Gündüz Apollon Gece Athena
Ortalama puan
2,9
4 Puanlama

2 Kullanıcı yorumları

5
0 Eleştiri
4
1 Eleştiri
3
0 Eleştiri
2
1 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.425 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
7 Nisan 2026 tarihinde eklendi
Senaryosunu da, kaleme almasının yanı sıra...

İlk uzun metrajlı (debut) sinema filmini de çeken "mektepli" sinemacı Emine Yıldırım'ın yönetmen koltuğunda oturmak da olduğu "Gündüz Apollon Gece Athena"; fantastik nitelikteki bir drama olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

Ziyadesiyle düşük bir bütçeyle çekilmesine ilaveten...

Vizyoner bir bakış açısını yansıttığını da, hemen her karesinde belli eden...

Dolayısıyla da, her türden övgüye, fazlasıyla hak kazanan bu filme...

Biraz daha yakından bakalım...

***

İstanbul'dan Antalya, Side Antik Kenti'ne doğru yola koyulan Defne (Ezgi Çelik) ile yolculuk boyunca kendisine...

Önce musallat olup, ardından da refakat eden hayalet arkadaşı Hüseyin (Barış Gönenen)...

Otobüsleri, Side Kemer Mezarlığı'nın önünde durduğunda...

***

Hazır...

"Buraya kadar gelmişken, Aydın ağabeyime uğramazsam ayıp olur" şeklindeki, maruzat belirten ifadesiyle...

Antik Kent'de, yeniden buluşup görüşmek üzere, diğer birkaç yolcuyla beraber aşağıya inerek...

Peşine düştüğü ve böylelikle de kendisini, bu birlikteliğe mecbur bıraktığı Defne'ye...

Serin ve yağmurlu bir sonbahar sabahında...

"Şimdilik hoşça kal" der biçimindeki selamını verir...

***

Derken...

Çok geçmez ve Defne'de...

Odasındaki, yol yorgunluğunu atmaya çalıştığı kısa bir şekerleme uykusunun devamında...

Resepsiyondaki giriş kaydını da yapan Selma (Deniz Türkali) ile kendini, halen yaşıyor zannetmesine ek olarak...

***

Akla hayale gelebilecek her duruma hakim yahut da aslında sadece "maydanoz" vaziyetteki...

Üstelik de, varlık ile yokluğunu...

Artık kimsenin umursamadığı...

Polis emeklisi hayalet kocası Hayri'nin (Melih Düzenli) işlettikleri...

Konaklayacağı otele varır...

***

Ki...

Söz konusu bu kayıt esnasında bizler Defne'nin...

Zavallı bir anne ve babasız olarak...

Bir devlet yetimhanesinde büyüdüğünü...

***

Ve Side'ye de...

Konuyu bilmeyenlere, belki biraz uçuk kaçık gelecek ama...

Kendisi bebekken ölmüş ve ölmeden önce de, işin bu aşamaya varacağını hissederek terk eden annesinin (Lale Mansur) hayaletini bulmak amacıyla...

Arkasında, "Apollon'un kutsal ağacı Defne'dir, Nisan 1984" yazılı...

Hafızasından hiç eksiltemediği, annesine ait eski bir fotoğrafla çıkıp gelmiş olduğunu öğreniriz...

***

Zira...

33 yaşındaki, bir bilgisayar programcısı olan Defne...

İstanbul'daki evinde geçirdiği ufak bir görünmez kaza sonrasında...

Kendisine görünen hayaletlerle temas kurmaya başlamış...

***

Ancak...

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...

Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...

Burada noktalamışızdır...

Dakika 22...

***

Hayalet Nazife (Selen Uçer) ile yılların ötesinden gelen hayalet Antik'in de (Gizem Bilgen), annesini ararken Defne'ye eşlik edecekleri filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; gerek ölüler ve gerekse de diriler diyarındaki, ne yazık ki, hiç de değişmeyen acımasız referanslar bütünüyle...

Yukarıda isimlerini verdiğimiz her bir karakter de, her ne kadar tanıdık olsalar da...

Yine de iç burkmayı sürdüren, bambaşka öykülere yelken açılacağı, 90 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Mert H
Mert H

Takipçi 1.624 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
5 Nisan 2026 tarihinde eklendi
Film, iki farklı kimlik ya da iki farklı ruh hâli üzerinden ilerleyen bir karakter hikayesi anlatmaya çalışıyor. Bunu yaparken hem mitolojik göndermeler hem de modern ilişki problemlerini bir araya getiriyor. Fikir olarak gerçekten ilgi çekici; özellikle “aynı insanın gündüz ve gece bambaşka biri olması” metaforu güzel düşünülmüş. Ama uygulama kısmında zaman zaman kopukluklar yaşanıyor. Herkese hitap edecek bir film değil.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler