangıçta kabul edemese de, oktan çıkmış yayı durdurmanın mümkün olmadığının farkına varıyor.
Bjarne’un umursamaz ve tepkisiz görüntüsüyle, Svend’in her an kötü bir şeyler olacakmış gibi duran diken üstü görüntüsünün tezatlığı tek başına ilgi çekici bir durum. Çengellere asılan insan bedenlerinin arasına her gün sürpriz isimler katılıyor. Bjarne, günün birinde buzhaneden hoşlandığı kızı ve kardeşini son anda kurtarınca artık işin raydan çıktığını anlıyor. Artık gerçek tavuk satmaya başlıyorlar. Ancak garip bir şekilde müşterilerin taleplerinde bir değişiklik olmuyor. Nedeni ise oldukça dokunaklı. Bu neden buzhanede tüm dokunaklığı ve nefasetiyle izleyecek kişileri bekliyor. Ki filmin en anlamlı noktalarından biri bu. İzleyecek olanlara saklayalım.
Vahşi bir kıyımdan dokunaklı bir finale ulaşan enteresan bir film Çaylak Kasaplar. Vejeteryan sinema izleyicisine hitap etmiyor. İnsan eti aracılığıyla insan psikolojisine zaman zaman tiksindirici, zaman zaman eğlenceli bir bakış açısı getiriyor. Psikiyatr divanı yerine kasap buzhanesinde geçen enteresan bir hikaye izlemek isteyenler için tercih edilebilecek bir yapım. Filmin ünlü besini “tavuk spesiyal” ile katılan kara mizah baharatının dozunun da bir hayli yüksek olduğunu hatırlatalım...
|
| Bu sayfada yer alan tüm metinler ve diğer içerik özgündür. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz. -
Kısıtlamalar için tıklayın. |
|
|
|
beyazperde.com'dan
SineKritik |
|
|
|