Yönetmen koltuğunda oturmasına ilaveten, yapımcılığını da üstlenen "usta sinemacı" Steven Spielberg'ün hikayesinden uyarlayarak...
Sinema hususunda, Spielberg kadar maharetli olduğunu da bildiğimiz David Koepp'in kaleme aldığı "Disclosure Day"; gizemini sonuna kadar koruyan, bilim kurgu tarzdaki...
Psikolojik bir drama olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
Yarattığı etki sayesinde seyirciyi beyaz perdeye, neredeyse bağımlı kılan, yeşil perde ve görsel efekt teknolojilerinden, azami derecede yararlanabilmek gayesiyle...
Hiçbir fedakarlıktan kaçınılmadan, tamı tamına...
115 milyon dolarlık bir bütçeyle çekilmesine karşın...
Brüt 241 milyon dolarlık bir hasılat rakamına takılıp kalan...
Veya daha da doğru bir deyimle, "gişeye çakılıp kaldığını da ifade edebileceğimiz" bu filme, biraz daha yakından bakalım...
***
Devletle işbirliği içindeki Wardex'in siber güvenlik uzmanı Dr. Daniel Kellner (Josh O'Connor)...
Aralarında, New Mexico'daki 1947 tarihli Roswell olayına kadar uzanan uzaylı karşılaşmalarının video görüntülerini de içeren onlarca yıllık belge ve sabit disklere ek olarak uzaylı teknolojisine ait cihazları da bünyesinde barındıran...
Büyükçe bir çanta dolusu fiziki materyal ile arşivi...
Zaten, sevilen ve güvenilen bir rahibe adayı olarak bulunmuştur...
***
Neyse...
Yeniden asıl konuya dönecek olursak...
Bu kez de...
Aniden Rusça yahut da Korece konuşabilmek ve kendisini, trafik de durduran polis memurunu ikna ederek yoluna devam edebilmek gibi...
Olağanüstü yeteneklere de sahip olmasının yanı sıra...
Erkek arkadaşı Jackson (Wyatt Russell) ile yaşadığı Kansas Şehrindeki bir yerel TV kanalında meteoroloji sunucusu olarak çalışan Margaret Fairchild (Emily Blunt) ile tanışırız...
***
Ertesi sabah ise...
Liderleri Hugo'nun talimatıyla...
Daniel ile Jane'i...
Güvenli olduğu düşünülen bir eve yerleştirmek amacındaki Dave Santiago (Tommy Martinez), aracıyla çıkıp manastıra gelirken...
Margaret'de, hava durumunu verdiği sabah programında...
Wardex'in dikkatini çekecek bir şekilde, birdenbire rahatsızlanarak hastaneye kaldırılır...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalarız...
Dakika 45...
***
Daniel'ın ele geçirdiği...
Yer küreyi ziyaret eden uzaylılara tatbik edilen insanlık dışı tıbbi uygulamaları içiren, o güne kadar gizli tutulmuş görüntüleri...
Dünya kamuoyu ile paylaşmasını engellemek için...
Bizzat mevzunun, negatif manadaki taraflarından Wardex ve FBI'ın...
İnsanlığın onuru adına kendilerine karşı koyan Daniel, Margaret, Hugo, Jane, Jackson ve diğerlerine karşı vereceği mücadelenin damgasını vuracağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; aksiyonun dibine vurulacağı, 100 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Steven Spielberg, kadro, fragman ve iyi ‘’PR’’ tanıtımı sizi ister istemez yüksek bir beklenti içine sokuyor. Ancak hayaller Spielberg'in eski ikon filmlerine benzer bir yapım beklerken, gerçekler klişeden öteye gitmiyor maalesef. Film, yıllardır dönen UFO söylentilerinin senaryolaştırılmış halinden başka bir şey vadetmiyor. Aksiyon tarafı sırıtmasa da efetk/form tarafının acemice yapılmış olması da cabası. Gerçeklerin açığa çıkmasının insanlar üzerinde bıraktığı psikolojik kaos anlatımı da çok yüzeysel kalıyor. Beklenti hayal kırıklığı yaratsa da izlenmez mi, tabi ki izlenir. Sonunun da ‘’daha anlatacaklarımız var’’ gibi bitmesi, bir devam halkası olacak mı merakını üzerinizde bırakır, o da ayrı konu. Sadece sürpriz bir hikâye beklemek hayal kırıklığı olacaktır. Beğeninize saygı ile İyi Seyirler…
yönetmenin adından ve o kadar abartılı söylemlerden ve gösterişli fragmandan sonra büyük beklentilerin ardından tam bir hayal kırıklığı. çok sıradan bir film olmuş,evet konu iyi belki ama film olmamış. demek ki,bilim kurgu özlemimiz varsa hala interstellar izlemeye devam edeceğiz demektir. daha iyisi gelene kadar (ki sanmıyorum) en iyisi olarak kalacaktır. kısacası çooook büyük bir hayal kırıklığı,ayrıca şu filmlerde ki gerçekten çok uzak yakalanmama sahnelerinden de öööö geldi.
Dün Ifşa Günü filmini izleme fırsatı buldum. Eğer Super 8 ve . the Extra-Terrestrial gibi yapımlardaki bilim kurgu yaklaşımını, gizem duygusunu ve karakter merkezli anlatımı seviyorsanız, bu film de ilginizi çekebilir.
Film özellikle ilk bir saatinde karakter gelişimine odaklanıyor. Yönetmen, her karakterin finalde ulaşılacak büyük gizeme doğru olan yolculuğunu ayrı bir perspektiften ve özenli bir şekilde işliyor. Bu açıdan karakter yazımını ve oyuncu seçimlerini (casting) başarılı buldum.
Yapım, büyük ölçüde gizem atmosferi üzerine kurulmuş; aksiyon dozunu kontrollü ve yer yer minimal kullanarak merak duygusunu canlı tutuyor. Özellikle ilk bölüm, temposu ve anlatım dili açısından oldukça başarılı ilerliyor.
Ancak finale yaklaşıldığında film, kurduğu gizemli yapıyı çözümlemek için biraz fazla hızlanıyor. Hikâyenin son bölümde toparlanma süreci aceleye getirilmiş hissi veriyor ve final, filmin ilk saatindeki özenli anlatım seviyesine göre daha zayıf kalıyor.
Genel olarak karakter odaklı bilim kurgu sevenler için izlenebilir, güçlü bir atmosfer kuran ancak final bölümünde daha fazla derinlik ve zaman ayrılmasını hak eden bir yapım.
Bu nedir böyle ben şok! masallar masallar.. ya bu bir şaka mıydı neydi böyle. Bir şeyler anlatacak sandım 100 yıllık hikayeleri yeniden derleyip yorumlamış üstelik bir kısmında fantazya ile bir kısmında din salatasıyla ve bir kısmında da komediyle. Lütfen ya rica ediyorum sonu berbat edilmiş Dünyalar Savaşı filminden sonra, düzgün bir şeyler yap ki izleyelim hevesiyle seyrettiğim korkuç basitlikte bir film olmuş, birde bu yetmez gibi 2. bölümüne kapı açmış , şaka mısın
Filmin aylar önce başlayan görkemli reklamları, iddialı fragmanı, tam bana göre olan konusu ve üzerine de hem senaristin hem de yönetmenin Steven Spielberg olması ile beklentim çok üst düzeydeydi. Bununla beraber ilk bir haftada izleyenlerin çok olumsuz yorumları bende soru işareti de oluşturmuştu. Sonuçta bugün izledim, ne inanılmaz kötü yorumları ne de yüksek beklentileri hak eden, orta düzey bir Bilim Kurgu (İlk Temas) filmi çıktı karşıma. İşin gerçeği Steven Spielberg mazide kalmış. Eski kalite ve yaratıcılığından eser kalmamış maalesef. Çok daha iyi bir film beklerdim.
Filmin başarılı olamamasının en büyük sebebi net bir şekilde senaryo. Çünkü 2 saat 20 dakikalık filmin, ilk 1 saatinde (neredeyse yarısında) hiçbir şey anlamıyorsunuz! Kim kimdir, konu ne, isimler arasındaki bağlantı ne, anlamadan boş boş filmi seyrettik. Son derece komik mantık hataları da bolca mevcut. Konu nihayet ortaya çıkınca film toparlanıyor. Hele de son 20 dakika son derece güzel ve gizemli. Spielberg ve Bilim Kurgu sadece bu bölümde kendisini hissettiriyor. Keşke bu final başarısı filmin başında da olsaymış! Unutmadan finalin bu derece ucu açık bırakılması da filmin eksi yönlerinden. Tamam anladık, devam filmi gelecek, ama bu kadar da izleyici merakta bırakılmamalıydı. İzleyenler ne demek istediğimi anlamıştır.
Filmin tabi bir de Sosyolojik yönü var. Yıllarca benim gibi Uzaylılara inananlara, dünyaya ve insan ırkına geçmişte müdahale de bulunduklarına, hala izleyeme de devam ettiklerine inananlara “Komplo Teorisyenleri – Hayalperestler – Uçuk Tipler” deyip gülenler, ABD’nin resmi UFO dosyalarını açıklama kararı aldıktan sonra biraz olsun toparlandılar, ne oluyor ya dediler. İşte bu film tam da bu açıklama öncesi insanoğlunu yaşayacağı küresel şoka hazırlama çalışması. İnanın çok yakında İFŞA GÜNÜ gerçek olacak.
Oyuncu kadrosu ve oyunculuklar başarılı değil. Özellikle kötü adamımız Colin Firth etkisiz kalmış. Sadece Emily Blunt karakterinin hakkını biraz verebilmiş. Müzik desteği zayıf. Aksiyon ve gerilim vasat düzeyde. Siyah beyaz UFO ve Uzaylı kayıt görüntüleri oldukça inandırıcı.
Bilim Kurgu, Uzaylılar ile ilk temas türü ve Steven Spielberg yapımlarını seviyorsanız elbette izleyin. Ama beklentinizi düşük tutun. IMDB puanı şu an 6,8. Devam filminin daha etkileyici ve başarılı olacağını düşünüyorum
Bende bu filmi ifşa ediyorum...İllaki ben para verip bu filmi izleyecegim diyorsaniz bütün büyük beklentilerinizi minimuma indirin... Ortada çok büyük bir hikaye bir finalle biten bir film yok...müthiş bir senaryo yok..iyi olan tek şey başroldeki kadın oyuncu gerçekten müthiş..ve saatlik filmde akılda kalan etkili bir iki sahne var.
Spilelberg bir kaç iyi fikir yakalamış ama bunlarla ne yapacağını bilememiş muhtemelen kervan yolda dizilir bir yerden baslayalim demiş ama filmi bir yerden sonra toparlayamamis..
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.