'Black Sunrise', despotlukla yönetilen ve doğanın neredeyse yok olduğu bir dünyada hayatta kalmaya çalışan iki insanın hikayesini anlatıyor.Animasyon türündeki film, Yellow Cake ve The Pig Farmer adlı kısa filmleriyle sinemaya giriş yapan Nick Cross'un ilk uzun metraj çalışması.
Alman ve göçebe bir aile, buz denizinin kıyısına yeni bir başlangıç yapma umuduyla taşınırlar. Ailenin üyelerinden Niels, Maria ve oğul Markus, Norveç'teki bir festivalde yeni bir varlık kurmanın hayalini kurmaktadırlar. Ancak hayat onlara yepyeni sürprizler hazırlamakla meşguldür.
Cladia-Frank çifti, 17 yaşlarındaki oğullarını da yanlarına alarak Toronto'ya giderler. Amaçları burada hayatlarına yeniden başlamaktır. Bir gün Frank'ın gençlik aşkı olan Romy, kapılarında biter. Bir aile, geçmişte kalan bu aşk yüzünden kendi varlığını sorgulamak durumunda kalacaktır.
Güzel olduğu kadar uyumsuz da bir öğrenci olan Natasha Tabor, tam anlamıyla ayrıcalıklı ve yüksek standartlara sahip bir hayat sürmektedir. Ne var ki bu durum onun Ekvator'a uyuşturucu pazarlayan gizli bir organizasyona üye olmasını engellemez. Ekibin içerisindeki gelenekler nedeniyle bu yıl, bir ekip arkadaşıyla geziye çıkmak ...
Son derece karanlık ve kirli bir fabrikada çalışan kadın işçilerden biri güneş ışığından yeterince faydalanamadığı için hastalanır. Bu nedenle kocası onu artık bu izbe yerde çalıştırmamak için elinden geleni yapmaya karar verir.
Sigarayı bırakmaya çalışan ve bozuk arabasının da etkisiyle son derece stresli bir dönemden geçen Marius, ailesi tarafından ziyaret edileceğini duyduğunda iyice streslenir. Küçük kızı Sofia'yı, büyükannesi, annesi ve yeni arkadaşı Aurelius'la birlikte olabileceği bir deniz kenarı gezisine göndermeye karar verir.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.