Senaryosunu...
Lawrence Osborne'un aynı isimli romanından (2014) uyarlayarak Rowan Joffe'nin kaleme aldığı ve yönetmen koltuğunda da Edward Berger'ın oturmak da olduğu "Ballad of a Small Player"; "neo-noir" tarzda kurgulanılmış, psikolojik bir drama olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
Neredeyse, tamamına yakın bir kısmı...
Macau kumarhanelerinin neon ışıklarıyla Hong Kong'un rengarenk gecelerinde çekilerek...
İzleyicisiyle, Netflix platformunda buluşturulan bu filme biraz daha yakından bakalım...
***
Film...
"Adım Doyle... Lord Doyle...
Riski seven bir yüksek bahisçiyim... Bir çift uğurlu eldiveni olan Macau kıyılarına vurmuş bir kumarbaz...
Burası dünyanın kumar merkezi... Mucizeler şehri... Denizden kurtarılmış bir kara parçası...
Ama artık mucizelere inanmıyorum... Birkaç gün sonra da alıştığım hayata veda edeceğim..."
Şeklinde, kendinden söz eden ve hiç hoşlanmasa da, tiryakisi olduğu sigaraya ilaveten fırsat buldukça puro da tüttüren Lord Freddy Doyle'un (Colin Farrell)...
Konaklamak da olduğu otele olan...
Birikmiş 352 bin Hong Kong doları tutarındaki borcunun tamamını, üç gün içinde ödememesi halinde...
Durumun polise intikal ettirileceğinin kendisine...
Otelin müdürü Bay Huang (Jason Tobin) tarafından tebliğ edildiği bir sahne ile başlar...
***
Ki...
Böyle olunca da, Doyle soluğu...
Şansını, punto banco bakara da...
Kumarhanenin Çinli müdavimlerinden, milyarder Büyükanne (Deanie Ip) karşısında deneyeceği...
Ve her zaman olduğu gibi yine kaybedeceği...
Rainbow Casino'da alır...
***
Ardından da...
Gayri meşru yollardan temin ettiği paraları...
Yüksek faizle kumarbazlara ödünç veren, kumarhane çalışanı Dao Ming (Fala Chen) ile tanışsa...
Ve ona, sağlayacağı sermaye karşılığında, kumardaki kazancı...
Yarı yarıya bölüşecekleri bir ortaklık önerse de...
***
Birden...
Macau'ya adeta, kaçarak sığınmış vaziyetteki Doyle'un karşısına...
Asansördeyken telefonu ile fotoğrafını çeken ve yakalandığında da kendini ona...
Betty Grayson olarak takdim eden, peşindeki özel dedektif Cynthia Blithe (Tilda Swinton) çıkar...
***
Zira...
Doyle aslında bir Lord değil de...
Sıradan bir İrlandalı durumundaki, iflah olmaz bir alkolik ve kumarbaz Brendan Thomas Reilly'nin bizzat kendisi olup Cynthia'nın İngiltere'deki bir müşterisinin hesabından 957 bin İngiliz Sterlini çalmış...
Ve eğer bu parayı...
24 saat içinde geri iade etmezse de...
Yargılanmak üzere Macau'dan çıkartılıp İngiltere'ye gönderilecek...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalayacağız...
Dakika 41...
***
Doyle yahut da Reilly'e dair gizem perdesinin, büsbütün aralanacağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; Colin Farrell'ın sıra dışı performansının yanı sıra, beklenmedik derecedeki ters köşe sürprizleri de bünyesinde barındıran...
60 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,