Perşembe Günü Cinayet Kulübü
Ortalama puan
3,6
7 Puanlama

1 Kullanıcı eleştirisi

5
0 Eleştiri
4
0 Eleştiri
3
1 Eleştiri
2
0 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacıgil
Turgay Buğdacıgil

Takipçi 2.398 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
31 Ağustos 2025 tarihinde eklendi
Senaryosunu...

Richard Osman'in aynı isimli romanından (2020) uyarlayarak Katy Brand ile Suzanne Heathcote'un kaleme aldıkları ve yönetmen koltuğunda da Chris Columbus'un oturmakta olduğu "The Thursday Murder Club"; gizemini sonuna kadar koruyan, bir suç draması olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

İzleyicisiyle Netflix platformunda buluşturulan...

Başta, bizzat Helen Mirren olmak üzere...

Tamamen, "kulak tırmalayan" aksansız nitelikteki...

"Mükemmel" bir şekilde İngilizce konuşan, şahane bir oyuncu kadrosunun başrolde oynadığı, ABD - İngiltere ortak yapımı bu filme biraz daha yakından bakalım...

***

Emekli bir hemşire olan Joyce Meadowcroft (Celia Imre)...

Hedge fon yöneticisi kızı Joanna'nın (Ingrid Oliver), aksi yöndeki tüm ısrarlarına rağmen...

Hackney, Londra'daki kendisine yakın bir ev yerine...

Coopers Chase Yaşlı Bakım Köyü'nde kalıp...

Yaşamını, orada sürdürmek hususunda ziyadesiyle kararlıdır...

***

Ki...

Aynı köy de...

Aktif üyeleri arasında...

Demans'tan mustarip Stephen Best'in (Jonathan Pryce) karısı da olmasına ilaveten...

Söz konusu mevzunun büyük ustalarından Agatha Christie'nin yarattığı, Hercule Poirot karakterinin dişisi kıvamındaki tavırlarıyla da dikkatleri üzerinde toplayan eski casus Elizabeth Best (Helen Mirren) ile emekli sendika lideri Ron Ritchie (Pierce Brosnan), özellikle de "travma sonrası stres bozukluğu" sorunlarında deneyimli eski psikiyatrist Ibrahim Arif (Ben Kingsley)...

***

Ve...

Polisin tozlu arşivindeki...

Bir türlü neticelendirilemeyek, kaderine terk edilmiş, eski cinayet dosyalarını ulaştırıyor olmasına karşın...

Komaya girdiği için artık kendilerine katılamayan emekli polis müfettişi Penny Gray (Susan Kirkby) gibi meraklılardan oluşan...

"Perşembe Günü Cinayet Kulübü" adındaki...

Değişik bir grup da bulunmak da olup...

***

En son ilgilendikleri...

Bıçaklanarak pencereden sokağa atılarak öldürülen Angela Hughes (Ellie Keighley) vakasında ise...

Aralarında...

Bir tıp uzmanının bulunmaması sebebiyle...

Sonuca ulaşamamak da...

***

İşte...

Sırf bu nedenle de Joyce'u aralarına...

Geçici üye olarak dahil etmektedirler...

***

Fakat bu arada...

Coopers Chase Yaşlı Bakım Köyü'nün ortaklarından Ian Ventham'ın (David Tennant)...

Üstelik karşısında...

Hem teyzesi Maud (Ruth Sheen), hem de diğer yaşlılar namı hesabına dikilen öteki ortak Tony Curran'a (Geoff Bell) rağmen...

***

Polonyalı inşaat ustası Bogdan'ı da (Henry Lloyd-Hughes) kullanarak...

Tüm yaşlı kiracıları, birer birer tahliye edip...

Yaşlı Bakım Köyü'nün yerine orada...

Daha fazla ekonomik getirisi olacağını düşündüğü, bir etkinlik merkezi kurmak istediğini de görür...

***

Ve aynı esnada...

Dört Perşembe Günü Cinayet Kulübü üyesinin, hep birlikte...

Köyü ziyaret eden ve kendileriyle birlikte öğlen yemeğine katılan Fairhaven Polis Karakolu memurlarından Donna de Freitas (Naomi Ackie) ile arkadaş olduklarını da fark ederken...

***

Zaten...

Çok geçmeyecek...

Ve ortağı Ian'a zorluk çıkartan Tony'de...

Kimliği meçhul birisince evinde...

Kafasına sert bir biçimde vurularak öldürülürken...

***

Doğal olarak bu durum, Cinayet Kulübünün...

Çözmek için çaba harcayacağı yeni cinayet vakası haline gelirken...

Memur Donna'da, kimseye çaktırmadan kendilerine gizlice...

Emniyet kaynaklarından, sürece dair bilgi sızdıracak...

***

Ancak...

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...

Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...

Burada noktalayacağız...

Dakika 30...

***

Gerek Tony Curran'ın ve gerekse de Angela Hughes'ın gerçek katillerinin...

Teker teker tespit edileceği filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; ters köşe sürprizleri de bünyesinde barındıran, 88 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler