Film, farklı zaman dilimlerinden dört ayrı hikaye anlatıyor. Hepsi de güç mücadelesinin doğurduğu çatışmaları kendine konu ediniyor. Babilli tanrıların savaşı, İsa'nın çarmıha gerilişi, Rönesans döneminde Protestanların kutsal gününde yaşanan katliam ve son olarak 1914 yılında Amerika'da vahşi kapitalizmin ...
Hayatı ellerinden kaçıp giden bir adam olan Christian'ın karısı onu terk edip Buenos Aires'e gitmiş, oğlu Oscar babasına karşı yabancılaşmaya başlamış ve şarap dükkanı da elden gitmek üzere. Her şey üstüste gelirken bir insanın ruh halinin sağlıklı olabileceği düşünülemez. Zira Christian da depresyona girerek artan ...
Varlıklı bir ailenin kızı olan Crystal, para harcamaya fazlasıyla düşkündür. Alışveriş alışkanlığı ailesinin banka hesabını boşalttığında, ebeveynleri Crystal’dan Noel’e kadar bu durumu telafi etmesin ister. Aksi takdirde kredi kartına el konulacaktır. Parasız kalma ihtimalini dahi düşünemeyen Crystal, bu sırada 7 ...
1953 yılında, New York'un kuzeyinde yer alan küçük bir kasabada savaş sonrası sosyal düzeni hakimdir ve erkek egemen toplum şekli tüm gücüyle şiddetini artırmaktadır. Legs yakın arkadaşları olan Lana, Maddy, Rita ve Goldie ile bir araya gelerek Foxfire isimli bir grup kurar. Her biri daha alt sınıflarda doğmuş çocuklar olarak ...
Avukat olan Jerry Ryan, boşanmasının ardından büyük bir yıkıma uğrar. Hayatında değişiklik yapmak isteyen Jerry, kendisine iyi gelmesi umuduyla New York’a taşınır. Jerry’nin hayatı , New York’ta özgür ruhlu bir kadın olan Clara Mosca ile tanışması ile bambaşka bir hal alır.
Orijinal adı "Lek Wysokosci" olan ve ABD ve Avrupa'da "Fear of Falling" ismiyle vizyona giren bu yapım Polonya ürünü bir drama olarak sinemaseverlerin beğenisine sunuldu. Yönetmenliğini ve senaryosunu Bartosz Konopka'nın kaleme aldığı filmde, yazar Piotr Borkowski de senaryoya katkı koyan isimlerden. Filmde Marcin adındaki baba adayı ...
Ev, aidiyet, aile ve ilişkiler... Kendi dünyalarında yaşayan birkaç karakterin ve onların dünyayla kurduğu bağın öyküsü. Frankfurt'ta yaşayan birkaç insan, asla bir araya gelmeyecek ve asla birbirlerinden ayrılmayacaklardır.
"Jean-Marc ou La vie conjugale" iki bölümde bir çiftin hayatındaki beş önemli olayı takdim ediyor. Birinci bölüm her şeyi erkeğin perspektifinden sunarken ikinci bölüm kadın gözünden bir bakış atıyor.
Caroline von Beuwitz ve Charlotte Lengefeld, tek bir kalbe ve tek bir ruha sahip kardeşlerdir. Ancak ikisi de 1788'nin yazında, aynı adama, bir yazar olan Friedrich Schiller'e aşık olacaklardır. Bunun ardından hayatlarında olup bitenler, tüm kaderlerini baştan yazacaktır.
Cem ve Jesus bir araya gelmişlerdir. Cem Jesus'u evine almıştır. Artık küllerinden doğan bir arkadaşlık yükselmeye başlamıştır. Ancak ikisininin birlikte adım atacakları bu hayat, onlar için epeyce zorlu olacaktır.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.