En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Osveman
66 değerlendirmeler
Takip Et!
5,0
14 Ağustos 2026 tarihinde eklendi
İzlerken nefesimi tutup yer yer duygusallık ile sarsıldığım bir film oldu. Kıyamet geldiğinde alet yapmayı bilmeyenler resmen ölecek. Doğa ile insanın uyumu gerçekleşmez ise insanın sonunun geleceğini anlatan bir film idi.
Matthew Robinson'ın kaleme aldığı ve yönetmen koltuğunda da Louis Leterrier'in oturmak da olduğu "The Last House"; Los Angeles Sinema Okulu standartları çerçevesinde değerlendirdiğimizde...
Korkunun, "Canavar (Monster)" ve "Psikolojik (Psychological)" alt kategorilerinde harmanlanarak kurgulanılmış...
Bir korku gerilim olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
Neredeyse, tamamına yakın bir kısmı...
Kapalı tek bir mekanda çekilen bu Netflix filmine...
Biraz daha yakından bakalım...
***
İşsiz bir mühendis durumundaki Jason (Wagner Moura)...
Bir Pazar sabahının ilk saatlerinde...
Vakit geçirmek amacıyla, olta sallayarak iskelede balık tutmaktayken...
Hızlıca yaklaşmak da olan sıra dışı bir fırtınayı fark eder etmez...
Evine doğru yola koyuluverir...
***
Aracıyla dönerken de...
Bir pastaneye uğrayarak...
Karısı Ann (Greta Lee) ile çocukları Ruth (Riley Chung) ve Graham (Noah Alexander Sosnowski) ile kendisi için "donut" almayı da ihmal etmeyen Jason...
Sağanak halde bastıran yağmurla birlik de eve varır varmaz...
Ailecek, kahvaltı sofrasına da otururlar...
***
Ardından da sıra...
Yaklaşan Noel için, söz verilen süslenecek ağacı satın alma faslına geldiğinde de...
Ne yazık ki...
Evin hiçbir kapısının, dışarıya açılmadığını fark ederler...
***
Ki...
Jason'ın, camlarını kırmaya çalıştığı...
Evdeki tüm pencereler için de vaziyetin...
Bundan daha değişik olmamasına ilaveten...
Olan bitene dair, dış dünyadan bilgi almalarına yardımcı olacak internet ve cep telefonu sinyalleri de toptan gitmiş...
***
Yani, kelimenin tam anlamıyla...
Aynen mahalledeki tüm komşuları gibi...
Bilinmeyen bir sebeple...
Artık kendileri de, evlerinin içinde mahsur kalmışlardır...
***
Zira...
Jason'a göre...
Kesinlikle insan yapımı olmayan bu şey...
Yağmur aracılığıyla...
İnsanları evlerinde esir almış...
Ve hiçbir şekilde de, dışarıya çıkmalarına izin vermemek de...
***
İşte...
O yüzden de, Cassidy adlı bir köpekleri de bulunan bu dört kişilik aile...
Kendilerine, en az iki ay süreyle yeteceğini tahmin ettikleri...
Mevcut gıda stokuyla...
Ne zaman gideceğini kestiremedikleri elektrik, su ve doğalgazı da...
İdareli kullanma kararı alacaklar...
***
Ve...
Farklı aktivitelerle...
Vakit geçirme gayreti içine girecekler...
***
Ta ki kapılarına...
İlk gün, sabah koşusunda olması nedeniyle...
Bu felaketle dışarıda yüzleşen komşuları Susan (Audrey Anderson), kapılarına dayanıp kendilerini...
"Yardım edin! Onları gördüm! Beni içeriye alın!
Öldüler... Herkes öldü...
Sizi görmesinler!
Her şey bitti... Buradalar ve yardım gelmeyecek...
Saklanın..."
Biçiminde bağırıp çağırarak uyarıp...
Kendisi de, görünmeyen bir yaratığın saldırısına uğrayarak...
Etkisiz bir hale getirilinceye kadar...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalarız...
Dakika 38...
***
Günler boyunca, evde kapalı olarak geçirilen hikayenin...
Ziyadesiyle gereksiz ve bir o kadar da, imkansıza varan bir saçmalıkla...
5 yıl daha uzatılacağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; yeşil perde ve görsel efekt teknolojilerinin...
Sinema bağlamında, etkin olarak kullanılacağı...
Pek bir mucizevi yeniliğe rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı, 74 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Ne yazık ki her anlamda kötü bir yapım. Eleştirilere bile hangi noktadan başlayacağımı bilemedim. Normalde sonuna kadar izleyebildiğim filmlere en az 2 yıldız veririm ve 1 yıldızı bitirmeye dahi tahammül edemediğim filmlere veririm ancak final kısmındaki saçmalıklar silsilesi ile bu film net olarak bu puanı hak ediyor.
Sığ bir yorum olabilir, affola ama kadın oyuncunun ekrana hiç yakışmadığını düşünüyorum. Hayatımda gördüğüm en antipatik Asyalı olabilir. Oyunculuklar zaten genel anlamda başarısızdı. Erkek çocuk oyuncunun büyümüş haliyle çocukluk hali bambaşka tiplemeler. Netflix klişelerine ara vermeden devam ediyor. Yine melez çift ve melez çocukları görüyoruz.
Final kısmında verilmeye çalışılan mesaj ise resmen kahkaha attırır cinsten. Filmin bir çocuk tarafından yazılmış olduğunu düşündürdü. Diyaloglar saçma, senaryo ise saçma üstü saçma. Hiç detaylı eleştiri bile yapmak istemiyorum.
Özetle kötü bir yapım. Elle tutulur hiçbir yanı yok. Birçok mantık hatası söz konusu. Kötü diyaloglar ve asla iyi yansıtılamamış ruh halleri mevcut. İzlemenizi tavsiye etmiyorum.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.