Başarılı prodüksiyon ile zayıf senaryonun harmanlanmış hali olarak özetlenebilir. Bir dönem dizisi olarak prodüksiyonu başarılı buldum, kıyafet tercihleri, mekan tercihleri vs. gayet başarılıydı. Oyunculuklar da bana kalırsa takdir alacak kıvamdaydı. Baştan sona oyunculuk performansı rahatsız eden hiçbir oyuncu hatırlamıyorum. İşin görsel tarafında eleştirilecek pek bir şey bulamadığımı söyleyebilirim. Dolayısıyla işin "beyaz perde" tarafı bu bağlamda başarılı olarak nitelendirilebilir ancak "kağıt üstü" tarafında başarısız bir senaryo söz konusu..
Dizinin ilgi çekici bir hikayesi yok bana kalırsa, senaryonun hiçbir dönemi izleyiciye geçmiyor. Ne yetimhane zamanları ne satranç zamanları ne de yolculuklar esnasında anlatıyı yeterli bulmadım. Dizinin ana teması satranç olmasına rağmen ben satranç sahnelerini bile zayıf ve seyrek buldum. Final maçı dahil hiçbir maçta aksiyon yeterli değildi, bazı bölümlerde birkaç basit maç dışında satrancın esamesi de okunmadı.
Senaryonun başarılı olan kısımları da vardı elbette, ana karakteri kazanma hırsıyla yalnızlaşmış ve zihinsel sağlığını kaybetmek üzere olarak görmemiz gerçekçi bir detaydı. Ancak fuzuli sahnelerin fazlasıyla yer aldığı bir dizide, anlamlı sahnelerin azlığı da senaryonun kalitesini özetler nitelikte. Sakız gibi uzatılmış içki ve ilaç sahneleriyle de "Ne alaka?" düşüncesine kapılabilirsiniz.
Satranca dair bir motivasyon oluşturacağını düşünmüyorum, zayıf anlatı ve anlamsız detaylarla dolu bir senaryo, katacağı bir motivasyon veya açacağı bir pencere olduğunu sanmıyorum. Şans vermediğiniz takdirde bir kaybınız olmayacaktır.