Gülçin Gök; Dokuz Eylül Üniversitesi, Sinema-TV bölümü mezunu. Şu an pek çoğumuzun bilmediği ama Türkiye’de ciddiye alınmaya başlayan bir mesleği yapıyor; senaryo doktorluğu. O, bir filmin senaryosunu işin tekniğiyle sorgulayıp, gişe yapıp yapmayacağını ölçen kişi...
Senaryo doktorluğundan başlayalım önce...
Sinemada iki anlatım biçiminden söz edilebilir. Modern anlatım ve klasik anlatım. Yaygın bir biçimde kullanılan klasik anlatımdır.
Klasik dramatik anlatım; izleyiciyi yakalayan, içine alan ve bir daha bırakmayan bir illüzyona sahiptir. İşte bu illüzyonu sağlamanın görünmez formülleri vardır. Formüllerin işleyişi tıpkı insan vücudundaki organlar gibidir. Organların işleyişindeki aksaklıkların bulunması, tespit edilmesi ve gerekirse tedavi edilmesi işi ‘Senaryo doktor’unundur. Ticari açıdan düşünüldüğünde bir çeşit risk analizidir.
Senaryo doktorluğu serüveniniz nasıl başladı?
Üniversitede ‘senaryo yazarlık’ bölümünde okurken senaryo yazımı konusunda çok fazla pratik çalışma yaptığımız söylenemez. Daha çok kısa film senaryosu yazma konusunda deneyim kazandık. Bitirme tezimizi uzun metraj film senaryosu olarak veriyorduk fakat nasıl yazılır ya da yazılmaz konusunda herhangi bir fikrimiz yoktu.
Bu nedenle kendimi geliştirmek için devamlı senaryo yarışmalarına katılıyordum. Ödül almak ya da almamak önemli değildi; önemli olan bir hedef belirleyip kendini sınamaktı. Bir yarışma sonucunda; jüride olan bir yapımcıyla tanıştım. Senaryo tekniğimi çok iyi bulduğunu söyledi ve onun tavsiyesi üzerine büyük bir sinema dağıtım şirketinde senaryo analizleri yapmaya başladım. Bu herkes gibi benim için de duyulmamış bir uzmanlık alanıydı.
Peki hangi senaryolar için çalıştınız?
İsim vermem etik olarak doğru değil. Fakat rakam vermek gerekirse iki yılda 85 senaryo analizi yaptım. 9 tanesi gösterime girdi ve hala çekim aşamasında olanlar var.
Senaryo yazmakla senaryo doktorluğunu karşılaştırırsak?
‘Senaryo doktorluğu’ ve ‘Senaryo yazma’ çok ayrı şeylerdir. İkisinin bir arada olması çoğu zaman mümkün değildir. Bir senaryo okumak yalnızca ‘okumak’ değildir, çekildikten sonra nasıl olacağını tahmin etmek ve ortaya çıkacak şeyin kitleler üzerinde ne etkisi olacağını bilmektir. Çünkü insanlar; milyon dolarlar yatırıyorlar bu işe. Ve sizin yapacağınız analiz ‘son karar’ yapımcı ve dağıtımcının da olsa yapılacak yatırım için riskin ne olduğunu gösterme sorumluluğunu taşıyor.
İleride senaryo yazmayı düşünüyor musunuz? Sonuçta ödülleriniz de var.
Şu anda bir dizi film projesi üzerinde çalışıyorum daha sonra uzun metraj film senaryosu için çalışmalara başlayacağım.
Peki gerçekleştirmek istediğiniz başka projeleriniz var mı?
www.senaryodoktoru.com diye bir site kurduk. Çünkü bu iş giderek talebe dönüştü. Türkiye’de bunun bir meslek olabileceğini düşünen çok fazla insan yok. Böylelikle neredeyse bir ilke imza atacağız. Site şu anda yapım aşamasında olduğundan henüz somut bilgiler veremiyoruz. Fakat insanların site yapım aşamasındayken iletişimi sağlayacak verileri gireceğiz.
Bu siteyle amacımız edindiğimiz deneyimden yola çıkarak, senaryo doktorluğu hizmeti sunmak. Çünkü yapım şirketlerine gelen senaryolar; maalesef profesyonel bir biçimde değerlendirilemiyor. İnsanların büyük umutlarla girdikleri projeler maddi manevi kayıplara neden oluyor.
Türkiye'de üretilen senaryolarla diğer ülkelerin senaryolarını karşılaştırırsanız?
Klasik yapı evrensel bir yapı olmasına rağmen her ülkenin sosyolojik yapısının farklı olması nedeniyle senaryo yazma tekniğinin kültüre göre şekillendiğinden söz edilebilir. Örneğin Amerikan tekniğini birebir Türk filmine uygularsan seyircinin etkilenmeyeceği taklit eserler ortaya çıkıyor.
Senaryo tekniği konusunda elbette Hollywood filmleri oldukça başarılı. Sonuç olarak neredeyse oradan doğup dünyaya yayılmış bir teknik yapıdan söz ediyoruz. Türk sinemasında da defalarca izlememize rağmen ilk kez izliyormuşcasına ağladığımız, güldüğümüz, duygulandığımız filmler var. Dolayısıyla senaryo yazımında şimdilerde çok büyük başarılardan söz edilemezken geçmişte iyi örneklerden bahsetmek mümkündür.
Genç senaristlere önerileriniz nelerdir?
Senaryo yazma işi sanıldığı gibi kitaplardan öğrenilecek bir şey değil. Kitaplar yalnızca yaptığınız uygulamalarda size fikir vermenin aracıdır. Yazılmış senaryo örneklerini incelemek senaryo tekniğini öğrenmek açısından daha faydalıdır. İnternette bununla ilgili birçok site var.
Röportaj:Funda Sularöz