Ortalama puan
2,6
11 Puanlama
5
2 Eleştiri
4
0 Eleştiri
3
0 Eleştiri
2
1 Eleştiri
1
1 Eleştiri
0
1 Eleştiri
Sırala
Filtrele:
Hepsi
Senaryosunu...
Makbule Kosif ile Derya Kara'nın kaleme alıp, yönetmen koltuğunda da Müge Uğurlar'ın oturmak da olduğu "Aşk ve Yemek"; pek de büyük beklentilere girmemeniz halinde...
***
Ve elbette...
"Tanıdık klişeler" vs. tarzındaki söylemlere de aldırmadan...
Sadece sergilenen, nitelikli oyunculuk performansları sayesinde bile...
Oturulup rahatlıkla izlenebilen, bir "rom-com (romantic comedy)" olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
Oldukça düşük bir bütçeyle çekildiği, hemen her halinden belli olan bu filme...
Biraz daha yakından bakalım...
***
Adana'da yaşayan ve üç nesildir de kebapçılık yaparak geçimlerini sağlayan...
Büyük ağabey Derviş (Osman Sonant), üç kağıtçı Ruşen (Bülent Şakrak) ve Civan (Uğur Güneş) ile Feride (Ceren Taşçı) isimli ikizlerden oluşan Hakim ustanın çocukları durumundaki dört kardeş...
Aralarından Ruşen'in...
Neredeyse, Adana'da dolandırılmadık tek bir insan dahi bırakmaması nedeniyle...
Mecburen baba ocaklarını terk edip, Samsun'a yerleşme kararı alır...
***
İşte...
Bu bağlamda da...
Ruşen'i geride bırakıp...
Yahut da, bıraktıklarını sanarak...
Civan'ın kullanmak da olduğu minibüs ile yollarına devam ederlerken...
***
Birden bire Ruşen'in de...
Gizlice minibüsün arka bagajına yerleşerek...
Kendileriyle birlik de yol almak da olduğunu fark eder...
***
Ve bu şekilde de ilerlerlerken...
Tokat il sınırına vardıklarında...
Minibüslerinin, freninin patlaması sebebiyle...
Görünmez bir kazaya yol açtıkları için...
***
Öncelikle...
Mağdur ettikleri, kendi otomobiliyle gitmekteki kazazede Mercan (Hande Doğandemir)...
Ardından da...
Kendilerine, hiç de dostça davranmayan Mercan'ın annesi Nisan (Hatice Aslan) ile tanışmış olurlar...
***
Ki...
Adanalı dört kardeşe karşı, ziyadesiyle itici nitelikteki tavırlara sahip olan söz konusu bu kadın...
Tokat'ın merkezinde...
Paris'ten çıkıp gelen kızı Mercan'ın, şef aşçı göreviyle mutfak da harikalar yarattığı...
Lüks bir restoran işletmektedir...
***
Bunun üzerine...
Nisan'a haddini bildirmek isteyen kardeşlerin en büyüğü Derviş...
Samsun'a doğru yola devam etmek yerine...
Tokat'ta kalıp, Nisan'ın restoranın tam da karşısında...
Bir kebapçı dükkanı açma iradesi gösterir...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalarız...
Dakika 26...
***
Bir yanda...
Kardeşler ile Nisan arasındaki...
Adeta sıcak çatışmaya dönen rekabet hız kesmeden devam ederken...
***
Diğer yanda da...
Yine Nisan'ın tüm karşı koymalarına rağmen...
Civan ile Mercan arasında alevlenen aşkın da damgasını vuracağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; ters köşe sürpriz bir finali de bünyesinde barındıran, 76 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,
Makbule Kosif ile Derya Kara'nın kaleme alıp, yönetmen koltuğunda da Müge Uğurlar'ın oturmak da olduğu "Aşk ve Yemek"; pek de büyük beklentilere girmemeniz halinde...
***
Ve elbette...
"Tanıdık klişeler" vs. tarzındaki söylemlere de aldırmadan...
Sadece sergilenen, nitelikli oyunculuk performansları sayesinde bile...
Oturulup rahatlıkla izlenebilen, bir "rom-com (romantic comedy)" olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
Oldukça düşük bir bütçeyle çekildiği, hemen her halinden belli olan bu filme...
Biraz daha yakından bakalım...
***
Adana'da yaşayan ve üç nesildir de kebapçılık yaparak geçimlerini sağlayan...
Büyük ağabey Derviş (Osman Sonant), üç kağıtçı Ruşen (Bülent Şakrak) ve Civan (Uğur Güneş) ile Feride (Ceren Taşçı) isimli ikizlerden oluşan Hakim ustanın çocukları durumundaki dört kardeş...
Aralarından Ruşen'in...
Neredeyse, Adana'da dolandırılmadık tek bir insan dahi bırakmaması nedeniyle...
Mecburen baba ocaklarını terk edip, Samsun'a yerleşme kararı alır...
***
İşte...
Bu bağlamda da...
Ruşen'i geride bırakıp...
Yahut da, bıraktıklarını sanarak...
Civan'ın kullanmak da olduğu minibüs ile yollarına devam ederlerken...
***
Birden bire Ruşen'in de...
Gizlice minibüsün arka bagajına yerleşerek...
Kendileriyle birlik de yol almak da olduğunu fark eder...
***
Ve bu şekilde de ilerlerlerken...
Tokat il sınırına vardıklarında...
Minibüslerinin, freninin patlaması sebebiyle...
Görünmez bir kazaya yol açtıkları için...
***
Öncelikle...
Mağdur ettikleri, kendi otomobiliyle gitmekteki kazazede Mercan (Hande Doğandemir)...
Ardından da...
Kendilerine, hiç de dostça davranmayan Mercan'ın annesi Nisan (Hatice Aslan) ile tanışmış olurlar...
***
Ki...
Adanalı dört kardeşe karşı, ziyadesiyle itici nitelikteki tavırlara sahip olan söz konusu bu kadın...
Tokat'ın merkezinde...
Paris'ten çıkıp gelen kızı Mercan'ın, şef aşçı göreviyle mutfak da harikalar yarattığı...
Lüks bir restoran işletmektedir...
***
Bunun üzerine...
Nisan'a haddini bildirmek isteyen kardeşlerin en büyüğü Derviş...
Samsun'a doğru yola devam etmek yerine...
Tokat'ta kalıp, Nisan'ın restoranın tam da karşısında...
Bir kebapçı dükkanı açma iradesi gösterir...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalarız...
Dakika 26...
***
Bir yanda...
Kardeşler ile Nisan arasındaki...
Adeta sıcak çatışmaya dönen rekabet hız kesmeden devam ederken...
***
Diğer yanda da...
Yine Nisan'ın tüm karşı koymalarına rağmen...
Civan ile Mercan arasında alevlenen aşkın da damgasını vuracağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; ters köşe sürpriz bir finali de bünyesinde barındıran, 76 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,
Bu, iki yıldan uzun süredir katılmaya çalıştıktan sonra nihayet Yeni Dünya Düzeni'ne, yani İlluminati'ye nasıl katıldığımı ve dolandırıcıların sürekli paramı nasıl çaldığını anlatan tanıklığım. Uzun zamandır İlluminati'ye katılmak istiyordum ama dolandırıcılar bu yılın başlarında internette Lord Felix Morgan ile tanışana kadar paramı çalmaya devam ettiler. Kendisiyle iletişime geçip her şeyi anlattım. Kaydolmamı önerdi ve başlamak için yüklü bir üyelik ücreti ödedim. Dünya Düzeni'ne kabul edildim ve kabul edildiğimde dolar aldım. Çok mutluyum! Lord Felix Morgan'ın iyi çalışmalarını yaymaya söz veriyorum. Bugün İlluminati Yeni Dünya Düzeni'ne katılmakla ilgileniyorsanız, bugün Lord Felix Morgan ile iletişime geçin. Bu, her zaman istediğiniz İlluminati üyeliğini elde etmek için en iyi şansınız. Lord Felix Morgan ile Illuminatiofficial565@ adresinden e-posta veya +447353027456 numaralı WhatsApp hattından iletişime geçebilirsiniz.
Film yapmak icin yapılmış, cok vasat bir film.
Hic de kahkaha atmadı dakika kahkaha dolu bir film diye lanse edilmiş ama; tam bir fiyasko..sakin gitmeyin..cok sıkıldık.
Hic de kahkaha atmadı dakika kahkaha dolu bir film diye lanse edilmiş ama; tam bir fiyasko..sakin gitmeyin..cok sıkıldık.
Fragmanda Türk aile yapısını komediyle çok güzel harmanlayıp güzel bir iş çıkarmışlar. Film yayınlandığında çok daha iyi olacağını düşünüyorum.
Filmin geneli oldukça tahmin edilebilir ve klişeler silsilesiyle ilerliyor. Doğallığı hissettiren Hande Doğandemir dışında herhangi bir oyuncu yok. Kötüydü.
- En son Beyazperde eleştirileri
- En İyi Filmler
- Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler