“Üçüncüsüne Gerek Yok…”
Yazar: Gizem Şimşek Kaya2019 yapımı Ready or Not’ın kaldığı yerden devam eden, Mythology Entertainment, Radio Silence Productions ile Searchlight Pictures ortak yapımcılığında çekilen Ready or Not 2: Here I Come, Türkiye’de gösterime girdiği adıyla Saklambaç 2’nin yönetmen koltuğunu Devil’s Due (2014), Ready or Not (2019), Scream (2022), Scream IV (2023), Abigail (2024) gibi filmlerini de birlikte yönetmiş olan Matt Bettinelli-Olpin ile Tyler Gillett paylaşıyorlar. Senaryosunu yönetmen ikilisi ile birlikte R. Christopher Murphy ile Guy Busick’in kaleme aldıkları, görüntü yönetmenliğini Brett Jutkiewicz’in üstlendiği, müzikleri Sven Faulconer tarafından yapılan filmin oyuncu kadrosunda ise ilk filmde de Grace karakterine hayat veren Samara Weaving’e bu kez Kathryn Newton, Elijah Wood, Sarah Michelle Gellar, Shawn Hatosy, David Cronenberg, Kevin Durand, Dan Beirne, Olivia Cheng, Antony Hall, Varun Saranga, Nadeem Umar-Khitab gibi isimler eşlik ediyor.
Searchlight Pictures
Filmin konusunu 2019 yapımı Saklambaç'ın devamı olarak, Le Domas ailesinin ölümcül saldırısından sağ kurtulan Grace'in, kız kardeşini korumak ve bu kanlı düzeni bitirmek için sürdürdüğü mücadele oluşturuyor. Le Domas ailesinin ölümcül saldırısından sağ kurtulan Grace, kâbus dolu oyunun henüz bitmediğini fark eder. Artık çok daha büyük ve tehlikeli bir mücadelenin içindedir. Bu kez yanında yıllardır görüşmediği kız kardeşi Faith vardır. Grace’in amacı yalnızca hayatta kalmak değildir; kız kardeşini korumak ve dünyayı kontrol eden Konsey’in “Yüksek Koltuğu”nu da ele geçirmektir. Ancak taht için yarışan dört rakip aile, Grace’i avlamak üzere harekete geçmiştir. Bu ölümcül mücadelenin kazananı, her şeye hükmedecektir.
İlkinde yalnızca bir aile ile uğraşmak ve hayatta kalmak için çabalayan Grace’in, evden çıkıp merdivenlerde oturup sigara yaktığı final sahnesiyle başlayan film, üzerinden yedi yıl geçmemişçesine kaldığı yerden devam ediyor. Grace karakterinin hayatta kalmak için mücadele ettiği Le Domas ailesinin yok olması ile sistem kendini yenilemek zorunda kalıyor ve olaylar bu kez Konsey başkanı seçimi için tekrar başlıyor. İlk filmde üzerinde çok da durulmayan tarikata dair derinlemesine bir geçiş sağlanıyor ve yeni kuralların, yeni karakterlerin kilitleri açılıyor. İnsan bedenine dair korkular üzerine çektiği kült filmlerle bilinen David Cronenberg’ten, 90’ların kült dizisi Buffy The Vampire Slayer’ın Buffy’si Sarah Michelle Gellar’a, Lord of The Rings’deki Frodo Baggins karakteri ile milyonların kalbini çalan Elijah Wood’tan, Lisa Frankenstein(2024)’dan anımsayacağımız Kathryn Newton’a dek sağlam bir kadro izleyicileri bekliyor. İlk filmdeki kadronun karşısında bu kadronun rahatlıkla çok daha muhteşem ve göz kamaştırıcı olduğunu söylemek mümkün.
Yönetmen ikilisinin filmografisine bakıldığında aslında ne ile karşılaşılacağı az çok anlaşılıyor. Neredeyse hiçbir kötü filme imza atmamış olan ikilinin bu filmde de komedi ile korkuyu harmanladığı ancak bu kez doğaüstüne biraz daha ağırlık verdiği hissediliyor.
Sinematografinin oldukça başarılı olduğu, dövüş koreografilerinin göz doldurduğu film, bir yerden sonra adeta kan banyosuna dönüşüyor. İlk filmde doğaüstü bir şey olup olmadığından son ana dek emin olamayan izleyicileri bu kez doğaüstü Satanist tarikata dair karanlık bir hiciv de bekliyor. Diyalogların ve karakter yaratımlarının yerinde olduğu, yer yer izleyicileri gülümseten yer yer ise kahkaha attıran ince espriler de bulunuyor.
İlk filmi izlememiş olan izleyicilerin ilk 10 dakika içerisinde serinin bu ikinci filmine de kolaylıkla adapte olabileceklerini söyleyebiliriz zira Grace karakteri başına gelenleri kardeşi Faith’e anlatırken kısaca ilk filmi özetliyor. Bazı sahneler (biraz da korku ve gerilim türlerinin klişeleriyle dalga geçmek adına) fazlasıyla klişe bombardımanı içerse de patlamış mısır eşliğinde keyifle izlenebilecek bir korku-komedi olduğunu söylemek mümkün.
Bu arada haftaya gösterime girecek olan; New York’taki gizemli bir binada işe başlayan genç bir kadının burada faaliyet gösteren bir tarikatın ölümcül ritüellerinden kurtulmak için verdiği bir gecelik hayatta kalma mücadelesini konu edinen They Will Kill You (2026) ve geçen hafta gösterime giren ve yine Satanist bir tarikatın ritüelleri ile şeytanın oğlunu yükseltmeye çalışmasını anlatan Deccâl 3 (2026) ile sinemalarda 2026 modasının Satanizm olduğunu fark etmemek çok zor.
Sonuç olarak Ready or Not 2: Here I Come; ilkinin başarılı bir devam filmi olmakla birlikte daha fazla uzatılmaması, bu kadrosu ile ilk filmin üzerine çıkmış olarak zirvede bırakılması gereken; bol kanlı filmlerden keyif alanların patlamış mısır eşliğinde izleyebilecekleri başarılı bir korku-komedi filmi. Gösterimdeyken izlenmesi önerilir…